Ergenekon adı verilen dava dalga dalga devam ediyor. Başladığı günden bu yana en çok tartışılan, bu davanın üzerine AKP iktidarının gölgesinin düşmesidir. Bağımsız yargının sessiz sedasız takip edip sonuca bağlaması gereken bu davayı, AKP'li yöneticiler ve AKP medyası yönetmeye ve yönlendirmeye çalışmaktadır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "ben bu davanın savcısıyım" sözü sonrası, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın da karşılık olarak "Bende bu davanın avukatıyım" diye ortaya çıkması bu davayı siyasi alana çekmiştir.

Kamuoyunda yaygın kanaat, AKP'nin bu davayı muhaliflerine karşı sindirme, korkutma aracı olarak kullandığına yöneliktir. Bu davadan gözaltına alınan ve cezaevine konulan birçok insanı, düşüncelerinden, fikirlerinden dolayı asla tasvip etmem ama bu AKP'nin yanlışlarını da onaylamak anlamına gelmemelidir. Hukuk herkese eşit olmalıdır ve siyasi iktidarların elinde oyuncak olmamalıdır.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'de geçtiğimiz günlerde partisinin grup toplantısında bu konuya değinerek "Soruşturma ve yargılama safhalarının parça parça sürdürüldüğü tefrikaya dönen hukuki süreçler, kamuoyunda sürekli tartışılan bir huzursuzluk kaynağı haline gelmiştir. Hukukun siyasi amaçlara alet edildiği, adaletin siyasi iktidar tarafından korku, baskı ve yıldırma silahı olarak kullanıldığına dair endişeler toplumumuzda giderek yaygınlaşmaktadır." şeklindeki cümlelerle içerik açısından bu davanın görüntüsünü en anlamlı bir şekilde yorumlamıştır.

AKP bu davadan elini-ayağını çekmelidir. Bu davanın gölgesi olmayı bırakmalı ve seyrini etkileyecek çabaları terk etmelidir.

AKP bu davranışları ile hem hukuk sistemine hem de Türkiye'nin huzuruna dinamit koymaktadır. AKP'nin bu davayı siyasi malzeme olarak kullanmaya çalışması, bu davanın eğer ciddi boyutları varsa onları da sulandırmakta ve ciddiyetten uzaklaştırmaktadır.

Ergenekon adı verilen dava ile ilgili gizli tutanaklar AKP medyasında çarşaf çarşaf yayınlanırken hiç kimse AKP iktidarının bu konuyu kamuoyunu yönlendirmek için kullanmadığını söyleyemez. Birinci dalgadan tutun da 12.dalgaya kadar süreç hep böyle işlemiştir. Gizli yürütülmesi gereken dava, adeta AKP medyasının eliyle yürütülmeye çalışılmıştır.

Bu yüzden kim suçlu, kim suçsuz herkes birbirine karışmıştır. Bu dava aynı zamanda toplumu da büyük kutuplaşmaya doğru sürüklemektedir. Kutuplaşmalardan beslenen AKP de adeta bu durumu körüklemektedir.

AKP hükümeti, "Deniz Feneri" yolsuzluğu hakkında basına yasak getirirken, nedense bu dava hakkında basına herhangi bir yaptırım uygulamamaktadır.

Yürütülen bu soruşturmayı en sağduyulu şekilde yine MHP Lideri Devlet Bahçeli değerlendirmiştir: Herkes Türk adaletine güvenmeli ve hukuki süreçlerin sonuçlarını soğukkanlılıkla beklemelidir. Ancak, bu süreçlerin zamana yayılarak sürekli gündemde tutulmaması, adil yargılama ilkesine uygun olarak biran önce tamamlanması da toplumsal güven ve huzur açısından büyük önem taşımaktadır. Beklentimiz, suç ve suçluyu tasnif ederken masum olabilecek insanların haysiyetlerini incitecek davranışlardan uzak durulması, adli uygulamaların elbette ki hukuka uygun ve ancak insani ölçüleri de dikkate almasıdır. Aksi tutumların devamı halinde adalet siyasetin ve ideolojik çekişmelerin gölgesinde kalarak güven kaybedecektir. Bugün geldiğimiz noktada bu hususların tüm ilgili taraflarca anlaşılması ve değerlendirilmesi, bir zorunluluk halini almıştır."

Ergenekon adı verilen davanın bundan sonraki aşamalarında MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu bu ölçüler dikkate alınmalıdır. Bağımsız yargının üzerine AKP gibi bir siyasi hırs ve ihtiraslar içinde olan bir iktidarın gölgesi asla düşürülmemelidir.

Türkiye'deki her gelişmeyi siyasi kazançları açısından değerlendiren AKP'nin bu soruşturmada kendini savcı yerine koyarak devletin kurumlarını kullanmasının önüne geçilmelidir.

Adalet her şeyin başıdır. Sosyal-hukuk devletinde adalet zedelenirse toplum kaosa doğru sürüklenir. Adaletin zedelenmemesi ve herkese adaletli davranılması Türkiye'nin olmazsa olmazıdır.

Fakat adının açılımı her ne kadar Adalet ve Kalkınma Partisi olsa da AKP'nin olduğu bir yönetim anlayışında adalet büyük yara almıştır ve almaya da devam etmektedir.

AKP iktidarı bugüne kadar bu dava üzerinde gölge olmuştur, en azından bundan sonra bu kara gölge dağıtılmalıdır. Bu davanın dalgası da, sonucu da adalet ve hukukla bezenmelidir…


Yıldıray Çiçek / Ortadoğu