• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
58 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5

    Kemalistler Nutuk'u nasıl sansürledi?

    kemalistleri Atatürke inanmaya davet ediyorum!..

    Prof. Dr. Cemil Koçak'tan ezber bozacak açıklamalar. Koçak, Kemalistler'in işlerine gelmediği noktalarda Atatürk'ün sözlerini nasıl sansürlediklarini açıkladı...19 Nisan 2009 17:02


    Murat TOKAY'ın röportajı

    Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cemil Koçak, 'ezber bozan' bir tarihçi. Erken cumhuriyet dönemi siyasi tarihi, önde gelen uzmanlık alanı.

    Koçak, geçtiğimiz günlerde İletişim Yayınları'ndan çıkan "Geçmişiniz İtinayla Temizlenir" kitabında resmî tarih içerisinde karanlıkta bırakılan, unutturulmaya çalışılan bir çok konuya ışık tutuyor. Cemil Koçak'la resmî tarih, Atatürk ve Atatürkçülük üzerine konuştuk.

    "Geçmişiniz İtinayla Temizlenir" derken neyi kastediyorsunuz?

    Bu kitap benim daha önce değişik dergilerde yayınlanmış olan makalelerimin bir derlemesi. Kitaptaki makalelerin çoğu mevcut paradigmaları sorgulayan yazılardan oluşuyor. Yazıların ortak paydası bizim geçmişimize ilişkin bilgilerimizi test etmekti. Dolayısıyla her yazı daha önce söylenmiş, yazılmış, inanılmış olan geçmişe ait bilgileri basit bir şekilde test ediyor ve genellikle de bilinenin doğru olmadığını söylüyor.

    Doğru olmayan resmî tarih mi?

    İster resmî tarih deyin isterse resmî ideolojinin kamuoyu üzerinde etkin bilgisi deyin. Ortalama bir tarih bilgisinin yetersiz olduğunu söylüyorum. Yetersiz olduğu için eksik olduğunu, eksik olduğu için de yanlış olduğunu söylüyorum. Kitaba neden böyle bir başlık koyduğuma gelince; çok basit. Resmî ideoloji geçmişe ait bilgiyi ya hiç söylemiyor ya da çarpıtarak söylüyor. Karanlık noktalardan bahsetmemeyi tercih ediyor. Bazı noktaları bilmiyoruz. Bu karanlık noktalar da geçmişimizle övüneceğimiz noktalar değil. Onlardan hiç söz etmiyor. Uzun yıllar boyunca hiç yazılıp çizilmezse ortalama tarih bilgisine sahip insanlar haberdar olmazsa bu konular bilinmiyor.

    Bu karanlık noktaya örnek verebilir misiniz?

    1915 tipik karanlık noktalardan biridir. Kamuoyunun çok uzun yıllar boyunca 1915 hakkında hiçbir fikri yoktu. Şimdi şimdi konuşuluyor. Atatürk'ün herhangi bir konudaki fikri nedir meselesinde de aynı şey geçerli. Atatürk'ün belirli bir zamanda söylemiş olduğu söz eğer bizim tezimizi destekliyorsa onu alıyoruz, diğerini dışarıda bırakıyoruz. Oysa Atatürk'ün değişik zamanlarda dile getirilmiş birbiriyle zıt görüşleri de var. Benim çarpıtma dediğim işlem bununla ilgili. İşimize geleni söylüyoruz, diğerini dışarıda tutuyoruz. Bir diğer nokta da işimize gelen noktada yeterince argüman bulamazsak uyduruyoruz. Herkes olmamış olanı olmuş gibi gösterince olmamış olanı olmuş gibi kabul ediyoruz.

    Atatürk'e ait söz mü uyduruluyor?

    Evet. Son zamanlarda Atatürk'e mal edilen bir söz var: "Mevzubahis olan vatansa gerisi teferruattır". Atatürk'ün böyle bir laf ettiğine dair hiçbir yerde kayıt yok. Ama hoşumuza gitmiş kullanıyoruz. Oysa birisi bunu uydurmuş. Uydurmaya bir örnek de "Anadolu Ajansı Türkiye'nin sesini dünyaya duyuracaktır" sözüdür. Bu sözün Mustafa Kemal Atatürk'e ait olmadığı ve dönemin genel müdürünce uydurulduğu ortaya çıkmıştı.

    Peki resmî tarih nasıl ortaya çıktı?

    Resmî tarih dediğimiz şey iktidarın konjonktürel olarak ortaya koyduğu geçmişe ilişkin toplumun kabul etmesini istediği bilgiler toplamıdır. Bunun en bariz örneğini ders kitaplarında görürüz. Her iktidar değişikliğinde genellikle ders kitapları da değişir. Ders kitaplarının içeriği amacı o kadar ideolojiktir ki bütün geçmişi var olan nokta açısından yeniden görürüz. Demokrat Parti iktidara geldikten sonra yeni rejimin kendini meşrulaştırmak için okuttuğu kitap farklıdır. 27 Mayıs'ın ardından okullarda okutulan kitap farklıdır. Bu hep böyle gider.

    Ders kitaplarında okuduğumuz Milli Müca-dele'nin tarihini kim yazdı?

    Atatürk 1927'de kendi nutkunu okuyana kadar Milli Mücadele'nin bir tarihi yoktu. Bu, zaman içinde oluştu. Atatürk'ün gözünden ve bakışından Milli Mücadele tarihi Nutuk'ta kristalize olduktan sonra Milli Mücadele tarihinin resmî anlatımı söz konusudur. O zamana kadar Milli Mücadele'nin farklı anlatım tarzları vardı. Onlar silindiler, yok oldular. Nutuk bu tarihten sonra Milli Mücadele'nin anlatımını belirledi. Nutuk, Milli Mücadele'nin bütün damarlarını, o dönemde olmuş olan her şeyi bize anlatmaz.

    Resmî tarih, gayri resmi tarihi de üretti...

    Buna karşı psikolojik bir tepki oluyor. Fakat psikolojik tepkiyle tarihçiliği karıştırmamak lazım. Resmî tarihte bilginin kendisinde problem var. Bilgi temiz değil, kirletilmiş. Öncelikle bilgiyi sahih hale getirmek lazım.

    Kirli bilgi derken...

    Bilginin bir kısmını alıp diğer kısmını bırakmak, hiç almamak ya da aleyhimize çalışabilecek bir bilgiyi hiç kimsenin görmemesini sağlamak...

    Bunlar yapıldı mı?

    Atatürk'ün 1923'te Kürtlere özerklik verilmesi ile ilgili söylediği sözler sansür edilmiş, Atatürk'ün sözleri arasından çıkarılmıştır. Atatürk'ün böyle bir şeyi söylemiş olması sizin tezinizin aleyhinde kullanılır diye çıkarıp atıyorsunuz. Ancak o dönemin gazetelerinde bu görüşleri aynen duruyor.

    Doğru bilgiye ulaşmanın yolu yok mu?

    Bunun kolay bir yolu yok. Gerçekten vicdani bir kanaate ulaşmak istiyorsanız bir tarihçinin yapacağı kadar araştırma yapmanız gerekir. Karşıt kitaplar okuyarak bu tezlerin ne ölçüde güvenilir olduğunu yakalamak ortalama bir okuyucu açısından çok zordur. Adamlar belge koyuyor. Belgeye atıfta da bulunuyor. Ortalama bir tarih meraklısının o belgeyi okuması mümkün değil. O belgelere bakıyorsunuz söylenenle belgeler birbirini tutmuyor. Resmen sahtecilik yapılıyor. Ya da belgede yazılanın bir kısmını almış. Bir kısmını hiç almamış.

    Nutuk okuyarak tarih öğrenebilir miyiz?

    Nutuk 1927 yılının çok özel koşullarında yazılmış. Milli Mücadele'nin başından 1927'ye kadar olan tarihsel dönemi ele alır, değerlendirir ve hesaplaşır. 1927'de iktidarda kalabilmiş olan grup Nutuk'ta alkışlanır, iktidardan tasfiye edilmiş olan grupla da şiddetli bir biçimde siyasi ve ideolojik hesaplaşmanın içine girilir. Nutuk esas itibarıyla Atatürk'ün bir hesaplaşmasıdır.

    Kimlerle hesaplaşması?

    İktidardan tasfiye edilmiş olan iktidar grubunun başından Milli Mücadele'ye katkısının olmadığını, hatta negatif etkisi olduğunu anlatmak üzere yazılmıştır Nutuk. Ana felsefesinden biri budur. Nutuk'la ilgili gözden kaçan bir nokta var. Nutuk CHP'nin kongresinde okunmuş olan siyasi bir metindir. Tarih kitabı olarak piyasa çıkmamıştır. Nutuk parti kongresinin kararıyla onaylanmıştır. Yani bu CHP'nin kendi tarihini nasıl gördüğünün ve değerlendirdiğinin onaylı bir nüshasıdır. Eğer Nutuk'ta yazılan söylenen her şey doğru kabul edilirse 1927'den sonra yaşananları açıklamak imkansızdır. Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Nutuk, okunduktan birkaç sene sonra Atatürk'le barışarak CHP milletvekili oldular. Eğer bu arkadaşlar Atatürk'ün söylediği gibi Cumhuriyet karşıtı hilafetçi, saltanatçı, gerici falansalar nasıl oluyor da bu paşaları yeniden içinize alabiliyorsunuz? Bunun izahı yok. Atatürk'ün ölümünden sonra Ali Fuat Cebesoy meclis başkanı oldu. Kazım Karabekir ömründe Atatürk'le konuşmadı. Fakat İnönü'nün cumhurbaşkanlığında milletvekili oldu ve meclis başkanlığı yaptı. CHP, Nutuk'ta yazılanlara rağmen Karabekir'i kucakladı. Rauf Orbay da İnönü zamanında milletvekili oldu. Halide Edip Adıvar ve kocası da İnönü zamanında önemli mevkilerde bulundular.

    Kemalizm tutarlı bir ideloji değil

    Atatürk bir dönem birlikte olduğu yol arkadaşlarını niye çevresinden uzaklaştırmıştı?

    İktidar mücadelesi bir gerçek. İkinci gerçek Atatürk'ün modernleşme ütopyası ve yürünmesi gereken yolla bu isimlerin modernleşme ütopyasının yolları tamamen farklıydı. Bu paşalar için hakimiyet-i milliye kavramı cumhuriyetten de önde geliyordu. Modernleşmeyi zamana yayma taraftarıydılar. Atatürk için ise yukarıdan aşağıya zoraki bir modernleşmenin dışında gidilebilecek bir yol yoktu. Ana fark budur. Atatürk'ün tek adam yönetim eğilimine karşı diğerlerinin endişe duyması da bir diğer faktör. Atatürk'ün İstiklal Savaşı'na ilk katılan grubu uzaklaştırıp sonradan katılanlarla yakınlık kurması da sorun çıkardı. İlk katılanlar kendilerine haksızlık yapıldığını ve haklarının yendiğini düşündü.

    Bugün çok farklı Atatürkçülük algıları var...

    Siyasette meşruluk çizgisi olarak sadece Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü bırakırsanız ve bunun dışında herhangi bir tanımlamanın meşru olmadığını baştan deklare ederseniz bu tablo ortaya çıkar. Her türlü siyasi akım buradan hareketle kendisine bir Atatürk ve Atatürkçülük yaratır.

    Neden böyle oluyor?

    Atatürkçülük içi doldurulmuş, tutarlı olan bir şey değil. Birisi çıkar Atatürk'ün dinle ilgili sözlerini toplar, bunlar birbirinden çok farklıdır. Değişik zamanlarda değişik amaçlarla söylenmiştir. 20'lerde söylenenlerle 30'larda söylenenler birbirini hiç tutmaz. Hangisi doğrudur derseniz ikisi de doğrudur. Belirli politik amaçlarla söylenmiştir. Artık sizin işinize hangisi yarayacaksa siz oradan bir Atatürkçülük yaratırsınız. Meclisi Atatürk besmeleyle cuma günü açtı, niye şimdi açmıyorsunuz diyebilirsiniz.

    Atatürk zamana ve zemine göre konuşurdu

    Atatürk zamamında Atatürkçülük var mıydı?

    Atatürk'ün hayatta olduğu dönemdie 1930'larda Kemalizm diye formülize edilmiş olan altı oktan ibaret bir şey var. Diğer ideolojilerle karşılaştırıldığında işlenmiş değil. Marksizm, her tarafı sıkı bir şekilde işlenmiş. Yorumlanması, farklı noktaya çekilmesi mümkün değildir. Kemalizm için bunu söylemek mümkün değil. Son derece ham, birbirleriyle tutarsız görüşleri buluşturabilen eklektik bir ideoloji.

    Peki Atatürk bunların hangisiydi? Darbeciler de Atatürk adına hareket ettiklerini savunuyor?

    Atatürk ve Kemalizm denen şey içinde birbiriyle tutarsız birçok öğeyi birbiriyle bağdaştırıyor. Ben bunu bir ideoloji olarak görmüyorum. Atatürk bir siyasetçiydi. Onu zamana ve zemine göre farklı şeyler söyleyebilen bir politikacı olarak görüyorum. Meseleyi politika ve politikacı açısından görürseniz o zaman bütün bunlar bir anlam taşır. Her sözün nerede ve kime karşı söylenmiş olduğunu analiz etmeye başlarsınız. O söz oraya aittir. Atatürk'ün gerçek fikri olmayabilir.


    (Zaman - Pazar)

    http://www.haber7.com/haber/20090419...sansurledi.php
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  2. #2
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8


    Oldu olacak NUTUK'un içini boşaltın. İçine F.Gülen'in hikayelerini yazınız. Nutuk budur diye yutturunuz.
    Yutan olursa!!!

  3. #3
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı dede 60 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle


    Oldu olacak NUTUK'un içini boşaltın. İçine F.Gülen'in hikayelerini yazınız. Nutuk budur diye yutturunuz.
    Yutan olursa!!!
    sen istediğini düşünmekte serbestsin elbet. fakat resmi tarihin sansürlü, empozik ve yer yer yalanlarla yer olduğunu kör-göz bile biliyor.

    milletlerin derin sezgileri vardır ve bunu hiç bir zaman unutmaz. unutturmak için tarihi yok etmek gerekiyor. tabii bu mümkünse..
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  4. #4
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı PasakLi_Kont tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ve yer yer yalanlarla yer olduğunu kör-göz
    1-Her şey benim düşünceme bağlı değildir.
    2-Alıntıladığım cümleden bir şey anlamadım.

  5. #5
    necatikaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2006
    Mesajlar
    3,102
    Karizma Gücü
    6
    Sabancı üniversitesi malüm üniversite.Gaçmişini araştırırsanız ne mal olduğu açığa çıkar.Daha evvelde yemedikleri halt kalmamıştı.Bir numara Atatürk ve cumhuriyet düşmanıdırlar..

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Bunun adına işte VATAN HAİNLİĞİ derler.

    Ama bu bünyeler alışık buna.
    Zira bunun için para alırlar veya eğitilmişlerdir.

    Bu halkın sabrını taşırmayın.
    Taşarsa atalarınız dedeleriniz gibi saldayelde tepelerinde korkudan tir tir titrersiniz.!

  7. #7
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı hobaa tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bunun adına işte VATAN HAİNLİĞİ derler.

    Ama bu bünyeler alışık buna.
    Zira bunun için para alırlar veya eğitilmişlerdir.

    Bu halkın sabrını taşırmayın.
    Taşarsa atalarınız dedeleriniz gibi saldayelde tepelerinde korkudan tir tir titrersiniz.!
    yok adamı daha yakın tanısan. vatan haini değil.. sıkı bir kemalist olduğuna kanaat getirirsen!. bir kaç tv programından tanıyorum.
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    27-11-2004
    Mesajlar
    392
    Karizma Gücü
    0
    Atatürk ve sansür denince aklıma şu resim geldi...



    Modernize etmek denilen şey bu olsa gerek!

  9. #9
    picassoserdar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-02-2009
    Mesajlar
    858
    Karizma Gücü
    0
    PasakLi_Kont
    yakında bu açtığın forumu silerler.

  10. #10
    sabiteler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2009
    Mesajlar
    1,084
    Karizma Gücü
    4
    Yakın tarihimizi araştırıp tam olarak bilenlerin, gerçek bilgileri paylaşması gerekiyor.
    Hepimiz bir şeylerin eksik olduğunu biliyoruz. Sorun şu ki eksik olanlar, söylenmeyenler nelerdir bilemiyoruz. Ve maalesef bu bilmediklerimizin yerine kendi düşüncemize uygun gelenleri dolduruyoruz ve zamanla bunlara inanıyoruz.
    "Ağlayın su yükselsin, belki kurtulur gemi..."

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •