Savcı davasına sahip çıksın



KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ergenekon sürecinde gelinen tatsız durumla ilgili endişelerini "Bazen korkuyorum, işi saptırmak için içeride özel gayretler mi var?" cümlesiyle ifade etmiş. Bu endişesinde yalnız değil; pazartesi günkü yazımda ben de benzer bir cümleyle, hükümetin içinde "bu işin fazlaca siyasileştiği" izlenimi vermek isteyen ve davanın gidişatını istikrarsızlaştırmak isteyen başka klikler olabileceği kuşkusundan bahsetmiştim. İstanbul Milletvekili Nursuna Memecan'a göre ise, mevzu daha vahim.
*
Hayrünnisa Gül himayesinde Beyazay Derneği tarafından organize edilen "Eğitim Her Engeli Aşar" kampanyası için verilen resepsiyon sonrasında konuşma imkanı bulduğum Memecan'a "AK Partililer, Türkan Saylan'ın evinin aranmasının neden olduğu travmayla nasıl baş edebiliyorlar?" diye sordum. Memecan'ın yanıtı "Ne travması, ne yazık ki çoğu arkadaşımız mevzuun ciddi ciddi 'hükümetin üstüne kaldığının', parti ve hükümet aleyhinde oluşan kötü imajın farkında bile değil" oldu.
Memecan bir şayia da olsa, hükümeti Ergenekon sürecini yönettiği zannı altında bırakan bu türden bir itham karşısında, bu davanın gerçek tarafının da söz alması gerektiği görüşünde.
Ona göre, dava sürecinde tesbit edilen onca vak'a ve ortaya çıkan delil yekûnuna rağmen, kasıtlı bir niyetle başlatılan karalama ve sulandırma kampanyasına karşı "artık", bizzat yargının bir şey yapması gerekiyor. Hatta bir önerisi bile var. Memecan diyor ki, "Bu ülkede genelkurmay kalkıp her konuda açıklama yapıyor, siyasilere önerilerde bulunuyor, ayakta dinlenip alkışlanıyor; neden bu kadar önemli bir davada, savcı ya da onun yetkilendirebileceği bir kişi de çıkıp yanlış algılamalara neden olan bu dava hakkında kamuoyunu bilgilendirmiyor? Genelkurmayın konuşma yapması normal karşılanıyorsa, tüm Türkiye'yi ilgilendiren böylesi büyük bir hukuk meselesinde de yargı adına birilerinin söz alıp konuşması, ilkelden temiz bilgiler sunması normal sayılmalı."

MECLİS DUYARSIZ, SAVCI SESSİZ...

"Ergenekon'un savcısıyım/ E sen savcısı olursan ben de avukatıyım süreci", bu davanın ne kadar bağımsız olursa olsun, aslında hükümetin desteği ya da en azından kanatları altında ilerlediği kanısını uyandırmıştı. Hükümet bu davanın hukuki sürece uygun bir şekilde ilerlemesi, bir kısım asker-bir kısım kamuoyu-bir kısım medya ve CHP baskısı altında yolunu şaşırmaması için, yargıya gelebilecek müdahalelere karşı bir kalkan görevi gördü, dava dolayısıyla kendisine yönelen kimi siyasi baskılara direnmeyi göze aldı.
Ancak şimdi, parti içinde "bu bir 'hukukun üstünlüğü' davasıdır, bu mevzuun davacısı yargıdır, savcıdır, birileri kamuoyunu bu kadar yanlış yönlendirirken, davaya sahip çıkmak, topluma bu davanın önemini ve alınan mesafeyi anlatmak lüzum eder ki bu da hükümetin ya da AK Parti'nin, yahut bazı gazetelerin görevi değildir, yargı davasına sahip çıksın" diyen görüşler yükseliyor.
*
Bu kadar önemli ve oylumlu bir davada yargısal sürecin kendisini medyaya açması, bir çatışmanın tarafı gibi davranması, giderek eylemleri hakkında politika üretmeye başlaması ve usule aykırılığın sınırlarına gelinmesi gibi riskler taşıyor. Ancak insanların neyi kritik edeceğinin son derece zorlaştığı, birilerinin "bunların 1 numara dediği aslında Atatürk" diye mide bulandırıcı kelamlar ettiği anlarda yapılacak "basın açıklamalarının" zayıf hafızaların sancılarını dindireceği, bir sulh ortamının oluşmasını sağlayacağı, bilgi kirliliğine son vereceği fikri de makul gibi görünüyor.
Ben karar veremedim, yorum sizin.

Bu kampanya "engellenemez"...

"Eğitim Her Engeli Aşar", aileleri, engelli çocuklarının eğitimi konusunda yüreklendirmeyi, bilgilendirmeyi ve desteklemeyi hedefleyen bir proje. Mutlu Engelli Hattı: 0212 444 6000, engelli çocukları olan aileleri bilgilendirmek için devreye girmiş vaziyette. Okulların, engelli çocukların eğitim alacağı şekilde dönüştürülebilmesi, projenin en önemli hedeflerinden biri. Kendisinden daha dezavantajlı durumda olan hemcinsine avantaj sağlamak için fedakarlıkta bulunmayı göze alabilmek insan olmanın bir gereği ise eğer, bu kampanya için özveride bulunacak olan herkese, şimdiden teşekkürler.

Nihal Bengisu Karaca yazdı..

www.haberturk.com
--------------------------------------------
tamamen siyasi bir davadır ...