Hindu dininde Ganj Nehri çok önemli bir yer tutar. Ganj Nehri'nde yıkanan bir Hindunun tüm günahlarından arınacağı düşünülür. Bu inanış nedeniyle yaşı ilerlemiş Hindular vakitlerini Ganj Nehri'nin insan sağlığını tehdit eden pis sularının yakınlarında geçirirler. Bu nehir neden kutsal sayılmaktadır? Nehir, içinde yıkanan insanlardan günahı nasıl alıp götürmektedir? Dünyanın en büyük zalimliklerini işleyen bir insan sırf bu nehrin sularına girip-çıktığı için manen temizlenmiş mi sayılacaktır? Hindular bu gibi sorular üzerinde düşünmemeyi tercih ederler, çünkü bir an düşünmek bile bu inancın saçmalığını açığa çıkaracaktır. Ganj Nehri ile ilgili batıl Hindu ritüellerinden bazıları şu şekildedir:
- Ganj ve Yamuna nehirlerini insan biçiminde resmeden Hindular, bunları tapınak girişlerinde kullanmaktadırlar.19
- Hindu rahipleri batıl Hindu geleneklerine göre Ganj Nehri'nin bir kolu olan Yamuna'yı arındırmak için gümüş maşrapalar içinde 850 litre süt dökmüşlerdir.20
- İlahabad şehrinde Ganj ve Yamuna nehirleri birbirine karışmaktadır. Hindular iki nehrin birbirine karıştığı bu yerde yıkandıklarında tüm günahlarından kesin olarak kurtulacaklarına dair batıl bir inanç taşırlar. Bu nedenle yıl boyunca yüzbinlerce Hindu bu bölgeye akın eder. İnsanın yaptığı kötülüklerin sorumluluğundan kurtulmasını, İslam'da olduğu gibi; pişman olmak, Allah'tan bağışlanma dilemek ve tevbe edip yeniden aynı kötülüğü tekrarlamamak için niyet etmeye değil de, bir nehrin suyuna girip-çıkmak gibi gerçekte tümüyle anlamsız bir ritüele bağlayan Hinduizmin ne kadar şekilci ve saçma bir inanç olduğu açıktır.
Hinduların ağır hasta bir kişiye yaptıkları zulüm ise bu batıl dinin insanlara ne kadar karanlık bir hayat sunduğunu tüm gerçekliğiyle ortaya koymaktadır. Hasta, arkadaşları ve yakınları tarafından Ganj Nehri'ne götürülür. Hastalığı iyileştirmek için tedavi yolları aramaktansa, bu kişiyi nehrin yanına taşımanın çok daha anlamlı bir görev olduğuna inanırlar. Hastaya ait en kirli ve en kötü örtü, hastanın taşındığı aracın üzerine örtülür. Hasta bu kirli örtünün üzerine yerleştirilir ve nehrin kenarındaki bir taşın üzerine sözde "şifa bulmaya", gerçekte ise acı çekerek ölmeye terk edilir. Nehrin yanında ölmek üzere olan birçok hasta vardır. Burada insana sıkıntı verebilecek her türlü kirlilik, rahatsızlık bulunmaktadır. Her yer hastalığından dolayı acı çeken kişilerin ağlamaları, bağırtılarıyla doludur. Hasta ölmeye yakınlaştıkça, vücudunun yarısı suyun içine sokulur ve bu şekilde ölür.21 Bu insanlık dışı uygulamalar adeta insanı öldürmeye yöneliktir. Birçok hasta insan sağlıksız koşullardan ve çevresindeki yıkıcı etkilerden dolayı -bir hastanede tedavi olma imkanı olmasına rağmen- kısa sürede hayatını yitirir. Bu ritüel adeta bir cinayet gibidir.
Kaynak
Hastaneye götürmek yerine pislik içinde ölüme terket...Din(!)e bakkkk


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

Bize ne yav?Biz burada Hintlilerin yakın akrabalarıyla başedemiyoruz.Saracan başımıza Hintlileri,ayıkla pirincin taşını
.

Hint rahibi Abraam'la birlikte,pardon İbraam'la birlikte Hint kökenli ritüellerin bazıları Ortadoğuya ihraç olmuştur