Özerk Bask Bölgesi Hükümetinin başvurusuna karşılık İspanya Yüksek Mahkemesi, İspanyol bayrağının tüm resmi binaların önünde, “önemli ve görünür” bir yerde “sürekli” dalgalanmasının zorunlu olduğuna karar verdi.
-İspanya'daki Kimlik Tartışmalarında, Türk Kimliği Tartışmalarının İzleri-
İspanya'nın Bask bölgesi parlamentosu Madrit hükümetiyle, Basklıların biri Bask bölgesine, biri İspanya'ya ait olmak üzere iki ayrı pasaporta sahip olabilmelerini öngören bir “serbest ilişki” içinde olma planını benimsedikten sonra, İspanya'da hararetli bir “ulusal birlik” tartışması yaşanmaya başladı.
Özerk Bask Parlamentosunda kabul edilen ve Bask bölgesel başbakanının adıyla “İbarretxe Planı”[1] olarak anılan söz konusu plan, yasalaşmadan önce milletvekillerinin onayını alması gerektiğinden, İspanya ulusal parlamentosunun gündemine geldi. Ancak, belli başlı İspanyol partileri planı “anayasaya aykırı” olarak nitelediklerinden kabul edilmedi. Ancak Bask Planı, İspanyol kimliği konusunda çok farklı görüşlere sahip halk arasında çok büyük bir etki yarattı.
İspanyol televizyonunda adeta her gece, sunucular hep aynı soruyu tekrarlıyorlardı:
Quienes Somos?" (Biz kimiz?)
“İbarretxe Planı” ardından İspanya'nın yarı-özerk 17 bölgesinde “Kendinizi ne derecede İspanyol hissediyorsunuz?” sorusu yöneltilmeye başlanmıştı.
Bask bölgesi, Porto Riko'yla Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişki gibi İspanya'yla bir tür “serbest birlik” anlaşması yapmak istiyordu. Bu öneri, Bask bölgesi için “biraz daha bağımsızlık” anlamına geliyordu.
Bu öneri sonrasında, İspanya'nın yarı özerk diğer bazı bölgeleri de “biraz daha fazla bağımsızlık” talep etmeye başladılar. Ancak iktidardaki sosyalist hükümet, “İbarretxe Planı 'nı, “İspanyol karşıtı” şeklinde değerlendirdi ve reddetti.
İspanya, bölgeleri arasındaki farklılıkları bünyesinde rahatlıkla barındırabilen ve ulusal kimliğinden gurur duyan bir ülke mi?
Yoksa merkezi hükümetin gölgesinden kurtulabilme gerilimini yaşayan, gönülsüzce biraraya gelmiş bölgelerden oluşan bir ulus mu?
17 özerk bölge ve iki özerk kente sahip olan İspanya'da; özerk bölgelerden bazıları, yıllardır İspanya’daki bayrak kuralını çiğniyordu. Ya da İspanyol bayrağını görülmeyen bir arka odaya veya karanlık bir dolaba asıyordu.
Özerk Bask bölgesindeki bir mahkeme, 20 yıldır önünde bayrak olmayan bir “polis akademisinin önüne İspanyol bayrağı asmaya gerek yoktur” şeklinde bir karar verdi. Özerk Bask bölgesi hükümeti, özerk bölge mahkemesinin verdiği “20 yıldır önünde İspanyol bayrağı bulunmayan bir polis akademisinin önüne İspanyol bayrağını asılmasına gerek olmadığı” kararını kararı İspanya'da Yüksek Mahkemesinde onaylatmak istedi. Ancak, İspanya'da Yüksek Mahkemesi, İspanyol bayrağının tüm resmi binaların önünde, “önemli ve görünür” bir yerde “sürekli” dalgalanmasının zorunlu olduğuna karar verdi.[2]
Şimdi resmi daireler bu isteğe uyuyorlar. Ancak, bağımsızlık yanlısı protestocular, hemen her gün İspanyol bayraklarına karşı amansızca saldırıyorlar.
Herhangi bir meydanda dev İspanyol bayrağı asıldığında, yarı özerk bölgelerde yaşayan çoğu insan tarafından “faşistlik”, “Saldırganlık ve küstahlık!” olarak değerlendiriliyor.
Geçi İspanya’nın kırmızı-sarı çizgili bayrağı, birçok İspanyola, General Francisco Franko'nun liderliği altındaki 40 yıllık askeri diktatörlüğünü ve zorla merkezileştirilmiş bir İspanya zamanlarını anımsatmıyor da değil.
General Francisco Franko döneminde İspanya’da, Bask ve Katalonya dilleri yasaklanmıştı. Bu kadarla da kalınmamış; yerel futbol takımlarını tutmanın bile yanlış olduğu düşüncesi aşılanmıştı. General Francisco Franko, başkent takımı Real Madrid'i destekliyordu. Franko 1976 yılında öldü ama, bugün bile birçok İspanyol, Real Madrid takımını “rejimin takımı” diye adlandırıyor.
1996 sonlarından 2005 başlarına kadar iktidarda olan muhafazakarlardan sonra iktidara gelen sosyalist hükümet; İspanya'nın muhafazakar Katolik bir ülke olmaktan çıkartarak, Akdeniz'in İsveç'i haline dönüştürecek bir dizi farklılığı uygulamaya koyma sözü verdi. Kilise’yi karşılarına almak pahasına, Katolik ve merkezi hükümetlerden çok farklı olarak, çoğulculuk, bölgesel farklılıklara açıklık sözü verdi. Eşcinsellerin evliliğini yasallaştırmayı, boşanma ve kürtaj yasalarını yumuşatmayı vadetti.
Bu, son derece hızlı bir değişimdi.
2005 yılında İspanya'nın değişik yörelerinde çeşitli kişilere “İspanyol olmak ne demektir?” diye sorulduğunda, aynı cevabı iki kişiden duyabilmek mümkün görünmüyordu. Bu karmaşıklık içinde bir çok İspanyol, çareyi ortak bir Avrupa kimliğine sığınmakta buluyordu.
İspanya, artık öyle bir noktada ki, İspanya’yı ayakta tutabilmek için “İspanyol kimliği” veya “İspanyol olmaktan duyulan övünç” yeterli değil. İspanya artık ulusal bütünlüğünü “Avrupa kimliği”ne sığınmakta arıyor.
İspanya’nın kimliğini kitlelere yayma görevini hala “rejimin takımı” olarak bilinen Real Madrid üstleniyor. İspanya’da, Avrupa Birliği Anayasası için halkoylamasının yapılacağı 2005 yılının Şubat ayı öncesinde, Real Madrid ile başkentli rakibi Atletico Madrid arasındaki müsabaka başlamadan evvel, stadı dolduran 70 bin futbolsevere, 25 okul öğrencisinin Avrupa Birliği üyelerinin bayraklarını taşıyarak sahada uygun adım ilerlemeleri izlettirildi.
Bu da yetmedi.
Maç başladığında uğuldayan ve tepeden tırnağa takımlarının renklerini taşıyan İspanyol seyirciler, stadda dağıtılmış olan Avrupa Birliği Anayasası kitapçıklarını çoşkuyla havada salladılar.
İspanya, Avrupa Birliği’ne girdikten sonra İspanya’yı yaşatmak için “İspanyol olmak” kavramını ön plana çıkartamıyor. 17 özerk bölge ve iki özerk kente sahip olan İspanya'da; İspanyol gururu ve şuurunun yayılmak istendiğinde, özerk gruplar son derece şiddetli tepki gösteriyorlar. İspanyol bayrakları resmi kurumlara bile asılmıyor; asılsa bile görülmeyen yerlere asılıyor. Görünür yerlere asılan dev ispanyol bayrakları “özerk grupları tahrik” olarak değerlendiriliyor. Ancak, bütün bu gelişmelere karşılık İspanya’da hiç kimse vatandaşlık bağına atıfla “bizim için İspanya vatandaşı olmak önemlidir” demiyor. İspanya vatandaşı olan herkes, alt kimlikleri Bask da olsa, Katalan da olsa “İspanyol” olarak tanımlanıyor.
Sizce, karşılaştığımız sorunlarda son derece büyük, ortak noktalar yok mu?
[1] Adler, K; “İspanyol olmak ne demek?”, BBC, 24 Ocak 2005.
[2] Times; “İspanya'da bayrak tartışması”, 2 Ağustos 2007.
Kaynak: http://www.ulkucu.org/ - M. İdikut Kadıoğlu


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
