• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
50 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Muhammed yanlış, Ömer dogru mu yaptı?

    MUHAMMED YANLIS,OMER DOGRU MU YAPTI ?

    Degerli formucular;

    Tevbe suresi 84.ayetin inis sebebi hakkinda ulastigim bilgileri sizlerle paylasmak istedim.Olayi Omerin oglundan dinliyoruz.

    "Muslumanlarin bir numarali dusmani Abdullah Ibn-i Selul vefat etmisti.Onun oglu gelip Muhammedden kefen sitedi.Muhammed hem ona yardimci oldu ,hemde gidip onun cenaze namazini kilmaya gitti.Babam Omer,Muhammed gitmesin diye ugrasti.(zira AYSE icin zina iftirasi atan ve her yonuyle Muhammede karsi olan biriydi,ayrica Mekkede ki yahudilerin basini cekiyordu)Sonuc itibariyla Muhammed ,babamin dedigini yapmadi ve gidip onun cenaze namazini kildi.Fakat ayni gun TEVBE suresi 84.ayet indi"

    Bu olay KURTUBI SITE Tevbe suresi 84.ayet nuzul sebebinde soyle gecmektedir.

    Ibn Ömer der ki: Abdullah b. Ubeyy b. Selul ölünce, oglu Abdullah Rasûlullah (sav)'a gelip babasini kefenlemek üzere Hz, Peygamber'den gömlegini ver*mesini istedi, Hz. Peygamber ona gömlegini verdikten sonra namazini kil*dirmasini istedi. Bunun Üzerine Rasûlullah (sav) namazini kildirmak üzere kalkti, Hz. Ömer'in kalkip Rasûlullah (sav)'i elbisesinden yakalayarak, ey Al*lah'in Rasûlü, Allah sana ona namaz kilmayi yasaklamisken namazini mi ki*lacaksin? demesi üzerine, Rasûlullah (sav): "Gerçek su ki, Allah beni muhay*yer birakmis ve: "Onlar için ister magfiret dile, ister magfiret dileme. On*lar için yetmis defa magfiret dilesen de..."(et-Tevbe, 9/80) diye buyurmus*tur. Yetmis kereden daha fazla da magfiret dileyecegim." Hz. Ömer: Ama o münafikti, dedi, Rasûlullah (sav) onun namazini kildirdi. Yüce Allah bunun üzerine: "Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazini asla kilma, kabrinin basinda da durma" buyrugunu indirdi. Hz. Peygamber de onlarin (münafik*larin) cenaze namazini kilmayi terk etti.[55]


    Ayetin asli aynen sudur; "Onlardan (islama inanmayanlardan) olen hic birine asla cenaze namazi kilma-ona dua etme!Onun kabri basinda durma.Cunku onlar Allah ve Resulunu inkar ettiler ve fasik olarak olduler"

    Aslinda Muhammedin Abdullah bib Selul un cenaze namazina gitme sebebi sudur.Abdullah in cok onemli olan oglu ve cevresini kazanmak.Bunun disinda herhangi bir amac yoktur.
    Ancak bu arada Omeri de kaybetmemek adina bu Tevbe 84 .ayeti yazilarak Omer hakli cikariliyor ve politik bir manevra ile her kesim mutlu ediliyor.
    Ama ne olursa olsun bu hadis ve ayetten anlasilacagi uzere Muhammed yanlis ,Omer ise dogru olani yapan insan olarak tarih sayfalarinda yerini aliyor.

    Ayrica burada Omerin ,Muhammedi, elbisesinden YAKALAMASI ve hesap sormasi cok ilginc ve dusundurucudur.Aralarinda ki saygi seviyesi tartismaya aciktir.


    Saygilarimla



    .

  2. #2
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    (Câbir (r.a.)’ın rivayet ettiği İbni Ömer (r.a.)’ın rivayet ettiği hadiste müna*fıkların başı Abdullah b. Übey’in cenazesine karşı Hz. Peygamber (s.a.v.)’in tutumu anlatılmıştır. Aslında Abdullah b. Übey İyi bir kimse değildir, kâfir olduğu halde Müs*lüman görünmüş, İslâm ümmeüni parçalamak için çeşitli dolaplar çevirmekten geri durmamıştır. Bu arada kendisinin Hazrec kabilesinin reisi olması bu kabilenin İslâm’a ve Hz. Peygamber (s.a.v.)’e bakışını etkilemekte idi. Bu nedenle Hz. Peygamber (s.a.v.) her ne kadar bu adamın inançsız olduğunu manen bilse bile Hazredileri ka*zanmak için siyaseten Abdullah b. Übey’in cenazesine ilgi göstermiş, arakasından yukarıda hadiste anlatıldığı gibi uyarı gelmiştir. (Tevbe: 84) Ayninin verdiği bilgiye gö*re Rasûlüllah (s.a.v.)’in bu adamın cenazesine gösterdiği tutumdan dolayı Hazrec kabilesinden bin kişi İslâm’a girmiştir. (Umdetü’l-Kâri, Aynî, v. 415) Bu adamın oğlu olan Abdullah b. Abdullah (r.a.) iyi bir Müslümandı, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yanında pek çok savaşlara katılmış hatta yaptığı kötülüklerden dolayı babasının boynunu vurmak için Hz. Peygamber (s.a.v.)’den izin istemişti. Yukarıdaki hadisten de anlaşı*lacağı gibi Rasûlüllah (s.a.v.)’in Abdullah b, Übey’in cenazesine katılıp katılmaması tartışmalara yol açmış, bu nedenle oğlu Abdullah (r.a.), Hz. Peygambere sıkıntı ol*maması için babasının cenazesini haber vermeden gömmüştür. Daha sonra Hz. Pey*gamber (s.a.v.) durumu öğrendiğinde, önceden cenaze namazını kıldıracağını söyle*diğinden dolayı Abdullah b. Übey’in kabrini açtınp söz verdiği gömleği ona giydirmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in: “Benim gömleğim asla onu Allah’tan kurtaramaz ama ben bu sebeple onun kavminden olanlann İslâm’a gireceklerini ümit etmekteyim” dediği de söylenmiştir. Yine bu hadisten lüzum görüldüğünde kabrin açılabileceğine işaret çıkmaktadır. umdetü’i-Kâri, Aynî, V-625-618)
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    (Câbir (r.a.)’ın rivayet ettiği İbni Ömer (r.a.)’ın rivayet ettiği hadiste müna*fıkların başı Abdullah b. Übey’in cenazesine karşı Hz. Peygamber (s.a.v.)’in tutumu anlatılmıştır. Aslında Abdullah b. Übey İyi bir kimse değildir, kâfir olduğu halde Müs*lüman görünmüş, İslâm ümmeüni parçalamak için çeşitli dolaplar çevirmekten geri durmamıştır. Bu arada kendisinin Hazrec kabilesinin reisi olması bu kabilenin İslâm’a ve Hz. Peygamber (s.a.v.)’e bakışını etkilemekte idi. Bu nedenle Hz. Peygamber (s.a.v.) her ne kadar bu adamın inançsız olduğunu manen bilse bile Hazredileri ka*zanmak için siyaseten Abdullah b. Übey’in cenazesine ilgi göstermiş, arakasından yukarıda hadiste anlatıldığı gibi uyarı gelmiştir. (Tevbe: 84) Ayninin verdiği bilgiye gö*re Rasûlüllah (s.a.v.)’in bu adamın cenazesine gösterdiği tutumdan dolayı Hazrec kabilesinden bin kişi İslâm’a girmiştir. (Umdetü’l-Kâri, Aynî, v. 415) Bu adamın oğlu olan Abdullah b. Abdullah (r.a.) iyi bir Müslümandı, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yanında pek çok savaşlara katılmış hatta yaptığı kötülüklerden dolayı babasının boynunu vurmak için Hz. Peygamber (s.a.v.)’den izin istemişti. Yukarıdaki hadisten de anlaşı*lacağı gibi Rasûlüllah (s.a.v.)’in Abdullah b, Übey’in cenazesine katılıp katılmaması tartışmalara yol açmış, bu nedenle oğlu Abdullah (r.a.), Hz. Peygambere sıkıntı ol*maması için babasının cenazesini haber vermeden gömmüştür. Daha sonra Hz. Pey*gamber (s.a.v.) durumu öğrendiğinde, önceden cenaze namazını kıldıracağını söyle*diğinden dolayı Abdullah b. Übey’in kabrini açtınp söz verdiği gömleği ona giydirmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in: “Benim gömleğim asla onu Allah’tan kurtaramaz ama ben bu sebeple onun kavminden olanlann İslâm’a gireceklerini ümit etmekteyim” dediği de söylenmiştir. Yine bu hadisten lüzum görüldüğünde kabrin açılabileceğine işaret çıkmaktadır. umdetü’i-Kâri, Aynî, V-625-618)
    HAMZA...

    Yaptigin ilave bilgilere ve katkilara tesekkurler ,fakat konu basliginda ki soruya bir cevap teskil ettigini zannetmiyorum.
    Bu konuda gundeme getirmek istedigim olay ,MUHAMMED ve OMER arasinda ki durum,bu konuda da katkilarini alirsak mutlu oluruz.


    .

  4. #4
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Hz. Muhammet(sav) Allah'ın elçisidir. Bir Peygamberdir. hz. Ömer(ra) Peygamberimizin ashabıdır. Allah tarafından İsmet vasfı ile korunmamıştır. Peygamberin içtihadında kural koyucu olarak bağlılık vardır. Peygamberin uygulamasında Aynı Surenin 80. ayetinde geçen ifadenin serbestliğini görürüz. Rasulallah'ın bu uygulaması ile ilgili kabileden ilk etapta 150 kişi müslüman olmuştur. Ancak, her şeye kadir olan güç olan Allah; rasulüne İslam'ın kuralını yani Münafıkların durumunu bildirmiş bundan sonra ilahi emir ile konuyu kapatmıştır.
    Burada Peygamberimizin niyeti ölmüş birinin günahlarını affettirmek veya onun için hayır dua etmek olmayıp, kabileden arta kalanların gönlünü islam'a ısındırmaktır. Peygamber, sadece Allah'ın kendisine bildirdiği kadarı ile duruma hakim olur Allah bildirmez ise bir şeyi bilicide değildir. Hz. Ömer'de Rasulallah'ın kendisine söylediği kadarı ile olaya hakimdir. Yoksa Hz. Ömer'in kendiliğinden bildiği bir şey yoktur. Konuyu bu anlamda değerlendirenler olayı daha net anlayacaktır.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hz. Muhammet(sav) Allah'ın elçisidir. Bir Peygamberdir. hz. Ömer(ra) Peygamberimizin ashabıdır. Allah tarafından İsmet vasfı ile korunmamıştır. Peygamberin içtihadında kural koyucu olarak bağlılık vardır. Peygamberin uygulamasında Aynı Surenin 80. ayetinde geçen ifadenin serbestliğini görürüz. Rasulallah'ın bu uygulaması ile ilgili kabileden ilk etapta 150 kişi müslüman olmuştur.
    Bunun zaten politik bir manevra oldugunu ben soylemistim.




    Ancak, her şeye kadir olan güç olan Allah; rasulüne İslam'ın kuralını yani Münafıkların durumunu bildirmiş bundan sonra ilahi emir ile konuyu kapatmıştır.
    Iste isin sirri burada, Abdullah Ibn-i Selul olmeden once munafik mi yoktu?Bu munafiklardan olen hic olmamismiydi ?Muhammedin bu cenazeye gitmesi tamamiyla KENDINE YANDAS TOPLAMA CABASIDIR.Bu konuda mutabik oldugumuza gore gene konuyu aslina dondurmek istiyorum.


    Burada Peygamberimizin niyeti ölmüş birinin günahlarını affettirmek veya onun için hayır dua etmek olmayıp, kabileden arta kalanların gönlünü islam'a ısındırmaktır. Peygamber, sadece Allah'ın kendisine bildirdiği kadarı ile duruma hakim olur Allah bildirmez ise bir şeyi bilicide değildir. Hz. Ömer'de Rasulallah'ın kendisine söylediği kadarı ile olaya hakimdir. Yoksa Hz. Ömer'in kendiliğinden bildiği bir şey yoktur. Konuyu bu anlamda değerlendirenler olayı daha net anlayacaktır.
    HAMZA...

    Konuyu bu anlamda degerlendirmek isteyen biri olarak soruyorum.Eger Omer elbisesine yapisarak ve hesap sorarak Muhammede tepkisini gostermeseydi,bu ayet inermiydi.?
    Veya Kainatlarin efendisinin elbisesine yapisma curhetini OMER kendinde nasil bulmustur ?
    Ona hesap sorarken ,bunu hangi sifatla yapmistir ?

    Kusura bakmayin bu kez kararliyim ,uslubum konusunda cok dikkatli olacagim (karsilikli verilen sozlere istinaden) fakat acmis oldugum 8 konuyu ,amacindan saptirmaya calisan kimseye musade etmiyecegim.

    KONUMUZ OMER'IN MUHAMME'DE KARSI OLAN TAVIR VE DAVRANISI...

    Sanki alacak verecek meselesinden birbirine girmis iki ORTAK gibi, birbirlerini tartaklamalari ve hesap sormalari konunun OZUDUR.


    .

  6. #6
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Bunun zaten politik bir manevra oldugunu ben soylemistim
    .
    Kimileri bunu politik malzeme görebilir. Ancak İslam'ın gayesi insanlığın kurtuluşudur. rasulallah, insanlığın kurtuluşu için çaba harcamıştır. İnsanların bir çoğunun göremediği, bilemediğini bilen biri olarak bunları duyurmak peygamberliğin birincil vazifesiydi. Bizler durumu politik veya apolitik görsekte Allah'ın yasalarının ismi değişmiyor. istediğimiz gibi değerlendirelim Rasulallah işin sonucunu bilen olarak insanlığa bu hitabı duyurmak için bizim hissettiğimiz bazı nefsani duyguları takmamıştır bile. Onun vazfesi nefsani duygulardan sıyrılıp rabbani duygularla hreket etmektir. İnsanlık bazen sırf inad olsun diye bir şeyi yapmayı ve yapmamayı hedef alabiliyor. Kısacası herkes kendi saf duyguları ile yine kendi penceresinden bakarsa bu yaklaşımlar ona sıcak gelebilir. oysa "yaradılanı yaradandan dolayı" sevebilenler işin sırrına erenlerdir.

    Iste isin sirri burada, Abdullah Ibn-i Selul olmeden once munafik mi yoktu?Bu munafiklardan olen hic olmamismiydi ?Muhammedin bu cenazeye gitmesi tamamiyla KENDINE YANDAS TOPLAMA CABASIDIR.Bu konuda mutabik oldugumuza gore gene konuyu aslina dondurmek istiyorum.
    Bundan önceki münafıkların cenaze namazlarının kılındığına dair bir bilgi sizde varsa bildirin beraber düşünelim. Ama Abdullan ibn-i Ubey İslam'a bilerek çok fazla zarar vermeye çalışmıştır. Peygamberin affediciliği Abdullah İbn-i Ubey'e olamaz cünkü o kişi ölmüş ve rabbine ulaşmıştır. peygamberin hedefi imana gelmesi muhtemel insanlara bunu anlatabilmekti. Biz buna iman için bir çaba derken sizde yandaş toplamak diyebilirsiniz. Ama bunu derken her ikimizinde elinde bir delili olmalı. laf bir senet değildir itibar edilmez. Peygamber yandaş toplar ama cenette kendi ümmetini görmek için.

    Konuyu bu anlamda degerlendirmek isteyen biri olarak soruyorum.Eger Omer elbisesine yapisarak ve hesap sorarak Muhammede tepkisini gostermeseydi,bu ayet inermiydi.?
    Kuran'ın tedricen inmesinin en büyük nedeni budur. olayları insanlara idrak ettirerek anlatımı Kuran'ın bir hedefi olmuştur. hz. Ömer'in bu davranışı görsel bir davranıştır. hz. Ömer vahiy gelişine tanık olmamıştır. Sadece Abdullah İbn-i ubey'in nasıl biri olduğunu bildiğinden bu hareketi yapmıştır. Ancak Allah ve Rasulü Hz. Ömer'in bilmediğini bilendir. Peygamber bir karar mercii olduğundan onun bu vasfını iyi kavramak gerekiyor. İlahi kitapların bir çoğunda bu gibi hareketler inananlara örnek olmak içinde verilmiştir. hz. Yunus'un durumu, Hz. Musa'nın birini öldürmesi, rasulallah'ın kör bir adama iyi davranmaması gibi. Bunlar Kuran'ın kesin örnekleridir aynı zamanda.
    Bırakın Hz. ömer'in düşüncesi ile ayet inmesini Bir Bal arısı için bile ayet inmiştir. Allah, Kuran'da
    Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.(Mücadele1)
    Herhangi bir kadını işitip ayet yolluyorsa hz. Ömer'in tavrı içinde gönderebilir. Ama gaye bu değildir. Gaye rasulallah'ın ismet vasfına binaen inananlar üzerine iyi bir örnek olması içindir.

    Veya Kainatlarin efendisinin elbisesine yapisma curhetini OMER kendinde nasil bulmustur ?
    Ona hesap sorarken ,bunu hangi sifatla yapmistir ?
    Bu ifadeleri bu anlamda anlayabilmek bir tepkinin eseri olmalı. Yoksa Allah'ın Rasulünü seven biri için bu elbisesinden tutmak bir hesap sormak gibi değilde bir heyecan olarak algılanmalı. Yoksa ömrünü adadığı rasuallah için böyle bir hareket bizzati hz. ömer'e yakışmaz.

    Sanki alacak verecek meselesinden birbirine girmis iki ORTAK gibi, birbirlerini tartaklamalari ve hesap sormalari konunun OZUDUR.
    Eğer konu böyle olsaydı ve hz. peygamber bu ayeti kendi yazsaydı bunları niye duyurmak ihtiyacı hissederdiki? Bunlar bizzati İslam'ın kaynakları. Peygamberimiz böyle bir şeye tevessül etme ihtiyacı duysaydı sadece kendini yücelten ifadeleri kullanır, diğerlerini sildirirdi.
    Bu gibi olumlu veya olumsuz görünen herşey Müslümanların şehadetinde zaten bildirilmiştir. Hz. Peygamber Allah'ın Kulu(İnsan) ve Rasulüdür" işte bu yaklaşım Hıristiyanlığın haşa "Allah'ın Oğlu" yakıştırmalarına birer tepkidir.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    [QUOTE=HAMZA...;7233012].
    Kimileri bunu politik malzeme görebilir. Ancak Islam'in gayesi insanligin kurtulusudur. rasulallah, insanligin kurtulusu için çaba harcamistir. Insanlarin bir çogunun göremedigi, bilemedigini bilen biri olarak bunlari duyurmak peygamberligin birincil vazifesiydi. Bizler durumu politik veya apolitik görsekte Allah'in yasalarinin ismi degismiyor. istedigimiz gibi degerlendirelim
    Muhamedin asli gorevi insanlari inansin -inanmasin Islama davet etmekse, o zaman gene cok buyuk bir problem ortaya cikiyor,cunku TEBE 84 ,ayette Allah bunu yasakliyor.Demek ki ya Allahta ,yada Muhammdede bir yanlis soz konusu.
    Baksana Omer, Allah tan bile once davranip Muhammedi bu konuda uyariyor.





    Bundan önceki münafiklarin cenaze namazlarinin kilindigina dair bir bilgi sizde varsa bildirin beraber düsünelim.
    Benim ulastigim oyle bir bilgi yok,herhalde daha evvel bu kadar cevresi ve nufuzu olan bir munafik olmemistir,olseydi gene yandas toplamak (pardon Islami yaymak) adina Muhammed onunda cenazesine giderdi.

    Ama Abdullan ibn-i Ubey Islam'a bilerek çok fazla zarar vermeye çalismistir. Peygamberin affediciligi Abdullah Ibn-i Ubey'e olamaz cünkü o kisi ölmüs ve rabbine ulasmistir. peygamberin hedefi imana gelmesi muhtemel insanlara bunu anlatabilmekti. Biz buna iman için bir çaba derken sizde yandas toplamak diyebilirsiniz. Ama bunu derken her ikimizinde elinde bir delili olmali. laf bir senet degildir itibar edilmez. Peygamber yandas toplar ama cenette kendi ümmetini görmek için.
    Keske Muhammed bunu daha evvelde olenler icin yapsaydi o zaman belki sen de soylediklerinde hakli olurdun.Aslinda ben delil bulmak icin bayagi gayret gosteriyorum ama sizce belli hadisler disindakiler kabul ve onay gormuyor.Ne yapalim eldeki malzeme bu



    Kuran'in tedricen inmesinin en büyük nedeni budur. olaylari insanlara idrak ettirerek anlatimi Kuran'in bir hedefi olmustur. hz. Ömer'in bu davranisi görsel bir davranistir. hz. Ömer vahiy gelisine tanik olmamistir. Sadece Abdullah Ibn-i ubey'in nasil biri oldugunu bildiginden bu hareketi yapmistir. Ancak Allah ve Rasulü Hz. Ömer'in bilmedigini bilendir. Peygamber bir karar mercii oldugundan onun bu vasfini iyi kavramak gerekiyor. Ilahi kitaplarin bir çogunda bu gibi hareketler inananlara örnek olmak içinde verilmistir. hz. Yunus'un durumu, Hz. Musa'nin birini öldürmesi, rasulallah'in kör bir adama iyi davranmamasi gibi. Bunlar Kuran'in kesin örnekleridir ayni zamanda.
    Ya biz bu hareketi yapmistir ,yapmamistir tartismasi yapmiyoruz ki, nasil yapar diyoruz, yani bu gorsel hareketi yapma yetkisini kimden aliyor diyoruz.Ve daha evvelki konulara bir atifta bulunarak KURANIN UZERINDE OMERIN COK BUYUK ETKILERI VE BASKILARI OLMUSTUR diyoruz.



    Birakin Hz. ömer'in düsüncesi ile ayet inmesini Bir Bal arisi için bile ayet inmistir.
    Ya bal arisi icinde iner ,karinca icinde iner bu ayetler sayesinde bu hayvanlarin bir kazanci ve menfaati olmaz ,olamaz.Ama bir sahis icin inerse bu herzaman tartismaya ve degerlendirmeye aciktir..Bal arisi icin ben agaclarda tomurcuklar actirdim diyebilirsin ama inanan kesim icin simdi TOMURCUKLARI anlatmamiza gerek yok sanirim

    Herhangi bir kadini isitip ayet yolluyorsa hz. Ömer'in tavri içinde gönderebilir. Ama gaye bu degildir. Gaye rasulallah'in ismet vasfina binaen inananlar üzerine iyi bir örnek olmasi içindir.
    Benim kadin icin ve diger isimsiz kahramanlar icin inen ayetlere itirazim olmaz (sadece inme lafina olur)Benim takintim evrensel kitapta ISIM VEREREK ,sahislarin menfaatlerine inen ayetlerdir.


    Bu ifadeleri bu anlamda anlayabilmek bir tepkinin eseri olmali. Yoksa Allah'in Rasulünü seven biri için bu elbisesinden tutmak bir hesap sormak gibi degilde bir heyecan olarak algilanmali. Yoksa ömrünü adadigi rasuallah için böyle bir hareket bizzati hz. ömer'e yakismaz.
    Ya arkadasim hadi Muhammedi aklama calismalariniza bir sey dedigim yok ,inandiginiz insani korumak ve kollamak vazifeniz ve IMANIN SARTLARI icinde de bu var .Ama bu halifeleri kollama cabasina bir anlam veremiyorum,yoksa imanin sartlari icine bu da mi girdi de haberimiz yok.Ya hic olmazsa bu adamlarin birer ilahi guc olmadigini ve HATA yapabilecegini kabul edin.Adam resmen MUHAMMEDIN yakalarina yapismis ve hesap sormus bunun lami cimi olmaz.Bunun mudafasi olmaz .Fakat o kadar zekice manevralar yapiyorsunuz ki ,eger bunu onaylarsak arkasindan geleceklere engel olamayiz cabasindasiniz


    Eger konu böyle olsaydi ve hz. peygamber bu ayeti kendi yazsaydi bunlari niye duyurmak ihtiyaci hissederdiki? Bunlar bizzati Islam'in kaynaklari. Peygamberimiz böyle bir seye tevessül etme ihtiyaci duysaydi sadece kendini yücelten ifadeleri kullanir, digerlerini sildirirdi.Bu gibi olumlu veya olumsuz görünen hersey Müslümanlarin sehadetinde zaten bildirilmistir. Hz. Peygamber Allah'in Kulu(Insan) ve Rasulüdür" iste bu yaklasim Hiristiyanligin hasa "Allah'in Oglu" yakistirmalarina birer tepkidir.
    HAMZA...
    Olurmu hic oyle sey Bunlar zamparaligin en onemli kurallaridir.

    Yapacagin zamparaligi esinin ve ailesinin seni gorebilecekleri yerde yap ki,eger yakalanirsan "ya ben boyle bir sey yapsaydim burda mi yapardim " lafiyla KIVIRMA payin olsun Baska turlu kurtulusun OLMAZ

    Zamparalik benzetmesi tesadufende olsa, benzerlik gosterdigi icin ozur dilerim



    .

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    .
    Kimileri bunu politik malzeme görebilir. Ancak İslam'ın gayesi insanlığın kurtuluşudur. rasulallah, insanlığın kurtuluşu için çaba harcamıştır. İnsanların bir çoğunun göremediği, bilemediğini bilen biri olarak bunları duyurmak peygamberliğin birincil vazifesiydi. Bizler durumu politik veya apolitik görsekte Allah'ın yasalarının ismi değişmiyor. istediğimiz gibi değerlendirelim Rasulallah işin sonucunu bilen olarak insanlığa bu hitabı duyurmak için bizim hissettiğimiz bazı nefsani duyguları takmamıştır bile. Onun vazfesi nefsani duygulardan sıyrılıp rabbani duygularla hreket etmektir. İnsanlık bazen sırf inad olsun diye bir şeyi yapmayı ve yapmamayı hedef alabiliyor. Kısacası herkes kendi saf duyguları ile yine kendi penceresinden bakarsa bu yaklaşımlar ona sıcak gelebilir. oysa "yaradılanı yaradandan dolayı" sevebilenler işin sırrına erenlerdir.



    Bundan önceki münafıkların cenaze namazlarının kılındığına dair bir bilgi sizde varsa bildirin beraber düşünelim. Ama Abdullan ibn-i Ubey İslam'a bilerek çok fazla zarar vermeye çalışmıştır. Peygamberin affediciliği Abdullah İbn-i Ubey'e olamaz cünkü o kişi ölmüş ve rabbine ulaşmıştır. peygamberin hedefi imana gelmesi muhtemel insanlara bunu anlatabilmekti. Biz buna iman için bir çaba derken sizde yandaş toplamak diyebilirsiniz. Ama bunu derken her ikimizinde elinde bir delili olmalı. laf bir senet değildir itibar edilmez. Peygamber yandaş toplar ama cenette kendi ümmetini görmek için.


    Kuran'ın tedricen inmesinin en büyük nedeni budur. olayları insanlara idrak ettirerek anlatımı Kuran'ın bir hedefi olmuştur. hz. Ömer'in bu davranışı görsel bir davranıştır. hz. Ömer vahiy gelişine tanık olmamıştır. Sadece Abdullah İbn-i ubey'in nasıl biri olduğunu bildiğinden bu hareketi yapmıştır. Ancak Allah ve Rasulü Hz. Ömer'in bilmediğini bilendir. Peygamber bir karar mercii olduğundan onun bu vasfını iyi kavramak gerekiyor. İlahi kitapların bir çoğunda bu gibi hareketler inananlara örnek olmak içinde verilmiştir. hz. Yunus'un durumu, Hz. Musa'nın birini öldürmesi, rasulallah'ın kör bir adama iyi davranmaması gibi. Bunlar Kuran'ın kesin örnekleridir aynı zamanda.
    Bırakın Hz. ömer'in düşüncesi ile ayet inmesini Bir Bal arısı için bile ayet inmiştir. Allah, Kuran'da

    Herhangi bir kadını işitip ayet yolluyorsa hz. Ömer'in tavrı içinde gönderebilir. Ama gaye bu değildir. Gaye rasulallah'ın ismet vasfına binaen inananlar üzerine iyi bir örnek olması içindir.


    Bu ifadeleri bu anlamda anlayabilmek bir tepkinin eseri olmalı. Yoksa Allah'ın Rasulünü seven biri için bu elbisesinden tutmak bir hesap sormak gibi değilde bir heyecan olarak algılanmalı. Yoksa ömrünü adadığı rasuallah için böyle bir hareket bizzati hz. ömer'e yakışmaz.


    Eğer konu böyle olsaydı ve hz. peygamber bu ayeti kendi yazsaydı bunları niye duyurmak ihtiyacı hissederdiki? Bunlar bizzati İslam'ın kaynakları. Peygamberimiz böyle bir şeye tevessül etme ihtiyacı duysaydı sadece kendini yücelten ifadeleri kullanır, diğerlerini sildirirdi.
    Bu gibi olumlu veya olumsuz görünen herşey Müslümanların şehadetinde zaten bildirilmiştir. Hz. Peygamber Allah'ın Kulu(İnsan) ve Rasulüdür" işte bu yaklaşım Hıristiyanlığın haşa "Allah'ın Oğlu" yakıştırmalarına birer tepkidir.
    HAMZA...

    Kişiler için ayet gönderilmesi Kuranın Allahın kitabı olduğu iddiasını fesh eder.Kişi peygamber bile olsa ne önemi var önemli olan Ademin nesli yani insanlıksa o halde bir tek ayet bile kişi ile igili olmamalıydı .Yüce yaratıcı Allahın sözleri insanlığın tümü için olmalıydı .Bir tek harf bile boşa sarfedilmemeliydi.

  9. #9
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı barristor tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    MUHAMMED YANLIS,OMER DOGRU MU YAPTI ?

    Ayrica burada Omerin ,Muhammedi, elbisesinden YAKALAMASI ve hesap sormasi cok ilginc ve dusundurucudur.Aralarindaki saygi seviyesi tartismaya aciktir.

    Saygilarimla



    barristor ,

    Sence herşey tartışmaya açık ..! Yine yanlış hadis dükkanına gitmişsin .
    Peygamber efendimizin en yakınlarından ve adaleti ile nam salmış Hz. Ömer 'e bu yakıştırmaların hiç de doğru değil. Kuran 'da buna ait bir ayet bulabilirsen tamamdır. Ama yok, bulamazsın .

    Hz. Ömer, bırak Peygamberimizin elbisesinden yakalamayı , sözünün önüne dahi geçmemiştir. Eğer senin aldattığın gibi olsaydı adalet sahibi olmasından bahsedilirmiydi ..?
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  10. #10
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı EL-TURUK tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kişiler için ayet gönderilmesi Kuranın Allahın kitabı olduğu iddiasını fesh eder.Kişi peygamber bile olsa ne önemi var önemli olan Ademin nesli yani insanlıksa o halde bir tek ayet bile kişi ile igili olmamalıydı .Yüce yaratıcı Allahın sözleri insanlığın tümü için olmalıydı .Bir tek harf bile boşa sarfedilmemeliydi.





    Allah 'ın harflerinin, hangisi boşuna sarfedilmiş olduğuna işaret ediyor ..?

    Allah 'ın, isimlerden bahsetmeden, insanlara ayetler göndermeden, bu günün insanlarına geçmiş peygamberlerinden ve yaşamlarından, günümüz insanlarını nasıl bilgilendirmesi gerektiğini açıklayabilirmisin ..?

    Peygamberlerinin hayatlarından , biz insancıkların ders çıkarmamız, ibret almamız için Kuran 'da bahsetmiştir . Sen bunu boşa kullanılmış Kuran sayfaları olarak nitelendiriyorsan, yanılıyorsun.

    Bugün burada o günlerden , o günkü yaşamdan ve yaşayanlardan bahsedebiliyorsan, bizlere O MALZEMELER SUNULMUŞTUR ..!
    Madem ki olmamalıydı diye düşünülüyor, madem ki inanılmıyor , o zaman bırakılsın da kişiler nasıl inanmak istiyorsa öyle inansınlar. Ha sizin kabul edememeniz , ha bizlerin kabul etmesi ..! Aynı değil mi ..? Eşit oranda ....




    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. (hacca Dogru)
    2005 Konuları bölümünde SerdarKacmaz tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 20.12.05, 15:23

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •