• Reklam

Anket: ?

Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    saliha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2006
    Mesajlar
    11,844
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    Doğu mu, Batı mı ?

    Türkiye coğrafi açıdan avrupa ve asya ülkelerine yakındır bu herkesçe bilinir. Topraklarının bütünlüğü asyada olmasına karşın avrupa ülkeleri ile ekonomik siyasi ve askeri ortaklıklar yapmaya çalışmaktadır. Peki sizce her alandan Türkiye doğuya mı yönelmelidir, batıya mı? Neden ?
    mazeretim var

  2. #2
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    ne dogu ne batı Turkıye bence turk devletlerıne yönelmelıdır .....
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  3. #3
    saliha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2006
    Mesajlar
    11,844
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Peki neden ?
    mazeretim var

  4. #4
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,812
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    atatürk'ün fikri suydu: bu densizleri bitiremezsen klüblerine katilacaksin. doguya baktigimda bir cok türk ülkesi görüyorum ama birisine bile güvenemezsin cünkü arkalarinda halan rus pencesi var.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    26-12-2005
    Mesajlar
    489
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı ÇILGIN AT tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ne dogu ne batı Turkıye bence turk devletlerıne yönelmelıdır .....
    katılıyorum.

    herkesle iyi geçinelim, mümkünse dostluklar kuralım, ama birilerinin kompleksleri yüzünden başka birilerinin kucağına oturmayalım.

    iş başa gelince biz bize yeteriz, artarızda.

    Alıntı saliha tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Peki neden ?
    bu sorunun geniş yanıtını peyami safa'nın eserlerinde bulabilirsin.

  6. #6
    saliha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2006
    Mesajlar
    11,844
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    yeni turan da dahil olmak üzere bu tarzda bir çok yayın okudum. Ben forumda somut ve orjinal fikirler görmek istiyorum.
    mazeretim var

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    26-12-2005
    Mesajlar
    489
    Karizma Gücü
    7
    benim anlayışıma göre siyasetimiz her türlü muhasebeden yoksun, birtakım gelişmeleri zafer gibi sunan mimetistlerden, yani taklitcilerden ibarettir. ülkemizde tepkiden uzak, duyarsız ve monoton bir toplum yaratılıyor. bunu ben kaybettiğimiz ve kopduğumuz (osmanlı öncesi ve sonrası) tarihimize ve değerlerimize bağlıyorum. ne zaman ve nerede kaybettiğimizi sorarsan bunu ben değil, belki hiç kimse sana laboratuvar titizliğiyle ispat edemeyecektir. yalnız kaybettiğimiz ve iflasa sürüklendiğimiz açık ortada.

    alıntılayacağım bölümde sadece senin değil, birçok kişinin duymadığı ve okumadığı, mevcut siyasi akışlardan uzak, geniş çerçeveli türk misyonuyla alakalı parametreler çıkarabilirsin. sorunu peyami safa'nın sorularıyla açarak, felsefi yaklaşımına geçiyorum:


    [...]

    - batı medeniyeti bir anane mahsulü müdür?
    - bu anane nedir?
    - bu ananeyi yaşamış olmadan o medeniyete giremezmiyiz?
    - bir hiristiyan beynelmileliyeti var mı dır?
    - doğu ve batı nedir?
    - avrupa, asya ve tesirleri nedir?
    - kaç batı vardır?
    - islam-osmanli türkleri hangi doğuda dır?
    - islam, doğu ve hiristiyan batı arasında bir mukayese ne netice verir?
    - laiklik inkilabımızdan sonra türk cemiyetinde islam ananeleri yaşıyor mu?
    - islam dini türklerin hiristiyan batı medeniyetini bütün ananeleriyle benimsemelerine engel midir?
    - (avrupa) tarihinde greko-latin kültürüne intibak teşebbüsleri var mıdır?
    - bati rönesansını henüz idrak etmemişmidir?

    [...]

    şark ve garp alemleri, güneşin doğduğu ve battığı cihetler kadar birbirinden ayrı değildirler. "prototipik" vasıflar ararken basitler üzerinde konuşmuş oluyoruz. şark ve garp insanlığın külcesini terkip ederler, bu itibarla, medeniyet dediğimiz şey yeni terkiplere doğru mütemadiyen istihale eder. buna terakki, tekamül, değişme, ne derseniz deyiniz. ben tabirlerden korkarım. hiçbir tabirin sabit bir medlulü yoktur. garp medeniyetinin içinde şark unsurları ve şark medeniyetinin içinde garp unsurları yok mudur? fakat herşey bir derece meselesidir. bugünkü garp medeniyeti, gittikce terkibine daha fazla miktarda karışan çeliği hazmedemiyor ve kusmak istiyor. onu makineleşmekten ve büyük sanayiin barbarlaştırıcı, hayvanlaştırıcı tesirlerinden kurtarmak için, terkibinde şark unsurlarının çoğaltılması lazımdır. zannederim ki garp mistiklerinin istedikleri budur ve bu zaruridir. mihaniki beşeriyet, şark'tan biraz muhayyele ve metafizik tasavvurlar dileniyor. çünkü, hergün biraz daha makineleşen zavallı amerikalının her gün biraz daha kuruyan muhayyelesi, yarın saati icad eden yahut tayyareyi tasavvur eden bir şarklının yaratıcı kafasından mahrum kalacaktır. şark ve garp, mütevasil (birleşik) kaplardaki su gibi birbirlerinin eksik taraflarını tamamlamak suretiyle, hem bugünkü müthiş kültür buhranını halledecek, hem de yeni terkiplere doğru gideceklerdir.

    [...]

    fakat ilahi ve mistik görüş insan kafasını nasıl kör bir imana sürüklüyorsa, bugün avrupa da olduğu gibi ilmi görüşün ifratı da netice olarak onun aynı bir akideciliğe götürüyor. ilmi sistem kafası da, dini iman kafası gibi mefhumcu ve kapalıdır. zamanımız ideolojileri arasından marksizm gibi ictimai ve milli zaruretlerden fazla zihni spekülasyonlardan doğmuş olanlar böyle kapalı sistemlerdir. ortaçağ dogmatizminden farksız oluşları, idealist görüşe materyalist görüşü karşı koymak gibi mahdud bir münakaşa ihtiyacından doğma bir sistemin dar kadrosu içine kapanıp kalmalarındandır.

    türk düşüncesinin tekamülünde avrupanın ilmi görüşünü böyle bir dogmatizme kadar vardırmamak için, bir yandan riyazileşirken ve endüstrileşirken, bir yandan da bize bir tarih ve iklim nimeti olan şarklıya has kuvvetli seziş hassasimizi iptidai mistik halinden mesud yeni terkiblere doğru tekamül ettirmeliyiz. siteleşmeye ve büyük nüfus topluluğu vücuda getirmeye mecburuz; fakat avrupanın böyle devam etmesine imkan olmayan boğucu kesafetine girmeyi bizi mahkum etmeyecek kadar geniş topraklarımız vardır. avrupa ile asyanın bitiştiği nokta üstünde de bulunduğumuz için, bölgede harikulade bir terkibi vücude getirecek bütün şartlara dünyanın bütün milletlerinden fazla sahibiz.

    [...]

    peyami safa
    kültür ve turizm bakanlığı
    1987 (orijinal baskı: 1954)



    soruyorsun: "doğu mu, batı mı?"
    bende soruyorum: "hangi doğu? hangi batı?"

  8. #8
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Zaten saçma olan böyle bir zıt doğu batı ayrımıdır.
    İlle bir şeye 'ilke' olarak her ne pahasına olursa olsun yönelmenin yanlış olduğunu, göz önüne alırsak sorunun saçma olduğunu görürüz.
    Gerektiği zaman batıya gerektiği zamanda doğuya yönelmelidir.
    Bundan daha mantıklı ve doğal bir şey olamaz.
    Önemli olan bağımsız olabilmek, ne zaman nerede doğru bir şey yapılmışsa o tarafa yönelebilme özgürlüğü durumunda olmaktır.
    Bir bütünsel olarak doğuyu yada batıyı yüceltmek, yada lanetlemek kadar saçma ve aptalca bir durum olamaz..
    Bu zaten bir kukla devlet olma durumudur..
    O zamanda ne tarafa yöneldiğinizin önemi yoktur. İpler zaten başkasının elindedir.
    Kaldıki emperyalizmin zorlama 'küreselleşme' hareketi artık doğu ve batı arasındaki farkları ve her türlü özgürlükleri kısıtlaması dayatması ile dünyayı sonuç olarak bir çalışma kampına döndürdüğü bir devirde bu tip ikili zıtlıkları tartışmayı anlamsız değerlendiriyorum.
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  9. #9
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Türkiye stratejik önemi olan bir ülkedir. Bu sebeple hem doğu bloğuyla hemde batı hegomonyasıyla aynı anda diplomatik ilişkiler kurmak zorundadır.

    Yani ülkemiz yönetiminin tüm ilişkileri geri çekme lüksü yok. Gereken sağlam, aklı başında, ülke çıkarlarını koruyan bir dış politikadır ama onu da şu ana kadar pek göremedik. Sağ fraksiyonlu partilerimiz sağolsunlar ne dış bıraktılar ne de politika.

  10. #10
    Özgü A. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2008
    Mesajlar
    2,849
    Karizma Gücü
    5
    Bazı değer ve yargılara sahip olabilmek için tercihlerimiz arasında Doğu veya Batı içerisinden bir seçim yapmak zorundamıyız?

    Al doğuyu, vur batıya ...
    Bugün doğu diye kastedilen ülkeler sefalet içinde ve batının kontrolündedir. Doğuya gitmeniz doğu değerleri ile batı kontrolüne girmeniz demektir. Batıya yönelmeniz ise batı değerlerinde batıyı kabullenmektir.

    Oysa bu ülkenin kurucusu Atatürk bize en doğru yolu göstererek "özünüze dönün" demiştir.


    Ne doğudan ve batıdan bugüne kadar bize fayda gelmiştir. Ve Atatürk zamanındaki doğu yani ilk feminist anayasayı çıkartan Afganistan bugün cahiliyetin ülkesi, aynı şekilde devrimlerin ortak yürütüldüğü iran karşı devrimle cahiliyetin ikinci merkezi olmuştur.

    Doğu ama hangi doğu?
    Batı ama hangi batı?


    Bu açıdan Türkiye dünya üzerindeki her ülke ile temas içerisinde olmalıdır. Bundan öte "hayallerin ötesinde" bir dış politika gütmemelidir.


    Biz bugün dışarıya yönelmekten öte içimizdeki sorunları halledemiyoruz. Ben içerideki sorunları halletmişçesine dış politikaya şu yorumu getirmeyi uygun görüyorum; Öyle bir Türkiye hayal ediyorumki her yerinde refah mutluluk ve huzur dolu olsun ve öyle bir Türkiye hayal ediyorumki bu değerlerini diğer ülkelerede sağlasın ...

    Dış politikamız hayalcilikten uzak, savaşçı olmayan ve tüm dünya ile barışçıl bir politika olmalıdır.

    Alıntı ForumX tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Türkiye stratejik önemi olan bir ülkedir. Bu sebeple hem doğu bloğuyla hemde batı hegomonyasıyla aynı anda diplomatik ilişkiler kurmak zorundadır.

    Yani ülkemiz yönetiminin tüm ilişkileri geri çekme lüksü yok. Gereken sağlam, aklı başında, ülke çıkarlarını koruyan bir dış politikadır ama onu da şu ana kadar pek göremedik. Sağ fraksiyonlu partilerimiz sağolsunlar ne dış bıraktılar ne de politika.
    "Sağ" partileri bende eleştiriyorum fakat aynı şekilde "sol" partileride eleştiriyorum.
    Bu ülkede polis teşkilatı içindeki CIA oluşumunu nasıl sağ bir parti sağladıysa, Milli Eğitimi Amerikalıların eline bir sol parti vermiştir. Bugün IMF'den milyarlarca dolar borç alan sağ partiler varsa ilk borcuda ihtiyacı olmadığı halde bir sol parti almıştır.

    Bizim sol ve sağ kavramlarından öte ortak bir dış politikaya ihtiyacımız vardır.
    BİLİM + GÖNÜL


    Yılmayacağız , Yıkılmayacağız , Başaracağız !

    *

    Kızılların ve Kürtçülerin Şer Birliğini Yıkacağız!

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Batı Osmanlı'dan Neden Korkuyor!
    2005 Konuları bölümünde 'NMTD' tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 08.09.10, 03:31
  2. Bush Doğu ile Batı arasındaki uçurumu derinleştirdi
    2003 - 2004 Konuları bölümünde NoiaN tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 01.09.04, 19:09

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •