• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 10 12345678910 SonSon
99 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    06-05-2009
    Mesajlar
    7
    Karizma Gücü
    0

    Onay Kuran degisti mi ? ( degistirildi mi ? )

    Kuran degisti mi ? ( degistirildi mi ? )



    Forum Katilimcisinin Yorumu : Asagidaki yazi alintidir. Alinti sahibinin izni vardir; begendiyseniz asagidaki metni istediginiz sekilde kullanabilirsiniz. Kuran’a yapilacak bir mudahale sadece Kuran’in sahibi tarafindan yapilabilir. Kuran degistirilseydi ilk once Kuran dusmanlarinin yani Yahudilerin mudahalesi sozkonusu olurdu. Uzun zamandir Islam dusmanlarinin propagandasi surecinde musluman genclerin zihinlerinde sorular olusmaya basladi. Bunun da sonucu olarak (Allah da dahil) herseyin tartisilmasi gerektigi gibi bir sonuc dogdu. Bu sonuca ve surece iyi bir cevap olacagini umit ettigim asagidaki yazi ; Kuran’in degistirilmedigini ispatlamaktadir. Ilk bolumde metafizik mahluklarin Kuran’a mudahalesinin olamayacagi , sonraki bolumde insanlarin Kuran’a mudahalesinin olamayacagi doyurucu olarak aciklaniyor. Bir hatirlatmada bulunarak sizi alintiyla basbasa birakiyorum: Allahu Teala, Kuran-i Kerim’de “Benim kitabim arabidir” diyor. “Muhammed aleyhisselama, bu Kuran’i Arabi dil ile indirdim” buyuruyor. O halde, Allahu Tealanin melek ile indirdigi kelimelerin, harflerin ve manalarin toplami Kuran’dir. Boyle olmayan kitaplara, Kuran-i Kerim denemez. Bu kitaplara Kuran diyen muslumanliktan cikar. Kafir olur. Baska dile, hatta arabiye cevrilirse, Kuran aciklamasi denir. Manasi bozulmadan da, bir harfi bile degisince, Kuran olmaz. Hatta hicbir harfi degismeden , okunmasinda ufak degisiklik yapilirsa, Kuran denmez.(*)


    Kuran'in Tek Mutlak Dogru Oldugu Akil ile (de) Bulunur

    Bilimsel yontemde, merak icermeyen art niyetli onyarginin yeri yoktur. Butun dinlere saygi duyulmalidir cunku onlar da hayat icin, Dunya icin, Turkiye icin bir aciklamadir. Kesin dogruya ulasana kadar hicbirini saf disi birakamayiz , dislayamayiz. Akil ise objektif dogruyu yakalayabilmek icin kavramlari, olaylari -arastirilan her din icin- dinlerin icinden bakarak degerlendirmelidir, gercegi bulmak icin. Cunku her din , kendi icinden bakildiginda anlasilabilir. Her dine esit yaklasildiginda ise gorulecektir ki Kuran; tek dogru guvenilir yoldur. Asagida bu iddia ispatlanmistir:

    Kuran’in Ilahi Vahy oldugu kesindir. Cunku Emeviler devrinde Kuran’a benzer ( ? ) yazi yazan kisinin ismini Islam Alemi bildirdigi halde Islam dusmanlari coklugu zamaninda bile Kuran olustugu siradaki Kuran’a benzer ayet yazan kisiyi Islam dusmanlari Islam aleyhine de olsa kaydedememislerdir bize bildirememislerdir. Musrikler; Kuran’da benzer ayet yazmaya davet edildikleri halde hicbiri Kuran’a benzeyen bir cumle yazamamislardir. Yani o edebiyat devrini zaafa ugratacak bir ustun kelamdir Kuran. Kuran; boyutlar ustu mahluk ya da mahluklarin – mesela Cinlerin - sozu olabilir mi? Tanri olmayan bu kisi-kisilerden ya da varlik-varliklardan iyi niyetli varliklar Tanri’ya mahsus islere, Tanri’nin isine karismaz. Kotu varliklar karisir ya dalga gecmek icin yalanci kutsal kitap yazabilirler ya da art niyetli olduklarindan. Dalga gecmek de soz konusu olamaz; Tanri adina soz soylemeye kalkanlar kesinlikle kotu-art niyetlidir. Kafa karistirici bilgiler vermeye mecburdurlar. Eger boyle bir tecavuz vuku bulmus olsa idi insanlarin kafalarini karistirmalari lazim. Ortasi olamaz! Kuran’da ya kafa karistirici bilgiler ya da Tek Tanri! Kuran’da Tek Tanri gectigine gore demek ki Kuran, Tek olan Yaratici’nin Sozudur! Kuran’da Kuran’dakine benzeyen bir ayet getirmeleri istendigi halde hicbir kimse Kuran’daki cumlelere benzer cumle yazamamistir. Eger “Hic suphesiz, zikri (Kur'an'i) Biz indirdik Biz; onun koruyuculari da gercekten Biziz.” (Hicr 9) ayeti boyutlar ustu mahluklarin sozu ise, bu yetenekteki mahluklar; musrik insanlarla temasa gecip Kuran’a muhalefet-alternatif ayetleri onlara verirlerdi. Cunku inanmayan cinler de insanlar da musriklik icinde muhatap olarak ortaktilar. Ikisi de Kuran tarafindan meydan okunma ve agir duello altindaydilar. Isbirligi zaruriydi. Ama Kuran’a benzer bir soz yazilamadi. Demek ki Kuran ve ayni zamanda “Hic suphesiz, zikri (Kur'an'i) Biz indirdik Biz; onun koruyuculari da gercekten Biziz.” (Hicr 9) ayeti Tanri’nin sozudur.

    Kuran Tanri Kelamidir. Kuran olustugu cagda Evs ve Hazrec kabileleri, Muhammed donemine kadar onyillarca birbirleriyle surekli savas halinde olmasa da catisma icindeydiler. Aslinda bu iki kabile disinda onemli uc Yahudi kabilesi (Beni Kureyza, Bani Nadir ve Beni Kaynuka) arasinda da catismalar oluyordu. Evs ve Hazrec birbirileriyle oldugu gibi, Yahudi kabileler de birbiriyle catisirdi. Yesrib'de (Medine) bu tip kabile catismalari son derece olagandi. Islam surecinde ise Yahudiler , kendi dinlerinde ; Tevrat’ta Tanri tarafindan azarlanmis da olsalar , Islam’a Direnmeleri Yahudilerin haysiyetli, saygin ve kendince onurlu durusu olan bir aksiyon oldugunu gosterir. Islam’a olan direnme gucunu ‘eziklik’ten alamazlar.

    ***

    Hristiyan Kaynagi

    ( http://www.hristiyan.net/kutsalkitab...i/tahrif10.htm ) diyor ki:

    M.O. 300’e dogru da tarihler, Ezra ve Nohemya bolumleri. Bu son tarihten sonra Eski Ahd'in (Tevratin) artik simdiki seklinde kaldigi, hatta bir harfinin bile degistirilmedigi bir gercektir -Hayrullah Ors, Musa ve Yahudilik, Istanbul,1966 sayfa 37- (Hayrullah Ors : 1965-1973 Hur ve Kabul Edilmis Masonlar Buyuk Locasi Buyuk Ustadidir.)

    Yani Asr-i Saadette Tevrat ile simdiki Tevrat ayniydi.

    CIKIS
    BAB: 10
    AYET: 3
    S: 63 Ibranilerin Allahi Rab soyle diyor: .

    II. KIRALLAR
    BAB: 5
    AYET: 15 Iste, simdi bildim ki butun dunyada allah yoktur, ancak Israil'de vardir.

    TESNIYE
    BAB: 14
    AYET 12
    S: 191 Siz Allahiniz Rabbin ogullarisiniz." Cunku sen Allah'in Rabbe mukaddes bir kavimsin, ve Rab yer uzerinde olan butun kavimlerden ustun olarak kendisine has bir kavim olmak uzere seni secti.

    Yani Asr-i Saadette Yahudilik ; ustun irk felsefesine sahipti.

    Tevrattaki derin Yahudi irk bilincinin mantigi geregi Kuran’in tahrif edilmesi gerekiyordu. Cunku Kuran ; en cok yahudilerin damarlarina basiyordu , en cok yahudileri azarliyordu. Tahrif edilseydi en evvel Yahudiler tahrif ederdi-Yahudilerin ustun irk fikri , Muharref Tevrat kadar eskidir- Yahudiler , kendilerindeki siddetli irkcilik ve diger irklari asagilama felsefelerini Asr-i Saadette en bayrak haline getirdiler cunku tarihte Yahudileri bu kadar azarlayan ve dusman ilan eden baska bir edebi yapit bulmak mumkun degildir. Yahudiler bunu engellemek zorunda idiler kaldi ki putperestler bile dinlerinden donmezlerken yahudilerin nasil dinlerinde inatci oldugu, Muhammed Peygamber devrini biraz anlatir.

    Bu kadar inatci yahudiler kendi rahatlarini dusunerek kesinlikle bu dini kendileri icin tehlike olmaktan cikarmalari gerekiyordu Kuran tahrif edilmeliydi. Dinlerinde kalmalari icin ve yasam felsefelerini saglikli yasatmalari icin Kuran’i en buyuk Dusman olarak gormeleri gerekiyordu. (Bu son paragraftaki anlatilanlar , aslinda her cagdaki anti-siyonist samimi dindar yahudilerin de icinde vardir. )

    Peki Yahudiler , Kuran’i degistirebilecek imkana ve sosyal rahatliga –Islam Dunyasinda- sahip miydi? Evet.

    Eger Kuran tahrif edilseydi en evvel Yahudileri basdusman ilan eden , gosteren ayetler tahrif edilirdi… Yahudilerin rahati icin onlari etkisiz hale getirmek gerekirdi fakat canla basla dusmanlik, Kuran’i tahrif edemedi. Kuran’a eger beser kelami karismis olsaydi, en evvel bu ayetlere de beser kelaminin karismis olmasi lazim gelirdi. Kucuk tahrifler olmus olamaz mi dersek; Muslumanlar Kuvvetliyse buna izin vermezler. Bu noktada da Vahy korunmus olur , Kuran gene Ilahi Sozdur. Muslumanlar kuvvetsizse en evvel Yahudileri asagilayan ayetler ortadan kaldirilirdi; En siddetli dusman Yahudi ve musriklerdi. Musrikler de Lat, Menat, Uzza’yi oven ayetler yerlestirirlerdi. Asr-i Saadette Kuran tahrif edilemedi. Musrigin olmadigi donemlerde Yahudiler en buyuk dusmandi. Gunumuze kadarki zaman surecinde de Tahrif olsaydi en evvel Yahudileri asagilayan, hedef gosteren ayetler tahrif olurdu. Tahrif yok ve de Muslumanlar, kendileri Kuran’i tahrif etmezler. Dolayisi ile Kuran, ilk gunku Vahy gibi taze ve degistirilmemistir, gunumuze kadar gelmistir. Ve bu ayetler hala yasiyorsa, Kuran; yasayan mucizedir, yasayan Vahydir , bastan sona kadar Tanri’nin sozudur. Kuran’in yeniden yazilip, orjinallerinin yakildigi bir Hz. Osman devrinde Kuran’i yazan heyete Kuran’i tahrif edecek kisi giremezdi. Tersini dusunursek, Kuran’i tahrif etmeye kalkacak kisi o heyete nasil girmistir? Oyleyse her turlu Kuran dusmanina acik bir heyettir o. Yahudi ve musriklere de dogal olarak acik olacaktir. Dolayisiyla her turlu tahrifat, Yahudi ayetlerinden baslanarak yapilabilecektir. Sosyolojik bir gercek olarak mu’minlere en siddetli dusman Yahudiler ve musriklerdi. O cok onemli heyete; bu nitelikte yani Kuran’i degistirebilecek bir kisi girebiliyorsa , Kuran, her turlu munafiklik temelinde Yahudi ve musriklerin ayet operasyonlarina da acik olurdu. Musrikler , Lat, Menat, Uzza’yi oven ayetler yerlestirirlerdi, musrigin olmadigi donemlerde Yahudiler en buyuk dusmandi. Ama hicbir ayet operasyonuyla karsilasmiyoruz. Kuran’a Yahudilerin ve musriklerin operasyonu mumkun olmadigindan heyettekilerde oyle bir nitelik (Kuran’i tahrif etme niteligi) yoktu. Bu “cok onemli heyet” konusunda hicbir ‘tahrifat’ dedikodusuyla da karsilasmiyoruz.

    Bu aciklama, Kuran’i Allah’in korudugunun bilimsel bir delilidir.

    Hepinizi karsilik beklemeden Kuran Ahlakina cagiriyorum.

    Sekulerizmin yani ateizmin bilimsel dayanagi yoktur. Bilimin secilmis konularinin yorumlanmasidir. Ben ayni bilimi alir , Allah'in kudretine baglarim. Dolayisi ile Ateizm bir yorumdur , oyle tek tarafli yorumdur ki bir inanc bicimi halinde sekillenir , dini tartismalarda.

    Ey ateist! Inancliya inancli olmamayi tavsiye ediyorsun da sen niye ateizm inanlisisin?


    (*) : Tam ilmihal Saadet-i Ebediye , Huseyn Hilmi Isik.

  2. #2
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    Kur'an elbette hemmucizedir hemde değiştirilmesi mümkün olmayan yegane bir kelamdır değiştirilseydi dediğin gibi en evvel yahudilere aid ayetler değiştirildi

    Bunlarda sözlerden:



    "Sen Kur'anı pek âlî, çok parlak görüyorsun. Tarafsız muhakeme et, öyle bak. Yani bir insan kelâmı farzet bak. Acaba o faziletleri, o zînetleri görecek misin?"


    Hakikaten ben de ona aldandım. İnsan kelâmı farzedip, öyle baktım. Gördüm ki: Nasıl Bayezid'in elektrik düğmesi çevrilip söndürülünce ortalık karanlığa düşer. Öyle de o farz ile Kur'anın parlak ışıkları gizlenmeğe başladı. ... Beni vartaya yuvarlandırıyor. Kur'andan meded ettim. Birden bir nur kalbime geldi. Müdafaaya kesin bir kuvvet verdi. O vakit şöylece bir münazara başladı.


    Dedim: tarafsız muhakeme, iki taraf ortasında bir vaziyettir. Halbuki hem senin, hem insandaki senin şakirdlerin, dediğiniz tarafsız muhakeme ise; muhalif olan karşı tarafı yenmektir, tarafsızlık değildir. Geçici bir dinsizliktir. Çünki Kur'ana kelâm-ı insan diye bakmak ve öyle muhakeme etmek, karşı tarafı esas tutmaktır. Bâtıl tarafa taraftar olmaktır, tarafsızlık değildir, belki bâtıla tarafgirliktir.


    Kur'an insan kelâmına benziyor. Onların konuşması tarzındadır. Demek, insan kelâmıdır. Eğer Allah'ın kelâmı olsa; ona yakışacak, her cihetçe hârikulâde bir tarzı olacaktı. Onun san'atı nasıl insan san'atına benzemiyor, kelâmı da benzememeli?

    Cevaben dedim:

    -Nasılki Peygamberimiz (A.S.M.) mu'cizatından ve hasaisinden başka, fiil ve hal ve tavırında insaniyette kalıp, insan gibi âdet-i İlahiyeye ve yaratılış emirlerine kayıtlı kalmış ve itaat etmiştir. O da soğuk çeker, elem çeker ve vb... Herbir hal ve tavırında hârikulâde bir vaziyet verilmemiş. Tâ ki ümmetine fiiliyle îmam olsun, tavırlarıyla rehber olsun, umum harekâtıyla ders versin. Eğer her tavırında hârikulâde olsa idi, bizzât her yönden imam olamazdı. Herkese gerçek rehber olamazdı. Bütün haliyle Rahmeten lil-âlemîn olamazdı. Aynen öyle de: Kur'an-ı Hakîm şuur sahiplerine îmamdır, cin ve inse mürşiddir, ehl-i kemâle rehberdir, ehl-i hakikata öğretmendir. Öyle ise, insanin konuşması ve üslûbu tarzında olması zarurî ve kesindir. Çünki cin ve ins duasını ondan alıyor, duâsını ondan öğreniyor, meselelerini onun ldiliyle zikrediyor, insanlar arasındaki sosyal yaşantı kurallarını ondan öğreniyor ve hâkezâ... Herkes onu merci yapıyor. Öyle ise, eğer Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâm'ın Tur-i Sina'da işittiği Kelâmullah tarzında olsa idi, insan bunu dinlemekte ve işitmekte tahammül edemezdi ve müracaat edemezdi. Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâm gibi bir ulül-azm, ancak birkaç kelâmı işitmeye tahammül etmiştir.

    Sonuç:

    Kur'an, bütün dinlediğim ve dünyada mevcud kitablara kıyas edilse, hiçbirisine benzemiyor ve onların derecesinde değildir. Öyle ise ya Kur'an, hepsinin altındadır veya hepsinden üstün bir derecesi vardır. Hepsinin altındaki şık ise, muhal olmakla beraber, hiçbir düşman hattâ şeytan dahi diyemez ve kabul etmez. Öyle ise Kur'an, umum kitabların üstündedir. Öyle ise mu'cizedir.


    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

  3. #3
    Kapatıldı Franchise adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    6,936
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Değiştirmekten kasıt yazılı bir kaynağı değiştirmekse ben hiçbir kutsal kitabın değiştirilmesine ihtimal vermiyorum.Ve çok basit bir gerekçe sunuyorum,öyle mucizevi gerçekler falan değil-Tanrı kendi kitabını korur değiştirmek mümkün müdür haşa tarzı bir gerçeklik değil-

    Şöyle düşünün, değiştirmek isteyen ne kadar adam varsa aslına sadık kalmak isteyende o kadar adam vardı.Yok etmek isteyen ne kadar adam varsa sahip çıkmak isteyende o kadar adam vardı.Ben 4 büyük kitabın hiçbirisinin değiştirilmiş olmasına ihtimal ermiyorum.

    Ancak asıl değişim kağıt üzerinde değil "zihin üzerinde" olmuştur.Değişen kağıt üzerindeki yazılı Kuran tevrat incil zebur değildir, zihin üzerindeki kitaplardır. Bir şeyi nasıl anlarsanız o şeyin tamamını da anlayışınıza göre değiştirebilirsiniz, yanlış anlarsanız -ki bu çok olası bir durum- yanlış bir kitaba sahip olursunuz.

    Yeni öğrendiğim bir fıkrayı anlatarak daha iyi açıklayacağımı umuyorum:

    Delinin biri cumaya gitmiş ama namaz çıkışında eline sopayı almış ve cemaatten hiçkimseyi dışarıya salmamış."Bir soru soracağım ve o soru bilinmediği sürece dışarı kimsenin çıkmasına izin vermeyeceğim" demiş.

    -Kaç tane Tanrı vardır?

    Herkes bir tane Tanrı olduğunu söylemiş."Bu nasıl sorudur bir tane elbette!!"
    Ama deli ısrar etmiş "hayır yanlış cevap,bilemediniz!!"...O sırada mahalleden bir diğer deli geçiyormuş ve cami önündeki olayı görünce gelmiş ve vermiş sorunun cevabını:

    "Her kelle başına bir Tanrı."


    Mesele Kur'anın değiştirilmesi değildir.Kur'anın nasıl anlaşıldığıdır.Herkes farklı anlıyor ama özüne ulaşıldığı an o Kur'an da değiştirilmemiş olacak.Onu değiştirip duran ise kendi zihninizdir,kendi kelleniz. Gerçekten de zihin olmazsa, herkes bir ve bütün olabilir.Bizi ayıran ve bizde bölünmeyi yaratan işte bu zihindir,bu düşüncelerdir.Hiç düşüncesi olmayan adam, herşeyi olduğu gibi görür.Ve yalnızca o gerçeği görebilir,yalnızca o gerçekliği kendi kafasına göre yontmadan olduğu gibi görebilir,önyargısız öznel hayallerden yoksun bir biçimde...Yalnızca hiç zihni olmayan adamların Tanrıları ve kitapları bir olabilir.

  4. #4
    sadrina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-08-2008
    Mesajlar
    1,993
    Karizma Gücü
    0
    mesela "Muslumanlar kuvvetsizse en evvel Yahudileri asagilayan ayetler ortadan kaldirilirdi" cumlesini ele alalim;

    "herseyden once kuran'da yahudileri asagilayan ayetlerin olmasi bile kuran'in bilimsellikle, rasyonaliteyle incelenmesine karsi cikan bir gorustur. madem yaratici tektir, neden vahiy yoluyla muslumanliktan once indirdigi bir dinin mensuplarini asalayici ayetler indirmis olsun."

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Bu aciklama, Kuran’i Allah’in korudugunun bilimsel bir delilidir.

    Cok ispat cabalari gordum, ama boyle sacma bir delil gormedim.Bu yeni versiyon herhalde.Bilimselligin icinde veriler olur,tarih,deneyler olur,arastirma vs vs olur.Hayali atraksiyonlarla bilimsellik OLMAZ..
    Bir kac soru sorarsin ,bu zati muhteremin butun BILIMSELLIGI yerle bir olur.

    1)Kurani koruyan Allah'in neden onceki kitaplari korumaya gucu yetmemis ?

    2)Magrada,Muhammede ilk inen ayet hangisi ?Su Allah'in korudugu (simdiki) Kuranin ilk ayeti hangisi ?Eger bu iki ayet degisikse ,hangi akla mantikla Allah bunu korumus oluyor ?

    3)Kuran'da daha once gonderilen kitaplarin insanlar tarafindan degistirildigi bilgisi verilmisken ,Muhammed hangi cesaretle bu kitabin tasnifini insanlarin eline birakmistir ?


    Vay efendim ,eger Kuran degismis olsaymis bu degisimi Yahudiler ve muhafiklar yaparmis,icindeki onlarla ilgili kotu olan ayetleri yok ederlermis,mis mis mis.

    Degistirmeleri icin sebep ne ?

    Diyelim ki sen, bir orgutun icersinde bulunuyorsun ve sana karsi olan bir orgut daha var.Bunlar ornek olarak KOMINIST ve FASIST goruslu iki orgut olsun.Bu iki orgutunde karsit propaganda amacli cikarmis olduklari dergiler olsun, ki bunlar gercektir.Sende bu orgutun icinde bulunan bir kisi olarak, KARSIT goruslu orgutun yayinlarini okuyarak ve o yayinlarin icindeki seni assaglayan ,kotuleyen yazilari okudukca,kendi orgutune daha cok baglanirsin.Cunku bu karsi orgutun attigi palavralari birebir yasadigin ve oyle olmadigini bildigin icin ,orgutune karsi bagliligin daha cok artar.
    Hasbel kader genclik yillarimizda bu orgutlerin icersinde bulunduk ve o devirde butun orgutlerin binalarinda bu tur yayinlar okutulur ve senin hakkinda karsi orgutun atmis oldugu IFTIRALAR bize gosterilirdi.Bundaki amac karsi orgutun ne kadar yalanci ve iftiraci oldugunu ispatlamakti.
    Onun icinde orgut liderlerinin hic biri karsi yayinlardan rahatsiz olmaz ,bilakis hoslarina giderdi.
    Bu ornektende anlasilacagi uzere Yahudilerin veya Inancsizlarin boyle bir caba icinde olmalari hicte akil kari olmazdi.Iste benim bu verdigim ornek BILIMSELDIR.Ispati da cok kolaydir..Hemen hemen herkezin yakin cevresinden 1-2 kisi zamaninda bu orgutlerde faliyet gostermistir.Onlara sorun ve gercekleri ogrenin.
    Oyle konuyu acan arkadasin HAYALI VE VARSAYIMLARLA ispat cabalari BILIMSEL olamaz.



    .

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Tamam arkadaşta daha önce açılmış konulara neden cevap vermemişinde kaseti tekrar başa sarmışsın. Bu konuyla igili, Kuran insan eliylemi yazıldı,Dünyanın en eski kuranı gibi konular var .Bence bu konuyu açmadan evvel bu gibi konuları okusaydın,gereksiz sana cevap verme zahmetine bizi sokmazdın.

    Kuran değiştimi diyorsunuz ve hemen pis yahudiler diye başlıyorsunuz.Nedir bu sizin yahudi şizofreniniz,kinciliğiniz,paranoyanız.Ne yaptı bu adamlar size,daha en kafadan başlıyorsunuz.Kuranın bile üçte ikisi yahudilerle ilgili.

    Sana bir soru, Kuran yahudilerin her şeyiyle yakından ilgilenmişte neden afrikada veya başka yerlerde yamyamlık yapan ırklarla ilgilenmemiş.Şurada 60-70 yıl öncesine kadar insan eti yiyen ırklar vardı.Kuranı okuyan bir insan dünyada araplardan ve yahudilerden başka insan yok zanneder.Şu anda sizde aynı mantık yapısını güdüyorsunuz.

  7. #7
    Ra_
    Ra_ çevrimdışı
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,332
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Sevgili arkadaşlar...Allahı, dini imanı tanıyan kişi, Allahın bazen insanları şüphede bırakarak ta imtihan ettiğini bilir...
    Allahın bizlerden beklentisi, "acaba verdiğim aklı, düşünme yeteneğini kullanarak doğru sonuca ulaşacak mı?". hususu olabilir..

    Kısacası yüce yaratıcı bizlerden aklımızı kullanmamızı istemektedir... O yüzden de bütün hakikatleri açığa çıkarmaz... belkide; aklımızla, düşüncemizle keşfettiğimiz, geliştirdiğimiz yöntemlerle gerçeği bulmamız ve belli olgunluğa erişmemiz istenilmektedir..
    kimbilir..!
    Her gidiş zamansızdır, bir yosmanın gülüşü kadar
    vurdumduymaz...
    dönüp bakmak istersin ardına, geride bıraktığın piç
    sevdalara...
    üşürsün bencilce..
    .....

  8. #8
    Kapatıldı Franchise adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    6,936
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı Ra_ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgili arkadaşlar...Allahı, dini imanı tanıyan kişi, Allahın bazen insanları şüphede bırakarak ta imtihan ettiğini bilir...
    Allahın bizlerden beklentisi, "acaba verdiğim aklı, düşünme yeteneğini kullanarak doğru sonuca ulaşacak mı?". hususu olabilir..

    Kısacası yüce yaratıcı bizlerden aklımızı kullanmamızı istemektedir... O yüzden de bütün hakikatleri açığa çıkarmaz... belkide; aklımızla, düşüncemizle keşfettiğimiz, geliştirdiğimiz yöntemlerle gerçeği bulmamız ve belli olgunluğa erişmemiz istenilmektedir..
    kimbilir..!
    Neden böyle bir şey istesin? "yarattığım aklı kullanıp ulaşacak mı" derken kim sınanıyor? Kul mu yoksa Allah kendi yaratımını mı sınıyor?

    Eğer sınanan kul ise o halde kulu yaratan Allah olduğundan yine kendisini sınıyor demektir.
    Eğer Allah yarattığım aklı kullanacak mı diye diye kula verdiği iradeyi sınıyorsa o halde yine kendi iradesini sınıyor demektir.
    Başka bir yoldan, eğer yaratıcı kendisini sınıyorsa...o halde henüz kusursuz değil demektir.

    Veya başka bir yoldan yoktur böyle sınayan bir yaratıcı.

  9. #9
    Ra_
    Ra_ çevrimdışı
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,332
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Franchise tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Neden böyle bir şey istesin? "yarattığım aklı kullanıp ulaşacak mı" derken kim sınanıyor? Kul mu yoksa Allah kendi yaratımını mı sınıyor?

    Eğer sınanan kul ise o halde kulu yaratan Allah olduğundan yine kendisini sınıyor demektir.
    Eğer Allah yarattığım aklı kullanacak mı diye diye kula verdiği iradeyi sınıyorsa o halde yine kendi iradesini sınıyor demektir.
    Başka bir yoldan, eğer yaratıcı kendisini sınıyorsa...o halde henüz kusursuz değil demektir.

    Veya başka bir yoldan yoktur böyle sınayan bir yaratıcı.
    haklısın.. doğru olabilir.
    zaten İnsanı yaratıp kendi ruhundan üflediği söylendiğine göre tüm insanlar yaratıcının egosunu tatmin ediyor olabilir..
    yinede ilahi bir gücün tüm kainatı çevreleyip iradesiyle yönlendirdiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.. yani bir yüce yaratıcı ve büyük ruh mevcut..
    Her gidiş zamansızdır, bir yosmanın gülüşü kadar
    vurdumduymaz...
    dönüp bakmak istersin ardına, geride bıraktığın piç
    sevdalara...
    üşürsün bencilce..
    .....

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Franchise tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Neden böyle bir şey istesin? "yarattığım aklı kullanıp ulaşacak mı" derken kim sınanıyor? Kul mu yoksa Allah kendi yaratımını mı sınıyor?

    Eğer sınanan kul ise o halde kulu yaratan Allah olduğundan yine kendisini sınıyor demektir.
    Eğer Allah yarattığım aklı kullanacak mı diye diye kula verdiği iradeyi sınıyorsa o halde yine kendi iradesini sınıyor demektir.
    Başka bir yoldan, eğer yaratıcı kendisini sınıyorsa...o halde henüz kusursuz değil demektir.

    Veya başka bir yoldan yoktur böyle sınayan bir yaratıcı.

    Değerli dostum aslında ben bunu çok rahatlıkla açıklayabilirim.Hayat nedir ,sınama nedir ve Tanrı nedir.Ama çok uzun ve karmaşık bir konu ,yazıyla anlatabilmek ,heleki anlayamayıp eleştirenlerde olacaktır çok zor.


    Ama kısaca yaşadığını nerden biliyorsun.Yani dünyada gerçekten var olduğunu.

    Ya uykudaysan ve yaşam denilen son derece gerçekçi bir rüya görüyorsan ..Uyandığında son derece monoton acının derdin ve maceranın olmadığı bir dünyada uyanacaksan.Yaşamdaki dertleri ,acıları,sıkıntıları,mağlubiyetleri,başarıları aslında sen istiyorsan.Aynı filim seyreder gibi hayatı son derece gerçekçi bir filim gibi izliyorsan.Ve tanrının bir parçasıysan.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •