Kuran degisti mi ? ( degistirildi mi ? )
Forum Katilimcisinin Yorumu : Asagidaki yazi alintidir. Alinti sahibinin izni vardir; begendiyseniz asagidaki metni istediginiz sekilde kullanabilirsiniz. Kuran’a yapilacak bir mudahale sadece Kuran’in sahibi tarafindan yapilabilir. Kuran degistirilseydi ilk once Kuran dusmanlarinin yani Yahudilerin mudahalesi sozkonusu olurdu. Uzun zamandir Islam dusmanlarinin propagandasi surecinde musluman genclerin zihinlerinde sorular olusmaya basladi. Bunun da sonucu olarak (Allah da dahil) herseyin tartisilmasi gerektigi gibi bir sonuc dogdu. Bu sonuca ve surece iyi bir cevap olacagini umit ettigim asagidaki yazi ; Kuran’in degistirilmedigini ispatlamaktadir. Ilk bolumde metafizik mahluklarin Kuran’a mudahalesinin olamayacagi , sonraki bolumde insanlarin Kuran’a mudahalesinin olamayacagi doyurucu olarak aciklaniyor. Bir hatirlatmada bulunarak sizi alintiyla basbasa birakiyorum: Allahu Teala, Kuran-i Kerim’de “Benim kitabim arabidir” diyor. “Muhammed aleyhisselama, bu Kuran’i Arabi dil ile indirdim” buyuruyor. O halde, Allahu Tealanin melek ile indirdigi kelimelerin, harflerin ve manalarin toplami Kuran’dir. Boyle olmayan kitaplara, Kuran-i Kerim denemez. Bu kitaplara Kuran diyen muslumanliktan cikar. Kafir olur. Baska dile, hatta arabiye cevrilirse, Kuran aciklamasi denir. Manasi bozulmadan da, bir harfi bile degisince, Kuran olmaz. Hatta hicbir harfi degismeden , okunmasinda ufak degisiklik yapilirsa, Kuran denmez.(*)
Kuran'in Tek Mutlak Dogru Oldugu Akil ile (de) Bulunur
Bilimsel yontemde, merak icermeyen art niyetli onyarginin yeri yoktur. Butun dinlere saygi duyulmalidir cunku onlar da hayat icin, Dunya icin, Turkiye icin bir aciklamadir. Kesin dogruya ulasana kadar hicbirini saf disi birakamayiz , dislayamayiz. Akil ise objektif dogruyu yakalayabilmek icin kavramlari, olaylari -arastirilan her din icin- dinlerin icinden bakarak degerlendirmelidir, gercegi bulmak icin. Cunku her din , kendi icinden bakildiginda anlasilabilir. Her dine esit yaklasildiginda ise gorulecektir ki Kuran; tek dogru guvenilir yoldur. Asagida bu iddia ispatlanmistir:
Kuran’in Ilahi Vahy oldugu kesindir. Cunku Emeviler devrinde Kuran’a benzer ( ? ) yazi yazan kisinin ismini Islam Alemi bildirdigi halde Islam dusmanlari coklugu zamaninda bile Kuran olustugu siradaki Kuran’a benzer ayet yazan kisiyi Islam dusmanlari Islam aleyhine de olsa kaydedememislerdir bize bildirememislerdir. Musrikler; Kuran’da benzer ayet yazmaya davet edildikleri halde hicbiri Kuran’a benzeyen bir cumle yazamamislardir. Yani o edebiyat devrini zaafa ugratacak bir ustun kelamdir Kuran. Kuran; boyutlar ustu mahluk ya da mahluklarin – mesela Cinlerin - sozu olabilir mi? Tanri olmayan bu kisi-kisilerden ya da varlik-varliklardan iyi niyetli varliklar Tanri’ya mahsus islere, Tanri’nin isine karismaz. Kotu varliklar karisir ya dalga gecmek icin yalanci kutsal kitap yazabilirler ya da art niyetli olduklarindan. Dalga gecmek de soz konusu olamaz; Tanri adina soz soylemeye kalkanlar kesinlikle kotu-art niyetlidir. Kafa karistirici bilgiler vermeye mecburdurlar. Eger boyle bir tecavuz vuku bulmus olsa idi insanlarin kafalarini karistirmalari lazim. Ortasi olamaz! Kuran’da ya kafa karistirici bilgiler ya da Tek Tanri! Kuran’da Tek Tanri gectigine gore demek ki Kuran, Tek olan Yaratici’nin Sozudur! Kuran’da Kuran’dakine benzeyen bir ayet getirmeleri istendigi halde hicbir kimse Kuran’daki cumlelere benzer cumle yazamamistir. Eger “Hic suphesiz, zikri (Kur'an'i) Biz indirdik Biz; onun koruyuculari da gercekten Biziz.” (Hicr 9) ayeti boyutlar ustu mahluklarin sozu ise, bu yetenekteki mahluklar; musrik insanlarla temasa gecip Kuran’a muhalefet-alternatif ayetleri onlara verirlerdi. Cunku inanmayan cinler de insanlar da musriklik icinde muhatap olarak ortaktilar. Ikisi de Kuran tarafindan meydan okunma ve agir duello altindaydilar. Isbirligi zaruriydi. Ama Kuran’a benzer bir soz yazilamadi. Demek ki Kuran ve ayni zamanda “Hic suphesiz, zikri (Kur'an'i) Biz indirdik Biz; onun koruyuculari da gercekten Biziz.” (Hicr 9) ayeti Tanri’nin sozudur.
Kuran Tanri Kelamidir. Kuran olustugu cagda Evs ve Hazrec kabileleri, Muhammed donemine kadar onyillarca birbirleriyle surekli savas halinde olmasa da catisma icindeydiler. Aslinda bu iki kabile disinda onemli uc Yahudi kabilesi (Beni Kureyza, Bani Nadir ve Beni Kaynuka) arasinda da catismalar oluyordu. Evs ve Hazrec birbirileriyle oldugu gibi, Yahudi kabileler de birbiriyle catisirdi. Yesrib'de (Medine) bu tip kabile catismalari son derece olagandi. Islam surecinde ise Yahudiler , kendi dinlerinde ; Tevrat’ta Tanri tarafindan azarlanmis da olsalar , Islam’a Direnmeleri Yahudilerin haysiyetli, saygin ve kendince onurlu durusu olan bir aksiyon oldugunu gosterir. Islam’a olan direnme gucunu ‘eziklik’ten alamazlar.
***
Hristiyan Kaynagi
( http://www.hristiyan.net/kutsalkitab...i/tahrif10.htm ) diyor ki:
M.O. 300’e dogru da tarihler, Ezra ve Nohemya bolumleri. Bu son tarihten sonra Eski Ahd'in (Tevratin) artik simdiki seklinde kaldigi, hatta bir harfinin bile degistirilmedigi bir gercektir -Hayrullah Ors, Musa ve Yahudilik, Istanbul,1966 sayfa 37- (Hayrullah Ors : 1965-1973 Hur ve Kabul Edilmis Masonlar Buyuk Locasi Buyuk Ustadidir.)
Yani Asr-i Saadette Tevrat ile simdiki Tevrat ayniydi.
CIKIS
BAB: 10
AYET: 3
S: 63 Ibranilerin Allahi Rab soyle diyor: .
II. KIRALLAR
BAB: 5
AYET: 15 Iste, simdi bildim ki butun dunyada allah yoktur, ancak Israil'de vardir.
TESNIYE
BAB: 14
AYET 12
S: 191 Siz Allahiniz Rabbin ogullarisiniz." Cunku sen Allah'in Rabbe mukaddes bir kavimsin, ve Rab yer uzerinde olan butun kavimlerden ustun olarak kendisine has bir kavim olmak uzere seni secti.
Yani Asr-i Saadette Yahudilik ; ustun irk felsefesine sahipti.
Tevrattaki derin Yahudi irk bilincinin mantigi geregi Kuran’in tahrif edilmesi gerekiyordu. Cunku Kuran ; en cok yahudilerin damarlarina basiyordu , en cok yahudileri azarliyordu. Tahrif edilseydi en evvel Yahudiler tahrif ederdi-Yahudilerin ustun irk fikri , Muharref Tevrat kadar eskidir- Yahudiler , kendilerindeki siddetli irkcilik ve diger irklari asagilama felsefelerini Asr-i Saadette en bayrak haline getirdiler cunku tarihte Yahudileri bu kadar azarlayan ve dusman ilan eden baska bir edebi yapit bulmak mumkun degildir. Yahudiler bunu engellemek zorunda idiler kaldi ki putperestler bile dinlerinden donmezlerken yahudilerin nasil dinlerinde inatci oldugu, Muhammed Peygamber devrini biraz anlatir.
Bu kadar inatci yahudiler kendi rahatlarini dusunerek kesinlikle bu dini kendileri icin tehlike olmaktan cikarmalari gerekiyordu Kuran tahrif edilmeliydi. Dinlerinde kalmalari icin ve yasam felsefelerini saglikli yasatmalari icin Kuran’i en buyuk Dusman olarak gormeleri gerekiyordu. (Bu son paragraftaki anlatilanlar , aslinda her cagdaki anti-siyonist samimi dindar yahudilerin de icinde vardir. )
Peki Yahudiler , Kuran’i degistirebilecek imkana ve sosyal rahatliga –Islam Dunyasinda- sahip miydi? Evet.
Eger Kuran tahrif edilseydi en evvel Yahudileri basdusman ilan eden , gosteren ayetler tahrif edilirdi… Yahudilerin rahati icin onlari etkisiz hale getirmek gerekirdi fakat canla basla dusmanlik, Kuran’i tahrif edemedi. Kuran’a eger beser kelami karismis olsaydi, en evvel bu ayetlere de beser kelaminin karismis olmasi lazim gelirdi. Kucuk tahrifler olmus olamaz mi dersek; Muslumanlar Kuvvetliyse buna izin vermezler. Bu noktada da Vahy korunmus olur , Kuran gene Ilahi Sozdur. Muslumanlar kuvvetsizse en evvel Yahudileri asagilayan ayetler ortadan kaldirilirdi; En siddetli dusman Yahudi ve musriklerdi. Musrikler de Lat, Menat, Uzza’yi oven ayetler yerlestirirlerdi. Asr-i Saadette Kuran tahrif edilemedi. Musrigin olmadigi donemlerde Yahudiler en buyuk dusmandi. Gunumuze kadarki zaman surecinde de Tahrif olsaydi en evvel Yahudileri asagilayan, hedef gosteren ayetler tahrif olurdu. Tahrif yok ve de Muslumanlar, kendileri Kuran’i tahrif etmezler. Dolayisi ile Kuran, ilk gunku Vahy gibi taze ve degistirilmemistir, gunumuze kadar gelmistir. Ve bu ayetler hala yasiyorsa, Kuran; yasayan mucizedir, yasayan Vahydir , bastan sona kadar Tanri’nin sozudur. Kuran’in yeniden yazilip, orjinallerinin yakildigi bir Hz. Osman devrinde Kuran’i yazan heyete Kuran’i tahrif edecek kisi giremezdi. Tersini dusunursek, Kuran’i tahrif etmeye kalkacak kisi o heyete nasil girmistir? Oyleyse her turlu Kuran dusmanina acik bir heyettir o. Yahudi ve musriklere de dogal olarak acik olacaktir. Dolayisiyla her turlu tahrifat, Yahudi ayetlerinden baslanarak yapilabilecektir. Sosyolojik bir gercek olarak mu’minlere en siddetli dusman Yahudiler ve musriklerdi. O cok onemli heyete; bu nitelikte yani Kuran’i degistirebilecek bir kisi girebiliyorsa , Kuran, her turlu munafiklik temelinde Yahudi ve musriklerin ayet operasyonlarina da acik olurdu. Musrikler , Lat, Menat, Uzza’yi oven ayetler yerlestirirlerdi, musrigin olmadigi donemlerde Yahudiler en buyuk dusmandi. Ama hicbir ayet operasyonuyla karsilasmiyoruz. Kuran’a Yahudilerin ve musriklerin operasyonu mumkun olmadigindan heyettekilerde oyle bir nitelik (Kuran’i tahrif etme niteligi) yoktu. Bu “cok onemli heyet” konusunda hicbir ‘tahrifat’ dedikodusuyla da karsilasmiyoruz.
Bu aciklama, Kuran’i Allah’in korudugunun bilimsel bir delilidir.
Hepinizi karsilik beklemeden Kuran Ahlakina cagiriyorum.
Sekulerizmin yani ateizmin bilimsel dayanagi yoktur. Bilimin secilmis konularinin yorumlanmasidir. Ben ayni bilimi alir , Allah'in kudretine baglarim. Dolayisi ile Ateizm bir yorumdur , oyle tek tarafli yorumdur ki bir inanc bicimi halinde sekillenir , dini tartismalarda.
Ey ateist! Inancliya inancli olmamayi tavsiye ediyorsun da sen niye ateizm inanlisisin?
(*) : Tam ilmihal Saadet-i Ebediye , Huseyn Hilmi Isik.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




