DÜZEN tarafından gönderildi.
Bir Photoshop çalışmasıda benden,
Hz. Ömer'in hayatındaki bir diğer olay da Ehl-i Beyt sevgisini gösterir. Hz. Ömer (r.a.) halifeyken, bir gün, Hz. Ali'den, kızı Ümmü Gülsüm'ü istedi.
Hz. Ali, 0 küçüktür" dedi.
Bunun üzerine Ömer (r.a.), Hayır. Vallahi, bu bir şey değil; fakat sen beni engellemek istiyorsun" diye konuştu, Eğer gerçekten dediğin gibi (çocuk/sabî) ise onu bana gönder" diye ekledi.1
Aslında, Resûlullah'ın vefatından önce dünyaya gelen Ümmü Gülsüm, gerçekten küçüktü.2 Hattâ, bir rivayette, kendisinden O, o zaman bir kız çocuğu idi" diye söz edilir. Hattâ, Mescid-i Nebevî'de sonucu bekleyen Hz. Ömer'e yanındakiler, "Ey Mü'minlerin Emîri! Ondan ne istiyorsun? O küçük bir kız çocuğudur [sabidir>" demişlerdi.
Ümmü Gülsüm'ün küçüklüğü bir yana, Hz. Ali onu, Tebük'te şehid olan kardeşi Câfer-i Tayyar'in öksüz oğluna vermek istiyordu.
Hz. Ali, evine geldi. Ümmü Gülsüm'ün eline bir hülle [elbise> verip, "Bunu Emîru'l-Mü'minîn'e götür, ona şöyle de: 'Babam sana, bu elbiseyi nasıl buluyorsun, diyor de" diye onu gönderdi. Çocuk yaşta olan Ümmü Gülsüm, hiçbir şeyin farkında değildi. Elbiseyi Hz. Ömer'e getirerek babasının dediklerini tekrarladı. "Bunun üzerine onun ziraından [Ön kolundan> tutunca, Ümmü Gülsüm kolunu çekti."3
Ümmü Gülsüm, Ömer'e kızmıştı. Hz. Ömer ise, "iffetli ve şerefli birisi" dedikten sonra, "Git, ona (babana) şöyle de: O ne güzel ve ne cemâllidir.' Vallahi o, senin dediğin gibi değildir."
Bunun üzerine Hz. Ali, onu Ömer'e (r.a.) nikahladı. Konu hakkında birbirine benzer farklı rivayetler de vardır. Zehebî'ye göre, Hz. Ömer, Ümmü Gülsüm'le H. 17. Yıl'da evlenmiştir.4