• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    N@néLémoN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2008
    Mesajlar
    825
    Karizma Gücü
    5

    Tıbb-i Nebevi Peygamber Efendimiz (sav)in Verdiği Sağlık Tavsiyeleri

    Selam;Bu konunun Din bölümünde açılması gerektiğini düşünebilirsiniz ama değil!..;Din aslında her şeydir;Sağlıktır,bilimdir,siyasettir kısaca her şeydir;O yüzden bu konuyu Din bölümüne taşımayın diyorum...


    TIBB-I NEBEV
    İ

    Peygamber Efendimiz (sav)'in Sağlık Tavsiyeleri

    Modern t
    ıp...
    Teknoloji ile as
    ırlık bilgi birikimini ve tecrübeyi birleştirerek insanlığa hizmet için çalışan bir bilim dalı.
    Büyük yat
    ırımlarla oluşturulan araştırma merkezlerinde, uzman bilim adamları her geçen gün yeni bir bilgiye ulaşıyor, yeni tedavi yöntemleri geliştiriyorlar.
    Şimdi bundan yaklaşık 1400 sene öncesine gidelim.

    Bugünkü olumlu
    şartların hiçbiri yok.
    Teknolojik imkanlar yok.
    Ancak o zamandan günümüze t
    ıp dünyasına tutulan bir ışık var.
    T
    ıbb-ı Nebevi...
    Peygamber Efendimiz (sav)’in sa
    ğlık konusunda ümmetine verdiği tavsiyeler ve örnek olduğu uygulamalardan oluşan Tıbb-ı Nebevi bugün tıp dünyasında geniş yer buluyor.
    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), her konuda oldu
    ğu gibi tıp konusunda da oldukça bilgili ve tüm alemlere örnek bir kişiydi.
    Hadislerle günümüze dek ula
    şan tavsiyeleri, kutlu Peygamberimizin günümüz tıbbının pek çok tespitine vakıf olduğunu ortaya koymaktadır.
    Elbette ki bu Allah’
    ın Peygamber Efendimiz (sav)’e bahşettiği akıl ve ilham sayesindedir.
    Peygamberimiz (sav)’in sa
    ğlık konusundaki tavsiyelerinin çoğu bugün uzmanlar tarafından önerilen uygulamalardır.
    PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN SAĞLIĞA VERDİĞİ ÖNEM
    Vücudumuzda her an trilyonlarca hücre ve birçok sistem Allah'ın kusursuz planı sayesinde bizim sağlıklı bir yaşam sürmemiz için çalışır.
    Bir yanda savunma sistemimiz mikroplarla sava
    şırken, diğer tarafta akciğerimizdeki hücreler nefes alıp vermemizi sağlar, aynı anda midemizdeki hücrelerimiz de belki birkaç saat önce yediğimiz yiyecekleri sindirmek için uğraşır.
    Her biri görevlerini eksiksizce yerine getirirler.
    Böylece biz de hiçbir aksakl
    ık olmadan yaşamımızı devam ettiririz.
    Bu sistemdeki aksakl
    ıklar sonucunda oluşan rahatsızlıklar, sağlıklı olmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu anlamak için yeterlidir.
    Sa
    ğlık, dünya hayatında Allah’ın, Rahman sıfatının tecellisi olarak herkese verdiği en büyük nimetlerden biridir.
    Şüphesiz sağlık iman ile birlikte olduğunda ne denli önemli bir nimet olduğu daha iyi bilinmekte ve Allah’a daha fazla şükretmeye vesile olmaktadır.
    Peygamber Efendimiz (sav) sa
    ğlıklı olmanın cennet nimeti olduğunu şöyle bildirmiştir:
    Mu'âz bin Abdu'llah babas
    ından ve amcasından anlatır: "Peygamber 'aleyhi's-selâm buyurdu ki: "Zenginlik hoştur, takva ile olursa zarar vermez. Sağlık, takva ile olursa, zenginlikten üstündür. Sağlıklı olmak, cennet ni'metlerindendir.” (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996)
    TEDAVİ OLMAK VE İLAÇ KULLANMAK
    Dünya hayatında ortaya çıkan hastalıklar, Yüce Allah’ın kulları için yarattığı önemli birer imtihandır.
    Fakat sonsuz rahmet sahibi olan Rabbimiz bu hastal
    ıkların hepsinin ilacını, çaresini ve tedavisini de beraberinde yaratmış, bu imtihanı kolaylaştırmıştır.
    Bugün birçok hastal
    ık, gelişmiş tedavi yöntemleri ve ilaçlar sayesinde tedavi edilebilmektedir.
    Peygamberimiz (sav) de, hastal
    ıkların şifalarıyla birlikte yaratıldığını belirtmiş ve şifa için gerekli sebepleri yerine getirmeyi tavsiye etmiştir.
    Bunlar aras
    ında doktora başvurma ve ilgili ilacı kullanma da bulunmaktadır.
    Peygamber Efendimiz (sav)’in konuyla ilgili hadisleri
    şu şekildedir:
    "Hak Te'âlâ
    şifâsını yaratmadığı hiçbir dert yaratmamıştır. Her kim o şifâyı bilirse 'İlâç edip kurtulur, her kim bilemezse o dertle kalır. Fakat ölümün dermanı yoktur."
    Hilâl bin Yesâr anlat
    ır: "Peygamber 'aleyhi's-selâm bir hastayı sormaya varmıştı. Buyurdu ki: "Tabip getirin." Dediler ki: "Yâ Resûlu'llah, sen de mi tabip getirmek buyuruyorsun?" Buyurdu ki: "Evet. Hak Te'âlâ devasını birlikte indirmediği hiçbir dert göndermemiştir." (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996)
    Hz. Muhammed (sav) sahabeye sağlıklarına düşkün olmalarını tavsiye ederken, hastalandıklarında da en iyi doktoru arayıp bulmalarını emretmiştir.
    Ya
    şanan bir olay, mübarek Peygamberimizin bu konudaki örnek hassasiyetini vurgulamaktadır:
    Zeyd bin Eslem anlat
    ır: "Bir kişinin yarası azmıştı…. Peygamber aleyhi's-selâm onun için Beni Enmâd kabilesinden iki tabip getirdi. Onlara sordu ki: "Hanginiz iyi tabiptir?" Dediler ki: "Şu birimiz" ve de sordular ki: "Yâ Resûlu'llah, tıpta hayır ve fayda var mıdır?" Buyurdu ki: "O, dert verdi, devasını da göndermiştir." (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996)
    İman eden bir insan hastalandğnda, şifa vermesi için Allah'a dua eder. Bu duann devam ve fiili bir şekli olarak doktora gider. İlaç kullanmaya başlar ancak kesinlikle şifann Allah'tan geldiğini unutmaz.
    Allah Kuran’da bu gerçe
    ği Hz. İbrahim'in şu sözleriyle bildirmiştir:
    "Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O'dur; bana yediren ve içiren O'dur; hastaland
    ığım zaman bana şifa veren O'dur; beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O'dur." (Şuara Suresi, 78-81)

    SAĞLIĞIN BAŞLICA ŞARTI: TEMİZLİK
    İslam dininde manevi temizlik gibi maddi anlamdaki temizlik de başlıca esaslardan biridir.
    Müslümana yak
    ışan, Rabbimiz’in farz kıldığı ibadetlerden biri olan temizlik konusunda gerekli titizlik ve hassasiyeti her an göstermektir.
    Müminler fiziksel olarak tertemiz insanlard
    ır.
    Ya
    şadıkları ortamlar, bedenleri, giydikleri giysiler tertemizdir.
    Bulunduklar
    ı yerleri de Kuran’da tarif edilen tertemiz cennet ortamlarına benzetmeye çalışırlar.
    Yüce Allah Kuran’da Hz.
    İbrahim’e oğlu Hz. İsmail ile birlikte Kabe’yi, ibadet edecek Müslümanlar için temizlemesini emretmiş ve temizlik konusunun önemini bildirmiştir:
    İbrahim ve İsmail'e de, "Evimi, tavaf edenler, itikafa çekilenler ve rüku ve secde edenler için temizleyin" diye ahid verdik. (Bakara Suresi, 125)
    Kuran'da temizliğe bu denli dikkat çekilmesinin bir diğer nedeni de insan sağlığını korumada önemli bir etken olması olabilir.
    Örne
    ğin yıkanmanın vücuttaki statik elektriğin atılmasında etkili bir yöntem olduğu bilinmektedir. Yıkanmayla birlikte vücutta oluşan fiziksel temizliğin yanı sıra, kişinin üzerinde biriken gerilim ve sıkıntı da azalır.
    Bu nedenle y
    ıkanmak, hem stres hem de ateşli hastalıklar başta olmak üzere, birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlık üzerinde iyileştirici etkiye sahiptir.
    Ayr
    ıca hastalıklara neden olan mikroplar, kirli ortamlarda rahatlıkla çoğalıp insan sağlığını tehdit edebilmektedir.
    Peygamberimiz (sav)’in temizlik konusunda vurgulad
    ığı bir diğer nokta ise yemeklerden önce ve sonra ellerin yıkanması ile ilgilidir. Bu konuyla ilgili hadis şöyledir:
    Hz. Selmân rad
    ıyallahu anh anlatıyor: "Tevrat'ta okudum; "Yemeğin bereketi, yemekten sonra (el ve ağzı) yıkamadadır" diyordu. Bunu Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a söyledim: "Yemeğin bereketi yemekten önce ve sonraki yıkamalardadır!" buyurdular." (Ebu Davud, Et'ime 12, (3761); Tirmizi, Et'ime 39, (1847))
    SIKINTININ HASTALIKLARA SEBEP OLMASI
    Depresyon...
    Ça
    ğımızın hastalığı.
    Günümüzde birçok ki
    şiyi etkisine alan "stres ve depresyon", kişiye yalnızca psikolojik olarak zarar vermekle kalmayıp, bedeninde yol açtığı olumsuz fiziksel etkilerle de kendini göstermektedir.
    Özellikle kronik stres, vücut fonksiyonlar
    ını değiştirdiğinden, çok büyük zararlara yol açabilir.
    Stresin yol açt
    ığı en ciddi hastalıklardan biri kalp krizidir.
    Ara
    ştırmalar, agresif, telaşlı, endişeli, sabırsız, rekabetçi, kindar, asabi insanların kalp krizi oranlarının, bu davranışları az gösteren insanlardan daha fazla olduğunu göstermektedir.
    Stres alt
    ında olan beyin, vücutta kolesterol üretimini artırır ve bağışıklık sistemini zayıflatır.
    S
    ıkıntı ve kuruntular olmadığında ise, lenfositlerimiz enfeksiyonlara, romatizmal hastalıklara ve hatta kansere karşı daha etkili bir mücadele vermekte ve başarı kazanmaktadırlar.
    Bunun için de dua ve tevekkül
    şarttır.
    Ku
    şkusuz Allah’a devamlı dua eden, başına gelen her olayın Allah’ın verdiği özel bir imtihan olduğunun farkında olan ve tevekkül eden bir mümin sıkıntıdan daha çabuk kurtulacaktır.
    Yüce Rabbimiz’in s
    ıkıntıları gideren ve duaya cevap veren sıfatları Kuran'da şöyle bildirilmektedir:
    Ya da s
    ıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, Kendisi'ne dua ettiği zaman icabet eden, kötülüğü açıp gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? Ne az öğüt-alıp düşünüyorsunuz. (Neml Suresi, 62)
    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), sıkıntının hastalıklara yol açtığınışu hadis-i şeriflerinde bildirmişlerdir:
    Ebû Hüreyre anlat
    ır: "Peygamber 'aleyhi's-selâm buyurdu ki: "Her kimin huyu kötü olsa, kendi nefsini sıkıntıda tutar ve her kimin kederi çok olsa, kendisini hasta eder."
    İbni Mes'ûd anlatır: "Peygamber 'aleyhi's-selâm buyurdu ki: "Çok türlü kaygılanmalar, çok türlü hastalıklar getirir."
    Aliyyi
    İbni Ebu Tâlib anlatır: "Peygamber 'aleyhi's-selâm buyurdu ki: "Hak Te'âlâ'nın yarattığı mahlûkta kaygıdan daha kötü ve daha şiddetli birşey yoktur." (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996)
    BULAŞICI HASTALIKLARIN YAYILMASINI ÖNLEMEDE KARANTİNA
    Soluduğumuz havada, içtiğimiz suda, yediğimiz yemekte, evimizde, işimizde kısacası hayatımızı geçirdiğimiz her yerde çoğu zaman farkında bile olmadığımız düşmanlarımız var.
    Virüsler...
    Bu canl
    ıların varlığından ancak elektron mikroskobunun keşfiyle haberdar olduk.
    Boyutlar
    ı, milimetrenin binde birinden küçük olabilen virüsler hücre bile sayılamayacak kadar basit yapılıdırlar.
    Bu nedenle birçok bilim adam
    ı tarafından canlılar aleminin dışında tutulurlar.
    Kategori olarak canl
    ılar aleminin dışında tutulsalar da, birçok üstün yeteneklere sahip oldukları tartışma götürmez bir gerçektir.
    Virüsler, uygulad
    ıkları taktiklerle hücreyi şaşırtır ve varlıklarının fark edilmesine izin vermezler.
    Ustaca bir hücrenin içine girer, yine ayn
    ı ustalıkla orayı işgal ettikten sonra, hücreyi kendilerini kopyalayan bir "virüs üretim fabrikası" haline getirirler.

    Bakteriler...
    Bakteriler de çe
    şitli yollardan insan bedenine girerek, burada müthiş bir savaşın başlamasına sebep olurlar.
    Kimi zaman oldukça ciddi rahats
    ızlıklarla sonuçlanan bu savaşlar, birkaç mikron büyüklüğündeki bir canlıda gizlenmiş olan gücü ve yeteneği açıkça ortaya koymaktadır.
    Tarih boyunca bakterilerin ve virüslerin neden oldu
    ğu bulaşıcı hastalıklar sonucunda birçok insan hayatını kaybetmiştir.
    Örne
    ğin 1918 yılında yayılan Influenza isimli bir grip virüsü 20 milyon kişinin ölümüne yol açmıştır ki bu rakam 1. Dünya Savaşında ölen insan sayısından fazladır.
    Hastal
    ığın bulaşmasını önlemek için yüzlere maskeler takılmış ancak hastalarla birlikte yaşanmaya devam edildiği için salgın sona ermemiştir.
    Tarih bu
    şekilde bulaşıcı hastalıkların neden olduğu toplu ölümlere birçok kez şahit olmuştur.
    Ta ki bu duruma bir çözüm bulana yani karantina uygulamas
    ına dek...
    Hastal
    ığa yakalanan kişilerin sağlıklı kişilerden ayrı tutulması yolu ile salgın hastalıkların yayılması önlenmiştir.
    Örne
    ğin veba salgınları ancak karantina uygulaması ile durdurulabilmiştir.
    Günümüzde de baz
    ı hastalıkların insanlar arasında temasla yayıldığı bilinmektedir.
    Ve bu hastal
    ıkların yayılması karantina uygulamaları ile önlenebilmektedir.
    Henüz yay
    ılma metodu keşfedilememiş virüslerin neden olduğu hastalıklar için ise çok özel karantina yöntemleri uygulanır.
    Bu
    şekilde hastalığın bulaşması önlenir.
    Hasta geli
    şmiş bir tıbbi kapsülün içerisinde, özel sağlık ekipleri tarafından hastaneye götürülür.
    Hastay
    ı taşıyan kişiler hiçbir biçimde ona temas etmezler.
    Bunun için özel eldivenler kullan
    ılır.
    Çünkü virüsün ne
    şekilde bulaştığı henüz keşfedilmemiştir ve en ufak bir temas bile tehlikeli olabilir.
    Hasta ile ilgilenecek di
    ğer kişiler de, içine hava geçirmeyen özel kıyafetler giyerler.
    Bu güvenlik önlemleri tam olarak sa
    ğlandığında, hastanın bulunduğu ortama girerek araştırmalarını sürdürürler.
    Bu izlediklerimiz karantina uygulamas
    ının modern tıptaki gelişmiş bir örneğidir.
    Peygamberimiz (sav) de ya
    şadığı 6. yüzyılda bulaşıcı hastalıklar için karantina uygulamasını tavsiye etmiştir.
    Hatta karantiya kesin olarak riayet edilmesini bildirmi
    ş ve hastalığın bulaşmasını oradan ayrılmayı yasaklayarak önlemiştir:
    Üsâme bin Zeyd anlat
    ır: "Peygamber 'aleyhi's-selâm katında tâ'ûn (bir tür vebâ)'dan bahsedildi. Peygamber 'aleyhi's-selâm buyurdu ki: "O, geçmişte yaşamış ümmetlerden bir ümmete verilmiş bir azaptır. Şimdiki zamandaki, ondan kalan kalıntıdır. Bir yerde salgın olduğunu işitirseniz, sakın o yere gitmeyiniz ve sizin orada olduğunuz bir yerde vâki' olursa, kaçıp çıkmayınız." (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996)
    SAĞLIKLI BESLENME
    Obezite yani aşırışişmanlık.
    Ya
    şadığımız yüzyılda ismini en sık duyduğumuz hastalıklardan biri.
    Yap
    ılan araştırmalara göre, obezite özellikle son 20 yılda, bütün dünyada süratle artmakta ve bir salgın hastalık gibi yayılmakta.
    Bu hastal
    ığın başlıca nedeni ise aşırı ve dengesiz beslenme.
    Obezite, insan vücudunda kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, hormonal sistem, sindirim sistemi gibi sistemleri etkileyen ve birçok önemli rahats
    ızlığa zemin hazırlayan bir hastalıktır.
    Sevgili Peygamberimiz (sav) ya
    şadığı dönemde yetersiz beslenmenin zararına olduğu gibi aşırı beslenmenin de zararına şöyle dikkat çekmiştir.
    İnsanoğlunun midesini doldurmasından daha zararlı bir şey yoktur. Kişiye belini doğrultacak kadar yemek yeter." (http://www.40ikindi.com/birincidonem/1/saglik.htm)
    Tıp bir yandan hastalıkların tedavisinde yeni olanaklar araştırırken, öte yandan da sağlıklı bir yaşam sürdürme ve hastalıkları önleme yolunda yoğun çalışmalar yapmaktadır.
    Bu alanda en yo
    ğun çalışmalar ise beslenme üzerindedir.
    Çünkü dengesiz beslenme kanser dahil birçok hastal
    ığa neden olabilmektedir.
    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), sa
    ğlığına çok dikkat ederdi.
    Yediklerini özenle seçer, çevresine de faydal
    ı yiyecekleri tavsiye ederdi.
    Damar sa
    ğlığı konusundaki yararları ancak günümüzde anlaşılmış olan kolesterolü az etleri, baklagilleri, sebze ve meyveleri tercih ederdi.
    Peygamber Efendimizin bu örnek davran
    ışına şu hadislerde şahit olmaktayız:
    Ebû Mûsâ anlat
    ır: "Peygamber salla'llahü 'aleyhi ve sellem tavuk etini yerdi." Bir rivayette der ki: "Ben tavuk eti yediğini gördüm."
    Ümeyyi 'bni Zeyd anlat
    ır: "Peygamber salla'llahü 'aleyhi ve sellem yemişlerden üzümle kavunu severdi."
    Talha rad
    ıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına girmiştim. Elinde ayva vardı. Bana: "Ey Talha! Şunu al, (ye)! Çünkü bu, kalbe rahatlık verir" buyurdular."
    Hayseme bin Esved 'Abdu'llah'tan anlat
    ır: "Peygamber 'aleyhi's-selâm buyurdu ki: "Kur'ân'dan ve de baldan şifâ edinin." (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996)

    Hadislerde bahsi geçen bu yiyeceklerin sa
    ğlık açısından faydaları günümüzde henüz keşfediliyorken, Peygamber Efendimiz (sav) tarafından 1400 yıl önce sahabeye tavsiye edilmiş olması, Yüce Allah’ın Peygamberimiz (sav)’e ilhamının delillerinden biridir.
    Şimdi Peygamberimiz Hz. Muhammed'in tavsiye ettiği bu yiyieceklerden bazılarının yararlarına kısaca değinelim:
    Peygamberimizin
    şifa kaynağı olarak bildirdiği bal insan sağlığıısından büyük önem taşır. Bu nedenle bilimde en ön sıraları alan ülkelerde, arıcılık ve arı ürünleri artık başlı başına bir araştırma dalı olmuştur. Balın faydalarınışöyle özetleyebiliriz:
    Bal, yüksek miktarda asit içermesine ra
    ğmen, en hassas mideler tarafından bile kolaylıkla sindirilir.
    Süratle kana kar
    ışır; hızlı bir enerji kaynağıdır.
    Bal
    ılık suyla karıştırıldığında 7 dakika içinde kana karışır.
    İçerdiği serbest şekerlerden dolayı beynin çalışmasını kolaylaştırır.
    Bal, kan yap
    ımı için vücudun gereksinim duyduğu enerjinin önemli bir bölümünü karşılar. Ayrıca kanın temizlenmesine de yardımcı olur.
    Kan dola
    şımını düzenleyici ve kolaylaştırıcı yönde etkisi vardır. Damar sertliğine karşı da önemli bir koruyucudur.
    Daha birçok özelli
    ği ile bal gerçek bir şifa kaynağıdır.

    Üzüm, g
    ıda değerinin yüksek oluşu, vitamin ve mineraller yönünden zenginliği açısından önemli bir besin kaynağıdır.
    İçerdiği antioksidanlar nedeniyle kalp-damar sağlığı için oldukça önemlidir ve doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir.
    Özellikle k
    ırmızı üzüm ve çekirdeğinin özü hap olarak üretilmekte ve kullanılmaktadır.
    Üzüm, ayr
    ıca kan yapıcı özelliğiyle de bilinmektedir.
    Örne
    ğin anemi (kansızlık) hastalığı için üzüm pekmezi oldukça etkilidir.

    Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde önemine dikkat çekti
    ği suyun vücuttaki tüm organlar üzerinde sayısız faydası vardır. Ter bezleri, mide, bağırsaklar, böbrekler, cilt ve bunlar gibi daha pek çok organın sağlığı, suyun vücuda yeterli miktarda alınmasına bağlıdır.
    Bu konuda meydana gelebilecek bir rahats
    ızlığın telafisi de yine suyla yapılan takviye ile mümkün olur.
    Bitkinli
    ğin, yorgunluğun ve uyku halinin aşılması da yine vücuttaki su miktarının artırılması ve böylece düzenli olarak zehirli maddelerden arınılması sağlanarak gerçekleşir.
    Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadislerinde suyun önemini
    şöyle bildirmişlerdir:
    Abdu'llah bin Büreyde anlat
    ır: "Peygamber salla'llahü 'aleyhi ve sellem buyurdu ki: "İçeceklerin üstünü dünyâda ve âhirette dahi sudur." (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi, 1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996)
    PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN DİŞ SAĞLIĞINA VERDİĞİ ÖNEM
    Mikropların vücuda en kolay ulaştığı yer ağızdır. Bu nedenle ağız sağlığı vücut sağlığı için de oldukça büyük bir önem taşımaktadır.
    Peygamber Efendimiz (sav) de di
    ş bakımına çok önem verirdi.
    Bunun için lifleri uygun olan bir a
    ğacın dallarını yani misvakı diş fırçası gibi kullanmayı tarihte ilk uygulayan kişi olmuştur.
    Sahabeler, Sevgili Peygamberimiz (sav)’i anlat
    ırken onun dişlerinin inci gibi parladığını, tertemiz, bembeyaz ve ışıl ışıl olduğunu aktarmaktadırlar.
    Peygamberimiz (sav)
    İslamiyet öncesi temizlik konusunda hiçbir bilgisi olmayan bir topluma bu konuda örnek olarak ve Yüce Allah’ın ilhamı olan bilgileri aktararak onları en güzel şekilde eğitmiştir.
    Câbir anlat
    ır: "Peygamber salla'llahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Hilâl eylemek dişleri arıtır, pâk eyler, diplerini sağlamlaştırır ve ağız kokusunu güzel eyler." (Önder ÇAĞIRAN, Tıbbi Nebevi,1. Baskı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1996)
    Bu hadis-i şerifte dişlerin nasıl fırçalanacağına dair bilgi de verilmektedir.
    “Hilallemek” diye tarif edilen yöntem di
    şlerin yarım ay şeklinde, dairesel olarak fırçalanmasıdır.
    Bu yöntem di
    ş minelerine zarar veren ve dişin yıpranmasına yol açan, sağa-sola fırçalama şeklinden farklıdır.
    Günümüz di
    ş hekimliğinde de dairesel fırçalama önerilmekte ve diş aralarında besin artıklarının birikmesinin en iyi bu yöntemle önüne geçilebileceği tarif edilmektedir.
    Bilindi
    ği gibi dişleri her yemekten sonra fırçalamak gerekmektedir.
    Peygamberimiz (sav) de di
    şleri sık fırçalamayı tavsiye etmiştir.
    Ayr
    ıca 6 ayda bir diş hekimine dişleri muayene ettirmek de sağlıklı dişler için gereklidir.
    PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)’İN HAYATI ALEMLERE ÖRNEKTİR
    Yüce Allah’ın, kullarına Kuran ahlakını tebliğ etmesi için görevlendirdiği Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) yaşamı boyunca her konuda ümmetine öncü olmuştur.
    Peygamberimiz (sav)’in Kuran ahlak
    ı konusundaki hassasiyeti, Allah korkusu, Allah’a bağlılığı, cesareti, adaleti, merhameti ve aklı gibi özellikleri tüm alemlere örnektir.
    Günümüzden yakla
    şık olarak 1400 yıl önce yaşayan Peygamberimiz (sav), aynı zamanda sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme konusunda da tüm Müslümanlara örnek olarak, ancak günümüzde ulaşılabilen tıbbi bilgileri ümmetine aktarmıştır.
    Bu tavsiyelerin her biri müminler için çok önemlidir.
    Unutmamak gerekir ki vücudumuz bize bah
    şedilmiş en büyük nimetlerden biridir.
    Ve bizim için 24 saat boyunca hiç durmadan çal
    ışmaktadır.
    Her insana dü
    şen kendisine verilen bu büyük nimete yani vücuduna iyi bakmak, Allah'ın izniyle, sağlıklı ve uzun yaşamak için elinden geleni yapmaktır.
    Allah'
    ın emirlerini hakkıyla yerine getirebilmek ve İslam'a hizmet edebilmek için sağlık çok önemli bir koşuldur.
    Peygamber Efendimiz (sav)'in modern t
    ıbbın bilgileri ile birebir uyuşan değerli tavsiyeleri, bizlere bu konuda ışık tutacaktır.
    Sa
    ğlıklı olduğumuz her an için Rabbimiz’e sürekli şükretmek ve O'na gereği gibi kulluk etmek de her insanın üzerine düşen sorumluluktur.
    Allah bir ayetinde
    şöyle buyurmuştur.
    Size her istedi
    ğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür. (İbrahim Suresi, 34)

    Kaynak:http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr...il/Number/3667
    evrimmasali.sitemynet.com

    Onlar, önce Avrupa'ya Dİn dışı toplumu yedirdiler ama kendi uydurdukları dinden asla taviz vermediler;İşte 500 yıllık gerçek Tarih yenimasonikdüzen

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    17-09-2007
    Mesajlar
    415
    Karizma Gücü
    0
    Temizlik konusunda evet peygamber yeni bir uslup ortaya koymuştur ama onun temizliği sizin için kutsalsa tuvalet yaptığınızda 3 adet taş kullanın taharet almak için.Konu din tartımaları bölümünde var.İstincanın adabı konusunda.Ne yapalım şimdide tuvaletimizi yaparken tuvalet kağıdı kullanmayıp taşmı kullanalım.Sağlık açısından ise peygamberin veya dinin tümünün söylediği en ufak bir söz yoktur.sabah akşam din alıpta onun sarhoşluğuyla yazmayın.Din almadığınız zaman yazında bizde sizin gerçek düşünce yapınızı anlıyalım.

  3. #3
    N@néLémoN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2008
    Mesajlar
    825
    Karizma Gücü
    5
    Haklısın ; 1 tane değil,çok daha fazla,birçokları örtbas edildi,elektriği icad eden müslümanın isminin örtbas edildiği gibi ; bu konuda seninle tartışmayacağım..bizler din almıyoruz ama sizlere ate'yi şırınga ediyorlar farkında bile olamıyorsunuz...Aşağıda kırmızı yazılmış olan bilim adamları İnsanlığa hizmet için uğraşmışlar ve bunların hepsi müslüman ; bundan sonrasını dilediğin gibi şekillendirebilirsin,seni ikna etmek gibi bir derdim yok.



    Abdüsselam : ( 1926 - ) Pakistanlı Fizik Bilgini İlk nobel ödülü alan müslüman bilim adamı.

    Ahmed Bin Musa : ( 10. yüzyıl ) Sistem mühendisliğinin Öncüsü. Astronom ve Mekanikçi.

    Akşemseddin : ( 1389 - 1459 ) Pasteurdan önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı. İstanbulun fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet' in Hocasıdır

    Ali Bin Abbas : ( ? - 994 ) 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan hipokratesin (Hipokrat) Doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.

    Ali Bin İsa : ( 11. yüzyıl ) İlk defa göz hastalıkları hakkında eser veren müslüman bilim adamı.

    Ali Bin Rıdvan : ( ? - 1067 ) Batıya tedavi metodlarını öğreten islam alimi.

    Ali Kuşçu : ( ? - 1474 ) Ünlü Bir türk astronomi ve matematik bilginidir.

    Ammar : ( 11 yüzyıl ) İlk katarak ameliyatını kendine has biçimde yapan müslüman bilim adamı.

    Battani : ( 858 - 929 ) Dünyanın en meşhur 20 astrononumdan biri trigonometrinin mucidi, sinus ve kosinüs tabirlerini kullanan ilk bilgin.

    Beyruni : ( 973 - 1051 ) Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı ümit burnu, amerika ve japonyanın varlığından bahseden ilk bilim adamı. Beyruni amerika kıtasının varlığını kristof colomb'un Keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Çağın En Büyük Alimidir.

    Bitruci : ( 13. yüzyıl ) Kopernik'e yol açan öncülük eden astronom bilim adamı.

    Cabir Bin Eflah : ( 12. yüzyıl ) Ortaçağın büyük matematik ve astronom bilginidir . Çubuklu güneş saatini bulan ilk bilim adamıdır.

    Cabir Bin Hayyan : ( 721 - 805 ) Atom bombası fikrinin ilk mucidi ve kimyanın babası sayılır. Maddenin en Küçük parçası atomun parçalana bileciğini bundan 1200 sene önce söylemiştir.

    Cahiz : ( 776 - 869 ) Zooloji İlminin öncülerindendir. Hayvan gübresinden amonyak elde etmiştir.

    Cezeri : ( 1136 - 1206 ) İlk sistem mühendisi ve ilk sibernetikçi ve elektronikçi Bilgisayarın babası; oysa bilgisayarın babası yanlış olarak ingiliz matematikçisi Charles Babbage olarak bilinir..

    Demiri : ( 1349 - 1405 )Avrupalılardan 400 yıl önce ilk zooloji ansiklopedisini yazan alimdir ... Hayatül hayavan isimli kitabı yazmıştır.

    Dinaveri : ( 815 - 895 ) Botanikçi Ve astronom bir alim olarak bilinir.

    Ebu Kamil Şuca : ( ? - 951 ) Avrupaya matematiği öğreten islam bilgini.

    Ebu'l Fida : ( 1271 - 1331 ) Büyük Bir bilgin tarihçi ve coğrafyacıdır.

    Ebu'l Vefa : ( 940 - 998 ) Matematik ve Astronomi bilginidir trigonometriye tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı kazandıran matematik bilginidir.

    Ebu Maşer : ( 785 - 886 ) Med-cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.

    Evliya Çelebi : ( 1611 - 1682 ) Büyük Türk seyyahı ve meşhur seyahatnamenin yazarıdır.

    Farabi : ( 870 - 950 ) Ses olayını ilk defa fiziki yönden ele alıp açıklayıp izah getiren ilk bilgindir.

    Fatih Sultan Mehmet : ( 1432 - 1481 ) İstanbulu feth eden ve Havan topunu icad eden yivli topları döktüren padişahtır fatihin kendi icadı olan ve adı "şahi" olan topların ağırlığı 17 ton ve bakırdan dökülmüş olup 1.5 ton ağırlığındaki mermileri 1 km ileriye atabiliyordu bu topları 100 öküz ve 700 asker ancak çekebiliyordu..

    Fergani : ( 9. yüzyıl ) Ekliptik meyli ilk defa tesbit eden astronomi alimi.

    Gıyasüddin Cemşid : ( ? - 1429 ) Matematik alimi. Ondalık kesir sistemini bulan çemşid cebir ve astronomi alimi.

    Harizmi : ( 780 - 850 ) İlk cebir kitabını yazan ve batıya cebiri öğreten bilgin. Adı algoritmaya isim oldu rakamları Avrupa' ya öğreten bilgin. Cebiri sistemleştiren Bilgin.

    Hasan Bin Musa : ( - ) Dünyanın çevresini ölçen, üç kardeşler olarak bilinen üç kardeşten biri..

    Hazini : ( 6 - 7 yüzyıl ) Yerçekimi ve terazilerle ilgili izahlarda bulunan bilgin.

    Hazerfen Ahmed Çelebi : ( 17. yüzyıl ) Havada uçan ilk Türk. Planörcülüğün öncüsü.

    Huneyn Bin İshak : ( 809 - 873 ) Göz doktorlarına öncülük yapan bilgin.

    İbni Avvam : ( 8. yüzyıl ) Tarım alanında ortaçağ boyunca kendini kabul ettiren bilgin.

    İbni Battuta : ( 1304 - 1369 ) Ülke ülke , kıta kıta dolaşan büyük bir seyyah.

    İbni Baytar : ( 1190 - 1248 ) Ortaçağın en büyük botanikçisi ve eczacısıdır.

    İbni Cessar : ( ? - 1009 ) Cüzzam hastalığının sebeb ve tedavilerini 900 sene önce açıklayan müslüman doktor.

    İbni Ebi Useybia : ( 1203 - 1270 ) Tıp Tarihi hakkında eşsiz bir eser veren doktor.

    İbni Fazıl : ( 739 - 805 ) 12 asır önce ilk kağıt fabrikasını kuran vezir.

    İbni Firnas : ( ? - 888 ) Wright kardeşlerden önce 1000 sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştiren alim.

    İbni Haldun : ( 1332 - 1406 ) Tarihi ilim haline getiren sosyolojiyi kuran mütefekkir. Psikolojiyi tarihe uygulamış, ilk defa tarih felsefesi yapan büyük bir islam tarihçisidir. Sosyolog ve şehircilik uzmanı.

    İbni Hatip : ( 1313 - 1374 ) Vebanın bulaşıcı hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklayan doktor.

    İbni Havkal : ( 10. yüzyıl ) 10 asır önce ilmi değeri yüksek bir coğrafya kitabı yazan alim.

    İbni Heysem : ( 965 - 1051 ) Optik ilminin kurucusu büyük fizikçi. İslam dünyasının en büyük fizikçisi, batılı bilginlerin öncüsü, göz ve görme sistemlerine açıklık kazandıran alim. Galile teleskopunun arkasındaki isim.

    İbni Karaka : ( ? - 1100 ) Dokuzyüz yıl önce torna tezgahı yapan bilgin.

    İbni Macit : ( 15. yüzyıl ) Ünlü bir denizci ve coğrafyacı. Vasco da Gama onun bilgilerinden ve rehberliğinden istifade ederek hindistana ulaştı.

    İbni Rüşd : ( 1126 - 1198 ) Büyük bir doktor, astronom ve matematikçidir.

    İbni Sina : ( 980 - 1037 ) Doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör' e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, Fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası.

    İbni Türk : ( 9. yüzyıl ) Cebirin temelini atan islam bilgini.

    İbni Yunus : ( ? - 1009 ) Galile'den önce sarkacı bulan astronom.

    İbni Zuhr : ( 1091 - 1162 ) Endülüsün en büyük müslüman doktorlarından asırlarca Avrupa'da eserleri ders kitabı olarak okutuldu.

    İbnünnefis : ( 1210 - 1288 ) Küçük kan dolaşımını bulan ünlü islam alimi.

    İbrahim Efendi : ( 18. yüzyıl )Osmanlılarda ilk denizaltıyı gerçekleştiren mühendis.

    İbrahim Hakkı : ( 1703 - 1780 ) Büyük bir sosyolog, psikolog, astronom ve fen adamı. En ünlü eseri marifetnâme, Burçlardan, insan fizyoloji ve anatomisinden bahsetmiştir.

    İdrisi : ( 1100 - 1166 ) Yedi asır önce bügünküne çok benzeyen dünya haritasını çizen coğrafyacı.

    İhvanü-s Safa : ( 10. yüzyıl ) çeşitli ilim dallarını içine alan 52 kitaptan meydana gelen bir ansiklopedi yazan ilim adamı. Astronomi , Coğrafya, Musiki, Ahlâk, Felfese kitapları yazmıştır.

    İsmail Gelenbevi : ( 1730 - 1791 ) 18 yüzyılda osmanlıların en güçlü matematikçilerinden.

    İstahri : ( 10. yüzyıl ) Minyatürlü coğrafya kitabı yazan bilgin.

    Kadızade Rumi : ( 1337 - 1430 ) Çağını aşan büyük bir matematikçi ve astronomi bilgini. Osmanlının ve Türklerin ilk astronomudur.

    Kambur Vesim : ( ? - 1761 ) Verem mikrobunu Robert Koch'dan 150 sene önce keşfeden ünlü doktor.

    Katip Çelebi : ( 1609 - 1657 ) Osmalılarda rönesansın müjdecisi coğrafyacı ve fikir adamı.

    Kazvini : ( 1203 - 1283 ) Ortaçağın Herodot'u müslümanların Plinius'u , astronom ve coğrafyacı bilgin.

    Kemaleddin Farisi : ( ? - 1320 ) İbni Heysem ayarında büyük islam matematikçisi, fizikçi ve astronom.

    Kerhi : ( ? - 1029 ) İslam Matematikçilerinden.

    Kindi : ( 803 - 872 ) İbni Heysem'e kadar optikle ilgili eserleri kaynak olan bilgin. Fizik, felsefe ve matematik alanında yaptığı hizmetleri ile tanınmıştır.

    Kurşunoğlu Behram : ( 1922 - ? ) Genelleştirilmiş izafiyet teorisini ortaya atan beyin güçlerimizden. Halen prof. Behram Kurşunoğlu Amerika da florida üniversitesinde teorik fizik merkezinde başkanlık yapmaktadır.

    Lagarî Hasan Çelebi : ( 17. yüzyıl ) Füzeciliğin atası, osmanlılarda ilk defa füze ile uçan bilgin.


    Macriti : ( ? - 1007 ) Matematikte başkan kabul edilen Endülüslü Matematikçi ve astronom.

    Mağribi : ( 16. yüzyıl ) Çağının en büyük matematikçilerinden . Mağribinin eseri olan Tuhfetü'l Ada isimli kitabında üçgen, dörtgen, daire ve diğer geometrik şekillerinin yüz ölçümlerini bulmak için metodlar gösterilmiştir.

    Maaşallah : ( ? - 815 ) Meşhur islam astronomlarındandır. Usturlabla İlgili ilk eseri veren bilgindir.

    Mes'ûdi : ( ? - 956 ) Kıymeti ancak 18. 19. Yüzyıllarda anlaşılan büyük tarihçi ve coğrafyacı. Mesudi günümüzden 1000 sene önce depremlerin oluş sebebini açıklamıştır. Mesûdinin eserlerinden yel değirmenlerinin de müslümanların icadı olduğu anlaşılmıştır.

    Mimar Sinan : ( 1489 - 1588 ) Seviyesine bugün dahi ulaşılamayan dahi mimar. Mimar Sinan tam manası ile bir sanat dahisidir.

    Muhammed Bin Musa : ( 9. yüzyıl ) Dünyanın Çevresini ölçen 3 kardeşten biri. Matematikçi ve astronom.

    Mürsiyeli İbrahim : ( 15. yüzyıl ) Piri reisten 52 sene önce bugünkü uygun Akdeniz haritasını çizen haritacı. Günümüzden 500 sene önce kadar önce yaşamıştır.

    Nasirüddin Tusi : ( 1201 - 1274 ) Trigonometri sahasında ilk defa eser veren, Merağa rasathanesini kuran, matematikçi ve astronom.

    Necmeddinü-l Mısri : ( 13 yüzyıl ) Çağının ünlü astronomlarından.

    Ömer Hayyam : ( ? - 1123 ) Cebirdeki binom formülünü bulan bilgin. Newton veya binom formülünün keşfi ömer hayyama aittir.

    Piri Reis : ( 1465 - 1554 ) 400 sene önce bu günküne çok yakın dünya haritasını çizen büyük coğrafyacı. Amerika kıtasının varlığını kristof kolomb 'dan önce bilen ünlü denizci.

    Razi : ( 864 - 925 ) Keşifleri ile ün salan asırlar boyunca Avrupa'ya ders veren kimyager doktor ünlü klinikçi. Devrinin En büyük bilgini İbni Sina ile aynı ayarda bir bilgin.

    Sabit Bin Kurra : ( ? - 901 ) Newton' dan çok önce diferansiyel hesabını keşfeden bilgin. Dünyanın çapını doğru olarak hesaplayan ilk islam bilgini. Matemetik ve astronomi alimi.

    Sabuncu Oğlu Şerefeddin : ( 1386 - 1470 ) Fatih devrinin ünlü doktor ve cerrahlarındandır. Deneysel fizyolojinin öncülerindendir.

    Seydi Ali Reis : ( ? - 1562 ) Ünlü bir denizci, matematik ve astronomi alimidir.

    Şemsettin Halili : ( ? - 1397 ) Büyük bir astronomi bilginidir.

    Şihabettin Karafi : ( ? - 1285 ) orta çağın en büyük fizikçi ve hukukçularından.

    Takiyyüddin Er Rasit : ( 1521 - 1585 ) İstanbul rasathanesi ilk kuran çağından çok ileride asrın önde gelen astronomi alimidir.

    Uluğ Bey : ( 1394 -1449 ) Çağının en büyük astronomu ve trigonometride yeni çığır açan ünlü bir alim ve hükümdar.

    Zehravi : ( 936 -1013 ) 1000 sene önce ilk çağdaş ameliyatı yapan böbrek taşlarının nasıl çıkarılacağını ve ilk böbrek ameliyatını gerçekleştiren bilim adamı..

    Zerkali : ( 1029 - 1087 ) Keşif ve hizmetleri ile ün salmış astronomi alimidir.
    evrimmasali.sitemynet.com

    Onlar, önce Avrupa'ya Dİn dışı toplumu yedirdiler ama kendi uydurdukları dinden asla taviz vermediler;İşte 500 yıllık gerçek Tarih yenimasonikdüzen

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. [TurkYasam Sağlık] Hastaların sağlık sistemine bakışı
    2006 Konuları bölümünde Radikal Haber Ajansi tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 09.02.06, 18:15

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •