• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 14 1234567891011 ... SonSon
139 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Her seçiş bir vazgeçiştir ´Schmetterling´ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-10-2007
    Mesajlar
    2,401
    Karizma Gücü
    5

    Derin izler bırakan mısralar... ~YARIŞMA~ Kazanan >>> Mavi Duvar<<<

    Evet beklenen yarisma geldi de catti bile




    YARISMA KOSULLARIMIZ;

    1.Sevdigimiz herhangi bir kitaptan bizi derinden etkileyen Misralarla,
    kendi cektigimiz yahut netten buldugumuz bir fotografi bütünlestiriyoruz.

    2.Yazar, Kitap ismi ve Sayfa numarasi belirtmek mecburidir.

    3.Yazilar 1-2 paragrafi gecmemelidir.

    4.Fotograflar kesinlikle yazi ile alakali olmalidir.

    5.Forum genelinde uygulanan kurallarin hepsi bu yarisma icinde gecerlidir.

    6.Kitap kapagi ile katilmak yasaktir.


    7.Yarisma disi polemige girilmesine, yarisma ile alakasiz mesajlara izin verilmeyecek,
    bu tür mesajlar tarafimca silinecektir.



    ÖDÜLLERIMIZ;

    1.10,000 Tfl
    2.7,500 Tfl
    3.5,000 Tfl




    JURI;












    Son basvuru Tarihi 24 Mayistir.


    YARISMACILAR


    Alıntı cndnclk tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle


    «Savunma hattı yoktur, savunma sathı vardır. O satıh bütün vatandır (176). Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz. Onun için küçük büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir.

    Fakat küçük büyük her birlik, ilk durabildiği noktada yeniden düşmana cephe kurup savaşa devam eder. Yanındaki birliğin çekilmeye mecbur olduğunu gören birlikler ona tâbi olamaz. Bulunduğu mevzide sonuna kadar dayanmaya ve karşı koymaya mecburdur.»



    NUTUK - Atatürk Araştırma Merkezi
    Yazar: Mustafa Kemal Atatürk
    Sf: 419

    Alıntı Aydaki Han tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    “Ceketinin iç cebindeki paketten bir sigara çekti. Sigaranın filtreli ucunu burnuna dayadı. Sağ gözkapağını indirip sigarayı sol gözüyle izledi. Umutsuz bir hayvanınkine benzeyen nefesler verdi. Sol göz kapağını indirip sağ gözüyle sigarayı izledi. Gözbebeklerinin arası yedi santimetreydi. Sadece yedi santimetre. Oysa gördüğü iki farklı sigaraydı. Aynı yüzün taşıdığı iki göz bile dünyayı tamamen farklı avlıyordu. Aynı yüzdeki iki gözün arasında bile bakış açısı farkı vardı. “Peki, hangi göz benim” dedi, kulaklarının duyacağı yükseklikte. Sorusunu kendi yanıtladı “hiçbiri.” Bu kez kimse duymadı.

    Kendi gözlerinden kuşku duyduğu o anda, yabancı yüzlerin neler görebileceğini düşünmek bile istemedi. Çünkü diğer insanlara uzaklığı sonsuzluk kadardı. Sonsuzluktan beri olduğu gibi… Hayal edilemeyecek kadar büyük. Hayal edemeyeceği her şeyden kaçardı. Korkardı. Haklıydı. Bir sandalyede de değil, daima hissettiği yalnızlığın doruğunda oturuyordu. O güne kadar, gözlerinden hangisinin kendisi olduğunu düşünmemişti. O güne kadar siyah bir takım elbise giyinmemişti. O güne kadar yaşadığı hayatı anımsamıyordu, çünkü her ne kadar yedi santimetre arayla her şey farklı görünse de, âşık olduğu kadının ölümü her yerden aynı görünüyordu. Sol gözünden, sağ gözünden, sol omzundan, sağ baldırından, sırtından. Her yerden.”

    Hakan Günday'dan Azil
    Sayfa:16

    Alıntı ÇILGIN AT tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle



    DEE BROWN -KALBİMİ VATANIMA GÖMÜN


    "O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları, hala o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orda, o kanlı çamurun içinde birşeylerin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada. Güzel bir düştü evet... Sonra bir ulusun umudu kırılıp paramparça oldu. Artık yeryüzünün merkezi yok, ölüp gitti kutsal ağaç."-Kara Geyik-

    Alıntı Baybars tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle




    ''Tarih kendiliğinden akıp gitmez, yazılır ve oluşturulur.

    Kimileri geçmişi inceleyerek onun nereye doğru gideceğini öngörürler, onu isteklerine göre şekillendirirler.

    Geleceğimiz çoktan yazılmıştır, her yerdedir, okumasını tekrar öğrenin, görmeyi, anlamayı.

    Bizler uygarlığın asıl halkasını şekillendirerek insana zincirlerini verdik.

    Mührümüz her yerde, ellerinizde, gözlerinizin altında, insanlık bize ait.

    Her şey öngörülmüştü.

    Diğer tarafa geçin Yael, bizimle.''

    Maxime Chattam - Kaosun Sırları / Sayfa: 203

    Alıntı yasmin-157 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    "Aslında bu, yaşama dair bir felsefe. Bir ölüm döşeği zihniyeti edinirsen, her gününü son gününmüş gibi yaşarsın. Her gün uyandığında kendine şu basit soruyu sorduğunu hayal et : 'Bu son günüm olsa ne yapardım?' Sonra ailene, iş arkadaşlarına ve hatta tanımadığın insanlara nasıl davranacağını düşün. Her anını sonuna kadar nasıl üretken ve hareketli yaşayacağını düşün. Ölüm döşeği sorusu tek başına bile yaşamını değiştirecek güce sahiptir. Günlerini enerji ile dolduracak, yaptığın her şeye lezzet ve ruh katacaktır. Ertelediğin tüm anlamlı şeylere odaklanmaya başlayacak, seni kriz ve kaos bataklığına sürükleyen tüm o sözde sevimli şeylere boş yere zaman harcamayı bırakacaksın."

    "kendini daha fazlasını yapmaya ve daha fazla deneyim kazanmaya zorla. Enerjini, düşlerini geliştirmeye ada. Evet düşlerini geliştirmek. Zihin kalende böyle sonsuz bir potansiyel taşırken, alelade bir yaşamı kabullenme. En üst sınırına ulaşma cesaretini göster. Bu senin doğuştan gelen hakkın!"


    Ferrari'sini Satan Bilge / Robin Sharma
    sayfa: 165


    Alıntı umudun_guncesi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle




    " benim adıma sevinmeni istiyorum. her şey oldu, bitti, kaderim yazıldı, artık hepsi benim elimde. ingiltere kraliçesi oluyorum. bu gece bana evlenme teklif etti ve bu ay içinde wolsey'nin papa olacağına, böylelikle de boşanabileceğine söz verdi. şahidimiz olsunlar ve sonra geri adım atamasın diye sevincimi ailemle paylaşmak istediğimi bahane ederek hemen dayımla babamı çağırdım. şimdilik saklamamı isteyerek bana bir yüzük verdi, bir nişan yüzüğü ve benim olacağına dair yemin etti. imkansızı başardım, kralı ele geçirdim ve kraliçenin kaderini mühürledim. düzeni alt üst ettim. artık bu ülkede hiç bir şey kadınlar için eskisi gibi olmayacak.
    wolsey evliliklerini iptal ettiği haberini gönderir göndermez evleniyoruz. kraliçe durumu ancak evleneceğimiz gün öğrenecek. ispanya da bir manastıra gönderilecek. onu ülkemde istemiyorum.
    benim ve soyumuz için sevinebilirsin, buralara gelmeme yardım ettiğini hiç unutmayacağım. bende gerçek bir dost ve abla bulacaksın. Anne, ingiltere kraliçesi..."

    sayfa ; 331/332

    Alıntı Escapee81 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    "...Olukcu, kardeslerinden burada ayrilacakti. Hepsiyle sarilip kucaklasti. En son Mehmed'i bagrina basti:
    "Kendim Kirkpinar'da basa cikamadim, ama sende umudum var. Insallah yakinda birbirimize kavusuruz" diye sıkı sıkı sarildiktan sonra iki yanagindan optu ve yasli gozlerle kafilenin ardindan uzun sure bakti kaldi. Kafilenin son arabasi tepenin ardindan kaybolduktan sonra, Kosukavak'a dogru atini surdu.
    Iki yuz okuz arabasiyla Edirne'ye dogru yola cikan kafileyle goc edenlerin ardindan akan ayrilik gozyaslari dinmemisti ki, iki gun sonra elim bir haber analarin, bacilarin, kardeslerin cigerini dagladi. Ortakoy'den Kosukavak'a yolculuk yapanlar, Cataldere yanindaki buyuk kayanin yanindan ceset kokusundan gecilmedigini ve kokunun birkac gun once Edirne'ye goc eden kafilenin katledilmis olmasindan kaynaklandigini yildirim hiziyla tum etraf koylere yaydilar. Haberi alan Olukcu'nun icine kor dustu, keskin bir aci yuregini dagladi, yakti, yakti, yakti... Icinden, "Serefsizler, alcaklar, vurdular benim can kardeslerimi," diyerek sabahi beklemedi. Giyinip kusandiktan sonra safak sokerken atina atlayip, Kosukavak yolunu tuttu. Mahmuzlanan at adeta ucuyordu. Ici icine sigmiyordu...Papazkoy ormanlarindan hisimla geldi gecti ve Karatepe'ye yaklastiginda sabahin lodos ruzgari yakin bir yerlerden burnuna kokusmus ceset kokusuyla doldurdu. Atoren'den Murselim'e dogru giden yoldan Cataldere'ye yoneldi. Koyunlari otlaga cikarmis bir cocuga kokunun geldigi yeri sordu. Cocuk olay yerinin bir sigara icimi uzakta oldugunu soylerken, eliyle:
    "Kayalaan ooda gorusun amca," diye isaret etti.
    Olay yerine yaklasirken, burnunu sıkıca sarmadan edemedi. Kayalarin basindaki duzlukte kan pihtilari, sagda solda dagilmis esyalarla yuzlerce araba, yakinda sona ermis muharebe meydanini andiriyordu. Bu vahset dolu manzarayi goren Olukcu, giderek isin gercegini anladi. Atindan indi, dizginleri eline aldi. Kayanin altinda balik istifi gibi yigili yuzlerce cesede dikkat kesilerek bakti. Kan icindeki elbiselerden kardeslerini veya yegenlerini tanimasi mumkun degildi. Uc dort gunden beri sisen cesetlerin bazi organlari yaban hayvanlari tarafindan koparilmis, karinlar desilmisti. On iki on uc yaslarinda bir cocugun ayagindaki suslu kunduralar, Olukcu'nun dunyasini karartti. Once gozleri karardi, sonra sendeledi.Kendini ayakta tutabilmek icin elini bir dala uzatti. Bu kunduralar yegeni Mehmed'indi. Kirkpinar gureslerinde gormek istedigi Mehmed'in, Edirne'ye varmadan Bulgar cetecileri tarafindan cocuk yasta hayatina kiyilmisti..."



    Bozgun zamani / Mehmet Turker
    Sayfa: 100 / 101


    Alıntı SANATTARİHÇİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle





    'başlamadan biten bir oyun bu, güldürmeyen, ağlatmayan bir oyun. kader bazan çok ahmak bir rejisör. biz de rollerimizi beceremiyoruz galiba. güller ıtır olur dağılmadan. acılar hatıralaşınca güzelleşir. şair 'kendi rüyamı çaldım kalbinin boşluğunda' diyor. rüyalarımızı çalacak gitar? ışığa borcumuz yok, o bizim için doğmuyor ki, güneş bizi ısıttığının farkında bile değil, ırmağa teşekkür borçlu değiliz. şükrün bir şuurun, bir niyetin, bir fedâkârlığın aksi sedasıdır? şair, 'ben kadehimi diktiğim zaman ziyafet sona erdi, şarap kalmışsa uşaklar içsin,' diyor. boş bir kadehi dudaklarına götürmek. hazin olan bu. kadehte bir cür'a bile yok. hatta kadeh de yok ortada. hem kadeh, hem bade, hem bir şuh sakidir gönül. içtiğin hayal kadehindeki rüyalarındır. neden bu rüyaları sen de görmedin? yaşamak yaralanmaktır. yaralanmak da güzel.'



    cemil meriç,jurnal,syf 26

    Alıntı Mavi Duvar tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle


    Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte...İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık! İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken, duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek.Birdenbire büyümesi,gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun.İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi.Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde.Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin.Parmaklarını sözüne pınar edememek. Uzaklarda bir adamın üşümesi, bir kadının dağlara daldıkça.Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması.Ayrılık yağmurdan vazgeçiş,sudan üşüme; yalnızca gölge vermesi ağaçların.İyiliğin küfre dönmesi ayrılık. Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya. Başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş İki adımdan biri insanın,sevincin kundakçısı, hüznün arması ayrılık. O küçük ölüm! Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.

    Şükrü Erbaş
    İnsanın Acısını İnsan Alır
    Sayfa 46


    Alıntı ö.m.ü.r tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Hikmet Bey, biraz da kederli bir sesle sordu:
    - Kadınlarla ilgili bir hakikat var mı Dilara Hanım?
    - Hem de çok var.
    - Bunları öğrenmek isterdim.
    - Öğrenip de ne yapacaksınız, bütün hakikatleri size anlatsam, hepsini öğrenseniz ne olacak, daha sonra sıkılacaksınız. Kadınlarla ilgili bütün hakikatleri bilen bir erkek görsem ona acırım. Bu, kedinin önündeki yumağı çözmek gibi olur, sonra neyle oynayacaksınız?

    - Kadınlardan başka bir eğlencemiz olmadığını mı düşünüyorsunuz?

    Dilara Hanım ‘’hıh!’’ dedi küçümseyen haliyle.
    - Siyaset, savaş, para… Bunlarla mı eğleneceksiniz, bunlarla mı mesut olacaksınız? Napolyon bütün savaşları kazandı, siyaseti biliyordu, çok da parası vardı,
    imparatorluğun hazinesi onundu, mesut olabildi mi? Belki de aradaki fark budur. Bir erkek bunların hiçbiriyle mesut olamaz. Sizleri mesut etmek için mutlaka bir kadın gereklidir ama bir kadın, evet, eğer kadınlar siyasetle, savaşla, entrikayla parayla uğraşsalardı, bunların her biri onları mesut etmeye yetebilirdi.

    - Neden bunlarla alakadar olmuyorsunuz öyleyse?

    - Alakadar olanlarımız da var elbette, ama erkekler bunları bize vermemek için çok uğraşıyorlar, çünkü bilmeseniz de seziyorsunuz ki biz bunları ele geçirirsek erkekler olmadan da çok eğlenebilir, hatta mesut bile olabilirdik; bence bu korkutuyor erkekleri, onun için bütün eğlenceleri kendilerine ayırıyorlar ve eğlenemiyorlar. Kadınlar olmadan sizler saadeti bulamazsınız, Kadınsız bir erkek kaybolmuş bir erkektir bence.

    Hikmet Bey, gören kadınların asla dayanamadıkları o kederli tebessümle, sanki kendiyle de alay eder gibi cevap verdi:
    - Kadınlarla kaybolanlar da var, kadınların bir kayboluşa götürdükleri erkeklerden bahsettiklerini çok duydum.

    Dilara Hanım insafsız sayılabilecek bir cevap verdi:
    - Onlar kaybolmaktan zevk alanlar.

    Hikmet Bey ‘’Bu sözü çok düşündüm’’ demişti Osman’a,’’ama doğru olmadığına karar verdim,hayır onlar kaybolmaktan zevk almıyorlar,kendi hislerine karşı korunmuyorlar sadece,duygularını sonuna kadar yaşama arzusunun cazibesinden kurtulmaya çalışmıyorlar.’’Biraz durup eklemişti: ‘’Bilmiyorum,aslında kesin bir karar veremedim,kaybolmaktan zevk alınabilir mi,bir kadını değil de bir kadında kaybolmayı mı sevdik, bir zayıflık mıydı bu yoksa bir güçlülük mü,her seferinde fikrim değişiyor’’…..


    Ahmet ALTAN/İsyan Günlerinde Aşk/
    Syf.309-310

    Alıntı The Bob tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Madem mısra diyoruz, ben de çok sevdiğim bir şiirin bir kıtasıyla katılayım. Resim olarakta benim için önemli olan bir kareyi seçtim. Benim gibi dizinin sıkı takipçileri bu sahneyi hatırlayabilir. Hem kendisine hem bize yapılan bir itiraftı bu sahne, şiire de oldukça uyuyor.



    Bir bakış, bir aşığa neler anlatır,
    Bir bakış, bir aşığı saatlerce ağlatır
    Bir bakış, bir aşığı aşkından emin eder,
    Seven insanlar daima gözleriyle yemin eder.

    Faruk Nafiz Çamlıbel / Gizli Bakışlar / Bütün Şiirleri

    Alıntı xxD tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    "ben sende ardı arkası kesilmeyen bir korku sevdim. ben bir cüce çocuk sevdim sende sıska. şiddetli ve hayret uyandıran manevralarla kendi kanına olan saplantılı aşkını sevdim. o rutubet kokan loş yüzündeki kanalizasyonları, az kelimeyle kurduğun cümlelerdeki gizli soru işaretlerini, barlardan çatlak bardak gibi atılmayı beklemeni, serserice patlamalarını, yuttuğun toplu iğneleri ve bir film hilesi hissi uyandıran utangaç hasret pozlarını sevdim. dokunamadım sana. parmakuçlarım neşterdi çünkü. kırılan bir kemiğin sesiyle veda ederken,
    bir nedeni yok. yalnızca öptüm."

    KÜÇÜK İSKENDER
    Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm
    syf:69

    Alıntı seytan41 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle



    Yeryuzunun bütün akan sulari bulanir,gectigi yerlerin kiri,pasi,çamuru ,suyun saydamligini bozar.Kis gucluyse donar.onemli olan bulanmamak,donmamak degil,akmaktir.Su akabildigi surece,yeniden temizlenmek,sogugun donduruculugundan kurtulmak umudu vardir.Kimse saf, kimse masum degildir.Yasayan kirlenir,onemli olan safiyeti,masumiyeti yasamin amaci haline getirmektir.Aslolan yasamdir.Yasam oldugu surece saf olmak,masum olmak umudu da vardir.

    Ahmet umit. bab-i esrar
    Sayfa:109


    Bu mesaj en son " 25.05.09 " tarihinde saat 00:51 itibariyle ´Schmetterling´ tarafından düzenlenmiştir...
    Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var;
    kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin.

    Bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin..!





    ''Seni Seviyorum, Çünkü; Bu siyah beyaz dünyada tek renk sensin, Bir ressamın fırçasından çıkmış gibi ... Ama alalade bir renk değil, Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan bir renk ... ''





  2. #2

    Kayıt Tarihi
    17-11-2007
    Mesajlar
    9,372
    Karizma Gücü
    6
    Türkforumdan harika bir yarışma daha
    Katılacak bütün arkadaşlara başarılar diliyorum eminim çok güzel paylaşımlar olacaktır...
    ÖzgüRuH (M.M.K)

  3. #3
    عشق HaYaL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2007
    Mesajlar
    4,961
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Yine çok güzel bir yarışma daha Şimdiden herkese başarılar diliyorum katılım çok fazla olacaktır eminim.
    Ey Yar!.. Ömrümün miladıdır yüreğimin yüreğine hicreti, Senden öncesi cahiliye dönemidir... Af'oluna...
    Mevlana

  4. #4
    kaos. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-07-2008
    Mesajlar
    2,798
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    e peki yarışmacı olmayıpda jüri olmak isteyen olursa jüri olamıyomuu
    Oyun bitmeden farket !

    ŞAH'mısın, PİYON'mu...!

  5. #5
    Her seçiş bir vazgeçiştir ´Schmetterling´ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-10-2007
    Mesajlar
    2,401
    Karizma Gücü
    5
    Benimde temennim bu yönde (:

    +

    Alıntı kaos. tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    e peki yarışmacı olmayıpda jüri olmak isteyen olursa jüri olamıyomuu
    Gördügün gibi Juri belli kaos
    Yarismaya bekleriz ama
    Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var;
    kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin.

    Bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin..!





    ''Seni Seviyorum, Çünkü; Bu siyah beyaz dünyada tek renk sensin, Bir ressamın fırçasından çıkmış gibi ... Ama alalade bir renk değil, Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan bir renk ... ''





  6. #6
    kaos. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-07-2008
    Mesajlar
    2,798
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    jürinin tarafsız olacağına dair inancım yok

    ya değilse birinci olacağımı adım gibi bildiğim bi yarışmaya niye katılmıyımki dimi ama
    Oyun bitmeden farket !

    ŞAH'mısın, PİYON'mu...!

  7. #7
    Her seçiş bir vazgeçiştir ´Schmetterling´ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-10-2007
    Mesajlar
    2,401
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı kaos. tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    jürinin tarafsız olacağına dair inancım yok

    ya değilse birinci olacağımı adım gibi bildiğim bi yarışmaya niye katılmıyımki dimi ama

    Juri sistemi yarismanin daha adil olmasi icin secildi zaten
    Yoksa anket oylamasida yapilabilirdi..
    Bu konunun sakasinin dahi yapilmasi hos degil bence
    Gercekten tarafsiz olacagina inanmayan varsa da katilmayabilir
    Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var;
    kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin.

    Bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin..!





    ''Seni Seviyorum, Çünkü; Bu siyah beyaz dünyada tek renk sensin, Bir ressamın fırçasından çıkmış gibi ... Ama alalade bir renk değil, Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan bir renk ... ''





  8. #8
    <span style='color: #0000FF'>Mavi Duvar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    6,929
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Güzel bir yarışma olacağa benziyor.
    Düzenleyenleri tebrik ediyorum.

  9. #9
    kaos. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-07-2008
    Mesajlar
    2,798
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    tamam tamam sustum.

    girerde kazanamassam bilki suçlusu sensin
    Oyun bitmeden farket !

    ŞAH'mısın, PİYON'mu...!

  10. #10
    Her seçiş bir vazgeçiştir ´Schmetterling´ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-10-2007
    Mesajlar
    2,401
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Mavi Duvar tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Güzel bir yarışma olacağa benziyor.
    Alıntı Mavi Duvar tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Düzenleyenleri tebrik ediyorum.


    Güzel paylasimlarini bekliyorum (:
    Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var;
    kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin.

    Bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin..!





    ''Seni Seviyorum, Çünkü; Bu siyah beyaz dünyada tek renk sensin, Bir ressamın fırçasından çıkmış gibi ... Ama alalade bir renk değil, Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan bir renk ... ''





 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. (siyaset meydanı/serbest kürsü) YENİ YARIŞMA KONUSU
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde mezarkabul39 tarafından açılmış
    Yanıt: 106
    Son Mesaj: 20.09.11, 23:02
  2. Yarişma Programlariyla ünlenen Caner, Nurhan Bey Ve Hamit Bey'in Ekrana çikmak Için N
    2005 Konuları bölümünde Paparazzi tarafından açılmış
    Yanıt: 17
    Son Mesaj: 24.02.05, 11:45

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •