Tarihi kaynaklardan bilindiği üzere Muhammed,ölüm döşeğinde vasiyetini yazdırmak istediği sırada,ikinci islam halifesi Ömer buna engel olmuştur ve Muhammed'in ölüm döşeğinde büyük münakaşalar yaşanmıştır.Konuyla ilgili olarak Buhari ile birlikte en ciddiye alınan hadis yazarı olan Müslim'in yazdıklarını inceleyelim:
Resûlüllah (Sailailahü Aleyhi ve Seilem) evde içlerinde Ömer b. El-Hat-tab'ın da bulunduğu bir takım zevat olduğu halde intizâra gelince :
«Getirin size bir nâme yazayım; ondan sonra bir daha sapmazsınız!» buyurdu(buyuran Muhammed). Bunun üzerine Ömer:
— Gerçekten Resûlüllah (Saiiallahü Aleyhi ve Seilem) 'e hastalık galefce çaldı. Kur'an elimizdedir. Bize Allah'ın kitabı yeter, dedi. Müteakiben ehl-i beyt ihtilâf ve münakaşa ettiler. Kimisi: Getirin Resûlüllah (Saiiallahü Aleyhi ve Seilem) size fcir daha asla sapmayacağınız bir nâme yazsın! diyor; kimisi de Ömer'in söylediğini söylüyordu. Bunlar Resûlül*lah (Saiiallahü Aleyhi ve Seilem) 'in huzurunda lâkırtı ve ihtilâfı çoğaltınca (o hazret) «Kalkın» buyurdular.
yine;
İbni Abhâs: Musibetin en büyüğü, Resûlüllah (Saiiallahü Aleyhi ve Seilem) ile bu nâmeyi kendilerine yazmasının arasına giren ihtilâf ve gürültüleridir... diyordu.Bu hadîsi Buhârî «Cihâd», «Megâzî» ve ««Cizye» bahislerinde; Ebû Dâvûd «Cirâh»da; Nesâî «İlim» bahsinde muhtelif râ-vilerden tahrîc etmişlerdir.
ayrıca;
İbni Abbâs: «Ah perşembe günü!.. Ne perşem*be günü idi o!..» sözünden maksat: O günün şiddet ve kötülüğünün bü*yüklüğüdür. Bu kötülük onun itikadına göre Peygamber (Sallallahü Aleyhi veSeUem)in söyleyeceklerini yazmamalarıdır. Bundan dolayıdır ki, îbni Abbâs (Radiyailahuanh) : «Musibetin en büyüğü Kesûlüllah (Sallaİlahü Aleyhi ve SeHem) ile bu nâmeyi kendilerine yazmasının arasına giren ih*tilâf ve gürültüleridir.» ...demiştir.
hadislerin kaynağı
Peki Muhammed, ölüm döşeğinde son sözlerini ifade etme hakkından neden mahrum bırakılmıştır?Acaba gerçekten, Ömer'in ifade ettiği gibi Muhammed'e galefce bir hastalık çalmış ve müslümanlarca peygamber(hatta son peygamber) olarak kabul edilen kişi akli dengesini yitirmiş ve ölmeden önce saçmalamaya mı başlayacaktır da Ömer şahsiyeti buna engel olmuştur?Peki bu Ömer şahsiyeti doktor mudur, psikolog mudur da hemen teşhisi koyup Muhammed'in ölüm döşeğindeki vasiyetine engel olmuştur?Yoksa bu Ömer kişisi bambaşka hesapların peşinde midir, gözünü iktidar hırsı mı bürümüştür de tüm kavgaları,münakaşaları göze alarak böylesine bir saygısızlığa girişebilmiştir ve Muhammed'i, bir insanın en temel haklarından biri olan vasiyet yazma hakkından alıkoymuştur...hem de söz konusu insan Muhammed!? Nitekim islamdaki sünni-şia ayrımına vesile olan en önemli olay da bu olaydır denebilir...
Bundan sonra yaşanan olaylar ise apayrı bir tartışma konusudur.Din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde, kuran kurslarında çocuklara Muhammed'in ''veda hutbesinden'' bol bol bahsedilir, ancak acaba kaç kişi Muhammed'in cenazesinin ölümünden 3 gün sonra, Mekke'nin sıcak ikliminde epeyce kokuşmuş hale geldikten sonra,dördüncü islam halifesi ve Muhammed'in damadı Ali'nin kıldırdığı cenaze namazı ile, gece yarısı ve sadece 17 kişinin katıldığı bir cenaze töreni ile, gizlice; hem de öldüğü odanın içine gömüldüğünü bilir?
Yine unutmadan, acaba kaç kişi Muhammed'in ilk eşi Hatice'den olan kızı Fatıma'nın, Ebu Bekir'in halifeliğini kabul etmediği için kaburgaları kırılana kadar dövüldüğünü, bu yüzden düşük yaptığını ve ölene kadar da Ebu Bekir'in hilafetini kabul etmediğini ve Ali'nin de bu süre zarfında, Ebu Bekir'in hilafetini kabul etmediğini ve Muhammed ölür ölmez, daha ilk halife Ebu Bekir döneminde sözlerinin,konuşmalarının(hadis) toplatılarak yakıldığından haberdardır?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



