‘Siyasi’ diye saldırdılar
CumhurbaŞkanI Gül’ün “Kayıp Trilyon” davasında yargılanması gerektiğine hükmettiği için AKP ve yandaş medyanın “Siyasi karar verdi” saldırılarına maruz kalan Hakim Osman Kaçmaz’ın geçen yıl Gül ve eşiyle ilgili bir davayı reddettiği ortaya çıktı.
Hakim yasayı uygular...
AynI mahkemenin aynı heyetinin verdiği karar tüm iftiraları da boşa çıkardı. Hakim, Gül’e seçilmeden önce işlenen ’evrakta sahtecilik’ için yargılama isterken, görevi sırasındaki soruşturma talebini “Vatana ihanet dışında sorumlu tutulamaz” diyerek reddetti.
İFTİRALAR, YANDAŞ MEDYA VE AKP’LİLERİN ELİNDE PATLADI
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, geçen yıl Cumhurbaşkanı için açılan soruşturma talebini reddetmiş.
Kayıp Trilyon davasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında verdiği “yargılansın” kararının ardından AKP’nin ve yandaş medyanın hedefi haline gelen Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin Gül hakkındaki bir soruşturma talebini reddettiği ortaya çıktı. NTV’nin haberine göre yaklaşık bir yıl önce Cumhurbaşkanı Gül ile eşi Hayrünnisa Gül hakkında görevini kötüye kullandığı, kılık kıyafet kanunlarına, Anayasa’ya ve mahkeme kararlarına aykırı hareket ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunuldu.
Görevi döneminden sorumlu tutulamaz
Suçlamalara dayanak olarak da Hayrunnisa Gül’ün Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna türbanla katılması ve Cumhurbaşkanlığı’nın resmi internet sitesinde türbanlı fotoğraflarının bulunması gösterildi. Suç duyurusuna tıpkı “Kayıp Trilyon” davasında olduğu gibi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı verdi. İtiraz üzerine, takipsizlik kararı bir üst mahkeme olan ve başkanlığını Osman Kaçmaz’ın yaptığı Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldi. Cumhurbaşkanı seçilmeden önce işlendiği için “evrakta sahtecilik” ten yargılama kararı veren mahkeme, türbanla ilgili soruşturma talebini “Cumhurbaşkanı görevi sırasındaki eylemlerinden ötürü vatana ihanet dışında sorumlu tutulamaz” gerekçesiyle reddetti.
Cumhurbaşkanı Gül ile eşi Hayrünnisa Gül hakkında bir yıl önce görevini kötüye kullandığı, kılık kıyafet kanunlarına, Anayasa’ya ve mahkeme kararlarına aykırı hareket ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmuştu.
Köşk’teki bahçıvan kadar güvencesi yok
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “kayıp trilyon” davasıyla ilgili yargılanması kararını, “düşünmeden alınan” karar olarak değerlendirdi. Kuzu, şöyle dedi: “Mahkeme bu kararı verirken, nasıl uygulayacağını düşünmemiş. Nasıl uygulayacak? Siz herhangi bir devlet memuruna dava açmak için amirinden izin alacaksınız; ama Cumhurbaşkanı için böyle bir izin almayacaksınız. Köşk’te çalışan bir bahçıvan hakkında böyle bir durum olsaydı, Cumhurbaşkanı’ndan izin alınacaktı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın Köşk’te çalışan bir bahçıvan kadar güvencesi yok. Yani polis isterse gidip alabilir. Olabilir mi böyle bir şey.” (ANKA)
Görev süresi bittiğinde yargılansın
Anavatan Partisi Genel Başkanı Salih Uzun, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Kayıp Trilyon Davası” ndan yargılanmasıyla ilgili kararı eleştirerek, “Cumhurbaşkanı yargılanacaksa, görev süresi dolduktan sonra yargılansın” dedi. Uzun, şunları söyledi: “Bu ülkenin siyasetçileri neden şunu söyleyemezler, ’Evet seçilme sürecinde birçok tartışma olmuştur ama seçilmiş, görevinin başında bir cumhurbaşkanı vardır. Evet, Anayasamız güzel yazılmamıştır’diye denilmiyor. Bu söylediklerimden cumhurbaşkanının suç işlemediği anlamı çıkmasın. Cumhurbaşkanı görev süresi bittiğinde yargılansın elbet. Başka suçları varsa onlardan da yargılansın.”
Mahkeme kararı tansiyonu yükseltti
Sincan Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ’Kayıp Trilyon’ davasında evrakta sahtecilik suçundan şüpheli sıfatıyla yargılanması gerektiği yönünde verdiği kararın ardından başlayan tartışmalar dış basında geniş yer buldu.
İngiliz Financial Times gazetesinde yayımlanan Ankara çıkışlı haberde, kararın ülkede siyasi tansiyonu yükselttiği kaydedildi. Haberde şöyle denildi: “Bir Türk mahkemesi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 90’lı yıllarda düşürülen bir İslamcı hükûmete dayanan ve o dönemdeki iktidar partisinin para hesaplarıyla ilgili bir davada yargılanması gerektiğine hükmederek siyasi tansiyonu yükseltti.”
Gerilim endişesi var
Reuters’ın haberinde, “Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’de yeniden gerilim yaratmaya müsait bir yolsuzluk davasında yargı önüne çıkarılmasının cumhurbaşkanlığı makamını yıpratacağından endişe duyduğunu dile getirdi” denildi. İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin internet sayfasında yer alan haberde de şöyle denildi: “Bir Türk mahkemesi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 1990’ların sonundaki bir yolsuzluk davası nedeniyle yargılanması gerektiğine hükmetti.”
Yenişafak fena yakalandı
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Yeni Şafak gazetesinde kendisine atfen yayınlanan haberin asılsız olduğunu söyledi
AKP yanlısı yayınlarıyla dikkat çeken Yeni Şafak gazetesinin, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok’a atfen yayınladığı “En üst makam rencide edildi” başlıklı haber, kaynağından yalanlanlandı. Özok, söz konusu gazetede önceki gün yayınlanan ve kendisine atfen yer alan demeci vermediğini söyledi. Özok, yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti: “20 Mayıs 2009 tarihli Yeni Şafak gazetesinde bana atfen Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül hakkında Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesince ’Kayıp Trilyon’ iddiası kapsamında ittihaz olunan kararla ilgili bazı sözler yayımlanmıştır. Ben söz konusu gazeteye ve muhabirine böyle bir demeç vermedim.”
İşte yalanlanan haber
20 Mayıs tarihli Yeni Şafak’ta yayınlanan haber şöyle:
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı Gül’ün yargılanması gerektiği yönündeki kararını ’politik bir karar’olarak değerlendirdi. Yeni Şafak’a konuşan Özok, “Cumhurbaşkanı, geçmişteki eylemleri nedeniyle cezai takibata uğratılamaz. Kaldı ki, Cumhurbaşkanı sıfatının öncesinde milletvekili sıfatı da var. Oradaki dokunulmazlığı sözkonusu. Oradaki dokunulmazlığı neticesinde bu makama seçildi” dedi. Cumhurbaşkanı’nın görev süresi içinde ’vatana ihanet’ dışında yargı bağışıklığı bulunduğunu hatırlatan Özok, şunları söyledi: “Bu karar tamamen devletin tepe noktasındaki Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmak için verilen bir karardır. Anayasa’da boşluk arama çalışmalarını hukuki, politik buluyorum. Devletin en üst makamını rencide edecek bir karar alınamaz, alınmamalı.”
Yeni Şafak’ta çıkan haberin asılsız olduğunu söyleyen Özdemir Özok, “Ben, ne söz konusu gazeteye ve ne de muhabirine böyle bir demeç vermedim. Haberin gerçekle hiç bir ilgisi yoktur” dedi.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ha....php?hit=16792
+
Bu dinci faşistlerden her halt beklenir.
Zira Allah korkusu yok bunlarda.
Ergenekonda her gün türlü pislik yaparlar ama iş kendilerine dokunduğu zaman etrafa saldırırlar iftiraları ile.
Ee onlarda biliyorlar sonlarının yaklaştığını.
Çırpınsın garipler.


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla






