Dipsiz uçurumların kıyısında.
Dayanılması güç soğuk rüzgârlar tenimde gezinirken.
Ruhum vazgeçmişliğin tükenmişliğin sınırında tükenirken
İşte tam o anda.
Bilinmez bir düşte.
Düştüm göğsüne.
Kıpırdamadan ölüm kadar güzel sarmışlığına bırakırken kendimi…
Uçsuz bucaksız bir kumsal.
Ufuk çizgisi görünmeyen masmavi denize
Açıyorum gözlerimi…
Ellerin dağılmış saçlarımı severken
Belli belirsiz bir sesle soruyorum.
Burası neresi?
Sıcak nefesin ve yüzünde açan eşsiz gülücük ile fısıldıyorsun.
Gecelerin küsmüşlüğünde, acılar ile uyuşmuş ruhuma,
Hoş geldin düşlerimin rengi *
Bak diyorsun…
Burası kimsenin bilmediği bir dünya
B i z i m…
İçimdeki çocuk gözlerimde gülüyor…
Ve s e n…
Bilinmeyen dünyanın kralı…
Aşk denizinin çıldırmış dalgaları arasında
Nefesin nefesimde.
Yüreğin ile yüreğimde tarifi imkânsız ateşler yakıyorsun…
Yorulmuş , incinmiş ruhumuzu
Hayat denen yalanı._
U n u t u y o r u z bir anda…
Tutkuya _ yaşama hakkını veriyoruz…
Öyle ki…
Var/oluş sınırlarını geçiyor..
Bembeyaz ölümün kucağında.
Doğuyoruz birbirimize…
H i Ç ligimize.
Alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
