Azrail kol geziyor
soğuk yoğun bakım odasında
soluklar askıda
ritim tutmuş makineler
ölüm senfonisi dört bir yanda
son rötuşlar ustalıkla
kaderin ıssız sokaklarında
güneş göğsümde batıyor
umut titriyor
örtüsüz maviler yanıyor
sert ıslıklar
çaresiz dillere çarpıyor
ruh soyunuyor tenden
beton yığını gibi bedenin yanında
sus sakın ağlama diyen sen
neden gülüyorsun
neden yapıyorsun bunu bana
sen sonsuz boyuta doğarken
beni neden böyle bırakıyorsun
benide götür anne
ne olur bırakma
bak gözlerime
ölürse ben ne yaparım diyen çocuk yalnız
nasıl baş ederim onunla
ne derim nasıl anlatırım
ve gittin
kalakaldım kimsesiz
bitmedi
kayış sertliğinde karanlık geceler
bitmedi
etrafımdaki bilinmedik yüzler
bir rüya mı yaşanan
var olan bir alemi seyreden
yoksa bir yaşam provasımı
çözemedim , çözemiyorum
kalbim bırak mücadeleyi
kan pompalama artık hücrelerime
şizofren kimliğimi bilmediğim kaç surete teslim ettim
hükümsüzdür._--
Alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
