ALLAH'IN SEVMEDİĞİ KİMSELER
(Bir Ayet, Bir Yorum)
"Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, ak*rabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındaki*lere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirle*nen ve övünen kimseleri sevmez." (Ni*sa, 4/36)
Bu âyette belirtildiği gibi Allah (c.c), kibirlenenleri sevmez. Kibir; insanın kendisini başkala*rından üstün görme hastalığıdır. İnsanlar arası münasebetlerde ken*dini beğenerek diğer insanları kü*çük görmek, övünmek, böbürlen*mek, büyüklük taslamaktır. Basireti kör eden kibir, Allah'ın rahmetin*den kovulmaya sebep olan şeytanî bir özelliktir.
Allah Teâlâ "Yeryüzünde böbürlene*rek yürüme. Çünkü sen yeri asla yara*mazsın, boyca da dağlara asla erişe*mezsin." (İsrâ, 17/37) buyurarak, kibrin ne kadar çirkin olduğunu; Rasûlüllah Efendimiz de; "Kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan bir kimse cehenneme girmez. Kalbinde har*dal tanesi kadar kibir bulunan kimse de cennete girmez." (Müslim, "İman", 147) buyurarak kibirlinin âhiretteki durumunu haber vermektedir.
Allah'ın (c.cc.) rahmet ve mağfi*retini istiyorsak kalbimizi kibirden uzak tutup insanlara sevgi ve hoşgö*rü ile yaklaşmalıyız.
(DİYANET TAKVİMİ, 13 Mayıs 2009)
+
Kibir ruhsal bir hastalıktır. Başta gelen özelliği kendisini beğenmek, başkalarını aşağı görmektir. Sağlıklı insan kibirli olmaz. Kibirli insan, insanlarla iletişim kuramaz. İnsanlar da kibirli insanları kendilerine yaklaştırmaz.
+
Yukarıdaki ayette konuşan üçüncü tekil kişidir. Allah adına konuşmaktadır. Eğer söyleyen Allah olsaydı; “Şüphesiz Allah, kibirle*nen ve övünen kimseleri sevmez." yerine; Şüphesiz BEN kibirlenen ve övünen kimseleri SEVMEM." derdi. Bu da gösteriyor ki burada konuşan İslam Peygamberidir.
Şeyh Bedrettin bu konuda “Kuran, İslam Peygamberinin sözleridir; ama Allah Kelamı (Tanrı Sözü) demeyen kâfir olur.” (bkz. VARİDAT)
İnsanları; doğruluğa, iyiliğe, güzelliğe, erdeme, paylaşmaya, dayanışmaya, yardımlaşmaya çağıran bütün olumlu sözlere Tanrı sözü denir.
Tanrı, yüceliği ifade eder. İnsanlar iki ellerini göbek hizasından açarak dua ederler. Göbek hizası aşağı ile yukarıyı kesen bir çizgidir. Ellerimizin üzerinde kalanlar yüksek değerlerdir. Bu yüksek değerler: Doğru, dürüst, güzel ve iyi davranışları, genel doğruları, olumlu değer ve kavramları, ortak değerleri, insanlık yararına olan olumlu eylemleri, ilke ve kuralları, yüce duygu ve düşünceleri üstte tutmak anlamınadır ki dua sonunda ellerin yüze sürülmesinden amaç bu değerlere yüz göz sürülmesidir. Böylece tanrısal değerleri yüceltmiş ve ona yüz göz sürmüş oluruz.
Önce insanlara Allah’ı anlatmak, tanıtmak zorundayız. İnsan görmediği bir varlığı hayal edemez. Ancak gördüğü bir varlığı hayalinde canlandırabilir. Bu nedenle Allah’ı bilinebilir, hissedilebilir bir konuma getirmeliyiz ki insanlar kötü bir iş yaptıklarında Allah’a karşı geldiklerini anlamış olsunlar.
Eren Bilge Balta, 19.5.2009