Dağ değişir, taş değişir, bağ değişir, ağaç değişir, fırdöndü adamlar değişmez. Fırdöndülük bulaşır kalır. Yapışır çoğalır.

Fır fır dönerler.

Adil düzen, milli görüş çizgisindeyiz, “İsrail şeytandır, siyonisttir” derler. Sonra; “dönüşüme uğradık, muhafazakâr demokrat olduk” diye dem vurur, sınır boyunca uzanan toprakları İsrail şirketine 44 yıllığına kiraya vermek üzere Meclis’e baskı kurmaya soyunurlar. Kürsüye çıkarlar, hayatları boyunca; “komünisttir, vatan hainidir, Allahsızdır…” diye küfür yağdırdıkları şairi sahipleniverir; “Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” diye Nâzım Hikmet’ten, “vatanın uğrunda yanılacak değer olduğunu” anlatan mısralar okurlar. Önlerinde kendilerini dinleyen, uygun bir kalabalık gördüklerinde de bu kez Mehmet Akif’ten; “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda…” dizesini dillendirler.

***

Fırdöndü adamlar.

Ülkesine güvenmez.

İnsanına inanmaz.

“ABD olmazsa, AB bizi içine almazsa, İsrail şirketleri destek çıkmazsa biz aslında hiçiz… Biz kendi gücümüzle kesinlikle adam olmayız…” demeye getiren duruşlarıyla “kendi döşediğimiz mayınları kendimiz temizleyemeyiz kanunu çıkartmaya” destek verirler.

Türkiye, büyük ülke.

Güçlü ülke.

Orta Doğu’da lider olmaya soyunmuş ve dış borçla, sıcak hoppa parayla büyümesine rağmen yine de G-20 adı verilen dünyanın en zengin ilk 20’sine girebilimiş bir ülke… Böyle bir ülke, kendi ordusunun döşediği mayınları, kendisi temizleyemiyor. Yanıbaşında daracık, küçücük, muhtaç Suriye, kendi döşediği kendi mayınını, Amerikan, İngiliz, İsrail sermayesine ve şirketlerine ihtiyaç duymadan kendi ordusuyla sökebiliyor. Türkiye Ordusu liderlik yapıp, taşeron şirketleri bulup bu toprakları mayından temizletemiyor.

***

Fırdöndülük bulaşıcı.

Bulaşıyor.

İktidar partisinin içinden 100 milletvekili çıksa, Meclis’teki “Mayınlı araziyi yabancılara temizletme ve 216 bin dekarlık geniş arazinin mayını temzileyecek yabancılara 44 yıllığına kullanma hakkını verme” kanunu, onu hazırlayanın elinde kalır, kadük olur.

Meclis’ten geçmez.

100 milletvekili aranıyor.

100 altın adam.

İktidar partisi içinden, fırdöndü olmamış, 100 altın adam çıksa, muhalefet partileri CHP ile MHP’nin de dik duruşlarıyla güçlerini birleştirirler ve Meclis İç Tüzüğü’ndeki; “toplantı yeter sayısı” ile “karar yeter sayısı” kuralları işletilir, bu “şike kanun” Meclis’ten geri döner.

***

Toprak temizlenir.

Türkiye üniversitelerinin ziraat fakültelerinin bilimsel katkısını sağlayan, toprağın veraset yoluyla bölünüp küçülmesini önleyen, hibrit tohum üretiminde dünyanın 1 numarası olmuş İsrail’e bile tohum satabilecek beceriye ulaşmış Türkiye tohumcularının da katılımını sağlayan “örnek üretim çiftlikleri” kurulabilir. Bölgenin yoksul ve topraksız insanlarına; “Türk-Kürt-Alevi-Sünni” ayrımına sapmadan ve hatta Türkiye’nin 81 ilinin de ortaklığını sağlayan modeller geliştirilebilir. Toprak işleyenin, su kullananın olur, mayından bereket fışkırır, zenginlik ürer. Zenginlik medeniyeti çeker.

Türkiye’ye güven gelir.

Bu güveni AKP içinden çıkacak 100 milletvekili sağlayabilir.

100 altın adam yeterli.

Fırdöndülüğe dur de!

100 altın adam aranıyor.


kaynak

akpnin içinde fırıldak olmayan 100 altın adammı? İMKANSIZ kelimesi geldi aklıma birden ....