Mavi bulutlarla birlikte...
Güneş de terk etti yüreğimin sana ait kentini
Kalan sadece;
Viraneliğin fısıltısı ve giderken döktüğüm hala kurumayan gözyaşı...
Yazığım onca yazıya rağmen...
Anlatamadıklarım…
Heybetli bir duruşun ardında...
Gizli bir eğretilik…
Tuhaf bir iklim var şimdi şehrinde…
Adını, gözlerini, gülümsemeni, saçlarının kokusunu andıran…
Unutacaksın diyen bir ses, belki de beni kandıran!
Önce kim tek etti yaşanmışlıkları
Ve şehri kim bıraktı, güneşsiz, havasız, susuz, ışıksız aşksız? Bilmiyorum!
Yıkılmasaydı duvarları,
Yazardı üstünde senli benli anıları…
Kaybolmasaydı bulutları,
Çizerdi gökyüzüne, beni, seni, ikimizden bu şehre kalanları…
Suçlusu yok güçlüsü yok…
Ne sen ne ben!
O zaman aşk güçlü ve güçlü olan suçlu!
Şimdi, yık artık beni, yok et diyen şehre bakıyorum…
Ölüm, türküsünü fısıldıyor esmeyen rüzgâra…
Korku, telaş, heyecan, duygu, çoktan terk etmiş şehri…
Ben en son kalandım…
Artık ben de gidiyorum sevgili…
Ve yıkıyorum, yık beni diye yalvaran bu şehri
Hoşça kal…Gözümün nuru
Hoşçakal...
Alıntıdır


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla