Bugün 'Dünya Sigarasız Günü'

Bir an önce siz de bırakın...

Sigaranın, içinde 4 binden fazla zararlı madde içeren sosyal bir zehir olduğu ve bunlardan 40 tanesinin doğrudan kansere yol açtığı bildirildi.

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Melek Köksal Erkişi, Dünya Sağlık Teşkilatı'nın 1989 yılında, kuruluşunun 40. yılına rastlayan günü "Sigarasız Dünya Günü "olarak ilan ettiğini anımsattı.

"Sigara içen hastalardaki birinci ölüm nedeni erken yaşta oluşan kalp ve damar hastalıkları, ikinci ölüm nedeni ise solunum yolları ve akciğer başta olmak üzere çeşitli organ kanserleridir " diyen Prof. Dr. Erkişi, Dünya Sigarasız Günü nedeniyle yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Sigara deriyi ve kemikleri çok erken yaşlandırır. Sigara kadın ve erkeklerde kısırlığa neden olur. Gebelikte sigara içilmesi, kadınlarda düşük yapmaya, erken doğum, ölü çocuk doğurma, beyin ve akciğerleri iyi gelişememiş, düşük doğum ağırlıklı çocuk doğurmaya neden olur. Üstelik hamile iken sigara içen annelerin çocuklarında ani ölüm, erken yaşta kanser, kalp damar hastalıkları, alerjik solunum yolları hastalıkları oluşur. Bu çocuklarda sonraki yaşamlarında, sigara ve uyuşturucu kullanma alışkanlığı daha yüksek olmaktadır."

"İÇİMDE DÜŞÜŞ BAŞLADI"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye'de sabote edici yorumlara karşılık, atılan adımların başarılı olduğunu, özel işletmelerin dışındaki kapalı alanlarda sigara içilmesinin çok büyük oranda ortadan kalktığını ve sigara tüketiminde düşüşün başladığını söyledi.

Özlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 2008 yılında 5727 Sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunu çıkararak, tütün kontrolü alanında tüm dünyada büyük takdir toplayan bir başarıya imza attığını ifade etti.

Çıkarılan bu kanunla Türkiye'nin, tütün kontrolü konusunda çağdaş ülkelerdeki gibi toplumsal sorumluluklarının gereği olan hukuki normlarını oluşturduğunu vurgulayan Özlü, şöyle devam etti:

''Kanunun yürürlüğe girdiği 19 Mayıs 2008'den itibaren Türkiye'de ortak yaşanan alanların çoğunda sigara içmek güçleşmiştir. Kimilerinin 'bu kanun uygulanamaz', 'yasaklarla bir yere varılamaz' türünden, kontrol çalışmalarını sabote edici yorumlara karşılık, atılan bu adımların başarılı olduğu, özel işletmeler dışındaki kapalı alanlarda sigara içilmesinin çok büyük oranda ortadan kalktığı ve sigara tüketiminde bir düşüşün başladığı görülmektedir. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (TAPDK) sigara satış verilerine göre, sigara satışı azalmıştır. Kanunla birlikte elde edilen bu sonuçlar, tütün kontrolü konusunda atılan adımların doğru ve etkin olduğunu ve işe yaradığını açıkça göstermektedir.''

-YASA TAVİZSİZ UYGULANMALI-

Lokanta, kahvehane, kafeterya ve birahane gibi eğlence yerlerinde 19 Temmuz 2009 itibariyle yasakların yürürlüğe gireceğini hatırlatan Özlü, şunları kaydetti:

''Böylece ortak yaşam alanlarında tümüyle sigara içilemez olacak. Tamamen sigarasız bir dünyada yaşayabilmenin yolu açılabilecektir. Bu noktada hepimize görev düşmektedir. Kanunun sorumlu tuttuğu merciler, ortak yaşama alanlarında yasal olarak sigara içilmesinin mutlak yasak olduğu ve içilmesine göz yumulmasının suç teşkil ettiği bilinciyle, aksi yönde hareket edenleri uyarmalı, uyarıları dikkate almayanlara gereken yasal yaptırımları uygulamalıdır.

Bu tür işletmeler, kendilerini yeni duruma hazırlamalı, 19 Temmuzdan itibaren müesseselerinde sigara içilmesine izin verilmeyecek şekilde gereken tedbirleri almalıdırlar. Yetkili merciler, 19 Temmuzdan itibaren ortaya çıkabilecek ihlallere karşı şimdiden önlemler almalı ve söz konusu işletme sahiplerini yasanın tavizsiz uygulanacağı konusunda uyarmalıdırlar.''

-''YASANIN UYGULANMASI SADECE KAMU GÖREVLİLERİNE BIRAKILMAMALI''-

Prof. Dr. Özlü, il tütün kontrol komiteleri, il yöneticileri, kamu kurumu yöneticileri, belediyeler ve kolluk kuvvetlerinin kendilerine tanınan yetkileri kullanıp, sorumluluklarının gereğini yerine getirmeleri gerektiğini belirterek, ''Bu durumda ulusal sağlığımız için çok önemli bir dönüm noktasını daha başarıyla aşmış olacağız. Ancak tütün kontrol çalışmaları, sadece kamu görevlilerinin çabalarına bırakılmamalı ve sigarasız bir dünyada yaşamak ve gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir dünya bırakmak isteyen herkes, sivil duyarlılığın gereğini yerine getirmeli, kanunu sahiplenmeli, yasak alanlarda sigara içenleri ve içilmesine göz yuman yetkilileri medeni ölçüler içerisinde uyarmalı'' dedi.