-’Kaçar herkesten
Durmaz bir yerde
Anne ölünce çocuk
Çocuk ölünce anne’...--
Münih’ten, -Istamenov’a...-
- Anne ve Ağıt-
Anne...
Başım,ne incirli şarap ayinlerinin yedi boğum işvesine
Ne Yezid’in vââd’ettiği bin dirhemlik cennetlerine
Ne de toprağın bana leziz dâveti önünde eğilmiştir.
Sarışın başım ve yeşil gözlerim anneciğim
Yalnızca senin
Rahmeti ipekten yumaşak kudretine sığınmaya gelmiştir.
’Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda’
Soğukluğunu hissettim sensizliğin
Nefesimi yakan acı rüzgârda
Ben de dünyanın bakire dansı sona ermiştir
Yoruldum anneciğim
Bıkkınlığım çehremden değil
Yılanlara,akreplere peşkeş çektiğim gönlümden bellidir.
İçim, beton dökülmüş bir yapı gibi kaskatı kesildi
Uçsam diyorum başka alemlere
Yeşil sarıklı,cübbeli bir Veli gibi
Fakat onanmaz bir çare bu,bilen bilir
Kulların herbiri tekrar yerde dirilir
Anne...
Bana göklerden el sürülmemiş bir gökkuşağı
Bir de gümüş sedefli aynalar indir
Tüm melekleri yedi kat arş-ı alemin girsin rüyama
Sihirli dokunuşlarını ezberletmek için tekbir tekbir.
Bıraktım geçmişimi düşlerimin uzamında
Ayaklarımın altından akan bengisu ab-ı dünya
’Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda’
Sarışın başım ve yeşil gözlerimle anneciğim
Yalnızca senin
Rahmeti ipekten yumuşak
Kudretine sığınmaya geldim.
’Aklımda yıldızlı bir gece var’...
Dışarıda çırılçıplak esen rüzgâr...
Gözlerimde kilometrelerce umutlar...
Ve küçük
Ve sıcak
Ve altın çizgilere bölünmüş bir kadın
Ağır bir duman gibi odamda yatar
O kadın ki;
Türküler gibi güzel
Türküler kadar bahtiyar
Ve türkülerin süt beyaz maviliğinden
Yüzyıldır hürriyete ve sevgimize düşe kalka koşar
Dizleri paramparça
Yitik bir yağmur yağar
Taşan denizlerin dalgaları
Bizi omurgalarımızdan birbirine bağlar
’Aklımda yıldızlı bir gece var’...
Issız adaların ışıklarında dehşet...
Ola ki yalandır geceye aldanan tablolar
Hafiftir ölüm ah! ,hafiftir!
Yalın bir anneden doğan çocuk kadar.
Gözleri sarı
Dudakları ıslak
Bir kadın gezinir bir yüzde
Ellerinden, gözlerinden, göğsünden gül akararak
Bulutlar muştu açar
Karanlık havf bağlar
Süpürülür dışarıda uğurlanıp giden toprak
Felçli şehirlerin kızıl yankısı
Camlarda alev alev yanar
Bir kelebektir artık o kadın
’Aklımdaki yıldızlı gece’de durmadan kanat çırpar.
alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
