• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
50 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0

    Başarısız Metrobüste aşk ve dayak / Ece Temelkuran

    Aşağıdaki mektubu, sizi de en az benim kadar sinirlendireceğini umarak aynen yayımlıyorum:

    20 Mayıs Çarşamba günü saat 17.00 civarında Köprü durağından Söğütlüçeşme istikametine giden metrobüse bindim. Metrobüs şoförü iki durak sonra binip ön koltuğa oturan ve daha sonra bir başka şoför olduğunu anladığım biriyle konuşuyordu.
    Söğütlüçeşme’ye girmek üzereyken şoför kontağı kapattı ve hışımla arkaya doğru gitti. Ne olduğunu anlamaya çalışırken, şoförün, lise çağlarında, yanında kız arkadaşıyla oturan bir gence “Burası sevişme yeri değil” diye bağırarak tokadı yapıştırdığını gördüm.
    Doğal olarak yerimden kalkarak olaya müdahale ettim:
    “Birine tokat atamazsın. Buna hakkın yok!”

    Kameradan izliyorlarmış!
    Çocukların yanına giderek avukat olduğumu, şoförü hem savcılığa hem de İETT’ye şikâyet edebileceklerini söyledim. Yolcular şoföre tepki göstermeye başlayınca şoförle yolculuk sırasında sohbet eden diğer şoför gelerek, “Şoförün dikkatini dağıtıyorlardı” dedi.
    Durum anlaşıldı. İki şoför, işi gücü bırakmış, metrobüste bulunan kameradan gençleri izliyorlarmış. Bu yetmezmiş gibi araç kullandığını unutup, bir de yanındaki bir başka şoför arkadaşıyla gençlerin dedikodusunu yapıyormuş.
    Ne yapıyordu bu gençler? Genç erkek, sevgilisinin omzuna başını yaslamış. Ve belli ki birbirlerine sevgilerini anlatıyorlardı. Gençlerin birbirlerini sevmesine tahammülsüzlüğün, düşmanlığın kaynağı ne? Bizim vergilerimizle maaşı ödenen bu şoför, kontak kapatıp bir genç çocuğun yüzüne tokat yapıştırma meşruiyetini nereden alıyor?

    Ahlak zabıtalığına soyunmak
    AKP’li belediyenin “ahlak zabıtalığına” soyunan bu şoförün aklına, azaltılan metrobüs sayısıyla kucak kucağa metrobüslere tıkıştırılan, günde onlarca taciz vakıasının yaşandığı metrobüslerde halkın insanca ulaşım hakkı için kontak kapatmak geldi mi hiç?
    Ya da belediyelerde taşeron çalıştırma, güvencesizleştirme, sendikal baskılar yaygınlaşırken hizmet üretiminden gelen gücünü kullanmayı hiç düşündü mü?
    Tartışma hararetlendi, metrobüs saat 17.15’te Söğütlüçeşme’ye, son durağına yanaştı. Metrobüste bulunan herkes, olayın mağduru çocuklarla birlikte şikâyet edecek merci aradık.
    Bir polis ya da bir görevli yok mu derken, şoför metrobüsü çalıştırıp son hızla son duraktan kaçtı. Kaçarken de durdurmak isteyen olaya tanık yolculardan birinin kolunu yaraladı.

    Biz yine hep birlikte şikâyet edecek bir görevli aradık ve bulduk. Görevli kaçan metrobüs şoförünü tespit etmek yerinde çocuklara nasihat verdi:
    “Şoförü plaka numarasından bulamazsınız, metrobüsün yanında yazan numara lazım, karakola gitmeyin, siz haksız çıkarsınız, iett.gov.tr’den şikâyet edin”. Bu sözler üzerine, yine duruma müdahale etmek zorunda kaldım, “Mutlaka savcılığa şikâyet edin.
    Ayrıca İETT’ye şikâyette bulunun. Bunlar üstünü kapatırlar.” Olaya tanık olmak için telefon numaralarımızı verdik, yolculardan biri cep telefonuyla tartışmaları çekti. Ancak umutsuzum. Muhtemelen 18 yaşından küçük bu iki genç şikâyetçi olmaktan çekinecekler.

    Ahlak ve namus terörü!
    Metrobüsün şoförü, yolcu olarak binen ikinci şoför, son durakta yetkili olan kişi... Üçü de İETT görevlisi.
    Biri fail, diğerleri failden yana, olayın üstünü kapatmak için uğraşıyor. Kim topladı bunları İETT’ye? 1994’ten bu yana 15 yılda, belediyeye ait sosyal tesislerden otobüs şoförlerine kadar yaşanan değişim kimin eseri?
    Daha da önemlisi 15 yılda kökleşen kadroların ve zihniyetin estirdiği “ahlak” ve “namus” terörü karşısında yaşanan suskunluk, “Polise giderseniz haksız çıkarsınız” tehdidiyle, yani devletin kolluk güçleriyle teminat altına alınırken, bu tokadı münferit olarak değerlendirmek mümkün mü?

    Metrobüs şoförünün attığı tokat aslında o gençlere değil hepimizedir ve bizi bir an önce “uyandırması” gerekmektedir.
    Oya Ersoy,
    Halkevleri Genel Sekreteri

    http://www.milliyet.com.tr/Yazar.asp...elkuran&ver=44

    +

    Türkiye ile adım adım cehalet ve yobazlığa gidiyoruz.
    Bir heykel görüp sapıklaşan zihniyetin böyle şeyler yapması doğal.
    Zira daha önce şortla geziyor diye dayak yiyen sporcular veya el ele tuutşuyor diye ahlakı bozuyor diye dayak yiyen çiftleride gördük.

    Bi de geçen birileri konu açmıştı; MAHALLE BASKISI Yok diye.
    Evet mahalle baskısı artık yok. Adeta dinci faşizm ve dayağı var.!

  2. #2
    AFAKİ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2007
    Mesajlar
    1,428
    Karizma Gücü
    5
    Yazıda da belirtildiği üzere metrobüsler kamerayla izleniyor. Bu anlatılnalar gerçek mi değil mi kamera kayıtlarından ulaşılabilir. Ezebere konuşmak kolay, "bizden olmayan" belediyeyi eleştirmek kolay ama gerçeği ispat o kadar kolay değil. Bende yazarım bir mektup, CHP'li bir belediye bana şöyle yaptı şöyle etti diye döktürürüm ama somut delilim olmadıkça mektubum hiçbir anlam ifade etmez. Bu mektupta hiçbir şey ifade etmiyor. Gerçeği ancak kamera kayıtları ortaya çıkarır, mektuplar değil.

    Konuyla ilgili gerçektir yahut değildir demek şuan için doğru değil, ondan dolayı bir yorum yapmayacağım gerçekliği hakkında. Ama şunu söyleyebilirimki metrobüs ya da başka toplu taşıma araçlarında hayatımda böyle birşeye rastlamadım. Bazen "acaba birilerinin yatak odasına mı girdim" diye düşünmeme sebebiyet veren manzaralarda dahi hiç kimse "n'apıyorsun birader" demedi. Hasıl-ı kelam "mahalle baskısı" borazanlığı yapmadan önce işin bir sonuca bağlanmasını bekleyin.

    Ayrıca sizleri "çarşaflı olduğu için hakim tarafından hakarete uğrayan kadın", "başörtülü olduğu için sağlık ocağı'nda ki doktor tarafından kovulan kadın" konularında da görmek isteriz.

    ‘‘... “Çağdışılık” ithamı, iftiraların en alçakçası, en abesi. Çağdaşlaşmak neden Hristiyan Batı’nın putlarına perestiş olsun.’’

    Cemil Meriç

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-08-2008
    Mesajlar
    1,945
    Karizma Gücü
    0
    Oya abla gerçekten çok aydınlık bir kişilik çevredeki bu tür olaylara hiçbir zaman duyarsız kalmamış biri.Aynı zamanda İnsan Hakları avukatı,böyle cesur insanlar olmasa herşeyi sineye çekmeye alışkınız.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Ayrıca sizleri "çarşaflı olduğu için hakim tarafından hakarete uğrayan kadın",
    Bu olayın dinci medyanın saptırması olduğu ortaya çıkmıştı.
    Böyle olayları sorgulamadan atlayan sizlerin; şimdi gelip olaylar kanıtlanmadan, ispat edilmeden, sadece bir mektupla bu işler olmaz demeniz inanılmaz komik.

    Gerçi komik değil; sizin zihniyetinizin bir yansıma bu.

  5. #5
    cnsk84 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-08-2005
    Mesajlar
    9,216
    Karizma Gücü
    8
    Kullanmış olduğu altındaki metrobüs sık sık bozulduğu için herhalde şöförün bütün sinir sistemleri alt üst oldu ondan böyle tepki verdi..

    Yoksa bu kadar sığ kafalı olamaz...

    Bir Türk zeki ve Tayyipci olduğu zaman dürüst olmayacaktır...
    Bir Türk dürüst ve Tayyipci olduğu zaman zeki olmayacaktır...
    Bir Türk hem zeki hem de dürüst olduğu zaman Tayyip'ci olmayacaktır...
    - (EKSİ) karizmalarınızı bekliyorum

    antu = hiperzekaların komedi dükkanı

  6. #6
    AFAKİ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2007
    Mesajlar
    1,428
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı hobaa tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu olayın dinci medyanın saptırması olduğu ortaya çıkmıştı.
    Böyle olayları sorgulamadan atlayan sizlerin; şimdi gelip olaylar kanıtlanmadan, ispat edilmeden, sadece bir mektupla bu işler olmaz demeniz inanılmaz komik.

    Gerçi komik değil; sizin zihniyetinizin bir yansıma bu.
    "Dinci medyanın saptırması..."
    Nerden vardınız bu kanaate? Birileri çıktı "bu yalan haberdir" dedi, "yalan haber" oldu di mi? Ben bu haber kesin doğrudur demedim ya da bu haber üzerinden belli cenahları karalamadım sizin yaptığınız gibi müfterilik yapmadım. Sadece "mahalle baskısı" mevzuunda bu kadar hassassanız diğer iddialarda da sesinizi çıkartmanız gerektiğini söyledim.

    Unutmadan belirteyin bu "yalan haber" konusunda gerek yerli Pravdamız Cumhuriyet gerek kartel medyamızın eline kimse su dökemez. Bu medya değil miydi "kezzaplı piskopatı" doğrudan dinle ilişkilendiren? Bu medya değil miydi Bağcılar Lisesi'nde "namaz kılınıyor senaryosunu" ortaya koyan? Şimdi konuşturma beni zira bu laikçi softa kemalist medya kuruluşlarının yalanlarını yazmaya vaktim yok.

    Ayrıca ayaküstü "zihniyet analizimizide" dahi yaptın hadi hayırlısı!

    ‘‘... “Çağdışılık” ithamı, iftiraların en alçakçası, en abesi. Çağdaşlaşmak neden Hristiyan Batı’nın putlarına perestiş olsun.’’

    Cemil Meriç

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Unutmadan belirteyin bu "yalan haber" konusunda gerek yerli Pravdamız Cumhuriyet gerek kartel medyamızın eline kimse su dökemez. Bu medya değil miydi "kezzaplı piskopatı" doğrudan dinle ilişkilendiren? Bu medya değil miydi Bağcılar Lisesi'nde "namaz kılınıyor senaryosunu" ortaya koyan? Şimdi konuşturma beni zira bu laikçi softa kemalist medya kuruluşlarının yalanlarını yazmaya vaktim yok.
    Bu ne sinir, ne ne öfke.
    Her medya yalan yapar ama en azından senin şu "laikçi softa kemalist" diye komik tamlama ile sinir harbi yaptığın medya din/Allah kitap deyip bu değerler üstünden kin venefret saçmıyor.

    Tüm Doğan Medyasının yalanlarını toplasan bu vakit denen paçavranın 10'da 1'i bile olamaz.
    Keza bu dinci basında hedef göstermeler, kin kusmalar, iftira atmalar ve daha nicelerini sayarsak bu konuda sus derim.

    "Deniz Feneri için Ergenekon işi" diyen zavallı bir zihniyet medyasını korumak, arka çıkmak veya "bak laikçi softa kemalist hede hödö" diye öfke tamlamaları kullanarak "hocam Ali saçımı çekti" edeası ile konuşmak tamda bu zihniyete yakışıyor.
    Zaten tayyip misali öfke sanatı içinde olmanızı hala anlayamıyorum.

    Sizleri Üzmez gibi sapığa arka çıkan, 6 yaşındaki balerin çocukların etek bölgesini sansürleyen pek dürüst ve pek müslüman medya ile başbaşa bırakayım.

  8. #8
    ÖÑĐΣŔ ÖnDeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    7,215
    Karizma Gücü
    8
    Toplu ortamlarda herkes ahlak kurallarına uygun olarak hareket etmeli. Bazı şeyler özel hayatın içinde kalmalı. Herkes her yerde her istediğini yapmaya kalkışırsa sonuçlarının ne olduğunu kimse tahmin edemez.
    Şoförlere gelince, eğer gerçekten abartılı bir aşk gösterisi varsa insan gibi uyarmak gerekyor öncelikle..

    Ayrıca hiçbirimiz olay yerinde değildik. Bize nasıl yansıtıldıysa ona göre yorum yapıyoruz. Birebir içinde olmadığım bir olayı şiddetli bir şekilde savunamam...
    Gördüklerimin+duyduklarımın yarısına inanırım.

  9. #9
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Anlaşıldı.
    Dediydim, abarttı biri gene haber bölümündeki konuda, ve bu ikisini yalamaklan suçladı.
    Biliyordum zaten.

  10. #10
    ocul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-04-2009
    Mesajlar
    132
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı AFAKİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yazıda da belirtildiği üzere metrobüsler kamerayla izleniyor. Bu anlatılnalar gerçek mi değil mi kamera kayıtlarından ulaşılabilir. Ezebere konuşmak kolay, "bizden olmayan" belediyeyi eleştirmek kolay ama gerçeği ispat o kadar kolay değil. Bende yazarım bir mektup, CHP'li bir belediye bana şöyle yaptı şöyle etti diye döktürürüm ama somut delilim olmadıkça mektubum hiçbir anlam ifade etmez. Bu mektupta hiçbir şey ifade etmiyor. Gerçeği ancak kamera kayıtları ortaya çıkarır, mektuplar değil.

    Konuyla ilgili gerçektir yahut değildir demek şuan için doğru değil, ondan dolayı bir yorum yapmayacağım gerçekliği hakkında. Ama şunu söyleyebilirimki metrobüs ya da başka toplu taşıma araçlarında hayatımda böyle birşeye rastlamadım. Bazen "acaba birilerinin yatak odasına mı girdim" diye düşünmeme sebebiyet veren manzaralarda dahi hiç kimse "n'apıyorsun birader" demedi. Hasıl-ı kelam "mahalle baskısı" borazanlığı yapmadan önce işin bir sonuca bağlanmasını bekleyin.

    Ayrıca sizleri "çarşaflı olduğu için hakim tarafından hakarete uğrayan kadın", "başörtülü olduğu için sağlık ocağı'nda ki doktor tarafından kovulan kadın" konularında da görmek isteriz.
    Bu yorumunla resmen fırsatın olsa şoförü savunacaksın. Büyük ihtimalle gerçektir bu olay.(video kaydetmeyen video olabilir) sonuçta hemen dinci dinci değil diye bakma olaya. Büyük bir haksızlık yapılmış ve sen öyle veyahut böyle suçlu tarafa açık yer arıyorsun. Bence senin gibiler(sen değil) o olay gerçek bile olsa "Ama orası da hakkaten sevişme yeri değil" diyerek üste çıkmaya çalışır. Umarım bu olay gerçekse adam cezasını çeker.
    Bu mesaj en son " 01.06.09 " tarihinde saat 23:03 itibariyle ocul tarafından düzenlenmiştir... Neden: ÖNE ALDIM YAPTIĞIM DÜZENlemeyi. üF bir beğenemedim ben de.

    Imagine no possessions
    I wonder if you can
    No need for greed or hunger
    A brotherhood of man
    Imagine all the people
    Sharing all the world

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ateist Ece Temelkuran nasılda kışkırtıyor!!!!
    2003 - 2004 Konuları bölümünde selpay tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 16.09.11, 23:18

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •