Önceki gün.
Yer: Gaziantep.
AKP il kongresinde konuşan Başbakan Erdoğan; “Akçalı işleri olan yanımızdan geçemez” diyor.
Tarih: 27 Mayıs 2009 yani birkaç gün önce.
Habertürk’den Balçiçek Pamir’e konuşan RTÜK Başkanı Zahit Akman; “Arkamda Başbakan var. O olmasa ben burada oturabilir miydim” diyor.
Zahit Akman kim?
Hukuken şu an için suçlu değil ama hakkında kitap olacak boyutta iddialar olan bir isim.
Alman mahkemesi onu arıyor.
Geçmişte her hafta gittiği Almanya’ya iki yıldır gidemiyor.
Deniz Feneri bağlamında o yapının polit büro heyetinin içinde gösteriliyor.
İfadesinin alınması için Alman mahkemelerinin istemi var.
Sadece Deniz Feneri’nden değil, kooperatif yolsuzluğundan da yargılanıyor.
Türk medyasında ilk kez bu sütunda ortaya çıkarılan kooperatif işi ile binlerce Almanya çalışanından ev yapacağız diye para toplanmış ve ev yapılmaksızın o paraların kooperatifçe üstüne oturulmuş!
İki konudan yani Deniz Feneri ve kooperatif işinden söz konusu edilen miktar 50 milyon euroyu geçiyor ki bunun TL karşılığı 100 trilyonun üstüdür.
Bir diğer ilginç ayrıntı da Zahit Bey’in son 10 yılda define bulmuşcasına zenginleşmesidir.
90’lı yılların ilk yarısında evine ödeyeceği kirayı bulmakta zorlanan Akman bugün, Ankara’nın önemli zenginlerindendir.
Armada gibi en popüler alışveriş merkezlerinde hisse sahibidir.
Ankara’nın muhtelif yerlerinde arsa, arazi ve binaları var.
En önemlisi onca iddiaya karşın ısrarla talep edilmesine rağmen mal varlığını da açıklamıyor.
Kuşkusuz ispat edilene kadar Zahit Akman’ın serveti ile ilgili olarak yasa dışı hiç bir itham ve imada bulunulamaz ancak konumu gereği yani RTÜK başkanlığından ötürü şeffaf olması istenebilir ki bizim yaptığımız da budur.
İşte tam bu noktada soralım:
Akçalı işi olan yanımızdan geçemez diyen Başbakan’ın ispatlanmasa dahi hakkında onca iddia ve muhakeme süreci olunmasına rağmen Zahit Akman’ı koruyup kollaması doğru mudur?
Hatırlayın, Akman hakkında Alman mahkemesi harekete geçince Tayyip bey ne olur ne olmaz deyip Zahit beyi yasal korumaya almış, yani onunla ilgili soruşturma iznini kendine bağlayarak Türk savcılarını kilitlemiştir.
Evet, Bülent Arınç’ın bile istifasını istemek zorunda kaldığı Zahit Akman’ın korunması ve zırhlanması akçalı işler edebiyatı ile nasıl uyuşuyor?
BİR BİLMECEM VAR...
Medyanın esrarengiz baronu!
Adı: Akın İpek... Kısa süre öncesine kadar Ankara’da matbaacılık yapan orta sınıf bir müteşebbisti. Babası vefat edince kardeşiyle işi devraldı.. Derken son 5 yılda bir büyüdü bir şahlandı ki sormayın gitsin.. Bırakın Ankara’yı, Türkiye’nin en önemli işadamlarından biri oldu. Önce Bugün gazetesini aldı. Ardından Tuncay Özkan’a 20 küsür milyon dolar ödeyerek Kanaltürk’ün sahibi oldu. Derken Bugün TV’yi kurdu ve medyada söz sahibi bir konuma yükseldi.. Bu arada maden işine girdi... İlginçtir kısa sürede bu kadar parlayan ve büyüyen Akın İpek, pek çok İslamcı(!) müteşebbis gibi vergi listelerinde hiç yok... Tam bu noktada soralım: Kimdir bu Akın İpek? Kimin adamı ya da temsilcisidir? Bu kadar kısa sürede büyümesinin perde gerisinde olan nedir?... Manevi önder konumunda olan aile büyüklerinin, siyasetçi eşleriyle olan ilişkileri bu zenginleşmede rol oynamış mıdır?
BURAYA KADAR...
Askere vurmak Zahit’e vurmaktan kolay!
Bugünleri de gördük.. Evet bu ülkede Zahit Akman gibi yargı cenderesinde olan bir isme laf etmek zor ama bu ülkenin askerine yani TSK’ya olmadık sözleri söylemek serbest ve kolay.. Evet Başbakan yardımcımız Bülent Arınç bey kısa bir süre önce istifasını istediği ve sert bir şekilde karşılık aldığı Zahit Akman konusunda susmak zorunda kaldı.. E tabii işin ucunda Tayyip beyle karşı karşıya gelmek var... Ondan sonra da Bülent Arınç’a ilkeli derler!.. Arınç ilkeli ise Zahit konusunda başlattığı tavrını sürdürmeli ve sözünü yememelidir.. Demek ki Arınç’ın ilkeli olması buraya kadar ya da oturduğu koltuğun sıcaklığı özdeşmiş.. Ayinesi işse kişinin tablo ortadadır... Dramatik olan şey Zahit’den bu kadar ürken Arınç’ın her toplantıda ısrarla TSK’yı hedefe oturtmasıdır. Önceki gün Akyazı’da yine TSK’yı hedef aldı ve Nisan bildirisini diline doladı... Bülent beydeki bu kronik hal onun bilinç altı ile ilgili yakıştırmaları kuvvetlendiriyor haberi olsun!
ÖNEMLİ...
İşte AKP’nin alkışladığım icraatı!
Bazı okurlarım AKP’nin hiç mi olumlu yanı ya da icraatı yok niçin hep eleştiriyorsun diye sitem ediyor. Doğruya doğru AKP’nin çok az olsa da bazen olumlu işleri ya da icraatları oluyor. İşte bugün bunlardan birini gündeme getirip AKP’yi alkışlayacağım. Bahsettiğim icraat sigara yasağıdır. Evet, AKP gerçekten önemli bir iş yapıyor. Kapalı mekanlarda sigara içilmesi için AKP’ye baskılar ve istismarlar yapıldığını biliyorum. AKP bunlara karşı dik durdu ve dün Sağlık Bakanının söylediği gibi geri adım yok dedi. Bunun anlamı, 19 Temmuz sonrasında lokanta ve kahvehaneler dahil bütün kapalı mekanlarda sigara içilmemesidir ki bu karar ya da düzenleme hakikaten takdire şayandır. Batılı ülkelerin çok önceden geçtiği bu uygulama ile Türk ve tütün özdeşleşmesi yavaş yavaş gündemden düşecek ve sağlıklı bir nesile veya sürece yelken açacağız. Korkum son anda Tayyip beyin kriz ve turizm hikayeleri ile ikna edilmesidir... Aman Tayyip bey ısrarınızı ve kararlılığınızı mutlaka sürdürün..
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_...hp?hityaz=8702
Tayyip bu yaziya çok sinirlenecek![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
