Birkaç günden beri yaptığım araştırmanın sonucunu sizlerle paylaşmak istedim. Konumuz Zakkum nerde yetişir? Kuranda nasıl anlatılır. Faydası ve zararları neler.
Muhammet zakkuma neden cehennemin dibinde yetişir ve suçluların yemeği demiştir. Bunları kendimce inceledim sonuçlar İlk olarak bu forumda sonra diğer yerlerede dağıtacağım.
Önce sözlüksel olarak başlayalım.
Zakkum (Nerium oleander), Apocynaceae familyasından Haziran-Eylül ayları arasında beyaz veya pembe renklerde çiçekler açan 2-5 m yüksekliğinde Zehirli bir bitki türü.
Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir ve kışın yapraklarını dökmez. Ayrıca bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.
Morfolojik özellikleri
Gövdeleri dik, esmer renkli ve silindir şeklindedir. Yaprakları mızrak şeklinde, kısa saplı, karşılıklı veya üçlü dairesel durumlarda dizilmiştir. Çiçekler, yalancı şemsiye durumunda toplanmış, güzel kokulu, büyük çiçeklerin sapları tüylü ve oldukça kısadır. Bitki zehirlidir.
Kullanımı
Bitki kardiotonik glikozitler taşır. Dahilen idrar arttırıcı ve kalp kuvvetlendirici etkisi vardır. Vücutta biriken suyu boşaltır. Haricen kullanıldığı takdirde adale ağrılarını giderir. Akrep ve arı sokmasında faydalıdır.Fazla miktarda alındığında zehirlenmelere sebep olur. Yine Haricen zeytinyağı ile yoğrulmuş olan yapraklar bilhassa uyuza karşı kullanılır. Bir gram kuru yaprak, insanlarda tehlikeli zehirlenmelere yol açar. Zehir etkisi kurutma ve kaynatmayla ortadan kalkmaz. Bu bitkiyi yiyen, ölmüş hayvanların etleri de zehirlidir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Zakkum 'dan alındı
Şimdide efsane ve diğer açıklamalarla devam edelim.
Romantizmin ve cazibenin simgesi olan zakkum çiçeklerinin öyküsü, Yunan mitolojisinde şöyle anlatılıyor: Leander adındaki genç, Yunan Denizi’nin (Marmara) karşı kıyısında oturan genç kıza kur yapmak ve onu görmek için her gece yüzerek karşı kıyıya geçer. Yine fırtınalı bir eylül akşamında, sevgilisinin hasretiyle yanıp tutuşan Leander kendini azgın sulara bırakır. Tam karşı kıyıya varmak üzereyken fırtınanın şiddetine dayanamayan Leander karanlık sularda yorgunluktan can verir. Azgın dalgalar, sevgilisini bir kez daha görebilmek için çırpınan gencin cansız bedenini beyaz kumlara bırakır. Bunu gören genç kız, sevgilisi için topladığı zakkum çiçeklerini Leander’in cansız bedenine serer.
İşte o günden bu yana, zakkum çiçekleri Leander’in sonsuz aşkının simgesi olarak sahilleri süslüyor.
Birçok yabancı dilde “oleander” olarak isimlendirilen zakkumun yaygın adı, sevgilisini görmek uğruna boğulan Leander’den geliyor. Ülkemizdeyse, ağu ağacı, ağıçiçeği ve zıkkım ağacı olarak da biliniyor. “Zıkkımın kökü” deyimini bilirsiniz. (Yemeklerine burun kıvrılan annelerin sıklıkla kullandığı “zıkkımın kökünü ye!” ifadesinde çok geçer örneğin!) Buradaki “zıkkım” aslında zakkumun ta kendisi. Çok zehirli bir bitki olan zakkum, eski çağlarda kuvvetli bir zehir olarak da kullanılıyordu. Bu özelliğinden dolayı, bazı bölgelerde hâlâ “eşek öldüren” adıyla da biliniyor.
Bilimsel adı Nerium oleander olan zakkum, Apocyanaceae ailesinden. Anavatanıysa Doğu Akdeniz. Kokusuz ve oldukça zehirli bir bitki. Ülkemizde sadece bir türü yetişen zakkumun yaklaşık 5 türü bulunuyor. Islak ve nemli yerlerde, dere yataklarında ve özellikle sahillerde doğal olarak yetişen zakkum bitkisi herdem yeşil, yani kışın yapraklarını dökmeyen bir çalı. Bahar aylarından başlayarak sonbahara kadar uzun bir süre pembe- beyaz çiçekler açan zakkumlar, 2-3 m kadar boylanabiliyor. Gövdesi çok dallı ve boz renkli. Yaprakları 10-15 cm. uzunluğunda, 2-3 cm. genişliğinde. Üst yüzeyi parlak ve derimsi olup uç kısmı oka benziyor. Yaprak altlarıysa açık yeşil. Meyvesiyse 10-15 cm boylarında ve ince uzun yapıda; kuruyunca kenarlarından çatlayarak açılıyor.
Tüylü tohumları da rüzgarlarla taşınarak uzak mesafelere ulaşabiliyor. Ülkemizde Ege, Akdeniz kıyılarında çok sık olarak rastlanan zakkum, az da olsa Karadeniz Bölgesi’nde de bulunuyor. Genellikle kıyı şeridini ve alçak kesimleri tercih eden bu bitki Atlas Dağları’ndaysa 2500 m yüksekliğe kadar çıkabiliyor.
Zakkumun tarih öncesinde tam olarak nasıl isimlendirildiği bilinmese de H.W. Smith adlı yazarın “İnsan ve Tanrıları” kitabında, zakkumun Eski Mısır uygarlığında, Nil vadisinde MÖ 3400-2475 yılları arasında yetiştirildiği yazıyor. Daha sonra dini metinleri incelediğimizde zakkum, mersin ve çınar ağacıyla birlikte Yahudilerin kutsal bitkisi olarak karşımıza çıkıyor. Zakkum Batı Avrupa’ya yaklaşık olarak MÖ 12. yüzyılda Fenikeli gemicilerle giriyor. Eski Yunan uygarlığındaysa sunakların ve altarların süslenmesinde kullanılıyor. Bugün Yunanistan’da cenaze törenlerinde zakkum kullanma geleneğinin kökeni de bu.
Zakkumun günümüzde kullanılan Latince adı olan Nerium, Yunan Denizi’nin tanrısı Nerium’dan türetilmiş. Aristo’nun öğrencisi olarak bilinen ve MÖ 372-287 yılları arasında yaşamış olan Teofrast ise, rhododaphne olarak isimlendirdiği zakkumu, yaprakları bademe, çiçekleri güle benzeyen çalı olarak betimliyor. Roma döneminde de çok sevilen bir bahçe bitkisi olan zakkum birçok şehirde yapılan duvar resimlerinde en sık kullanılan çiçek motifi olarak görülüyor. Roma Uygarlığı’ndan sonra 12. yüzyılda gül ve mersinin yanında Arap bahçe sanatının da vazgeçilmez bir parçası olan
zakkumlar 16. ve 17. yüzyıllarda tüm Avrupa’da en fazla kullanılan süs bitkilerinden biri oluyor. Hindistan’daysa kaner adıyla bilinen zakkum kutsal kabul ediliyor ve Tanrı Şiva’yı temsil ediyor. 1656-1708 yıllarında yaşamış olan Fransız hekim ve botanikçi Tournefort’un ülkemizde ve Yunanistan’da yaptığı araştırmalar sonucunda 1700 yılında hazırladığı kitapta zakkum da nerion olarak kaydedilmiş. Zakkumun Latince isminde yer alan Nerium sözcüğünü ilk kullanan kişiyse, sistematik botanik biliminin kurucusu olarak kabul edilen İsveçli biliminsanı Linnaeus.
Zehirli bir bitki olan zakkumun halk hekimliğinde kullanılması çok tehlikeli. İçinde oleandrin adı verilen glikozitler bulunuyor. İnsanlar ve hayvanlar tarafından kullanıldığında öldürücü olabilen bu bitkinin neden olduğu zehirlenmeler, kusma, ishal ve son aşamada kalp yetmezliği şeklinde ortaya çıkıyor.
Bu açıklamalardan sonra Kuran'a Geçelim.
Saffat meal ibni kesir
[037.062] Konak yeri olarak bu mu hayırlıdır, yoksa zakkum ağacı mı?
[037.063] Doğrusu Biz, onu; zalimler için bir fitne yaptık.
[037.064] O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.
[037.065] Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
[037.066] Onlar muhakkak ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.
[037.067] Sonra onlar için, üzerine kaynar su katılmış içkiler de vardır.
[037.068] Sonra onların dönüşü muhakkak, yine cehennemedir.
Duhan meal ibni kesir
[044.043] Doğrusu zakkum ağacı;
[044.044] Günahkarların yiyeceğidir.
[044.045] Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,
[044.046] Suyun kaynaması gibi.
Vakıa meal ibni kesir
[056.052] Muhakkak ki yiyeceksiniz zakkum ağacından.
[056.053] Karınlarınızı dolduracaksınız hep ondan.
[056.054] Üstüne de içeceksiniz o kaynar sudan.
[056.055] Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
[056.056] İşte ceza günü onlara sunulacak ziyafet budur.
Buda başka bir islami sitedeki açıklama
Meyvesi acı bir cins ağaç, ağu ağacı, cehennemde bitip acı meyvesi cehennemliklere yedirilecek ağaç. Arap dilindeki adı "Şeceretü'z-zakkûm"dur. Türkçe "zokum" olarak da telâffuz edilen Zakkum, (zıkkım) halk dilinde "çok acı, zehir zemberek", "zehir zıkkım" vb. deyimlerle günlük hayatımızda da kullanılmaktadır. Yine Arap dilinde kelimenin aslı olan "ez-Zakm", yemek, içmek, oburca yemek ve yutmak anlamlarına geldiği gibi "Hurma ve kaymaktan yapılan yiyecek, zehirli, tehlikeli yiyecek" manalarına da gelmektedir (İbn Manzûr, Lisânü'l-Arab, Beyrut, 1968, XII, 268).
-http://www.sevde.de/islam_Ans/Z/05.htm-
Alttaki Linklerde zakkum hakkında daha fazla ayrıntı isteyenler için.
-http://www.tempodergisi.com.tr/saglik_cinsellik/03330/-
-http://www.geocities.com/kansertedavisi/-
-http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/hab...x?viewid=308820-
Evet dostlar Aslında akdeniz kıyıları ana vatanı olan ve günümüzdeki özellikleri ile (araştırması devam etmekte) ilaç yapılabilen , bir bitkiyi (ağaç) Muhammet hem cehennemin dibine yerleştirmiş , boynuz gibi tomurcuklarını şeytanın başına benzetmiş , hemde suçluların içeceği olarak belirlemiş. Benim bu konudaki düşüncelerim eski çağlarda zakkumun sadece zehir özelliği bilindiği için işkence amaçlı kurana alınmıştır. Yada Yahudiler'in tarafından kutsiyet verildiği için muhammet tarafından cehenneme gönderilmiştir diye düşünüyorum. Yanlız faydalı olan bu ağacı zalimler için fitne aracı yapmak neyin nesidir yine akdeniz kıyılarında yetişen güzel çiçekli bu bitkiye cehennemin dibinde yetişir demek nasıl bir yalandır bunuda müslüman arkadaşlar kıvırmadan açıklarlarsa sevinirim.
Saygılar.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

