Ben en çok
göremediklerine bakmanı izlerdim
Yıldızların sessizliğini düşünürdün çoğu zaman


Kıygın anıları anımsatırdı
kuşların atmosferi,
akşam kokulu begonyalar
Bir de erozyondan alçalan ahatlı tepesi


Ay ancak gölgemizi karartmaya yeterdi.
Suyun çarptığı taşlıklarda
bu şehirden gitmeli derken
Eksik birer teşebbüs olarak kalırdı
sereserpe yatan bavullar


Saatini kaçırdığımız onca otobüs bileti
ve giderken şarkılar bırakan sevgililer
silindikçe daha çok yazılan şiirlere benzerdi


Boza satan ihtiyar,
yaban ördekleri,
avuçlarımızda yeşillenen tomurcuklara aldırmaksızın
korkular beslenirdik yağmurdan


Ben en çok
ürpermekten vazgeçişini,
kırıntılarından derleyip topladığın sevinçleri
özledim.


Uyan


Resmet


Yalnızlığımızı


Hürriyetimiz gibi.




Devin Karaca