Amerikan karşıtlığı hâlâ %90’larda

Ancak bu anketle ilgili olarak asıl tartışılması gereken Türk milletinin ne hale geldiği değil ne hale gelmediğidir!

Yani dini eğilimlerini kuvvetlendirmiş gibi görünse de -kaldı ki bu da çok subjektif ve dönemseldir- Türk milletini Amerikancı yapamamaktadırlar!

Ankete katılanların %86’sı ABD’nin hedefinin Türkiye’yi bölmek olduğunu söylerken, %76’sı da AB’nin tehdit oluşturduğunu düşünüyor. Amerikalı bir aileyi komşu olarak istemem diyenlerin oranı ise % 43. Yani kızları şort giyen aileyi istemeyenlerden daha fazla!

Aynı şekilde PKK’nın Türkiye’yi tehdit ettiğini düşünenlerin oranı %90’larda. Güvenilmeyen kurumlar arasında en başta DTP gelirken, sonra bunu sırasıyla IMF, Birleşmiş Milletler ve AB takip ediyor. PKK’ya karşı geniş çaplı harekat isteyenlerin oranı ise yüzde 83.

Görüldüğü gibi tüm Amerikancı propagandaya, psikolojik savaşa, medyanın çabalarına, aydınların girişimlerine rağmen Türk milletini ne Amerikancı yapabiliyorlar ne de Kürtçü.

En yüksek rakamlar aslında bu konu ile ilgili oranlar iken bu ankete dayanarak, Türk milletinin hoşgörüsüzlüğünü, dindarlığını tartışmak son derece yersiz.

İstedikleri kadar Kürtçülüğü meşrulaştırmaya çalışsınlar, demokrasi, özgürlük insan hakları gibi kavramlarla PKK’yı sempatik hale getirmeye çalışsınlar, toplum bölünmeyi tehdit olarak görüyor, bu*nun arkasında ABD’nin olduğunu biliyor, PKK’ya karşı silahlı mücadeleyi destekliyor ve DTP’ye de güvenmiyor, bu kadar basit.

İsteyenler Amerikan karşıtlığını da –İngilizce “extremism” sözcüğünden türetilmiş ve hiç de kulağa hoş gelmeyen ve Türkçe olmayan- aşırıcılık sözcüğüyle ifade edebilir.

Ama biz bunu Türk milletinin “aşırıcılığı” ile değil antiemperyalistliği ve bağımsızlığına düşkünlüğü ile açıklıyoruz. Bundan da utanmıyor, gurur duyuyor ve Batılıların deliye dönüşünü zevkle izliyoruz!

Kaynak: TürkSolu - Serap Yeşiltuna
Link : http://turksolu.org/239/yesiltuna239.htm