Türk ayak yapısına uygun ayakkabı üretmek amacıyla araştırma başlaten Poloris'in aldığı ilk sonuçlara göre Türkler batı ülkelerinin aksine geniş, taraklı, etli ve kısa ayaklara sahip.

İstanbul’un en kalabalık alışveriş merkezlerinden birinin ortasında dört beyaz önlüklü, elleri kolları alışveriş paketleriyle dolu insanlara sesleniyor: “Ayak profilinizi öğrenmek ister misiniz?'' Soru etkili oluyor. Paketler bir kenara bırakılıyor, ayakkabılar nazlanmadan çıkarılıyor ve ölçmeleri için beyaz önlüklü kişilere uzatılıyor. Onlar da ayağın önce eni, boyu ve kavislerini ölçüyor. Sonra da yerdeki küçük plastik örtünün üstünde yürümesini istiyorlar. Gönüllü yürüdükçe doktorun önündeki ekrana ayağın resmi kare kare düşüyor. Doktor da başlıyor anlatmaya:

Tabanında en çok neresi yerle temas ediyor, ağırlık nerede birikiyor, basış şekli doğru mu, bedenin yükünü hangi ayak taşıyor... Etraftakilerin şaşkın bakışları arasında doktor anlattıyor, ayağının profilini öğrenmek isteyen gönüllü de çevrede toplananlar da onu dikkatle dinliyor.

Bu aslında ayak üstü verilen kişiye özel bir sağlık hizmeti değil. Yapılan tüm bu incelemelerin amacı Türkiye’ye doğru ayakkabıyı giydirmek. Türk insanının ayaklarındaki yapısal bozuklukları, yaşa, cinsiyete, ayakkabı kullanım alışkanlıklarına göre değişen fiziksel özellikleri, bölgesel farklılıkları, mesleklere göre oluşan ayak sorunları ve ayakkabı ihtiyaçlarını belirleyecek olan araştırmanın sonunda Polaris Türkiye ayak yapısına uygun ayak sağlığını, rahatlığını ön planda tutan ayakkabı modelleri üretecek.

Türk Ayak Cerrahisi Derneği kurucu üyesi Operatör Dr. Umur Aydoğan’ın önderliğinde İstanbul’dan başlayan çalışma 15 Şubat’tan sonra Bursa, Erzurum, Mardin, Trabzon, Samsun, Adana, Ankara ve Antalya’dan ayak örnekleri toplamaya devam edecek. 10 bin kişiye ulaşmayı hedefleyen araştırmanın ilk sonuçları ortalama 38 numara ayakkabı giyen Türklerin batı ülkelerinin aksine kısa, etli ve tarak kemikleri geniş ayaklara sahip olduğunu gösteriyor.

Yaşanan ayak sorunlarının yüzde 40'ının yanlış ayakkabılardan kaynaklandığını, ayak hastalarının ise yüzde 70’inin kadınlar olduğunu söyleyen Dr. Aydoğan, kadınların şıklık uğruna dar, yüksek topuklu, ayaklarını desteklemeyen ayakkabılar giyerek ilerleyen yaşlarında dayanılmaz bel ve ayak ağrılarını davet ettiklerine dikkat çekiyor. 40 yaşından sonra zayıflayan ayak bağları, tabandaki genişleme, incelen topuk ve tarak kemiklerinin altındaki yağ yastıkçıkları ayaklara binen yükü artırdığı gibi ağrılara da yol açıyor.

Her ayak tipine uygun taban

Herkesin ayağının parmak izi gibi farklı olduğunu söyleyen Aydoğan, doğru ayakkabıyı seçerken dikkat edilmesi gereken unsurları ise şöyle sıralıyor: “Ayakkabı günün her saati rahat olmalıdır. İki ayak arasında numara farkına dikkat edilmeli. Ayakkabı almadan önce bir süre dinlenmeli çünkü yürüdükçe ayak genişler. Kösele yerine de plastik taban tercih etmekte fayda var. Çünkü kalın tabanlı ayakkabılar yerden gelen şoku emer. Ayakkabı ayağı tam sarmalı. Ayak kavisi fazla ise destekli bir ayakkabı tercih edilmeli''. Daha önce “5 nokta anatomik destekli taban'' üretimi ile Türkiye ayakkabı sektöründe bir ilke imza atan Polaris, 2008 yılı içerisinde araştırma sonuçları doğrultusunda hem Türkiye geneline uygun ayakkabı hem de temel ayak tiplerine göre taban üretecek.