• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
45 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    alipaşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-06-2008
    Mesajlar
    294
    Karizma Gücü
    0

    '12 Eylül'ün yargılanması için çağrı

    Türkiye'nin darbelerle hesaplaşması gerektiğini söyleyen Baykal, hükümeti 12 Eylül darbecilerinin yargılanması için Anayasa'da değişiklik yapmaya çağırdı



    ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, aradan 12 gün geçmesine karşın Genelkurmay bünyesinde hazırlandığı iddia edilen ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ adlı belgenin gerçek olup olmadığının ortaya çıkarılamamasına tepki gösterdi. Belgenin hazmedilmesinin istendiğini savunan Baykal “Hazmetmeyeceğiz. Gerçek ortaya çıksın. İlker Başbuğ ‘doğru değilse ne olacağını görürsünüz’ demişti. Tertip ise, Genelkurmay Başkanı’nın sözünün gereğini görmek istiyoruz” dedi. Türkiye’nin darbelerle hesaplaşması gerektiğini söyleyen Baykal, Anayasa’nın geçici 15. maddesiyle korunan 12 Eylül darbecilerinin yargılanması için yapılacak bir düzenlemeye destek vereceğini açıkladı.
    Önceki gece Star TV’de Arena programına katılan dün de CHP’nin TBMM grup toplantısında konuşan Baykal şu mesajları verdi:

    12 günlük karanlık: 12 gündür belge ve imza konusunda bir gelişme olmadı. 12 gündür Türkiye karanlıktadır, gerçekler ortaya çıkarılamadı. Bu konu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Anayasal sınırlar, demokratik kurallar içinde işleyip işlemediği ile ilgilidir. Başbakan iddia ilk ortaya atıldığında ‘İktidara karşı bir komplo’ dedi. AB elçilerine ise ‘Demokrasi anlayışı konusunda Türkiye’de bütün kurumlar tam bir uyum içinde’ dedi. Başbakan’ı 12 günde bu noktaya getiren hangi süreçtir? Genelkurmay Başkanı’nın ‘bu belgenin emir komuta zinciri içinde hazırlanıp hazırlanmadığı’ ile ilgili sorulan soruya ‘Hakaret sayarım’ sözü ile rahatlamış duruyoruz.
    Albay görevinde: Bu belgenin altında imzası olan Kurmay Kıdemli Piyade Albay Dursun Çiçek görevinde durmaya devam ediyor. Belge fotokopi mi orijinal mi netleşmemiş durumda. Fotokopi olarak bulundu, orijinali Emniyet’te varsa, Emniyet’in başka bilgisi de vardır. Şimdi imza benziyor tartışması yapılıyor. İmza benzemiyorsa buna şaşmak lazım. Çünkü bu iddialar, belgeler belli kişiyle ilişkilendirmek için ortaya atılmıştır.
    Cuntalar cirit atıyorsa: TSK içinde birileri Genelkurmay’ın bilgisi dışında bir örgütlenme, çalışma içindeyseler, TSK içinde cuntalar cirit atar hale gelmişse bu çok vahim. Devlet, imkânlarını, gücünü TSK’ya karşı kullanıyorsa bu çok daha vahim. Böyle bir durum söz konusu değilse bu ithamı kim ne amaçla yapıyor? Nerelerden güç alabiliyor? Bunun belgeleri nasıl Emniyet’in yargının zirvelerinde dolaşma fırsatını elde edebilmiştir? Bunun bir an önce aydınlığa kavuşması öbür ihtimalden daha da vahimdir. Demek ki TSK’ya karşı böyle tertipleri devlet imkânlarını ve gücünü kullanarak, faaliyet gösterebilecek noktadayız. Vah Türkiyem vah.
    Başbuğ’un sözleri: ‘Bu belge doğru olsa da olmasa da önemli değil’ dememizi, bunu hazmetmemizi, içimize sindirmemizi isteyenler var. Hazmetmek istemiyoruz. Gerçeğin derhal ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Bu konu bir tertip ise, Genelkurmay Başkanı’nın ‘Doğru değilse ne olacağını görürsünüz’ sözünün gereğini bir an önce görmek istiyoruz.
    Darbelerle hesaplaşalım: Yürümekte olan bir Ergenekon davası var. Sıkıntı büyük ihtimal buradan kaynaklanıyor. Hükümet 12 Eylül’le ilgili hesaplaşmayı doğru buluyorsa elini tutan mı var? Anayasa’nın 15. maddesi var, değiştirme isteğin varsa getirir değiştiririz? ‘Artık geçmişi kurcalamayalım’ diyorsan bilelim. ‘Bunu kaşımakta yarar yok’diyorsan, bunun senin demokrasi ve darbelerle mücadele anlayışına getireceği kısıtlamayı da o zaman içine sindir. ‘12 Eylül’ü bıraktık, ondan sonrakilerle meşgulüz’ diyorsan, onları da getir, takip edelim. Askeri darbeyle ilgili hukuki takibat, bir hesaplaşma, Türkiye’yi bir askeri darbe arayışına sürükleyen ortamı tasfiye etme arayışı içindeysen, getir onun da gereğini yapalım.
    Ergenekon davası: Ergenekon davasına bakan bir yargıç tarihsel bir tespit yaptı. ‘Kurumsal baskı yapılıyor’ diyerek çekildi. Kurumsal baskıyı kim yapıyor? Şimdi bu durumda mahkeme mi yargılıyor, kurumlar mı yargılıyor? Bir ülkede hukuk ve adalet tehlikeye girerse her şey tehlikeye girer. (Radikal)




    KAYNAK:http://www.radikal.com.tr/Default.as...ticleID=941975

    İlk kez baykalı tebrik ediyorum inş Akpden destek gelir hiç sanmıyorum ama ...
    "Birisi bakmış ki, duvarda milyarlarca saat var. Bunlar ne saatidir? Diye sormuş. Dünyada herkesin bir saati var kardeşim, kim yalan söylerse onun saatinin yelkovanı oynuyor, diye cevap almış. Bakmış ki, duvardaki bir saatin akrep ve yelkovanı 12'nin üzerinde durmuş ve bu kimin saati? Demiş. Türkiye'de bir Mustafa Kemal var, hiç yalan söylemiyor, bu onun saati demişler. Sonra, Mao'nun, Lenin'in saati hangisi? falan diye sorarken, bizde bir de Tayyip Erdoğan vardı, onun saati hangisi' Demiş. Melek diyor ki; Vallahi onun saatini Azrail aldı. Biliyorsunuz, cehennem çok sıcak orada onu vantilatör olarak kullanıyormuş diyor."

  2. #2
    SCANİA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-05-2009
    Mesajlar
    452
    Karizma Gücü
    4
    DEMAGOJİ ÜSTATI GÖREV BAŞINDA.
    Bİ KERE KANUN VAR YARGILAYAMAZSIN DİYOR.
    ADANALI SAVCI kenan evrene dava açmıştı ve baykal ne demişti?sonuçta savcı meslekten ihraç.baykal ise seyirci.
    güya demokrasi savunuyor sivil anayasa deyince statükodan taviz de vermiyor.
    keşke yapılsa ama ilkönce bu hesaplaşma laikliğe!!! aykırıdır.hele bu hükümet yaparsa irtica ayaklanır ve cumhuriyet! kazanımlarıda tehlikeye girer...
    varlığının tek sebebi statüko olan chp lideri yine yalan konuşuyor.laf olsun işte.......

  3. #3
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Geçti Bor'un pazarı.......meselesi!

  4. #4
    Ertu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-11-2005
    Mesajlar
    7,002
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Biz önce bi ergenekonu temizleyelim de, inşallah buna da sıra gelir.
    Melüsünün kuzusuu

    "Beklemekte olduğun şey, ancak onu beklemeyi unuttuğunda gerçekleşir.. Bu, evrenin 'Sen bakarken soyunamıyorum' deme şeklidir.."




  5. #5
    Dokuz_Işık adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-11-2008
    Mesajlar
    811
    Karizma Gücü
    4
    ABD güdümünde olan bir iktidar asla ABD güdümünde yapılmış bir darbeyi yaprgılayamaz... Anca lafta demokrasiden bahseder. baykal'da bunu bildiği için kronik muhalefet tavrını ortaya koymuş.
    Dinimiz bir, dilimiz bir,
    Bir millətik, iki dövlət
    Ayımız bir, ilimiz bir,
    Eyni arzu, eyni niyyət.
    Eşqimiz bir, yolumuz bir
    Hər ikisi cümhuriyyət
    Azərbaycan-Türkiyə


    Bahtiyar Vahapzade

  6. #6
    SCANİA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-05-2009
    Mesajlar
    452
    Karizma Gücü
    4
    Duy da inanma... ‘Türkiye’de demokrasiye karşı askeri müdahale sorunu bulunduğunu’ söyleyen Baykal, darbelerin incelenebileceğini, ‘12 Eylül askeri müdahalesinin gündeme getirilebileceğini’, anayasadaki (darbecilere tanınmış) güvencelerin kaldırılabileceğini, Türkiye’nin askeri müdahaleyle hesaplaşabileceğini buyurmuş...

    Lütfetmiş.

    Keşke önce kendisini incelese de, ne durumda olduğunu görse.

    Dediklerine katılıyorum ama, bazı itirazlarım olacak muhtereme:

    Kerhen de olsa, askeri darbelerle sorunluymuş gibi bir görüntü veriyorsunuz, gaza gelip ‘12 Eylül’le hesaplaşılabileceğini’ söylüyorsunuz, hoş... Ama bu hesaplaşmanın gerçekleşmesi için hiçbir şey yapmıyorsunuz.

    Söyler misiniz, askeri müdahalelerle nasıl hesaplaşacağız?

    Parlamentoyu ve yargıyı mı devreye sokacağız?

    Hatırlayabildiğim kadarıyla yargı devredeydi, ama siz yoktunuz.

    Neredeydiniz?

    Muhtemelen basından izlemişsinizdir... Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, Kenan Evren ve arkadaşları hakkında bir iddianame hazırladı.

    İlgili mahkeme bunu işleme koymaya değer bulmadı. Bir anlamda suç işlemiş oldu.

    Hukuken geçerliliğini koruyan bu iddianame ortadayken, kısaca HSYK denilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu daha da şahane bir karar aldı ve iddianameyi hazırlayan savcıyı meslekten uzaklaştırdı. Avukatlık yaparak ekmeğini kazanmasına bile izin verilmiyor.

    Neden bir tek itiraz cümleniz olmadı?

    Kenan Evren boş zamanlarında resim sanatının ‘nü’ örnekleriyle nefsini köreltsin de, Sacit Kayasu ölsün mü?

    Bazı beyanlarınızdan, 12 Eylül’e karşı olduğunuz anlaşılıyor.

    Karşı oluşlarınızı neden diğer darbelerden de esirgiyorsunuz?

    Neden aynı celadet ve fikri sarahat içinde, çıkıp, ‘27 Mayıs’a da, 28 Şubat’a da, 27 Nisan muhtırasına da, andıçlara da, yargı darbesine de, 367 saçmalığına da karşıyım’ diyemiyorsunuz?

    Fakat ben, 12 Eylül konusunda da samimi olduğunuzu düşünmüyorum.

    Karşı olduğunuz darbenin kurumlarıyla hiçbir sorununuz yok.

    Bu darbenin YÖK’üne hiç toz kondurmuyorsunuz. Değiştirilmesi ihtimali karşısında ilginç dehşet senaryoları çiziyorsunuz.

    Bu darbenin MGK’sına yeni (ve daha meşru) bir statü kazandırmak isteyenlere geçmişte etmediğinizi bırakmadınız.

    Bu darbenin ‘militer alışkanlıkları’yla ödeşenleri ihanet terimleriyle yargıladınız.

    Bu darbenin anayasasıyla da hiçbir sorununuz yok.

    Darbesine karşısınız ama, anayasasına değilsiniz... Anayasasını değiştirmek isteyenleri de sürekli ‘darbe’yle korkutuyorsunuz.

    Fakat yine de, ‘Türkiye’nin darbelerle hesaplaşabileceği’ fikrinizi destekliyorum.

    Dolayısıyla, kendi hesaplaşmamı başlatıyorum.

    Kenan Evren yargılanmalıdır.

    Postmodern 28 Şubat darbesini gerçekleştirenler yargılanmalıdır.

    Postmodern darbeyi ‘Ordu, sivil kamuoyunun oluşmasına katkı sağlayan önemli bir baskı grubudur’ diyerek meşrulaştıran (Baykal gibi) siyasetçiler yargılanmalıdır.

    Bütün e-muhtıracılar, y-muhtıracılar, z-muhtıracılar, cuntacılar, andıççılar, çeteciler, psikolojik savaşçılar, imza sahtekarları yargılanmalıdır.

    Bu yargılama gerçekleşmeden kimseye huzur yok...

  7. #7
    sensoryal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2008
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı SCANİA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Duy da inanma... ‘Türkiye’de demokrasiye karşı askeri müdahale sorunu bulunduğunu’ söyleyen Baykal, darbelerin incelenebileceğini, ‘12 Eylül askeri müdahalesinin gündeme getirilebileceğini’, anayasadaki (darbecilere tanınmış) güvencelerin kaldırılabileceğini, Türkiye’nin askeri müdahaleyle hesaplaşabileceğini buyurmuş...

    Lütfetmiş.

    Keşke önce kendisini incelese de, ne durumda olduğunu görse.

    Dediklerine katılıyorum ama, bazı itirazlarım olacak muhtereme:

    Kerhen de olsa, askeri darbelerle sorunluymuş gibi bir görüntü veriyorsunuz, gaza gelip ‘12 Eylül’le hesaplaşılabileceğini’ söylüyorsunuz, hoş... Ama bu hesaplaşmanın gerçekleşmesi için hiçbir şey yapmıyorsunuz.

    Söyler misiniz, askeri müdahalelerle nasıl hesaplaşacağız?

    Parlamentoyu ve yargıyı mı devreye sokacağız?

    Hatırlayabildiğim kadarıyla yargı devredeydi, ama siz yoktunuz.

    Neredeydiniz?

    Muhtemelen basından izlemişsinizdir... Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, Kenan Evren ve arkadaşları hakkında bir iddianame hazırladı.

    İlgili mahkeme bunu işleme koymaya değer bulmadı. Bir anlamda suç işlemiş oldu.

    Hukuken geçerliliğini koruyan bu iddianame ortadayken, kısaca HSYK denilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu daha da şahane bir karar aldı ve iddianameyi hazırlayan savcıyı meslekten uzaklaştırdı. Avukatlık yaparak ekmeğini kazanmasına bile izin verilmiyor.

    Neden bir tek itiraz cümleniz olmadı?

    Kenan Evren boş zamanlarında resim sanatının ‘nü’ örnekleriyle nefsini köreltsin de, Sacit Kayasu ölsün mü?

    Bazı beyanlarınızdan, 12 Eylül’e karşı olduğunuz anlaşılıyor.

    Karşı oluşlarınızı neden diğer darbelerden de esirgiyorsunuz?

    Neden aynı celadet ve fikri sarahat içinde, çıkıp, ‘27 Mayıs’a da, 28 Şubat’a da, 27 Nisan muhtırasına da, andıçlara da, yargı darbesine de, 367 saçmalığına da karşıyım’ diyemiyorsunuz?

    Fakat ben, 12 Eylül konusunda da samimi olduğunuzu düşünmüyorum.

    Karşı olduğunuz darbenin kurumlarıyla hiçbir sorununuz yok.

    Bu darbenin YÖK’üne hiç toz kondurmuyorsunuz. Değiştirilmesi ihtimali karşısında ilginç dehşet senaryoları çiziyorsunuz.

    Bu darbenin MGK’sına yeni (ve daha meşru) bir statü kazandırmak isteyenlere geçmişte etmediğinizi bırakmadınız.

    Bu darbenin ‘militer alışkanlıkları’yla ödeşenleri ihanet terimleriyle yargıladınız.

    Bu darbenin anayasasıyla da hiçbir sorununuz yok.

    Darbesine karşısınız ama, anayasasına değilsiniz... Anayasasını değiştirmek isteyenleri de sürekli ‘darbe’yle korkutuyorsunuz.

    Fakat yine de, ‘Türkiye’nin darbelerle hesaplaşabileceği’ fikrinizi destekliyorum.

    Dolayısıyla, kendi hesaplaşmamı başlatıyorum.

    Kenan Evren yargılanmalıdır.

    Postmodern 28 Şubat darbesini gerçekleştirenler yargılanmalıdır.

    Postmodern darbeyi ‘Ordu, sivil kamuoyunun oluşmasına katkı sağlayan önemli bir baskı grubudur’ diyerek meşrulaştıran (Baykal gibi) siyasetçiler yargılanmalıdır.

    Bütün e-muhtıracılar, y-muhtıracılar, z-muhtıracılar, cuntacılar, andıççılar, çeteciler, psikolojik savaşçılar, imza sahtekarları yargılanmalıdır.

    Bu yargılama gerçekleşmeden kimseye huzur yok...
    kopyala-yapıştır yapma
    KEMAL'İN ASKERLERİ AFFETMEZ...

  8. #8
    LAZROCK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-02-2009
    Mesajlar
    527
    Karizma Gücü
    4
    Meclis'de cogunlugu olan AKP degil mi ?

    12 eylul darbecilerini yargilamayi engelleyen o maddenin degistirilmesi icin simdiye kadar akp ne yapti ?????


    Hangi partiden, siyasi anlayistan olursa olsun birisi 12 eylul gibi Turkiye'nin bugunku butun sorunlarinin anasi bir darbenin yapicilarini yargilamayi yine gundeme getiriyor ama iktidar ve yandas medya hemen "samimi degil" masalina basliyor yine..

    samimiligini sorgulayacagina, halletsene su isi...meclisde cogunluk sende, cumhurbaskanligi sende...hersey sende ey AKP...
    sorun ne ! butun muhalefet partileri destek vermeye zaten hazir...!

    Ama ne oluyor Cumhurbaskani Gul, darbeci Kenan Evren'i kosk'de AGIRLIYOR !
    Demokrat-Darbe karsiti Bulent Arinc, Kenan Evren ile kol kola omuz omuza pozlar veriyor...
    Basbakan Erdogan'a ne demeli ya !!!!

  9. #9
    lisan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-04-2008
    Mesajlar
    2,014
    Karizma Gücü
    5
    Güzel davranış.İş işsten geçmiş olsa bile yargılanmalılar.

    Umarım arkasında dururlar ama..
    De Akp nin destekleyeceğini hiç sanmıyorum
    ''Senden başka hiç bir şeyim yok
    ama
    Herşeyi olupta sana sahip olamayanlar için
    üzülüyorum''

  10. #10
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    akp lafta onlar dokunulmazlıgıda kaldıracaklardı ??

    dun gece tvde onur öymen bu konularla ılgılı cok gusel acıklamalar yaptı chpnın bu konuyla ılgılı tavrını acıkladı.... cok gusel tespıtler yaptı..
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Demokratik İlerici Koalisyon için sessiz çoğunluğa çağrı
    2005 Konuları bölümünde fikret35 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 23.11.05, 13:17
  2. Deniz Baykal: AİHM Aponun tekrar yargılanması...
    2005 Konuları bölümünde xavalon tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 13.04.05, 11:59

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •