• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 11 12345678910 ... SonSon
101 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Duyuru Org. Başbuğ' dan sert acıklamalar !!

    26.06.2009 09:35
    Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgi notunda, ''26 Haziran 2009 Cuma günü saat 11.00'de Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Karargahı'nda bir basın toplantısı yapacaktır'' denildi. Orgeneral Başbuğ'un İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesine ilişkin tartışmaları değerlendirmesi bekleniyor. Başbuğ'un sivil savcılar tarafından yürütülecek soruşturmaya dair beklentilerini de dile getireceği belirtiliyor.

    Ve Org. Başbuğ salona girdi...

    Gözler Org. Başbuğ'a çevrildi.

    "Hepinize günaydın, Genelkurmay Karargahı'na hoşgeldiniz diyorum. Türkiye'de etrafımızda ve dünyada ceryan etmekte olan gerçek olaylara bakarsak ciddi birçok sorunun bulunduğunu ve yaşandığını görürüz. Dünya ülkelerinin hemen hemen hepsi küresel kriz ve bu krizin doğurduğu ekonomik ve sosyal sorunlarla boğuşmaktadır. Türkiye bunun yanında terör ve bölücü terör örgütüyle mücadelesine devam etmektedir. İran'daki son gelişmeler olmak üzerre Irak, Afganistan ve Pakistan'da ciddi olaylar yaşanmaktadır. Kıbrıs görüşmeleri de bir taraftan sürmektedir. Bunlar sürerken Türkiye neredeyse 2 haftadır, Genelkurmay Askeri Savcılığının elinde bulunan, topladığı ve talep ettiği bütün bilgiler çerçevesinde hazırlık soruşturması çerçevesinde ulaşmış olduğu kararla ortaya çıkan bir kağıt parçası etrafında gereğinden fazla enerjisini tüketmiştir, harcamıştır. Ayrıca yargı sürecini sabırla ve sükunetle bekleme basiretini gösterememiştir. Bunlardan dolayı biz TSK olarak üzgünüz. Şu anda elimizde olan hukuki anlamda bir kağıt parçasıdır. TSK'nın hedef alındığını görülmesi üzerine hiç zaman kaybedilmeden belge olduğu iddia edilenin gerçekten belge olup olmadığınu hukuk ve yargı yoluyla ispat edilmesidir. Bizim tarafımızdan yapılması gereken tek ve doğru hareket tarzı da budur. Soruşturma aynen adli yargı teşkilatı içerisindeki savcılıklar gibi anayasal teminatlar altında bağımsız bir biçimde yargısal faliyetlerde bulunan Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülmüştür, karar da bu kuruma aittir. İncelenmesi gereken tüm hususları mevcut bilimse, teknik imkanları kullanarak bu karara ulaşmıştır. Askeri savcılığın verdiği kararı beğenebilirsiniz veya beğenmeyebilirsiniz ama bu karara karşı saygısız küçümseyici davranışlara giremezsiniz. Son dönemlerde artan biçimde ve örgütlü olarak gerçekleştirdiği değerlendirilen kurgulanmış bazı olaylar var. Bu olaylar TSK'yı yıpratma ve karalama kampanyasına dönüştürülmektedir. Hukuk açısından yaşadığımız olayda bugün gelinen nokta olduğu iddia edilen bir kağıt parçası olduğunu gösteriyor.

    Bu konuda Genelkurmay Başkanlığı ve askeri savcılığı gereği yerine getirmiştir. Bu durumda bugün biz bu kağıt parçasının birileri tarafından TSK'yı yıpratma ve karalama amacıyla değerlendiriyoruz. Bu kağıt parçasının kimler tarafından ne amaçla çıkarıldığının ortaya çıkarılması görevi de devletin istihbarat ve yargı organlarına düştüğünü düşünüyor ve yerine getirilmesini istiyoruz. Bu ve buna benzer olayları devlet, millet ve ordu içinde fitne ve fesat çıkartma eylemleri olarak görüyoruz. Daha önce de ifade ettiğim gibi TSK, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine bağlıdır ve saygılıdır. Bugüne dek gösterdiğimiz tavır ve davranışlar da bu sözlerimizin doğruluğunu teyit etmektedir.ç Bu ilkelere aykırı davranışlarda bulunan kişileri TSK bünyesinde barındırmaz. Bunu Anayasmızın 117. maddesine göre TSK'nın Genelkurmay Başkanı olarak ben söylüyorum. TSK'nın komutanı olan Genelkurmay Başkanı'nın bu ifadesi en büyük teminattır. Bunun dışında başka şeyler aranmasının anlamını anlamıyorum. TSK ile ilgili haklı bir gerekçeye dayanmayan çeşitli nedenlerle ve çeşitli şekillerde darbe ve muhtıra isteyenlerin iyi niyette olmadığını halkın da bu söylemlerden usandığını düşünüyorum. Artık TSK üzerinden elinizi çekiniz. TSK üzerinden kendinizi siyasi tanımlama düşüncesinden ve gayretlerinden vazgeçiniz. TSK'ya karşı medya üzerinden asimetrik ve psikolojik bir harekat yürütmeye son veriniz. TSK tarihte misyonu, kurumsal kültürü ve devlet adamlığı ve tecrübesinbin gereği olarak kendisine karşı asimetrik olarak psikolojik harekatında kamuyounda cevap vermekten kaçırmaktadır.

    Akıllı insan herşeyin farkına varır. Akılsız insan ise her konumda fikrini söyler. Bu nedenlerden bizlerin olayları takip etmediği, Anayasal çerçevede rahatsızlıklarımızı dile getirmeyeceğimiz şeklindeki düşünceler olmaz. TSK'nın yıpratılması faaliyetlerinin TSK'nın dıiş etkilere maruz bırakılmasına seyirci kalamaz. Unutulmamalıdır ki TSK'nın bütünlşüğünün korunmasının ve haksız yere yıpratılması sadece TSK'nın bir sorunu değildir, ülkemizin bir deka sorunudur. Bu şekilde anlaşılmasını özellikle istiyoruz. TSK üzerinden oynanan ve oynanacak oyunlar bizim görev ve sorumluluklarımızı yerine getirme kararımızı etkileyemez. TSK'nın güvenlik boyutunda ilgilenmek zorunda görüş, düşünce ve tekliflerimizi yasal platformlarda ilgili makamlara iletmeye devam edeceğiz. Kamuoyu önünde tartışmalara girmeyi uygun bulmuyoruz. Son yaşanan olayları da MGK'ya getireceğiz. Benim başlangıç olarak sizlere söylemek istediğim hususlar bunlardır.

    SORULAR

    Şimdi bu konuyu biraz önemli bir konu biraz daha geniş seviyeden bakarak cevap vermek istiyorum. Burada altını çizme ihtiyacını duyduğum husus, TSK'da demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine aykırı davranışlarda bulunan personel barınamaz. Bunu TSK'nın komutanı olarak açıkça ifade ediyorum. Öyle durumlar olursa TSK Genelkurmay Başkanlığı gereğini anında yerine getirir. Dışarıdan herhangi bir şekilde işaret almasına gerek yoktur. Bugüne kadar yaşanan süreçte neler oldu, neler yapıldı? Bundan sonra neler olabilir sorusu soruluyor. Bunu doğru anlayabilmeniz için askeri mahkemelerin yetki ve sorumlulukların ne olduğunu anlamanız lazım. Rahmetli Uğur Mumcu'nbun dediği gibi üzüntü veren nokta da o. Dışarıda olanların farklı yorum yapması doğal ama hukukçular yanlış yorum yapıyorlar. Bilgi sahibi olmadan görüş sahibi oluyoruz. Askeri mahkemelerin yetki ve sorumlulukları açık. Askeri yargı ve usül kanunun 9. maddesini okuyun. Askeri kişilerin, askeri mahillerde askerlik hizmetleriyle ilgiliyse yargı makamı askeri yargı ilgilidir. Hala askeri yargı mı bakar, sivil yargı mı bakar diye tartışmalar oluyor. Maalesef bazı akademik ünvana sahip olan kişiler artık dünyada Avrupa'da askeri mahkemelerin kalmadığını söyleyecek kadar cahilce beyanlarda bulunuyor. Askeri mahkemeler hala geçerli. Hangi ülkelerde askeri mahkemeler var. AB ülkelerine bakalım. İngiltere, Belçika, İtalya, İspanya, Yunanistan'da askeri mahkemeler var. Türkiye'de askeri mahkemelerin olmasını yargının iki başlı olduğunu söylüyor. Fikirdir, saygı duyarız. Ama bunu söylerken AB'de de askeri mahkemeler var demiyorlar. ABD'de, Rusya'da, İsrail'de de askeri mahkemeler var. Askeri mahkemelerin olup olmamasını o ülkelerin ihtiyaçları belirliyor. Askeri mahkemeler tarafsız değildir iddiaları var. Bu devlete, anayasaya ve hukuka saygısızlık. Bu mahkemeler sokak mahkemeleri mi? Nasıl askeri mahkemeleri bu şekilde yargılarsınız.

    http://haberturk.com/haber.asp?id=15...&dt=2009/06/26

    Komutanımız cok net ıfadelerle ve vurgular yaparak acıkladı... bır cocuga anlatır gıbı acık secık anlattı !!!! soru cvp seklınde devam edıyor....
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  2. #2
    Uye ostrakismos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2007
    Mesajlar
    4,973
    Karizma Gücü
    5
    TAŞ Kafalar bunları anlayabilmiş mi acaba..
    [CENTER][B]
    [QUOTE]'' Her ağacın kurdu nasıl özünden gelirse, köpek de kurdun çürük yanlarından doğup gelişir. Köpek haindir ve karın tokluğuna satın alınmıştır. Zayıf olandır k[COLOR="Red"]öpek, dönek olandır. Ama kendi soyuna karşı öyle bir yetiştirilir ki, kurdu gördüğünde ağzı cehennemleşir[/COLOR]. Kolaylıkla devşirilebildiği için de insanda en ağır aşağılama ve hakaret sözü yerine geçer.'' [/B][/QUOTE][/CENTER]

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-06-2009
    Mesajlar
    125
    Karizma Gücü
    0
    bildik sözler kullanmis. bence bu aciklama birsey degistirmiyecek.

  4. #4
    sensoryal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2008
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    5
    Ne oldu akepe ve amigolarının sesi kesildi.
    KEMAL'İN ASKERLERİ AFFETMEZ...

  5. #5
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Esas konu o belgenin kim(ler) tarafından niçin hazırlandığının saptanmasıdır. Bence burada konu TSK ni gözden düşürmek ve bazı gayelere ulaşmaktır. Daha ziyade cemaat işine benziyor.

  6. #6
    uAkon adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-12-2008
    Mesajlar
    2,601
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Atatürk Türkiyesinden rahatsız olanlar,önlerindeki tek engel olan TSK yı milletiyle karşı karşıya getirmek için çırpınıyor iç hainlerin desteğiyle..TSK nin bu tavrı ve sözleri Vatan hainlerine ve dış güçlerin uşaklarına kapak olsun...
    Hızır paşa bizi astı dar ağacına
    Yavuz sultan selim attı kör kuyulara
    Vurulduk Maraşta,
    Yandık Sivasta...
    Cehenneme kombine aldım..Sağ tarafım boş...

    GALATASARAY

  7. #7
    Matt adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-11-2008
    Mesajlar
    166
    Karizma Gücü
    4

    "TSK'nin üzerinden elinizi çekin"

    Başbuğ: "TSK'nin üzerinden elinizi çekin"



    Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' olduğu iddia edilen belgeyle ilgili olarak basın toplantısı düzenledi. Söz konusu belgenin "bir kağıt parçası" olduğunu belirten Başbuğ, bazı grupların TSK'yi yıpratmak amacıyla sistemli olarak hareket ettiğini belirtti. "TSK'nin üzerinden elinizi çekin" diyerek sert çıkan Başbuğ, "Kağıt parçasını hazırlayı bulun" dedi.


    Cumhuriyet Haber Portalı / ANKA

    İstanbul - Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Taraf gazetesi tarafından yayınlanan ve TSK tarafından hazırlandığı iddia edilen belgeyi "kağıt parçası" olarak tanımladı. Orgeneral Başbuğ, "Hukuk açısından yaşadığımız olayda bugün gelinen noktada, olduğu iddia edilen bir kağıt parçası olduğu Genelkurmay Askeri Savcılığını yani bir belge olmadığını ortaya koymuştur" dedi.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Başkanlığı'nda yaptığı basın toplantısında sert açıklamalarda bulundu. Konuşmasına dünyadaki, bölgedeki gelişmeleri anımsatarak balatan Orgeneral Başbuğ, şöyle dedi:

    "Türkiye'de etrafımızda ve dünyada cereyan etmekte olan gerçek olaylara bakarsak ciddi birçok sorunun bulunduğunu ve yaşandığını görürüz. Dünya ülkelerinin hemen hemen hepsi küresel ekonomik kriz ve bu krizin doğurduğu ekonomik ve sosyal sorunlarla boğulan Türkiye, terör ve bölücü terörle uğraşmaya devam etmektedir. Çevremizde, İran, Afganistan ve Pakistan'da ciddi olaylar yaşanmaktadır. Kıbrıs görüşmeleri de bir taraftan sürmektedir."


    "Kağıt parçası"

    "Türkiye neredeyse iki haftadır Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın elinde bulunan topladığı ve talep ettiği bütün bilgiler çerçevesinde yürüttüğü hazırlık soruşturması neticesinde ulaşmış olduğu kararla ortaya çıkan bir kağıt parçası etrafında gereğinden fazla enerjisini tüketmiş, harcamıştır. Ayrıca yargı sürecini sabırla ve sükunetle bekleme basireti de gösterememiştir. Her şeyden önce bunlardan dolayı biz TSK olarak üzgünüz. Şu anda elimizde olan hukuki anlamda bir kağıt parçasıdır. Yargıtay içtihadına göre belge hukuki hüküm ifade eden bir hakkın doğmasına ve bir olayın kanıtlanmasına yarayan bir yazıdır. 12 Haziran günü belge olduğu iddia edilenin bir gazetede yer alması yazılanların ciddi olması ve TSK'nın hedef alındığının görülmesi üzerine hiç zaman kaybedilmeden belge olduğu iddia edilenin gerçekten belge olup olmadığının hukuk ve yargı yoluyla ortaya çıkarılması için Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturmaya başlanmıştır. Bu durumda bizim tarafımızdan yapılması gereken tek ve doğru hareket tarzı budur. Soruşturma aynen adli yargı teşkilatı içerisindeki Cumhuriyet Başsavcılığı gibi anayasal teminatlar altında bağımsız bir şekilde yargısal faaliyetlerde bulunan Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından yürütülmüştür. Karar da yine bu makama aittir."


    TSK yıpratılıyor

    "Askeri Savcılık kanunlar çerçevesinde incelenmesi gereken tüm hususları mevcut bilimsel ve teknik imkanlarını kullanarak bu karara ulaşmıştır. Askeri savcılığın verdiği kararı beğenebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz. Ancak bu karara karşı saygısız ve küçümseyici tavırlar içine giremezsiniz. Bu tür davranışlar askeri yargıyı küçültmez, bu tür davrananları küçültür. Son dönemde örgütlü olarak gerçekleştirildiği değerlendirilen kurgulanmış bazı olaylar TSK'yı yıpratma ve karalama kampanyasına dönüştürülmektedir. Hukuk açısından yaşadığımız olayda bugün gelinen nokta olduğu iddia edilen bir kağıt parçası olduğu Genelkurmay Askeri Savcılığını yani bir belge olmadığını ortaya koymuştur. Bu konuda Genelkurmay Başkanlığı ve kas elindeki mevcut bütün bilgi ve belgeler ışığında ve hukuk kuralları çerçevesinde yerine getirmiştir."

    Başbuğ, TSK tarafından hazırlandığı iddia edilen "İrticayla Mücadele ile Eylem Planı" başlıklı belgenin, Türk Silahlı Kuvvetlerini "yıpratma ve karalama" amacı ile düzenlediğini söyledi. "Kağıt parçası" olarak tanımladı belgenin, kimler tarafından, ne amaçla hazırlandığının orta çıkarılması görevinin ise devletin istihbarat organları ile ilgili yargı organlarına düştüğünü ifade ederek, bunun yerine getirilmesini istediğini belirten Orgeneral Başbuğ şöyle devam etti:

    "Çünkü bu konunun önemli olduğunu düşünüyorum, çünkü bu ve buna benzer olayları devlet, millet ve ordu içinde fitne ve fesat çıkartma eylemleri olarak görüyoruz. Daha öncede ifade ettiğim gibi Türk Silahlı Kuvvetleri demokrasi ve Atatürk ilklerine bağlıdır ve saygılıdır. Herhalde bugüne kadar göstermiş olduğumuz tavır ve davranışlar da sözlerimizin doğruluğunu teyit etmektedir. Bu ilkelere aykırı düşünce içinde olan davranışlarda bulunan ve bulunabilecek personelini Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde barındırmaz. Bunu kim söylüyor? Bunu Anayasamızın 117. maddesine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinin Komutanı olan Genelkurmay Başkanı olarak ben söylüyorum. Artık Türk Silahlı Kuvvetlerinin komutanı olan Genelkurmay Başkanının bu ifadesi en büyük teminattır daha bunun dışında başka şeyler aranmasının anlamını anlayamıyorum."


    "TSK üzerinden kendiniz siyasi olarak tanımlamaktan vazgeçin"

    "Bakın bütün bu söylemlere rağmen Türk Silahlı Kuvvetleriyle artık hiçbir haklı neden, haklı bir gerekçeye dayanmadan çeşitli nedenlerle ve çeşitli şekillerde darbe ve muhtıra söylemlerinde bulunanların iyi niyette olmadıklarını ve halkımızın da artık bu söylemlerden usanmış olduğunu düşünüyorum. Onun için Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komutanı olarak açıkça söylüyorum ki, artık Silahlı Kuvvetleri üzerinden elinizi çekiniz. Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden kendinizi siyasi olarak tanımlama düşüncesinden ve gayretinden vazgeçiniz.

    Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı medya üzerinden asimetrik bir psikolojik harekat yürütmeye son veriniz. Türk Silahlı Kuvvetleri tarihsel misyonu, kurumsal kültürü, devlet adamlığı ve tecrübesinin gereği olarak kendisine karşı asimetrik olarak medya üzerinden yürütülen psikolojik harekata, her zaman ve özellikle kamuoyu önünde cevap vermekten kaçınmaktadır."

    Türk Silahlı Kuvvetleri olarak kendilerine askeri okullarda "akıllı insan her şeyin farkına varır. Akılsız insan ise her konuda fikrini söyler"in öğretildiğini ifade eden Başbuğ, "Bu nedenlerle bizlerin olayları takip etmediği, Anayasa çerçevesinde gereken yer ve zamanda rahatsızlıklarınızı diye getiremeyeceğimiz şeklindeki değerlendirme doğru değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri hiçbir gerçeğe dayanmayan hukuk dışı davranışlarla yıpratılması faaliyetlerinin devam ettirilmesi faaliyetlerine katlanamaz. TSK bütünlüğüne zarar veren her türlü dış tehdide maruz bırakılmasına seyirci kalamaz" dedi.

    Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bütünlüğünün korunması ve haksız yere yıpratılmasını aynı zamanda ülkenin bir vefa borcu olarak gördüğünü dile getiren Başbuğ şunları dedi:
    "Bu iyi anlaşılsın istiyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bütünlüğünün korunması ve haksız yere yıpratılması sadece Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sorunu değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde oynanan ve oynanacak oyunlar bizim görev ve sorumluluklarımızı yerine getirme kararlılığımızı engelleyemez. Böyle bir beklenti içinde olunmasın, daha önce ifade ettiğimiz gibi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin güvenlik boyutunda ilgilenmek zorunda olduğu ülke konularına ilişkin görüş düşünce tekliflerimizin yasal çerçevede ilgili makamlarına iletmeye devam ediyoruz. Tahriklere kapılarak kamuoyu önünde tartışmalara girmeyi uygun bulmuyoruz. Bu çerçevede son yaşanan olayları da önümüzdeki hafta yapılacak MGK'ya getireceğiz. Benim başlangıç olarak sizlere söylemek istediğim hususlar bunlardır."


    Başbuğ'a sorulan sorular ve cevapları


    "Sayın Başbakan’ın bir açıklaması oldu. Bu konuda daha yapılması gerekenler odluğunu sizin bu konuyu çok iyi bildiğinizi ve bir çalışmanın yürütüldüğüne de inandığını söyledi. Bu çalışma nedir?

    Başbuğ: Şimdi bu konuyu biraz önemli olduğu için biraz daha geniş makro seviyeden bakarak cevap vermek istiyorum. Birincisi burada tekrar altını çizme ihtiyacı duyduğum husus, TSK’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşüncede olanlar barınamaz. Bunu TSK’nin komutanı olarak ben açıkça ifade ediyorum. Böyle durumlar olursa TSK, Genelkurmay Başkanlığı, gerekeni anında yerine getirir, bu konuda başka yerlerden işaret almamıza gerek yoktur. Şimdi bugüne kadar yaşanan süreçte neler oldu, neler yapıldı, bundan sonra neler olabilir sorusu soruluyor. Bu konuyu doğru anlayabilmeniz için ilk önce askeri mahkemelerinin yetki ve sorumluluklarını anlamanız lazım. Maalesef rahmetli Uğur Mumcu’nun dediği gibi, bu konuda da hukukçularda dahil, dışında olanların farklı yorumlar yapması doğal fakat hukuk tahsili görenler bile yanlış yorumlarda bulunuyor. Mumcu’nun dediği gibi, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyoruz.

    Askeri mahkemelerin yetki ve sorumlulukları çok açık. Merak ediyorsanız Askeri Yargı Usul Kanunu'nun 9. maddesini okuyun. Orada derki, “Askeri kişilerin askeri suçları varsa ortada bunlar askeri mahallerde askerlik hizmetleriyle ilgiliyse buna bakacak olan yargı makamı askeri yargıdır” çok açık. Söz konusu iddiada nedir karşımıza gelen? İddia edilen suçun Genelkurmay Karargahı’nda iddia ediyor. Kim işledi? Askeri kişiler. Bu kadar açıkken hala yok efendim askeri mahkeme mi bakar sivil mahkeme mi bakar yaklaşımı abesle iştigaldir."



    Başbuğ: Beyanlar cahilce


    "İkincisi askeri mahkemelerle ilgili olarak çok yanlış değerlendirmeler yapılıyor. Bazı akademik ünvana sahip kişiler artık dünyada Avrupa’da askeri mahkemelerin bile kalmadığını söyleyecek kadar cahilce belki de maksatlı beyanlarda bulunuyorlar. Askeri mahkemeler bugün geçerli. Hangi ülkelerde şu anda askeri mahkemeler var? İngiltere, Belçika, İtalya, Lüksemburg, İspanya, Yunanistan, Polonya'da askeri mahkemeler var. Şimdi Türkiye’de yargının iki başlı olduğunu iddia edenler, niye kamuoyuna bunu söylerken, şunu da söylemeleri lazım. Evet ama AB ülkelerinde de askeri mahkemeler var demek lazım. Bunu söylemiyorlar, o zaman maksatlı. ABD’de de askeri mahkemeler var, Rusya’da da, İsrail’de de askeri mahkemeler var. Askeri mahkemeler tarafsız değildir diye suçlamalar var. Bu askeri mahkemeler çatı sokak mahkemeleri mi? Siz nasıl askeri mahkemeleri bu şekilde tanımlarsınız. Askeri mahkemeler bağımsız değildir. Ben size bir örnek vereyim. Şu anda askeri mahkemelere baktığınız zaman hakimler subaylar vardır.


    Genelkurmay askeri Mahkemesi, yani benim mahkemem, askeri mahkemelerde subayların bulunmasının, anayasaya aykırı olduğu düşüncesiyle, Anayasa Mahkemesi’ne dava açtı. Anayasa Mahkemesi de kabul etti. Ben bunu söyleyeyim, siz de kalkın deyin ki askeri mahkemeler bağımsız değildir. Böyle şey olur mu? Bir şey daha söylüyorlar, soruşturma askeri mahkeme kıta komutanının soruşturma emriyle başlıyor. Emir verdik ya, emirle başlattık. Biz bu emri, olayın akabinden yarım saat sonra verdik. Soruşturmaların açılması sadece, kıta komutanının soruşturma emri vermesiyle olmaz. Savcı aciliyet görürse soruşturmayı açar. Şimdi bunlar varken nasıl “bağımsız değildir”e gidersiniz. Bu binada yanınızdaki bir salonda yarbay Mustafa Dönmez’in mahkemesi bugün başladı. Her zaman söylüyoruz, yargı kesin karara ulaşmadan evvel herkes bir kere suçsuzdur."



    "Suçlamalar gerçek dışı"


    "Ama Yarbay Dönmez ile ilgili iddianameyi kim hazırladı? Yine bu savcılar hazırladı ve iddianamede Yarbay Dönmez’e yönelik suçlamalar oldukça ciddi. Böyle gerçekler varken, askeri mahkemelere ve savcılara yöneltilen suçlamalar gerçek dışı ve maksatlıdır.


    12 Haziran günü bu haberin gazetede çıkması üzerine askeri savcılık, yetkisi dahilinde olduğu için soruşturmaya başladı. Bu andan itibaren bu belgenin bulunduğu ki İstanbul Başsavcılığı’nın dosyasındaki bir belgedir, Başsavcılıkla işbirliği yaptılar. Bizim amacımız burada bu belge doğru mudur değil midir, bunu bulmak mecburiyetindeyiz. Biz İstanbul Başsavcılığı’na, elinizde ne kadar bilgi belge varsa verin dedik ve soruşturma 12 gün sürdü. Diyeceksiniz ki soruşturma yetersiz diyeceksiniz, bir taraftan niçin 12 gün sürdü diyeceksiniz. Bu kadar çelişki olur mu?"



    Tekrar soruşturma açılabilir

    "Şimdi Genelkurmay Askeri Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığını kararını vermiştir. Bu karar kesin değildir. biz hukuk devletiyiz, ilkelerine sadığız. Kesin değildir evet. Önemli olan şu, bu belgenin doğru olduğuna ilişkin yeni delil bilgi emare çıkarsa, bu soruşturma tekrar açılabilir. Burada önemli olan şudur, soruşturma şartlarında değişiklik olmaması durumunda, bu soruşturma tekrar burada açılır. Bunun aksini düşünmek hukuka aykırıdır. Olayda bir müştereklik bulunabilir. Müştereklik demek, sivil ve askerin beraber yapması gerekmektedir. Ancak tekrar altını çiziyorum, soruşturma şartlarında değişiklik olmadığı takdirde, elbette soruşturma açılabilir. Bizim hiçbirşeyden, TSK olarak bizim her şeyimiz açıktır, hukuka saygılıyız. Hiçbir şekilde hiçbir olay örtbas yapma gibi ne niyetimiz nede hareketimiz vardır. Ancak bizim silahlı kuvvetler olarakta delil toplama üzerinde yetki ve sorumluluğumuz yoktur."

    "Bu kağıt parçasını kimler hazırladı, bulunsun"

    "Şimdi bu konunun bu şekilde net olarak ifade ettiğimi zannediyorum. Şu ana kadar bize ulaşan bilgi ve deliller çerçevesinde, Genelkurmay ve Askeri Savcılık olarak biz üzerimize dşen görevi yerine getirdik. Biz bundan sonra ne istiyoruz? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan istiyoruz. Bu belgenin gerçek olmadığı noktasından hareketle, bu kağıt parçası kimler tarafından ne amaçla hazırlandı. Bunu bulunuz. Biz bu belgenin doğru olmadığı noktasından hareket ederek, kimler tarafından ne amaçla hazırlandığını istiyoruz. Yoksa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan doğru mudur yanlış mıdır noktasında, soruşturma şartları çerçevesinde istemiyoruz bu bizim işimiz.


    Basında değişik yaklaşımlar oldu. Ama soruşturma sonucu açıklandıktan sonra dile getirilen soru, soruşturmaya konu olan albayın 20’den fazla imzasıyla ifadesinde verdiği imzanın çok farklı olduğu iddiası yer aldı. Bu imza farklılığını neden soruşturulmadı? Sizin bir bilginiz var mı?

    Şimdi elbette bu soruşturma Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından yürütülmüştür. Bağımsızdır. Samimi söylüyorum. Şimdi şuraya 20 tane hakim albayı getirin ve bana sorun Genelkurmay Başsavcısı kim, tanımıyorum. Ha tanımış olabilirim, başka bir görevde benim yanımda çalışmıştır.Bizim prensip olarak savcılarla direkt ilişkimiz yoktur."



    Değişik imza iddiası

    "Gelelim değişik imza konusuna. Askeri savcılık elbette bu konunun üzerinde durdu. Durmadığını nereden çıkartıyorsunuz? Ama gelinen değerlendirme, sonuç şudur ki bende bu konuyu bildiğim ve takip ettiğim kadarıyla, imza değişikleri kriminal inceleme sonucu değiştirmiyor. Bilimsel olarak yapılan bu incelemelerde teknik kriterler kullanılıyor. Siz nasıl şekilde imza atarsanız atın, şeklini değiştirin isterseniz, imza ıslak ise, elinizin mahsulü olduğu anlaşılabilir. Yani bir noktada çizgilerinin, elinizi el hareketleri parmak izi gibi sonuç veriyor. Burada ıslak imzaya sahip belge yok. Elbette askeri savcılık bu konunun üzerinde durmuştur. Ancak belgenin aslı ıslak imzaya sahip bir belge olmadığı için sonuca ulaşılması mümkün değildir."



    http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=64724
    Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.

    Mustafa Kemal Atatürk

  8. #8
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    TSK uzerındekı asimetrık harp !! aslında cok öncelerı basladı ...

    sanırım yukarda zırvalayan arkadas baslangıc noktasındaki askerımızın basına cuval gecırılmesı olayını ayakta alkıslamıstır !!!!
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  9. #9
    Matt adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-11-2008
    Mesajlar
    166
    Karizma Gücü
    4
    Akp'li yobazlar sus pus oldu...
    Size kapak olsun Paşamızın açıklamaları...
    Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.

    Mustafa Kemal Atatürk

  10. #10
    Ra_
    Ra_ şimdi çevrimiçi
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,334
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Sonuçta birileri bu sözlerden korkuyor ki, feveran etmeye başladılar..
    Çünkü komutan ortamda kafa karıştıran ve merak edilen bir çok şeye net cevaplar vermiş..
    Allah onları başımızdan eksik etmesin.
    Bu mesaj en son " 26.06.09 " tarihinde saat 12:52 itibariyle Ra_ tarafından düzenlenmiştir...
    Her gidiş zamansızdır, bir yosmanın gülüşü kadar
    vurdumduymaz...
    dönüp bakmak istersin ardına, geride bıraktığın piç
    sevdalara...
    üşürsün bencilce..
    .....

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Sıra geldi ORG. BAŞBUĞ a
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde topalaliş tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 11.08.11, 11:07
  2. Yunan sözcüden sert açıklamalar
    2003 - 2004 Konuları bölümünde genius-xl tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 22.12.04, 04:22

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •