AB sopasıyla Türkiye’ye diz çöktürüyor!
PAPAZ emrediyor AKP yapıyor
Fener Papazı Bartholomeos, AB sopasıyla diz çöktürdüğü AKP’ye Heybeliada Ruhban Okulu’nu açtırıyor
Bürokratların hazırladığı iki formül rapor haline getirilerek Başbakan’a sunulacak, nihai kararı hükümet verecek
Kendisini ’ekümenik’ ilan eden Fener Rum Kilisesi Papazı Bartholomeos’un telkinleri sonucu AB ve ABD’den gelen baskılara boyun eğen AKP iktidarı, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için harekete geçti. CNNTürk’ün haberine göre, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun talimatı ile bürokratlar, Ruhban Okulu konusunda yeni bir rapor hazırlandı. Raporda Ruhban Okulu’nun lise kısmının Milli Eğitim’e yüksek okul bölümünün de YÖK’e bağlı olarak açılması öngörülüyor. Bu seçenekler ve altındaki alternatifler sıralandı. Sonuçları detaylandırıldı. Raporda, okulun yeniden “Milli Eğitim’e bağlı açılması imkansız” denildi.
Din lisesi formülü
Rapora göre Ruhban Okulu’nun ancak lise kısmı Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olabilir. Bunun için de din lisesi formülü geliştirildi. Ancak Özel Öğretim Kanunu’nun değişmesi gerekiyor, çünkü bu kanunda “dini ve askeri okul açılamaz” hükmü var. Yasa değiştirilerek Ruhban Okulu’na bir çeşit İmam Hatip Lisesi statüsü verilecek. Okul öğrencilerini ne şekilde alacağını kendisi belirleyecek ama müfredatını, ders kitaplarını Bakanlık belirleyecek. Öğretmenler de Milli Eğitim Bakanlığı’nın standartlarına uygun alınacak denetimi bakanlığa ait olacak. Ancak bu formülün hayata geçirilmesi yeni bir lise türünün doğmasını da beraberinde getirecek. Yani Özel İmam Hatip Liseleri için yol da açılacak. Rapora göre Ruhban Okulu’nun yüksek okul kısmı YÖK’e bağlı faaliyet gösterecek. Ancak bunun için 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun değişmesi gerekiyor. Bu formül daha önce de tartışılmış ancak orta yol bulunamamıştı.
Kılık kıyafet engeli
Öğretim üyelerinin din adamlarından seçilecek olması, rahibelerin giyisilerinin kılık kıyafet yönetmeliğine aykırılığı da yüksek okul statüsü verilmesinin önündeki engeller arasında. Bu iki seçeneğin dışında Ruhban Okulu’nun bir vakıf bünyesi altında açılması da alternatifler arasında. Öneri ilk olarak 2004 yılında dönemin YÖK Başkanı Erdoğan Teziç tarafından ortaya atılmıştı. Bu formüle göre Ruhban Okulu tıpkı diğer vakıf okulları gibi Hıristiyan din adamı yetiştirmek üzere Teoloji bölümü adı altında açılabilir. Patrikhane ise, özerk üniversite statüsü istiyor. İşte tüm bunlar masaya yatırılacak. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu raporu Başbakan’a sunacak, son sözü ise Bakanlar Kurulu söyleyecek.
ATATÜRK DiYOR Kİ:
Patrikhane bir fesad ve hıyanet ocağıdır!
“Bir fesad ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlıklar yaratan, Hıristiyan hemşehrilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluğa ve felakete sebep olan İstanbul Rum Patrikhanesi’ni artık topraklarımız üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebebler gösterilebilir? Türkiye’nin Rum Patrikhanesi için arazi üzerinde bir sığınılacak yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesad ocağının hakiki yeri, Yunanistan değil midir? Büyük Millet Meclisi tarafından idare edilmekte olan yeni Türkiye, Babıali’nin taht-ı idaresindeki eski Osmanlı İmparatorluğu değildir. Yeni Türkiye şeref ve haysiyet, kudret ve kuvvetini müdrik ve hukukunu muhafaza için mevcudiyetini tehlikeye atmaya hazır ve amadedir.
Mustafa Kemal
Hakimiyet-i Milliye Gazetesi / 20 Ocak 1923
Türkiye’yi şikayet etti
Fener Rum Kilisesi Papazı Bartholomeos, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kurulu’nda 2007 yılında yaptığı konuşmada Türkiye’yi şikayet etmişti. Bartholomeos, Patrikhane’nin statüsü, Heybeliada Ruhban Okulu konularında yaşanan sorunları dile getirmişti.
Obama, Meclis’te ‘açın’ çağrısı yaptı
ABD Başkanı Barack Obama da Türkiye’ye ziyareti sırasında TBMM’de yaptığı konuşmada Heybeli Ruhban Okulu’nun açılması çağrısında bulunmuştu. Obama, şunları kaydetmişti: “Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi eylemlerin son derece güçlü sinyaller vereceğini düşünüyoruz. Ayrıca hukukun üstünlüğüne olan taahhüt, adaletin insanlara ulaştırılması anlamında atılabilecek en önemli adımdır. Azınlık hakları sayesinde halk, her tür katkıdan, her bireyiyle yararlanma fırsatı bulacaktır.”
Rehn, yine çirkin yüzünü gösterdi
AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn, müzakekerde aksama olmaması için, Ruhban Okulu’nun açılmasını istemişti. Brüksel’de Türk gazetecine konuşan Rehn, şu dayatmalarda bulunmuştu: “Türkiye’nin temel özgürlükler konusunda ciddi reformlar yapacağına, dini özgürlüklere önem vereceğine inanıyorum. Örneğin Patrik Bartholomeos’un ekümeniklik unvanı ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması sorunlarına olumlu yaklaşacağını umuyoruz.”
Poettering tehdit savurdu
Fener Rum Kilisesi ile AP Hıristiyan Demokratlar Grubu‘nun 2005 yılında İstanbul’da ortaklaşa düzenlediği uluslararası konferansta konuşan Avrupa Parlamentosu Hıristiyan Demokratlar-Avrupa Demokratları Grubu Başkanı Hans-Gert Poettering, “Burada ekümenik patriğin davetlisi olarak bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Heybeliada Ruhban Okulu‘nun bir an önce açılmasını istiyoruz. Bu yapılmadığı takdirde, Batı Avrupa toplumlarında İslam fobisi artacaktır” demişti.
Kilisenin sözcülüğüne soyundular
Çelik: Kapalı olması vahim bir hatadır
AKP hükümeti, papaz okulu için dört koldan seferberlik başlatmıştı. Kilise sözcüsü gibi konuşan Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik, kendi kendini ekümenik ilan eden Bartholomeos’un iddiasını güçlendirme çabalarına tam destek vermişti. Bu tartışmalara şaşırdığını ifade eden Çelik, “Patrik ekümenik olsa ne olur ki. Patriğin ekümenik olup olmadığına sen niye karar veriyorsun kardeşim?” demişti. Heybeliada Ruhban Okulu’nun kapalı olmasını vahim bir hata olarak nitelendiren Çelik, “Kapatılma gerekçesi haksızdır. Ruhban Okulu’nun bugün hiçbir kanun değişikliği yapılmadan açılabileceğini düşünü-yorum” diye konuşmuştu.
Bağış açılmasını istiyor
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da, verdiği bir demeçte, Heybeliada Ruhban Okulunun açılmasının Türkiye’nin bir iç meselesi olduğunu söyledi. Azınlığının sorunlarına çözüm getirmesi gerektiğine inandığını” belirten Bağış, şunları söylemişti:” “Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’deki Ortodoks cemaati vergi ödeyen, ordumuzda hizmet eden ve bu ülkeye katkıları olan Türk vatandaşlarından oluşmaktadır. Eğer din adamlarına gereksinimleri varsa, bu din adamlarını eğitmelerine yardımcı olmalıyız.”
Günay da seferberliğe katılmıştı
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gerektiğini söylemişti. Günay, “Ben, hükümette net karara bağlamadığımız konuda, ancak kişisel eğilimimi söyleyebilirim, sanıyorum Ruhban Okulu’nu açacağız. Hem kişisel hem de edindiğim genel eğilim, okulun açılacağı yönünde. Şu andaki üniversite sistemine uymuyor ama başka bir formül bulunacak, siyasi bir sorun yok. Çalışmalar teknik seviyede devam ediyor. Artık ’dünle beraber geçti ne varsa düne ait’, şimdi yeni şeyler söylemek lazım” diye konumuştu. Günay, kabinede kendisi gibi düşünen bakanların olduğunu da kaydetmişti.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ha....php?hit=19071
Varlığınız bu vatana başlı başına ihanet...


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla



