bütün güvercinler alışıktır gar çatısında tren düdüklerine
ama yine de her kalkışta havalanır yürekleri
ürkek bir eda kaplar her yanı
uçuşur gar duvarlarında yalnızlık
giden yalnız gider
son kalkış düdükleridir kulaklarda çınlayan
şeftrenin elindeki lambanın feridir artık ruhlardaki tek ışık
salınır bir o yana bir bu yana
güvercinleri bir telaş alır
koca gar saati bir geçmişi daha vurur
kimi bindiği gibi kolayca iner bu trenden
kimi bindiğinde inemeyeceğini bilir
ve gitmekse eğer
çıkılması zordur tren basamakları
gözlerde hep çocukça bir korku
ve buğulu bakışlar
gitmek
bir şehri başka bir şehirle değiştirmek değildir
bir yüzün başka bir yüzle değişmesi asla
dalıp gitmektir pencerelerden akan geçmişe
bir türkü tutturmaktır hasretle geceden sabaha
korkmaktır misal it gibi
kalan her cana gülmektir
kahkahalarla gülmek
peşi sıra çalan tren düdüklerinden ürkek
hareket saati geldiğinde
hiç kimseye el sallamamaktır
ardına bakmaz giden
gelen gideni aratmaz
gitmekse gidilir
raylar raylara eklenir
makas değişir
değişir amma bilmez kimse
aşktır gitmek
ve dönüşü varsa gitmek gitmek değildir
ve bunu bütün güvercinler bilir
Alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
güzel bir şiir paylaştığın için teşekkürler.
