• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 9 123456789 SonSon
85 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0

    Kuran ve Pedofili

    Pedofili yada sübyancılık tüm uygar insan topluluklarında bir suçtur.İslam dininin kutsal kabul edilen ve Tanrı sözü olarak kabul gören Kuran'da ise bu tanıma uyacak bir uygulamaya onay verme durumu bulunmakta;
    Talak suresi 4. ayet:
    Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
    Bu ayette erkeğin boşamak istediği kadının bekleme(iddet) süresi anlatılıyor.İlk bakışta nesebin korunması amacını güden bir ayet gibi görünmekte ama dikkat edildiğinde henüz adet görmeye başlamamış yani buluğ çağına ermemiş kadınların boşanmasından da bahsetmekte.Doğaldır ki boşanacak kadın daha önce nikaha alınmış ve cinsel ilişki yaşanmış olmalıdır.Aşağıda da konu ile ilgili Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinden bir kesit veriyorum;
    "... Bunlar gerek on yedi yaşından küçük olup henüz büluğa ermemiş olduklarından dolayı hayız görmemiş olanları ve gerek büluğ yaşının en üst sınırı olan on yedi yaşını geçmiş, binaenaleyh yaş itibariyle büluğa ermiş oldukları halde âdet görmeyenleri kapsamaktadır...."

    http://www.kuranikerim.com/telmalili/talak.htm
    Konu ile ilgili ayet ve tefsirin ışığında Kuran ve Pedofili konusunda önyargısız yorumlarınızı bekliyorum.
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  2. #2
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    kuranın indiği döneme dikkat edersek tüm dünyada küçük yaşta kızlarla evleniliyordu.bunu pedofili olarak algılamak günümüz bakış açısıyla değerlendirmek son derece uç örnek olur.4-5 yaş çocuklarına bile ilgi duyan pedofili hastaları ile12-13 yaş kızlarla evlenip onlara birazda korumacılık gözüyle bakan ilkel ortaçağ düşüncesini bir tutmasak daha bilimsel bir bakış açısı elde ederiz.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Sapikligin dini,irki,devri olmaz..

    Suan kapinin onunde 9-10 yasinda bir kiz cocuguna ,uygunsuz bir zorlama yapan birini gorsek herhalde LINC ederiz.

    etmisligimde vardir..


    .

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Pontevedra tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kuranın indiği döneme dikkat edersek tüm dünyada küçük yaşta kızlarla evleniliyordu.bunu pedofili olarak algılamak günümüz bakış açısıyla değerlendirmek son derece uç örnek olur.4-5 yaş çocuklarına bile ilgi duyan pedofili hastaları ile12-13 yaş kızlarla evlenip onlara birazda korumacılık gözüyle bakan ilkel ortaçağ düşüncesini bir tutmasak daha bilimsel bir bakış açısı elde ederiz.
    Ama adı üstünde,bu ayetleri yollayan Allah.Yani onun geleceği bilmesi,bu olaya Peygamber eliyle bir son vermesi gerekirdi.Eğer gerçekten Allah bu ayetleri yolamış olsaydı.Kaldıki evlendikleri adamlar 50-60 yaşında ki koca koca dedeler.

  5. #5
    gürgen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2008
    Mesajlar
    373
    Karizma Gücü
    4
    Kuran'ı okurken günlük hayatımızda alışık olduğumuz, kullandığımız birçok kavramın ayetlerde de sık sık yer aldığını, bunların üzerinde önemle durulduğunu görürüz. Bu kavramların Kuran'ın anlaşılmasında ve hayata geçirilmesinde kilit rolleri vardır. Akıl, sabır, sadakat, inkar, nimet, hikmet, vs. bu kavramlardan bazılarıdır.

    Ancak bu kavramların çoğu günlük hayatımızda gerçek anlamlarından daha farklı anlamlarda kullanılırlar. Bu nedenle, özellikle Kuran'ı yeni okumaya başlayan bir kişi, bu kavramları gündelik yaşamda kullanılan anlamlarıyla algılamaya kalkarsa Kuran'ı gerektiği gibi kavrayamaz.

    Bir örnek olarak "akıl" kelimesini ele alalım. Akıl halk arasında, zeka, kurnazlık, uyanıklık, iş bitiricilik veya bunlara benzer özellikleri ifade etmek için kullanılır. Halbuki Kuran'da bahsedilen aklın bu kavramlarla hiçbir benzerliği yoktur. Kuran'a göre, akıl yalnızca müminlere mahsus olan bir meziyettir ve kişinin imanı ve takvası oranında artar veya azalır. Akıl, müminin, Allah'ın en çok razı olduğu, en doğru tutum ve davranışları sergilemesini, Allah'ın sınırlarını korumada, Kuran'ın emir ve yasaklarına uymada tam bir titizlik göstermesini, Allah'ı gereği gibi takdir edebilmesini, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmesini, en güzel ahlakı edinmesini, her konuda en doğru kararı vermesini, en isabetli tercihi yapmasını, ahireti için en faydalı ve en güzel bir biçimde hareket edebilmesini sağlayan bir yol göstericidir.

    Dini inkar eden bir kişide ise, ne kadar zeki olursa olsun, akıl yoktur. İnkarcı bir insan en fazla zeka ile hareket edebilir. İmanı olmadığı için aklın ya da akletmenin nasıl bir şey olduğunu bilemez. Yalnızca aklın, zekayla eş anlamlı bir kelime olduğunu zanneder. Kimisi de kelimeye biraz fark katarak aklın zekayla birlikte, olgunluk ve ağırbaşlılık gibi vasıflar da içerdiğini düşünür. Gerçekte ise, inkarcıların en zeki, en olgun, en tecrübeli, en ağırbaşlı, en oturaklı olanında bile akıl mevcut değildir.

    Kuran'da geçen aklı yukarıda bahsettiğimiz yanlış biçimiyle algılayan bir kişi ise ayetlerden, kastedilenden çok farklı, çok yanlış anlamlar çıkarabilir. Kafasında Kuran'da belirtilenden bambaşka bir model oluşabilir. Kimi zaman bu yanlış anlayışın boyutları kişiyi tamamen sapkın bir inanç ve düşünceye sürükleyecek derecede ciddi de olabilir. Aynı durum diğer kavramlar için de geçerlidir.

    İşte, Kuran'ın hakkıyla ve en doğru bir biçimde anlaşılması, kalbe yerleşmesi ve uygulanabilmesi için Kuran'da geçen bu temel kavramların ne anlamda ve ne maksatla kullanıldıklarını, ne tür hikmetler içerdiklerini doğru olarak bilmek şarttır.

    Bu çalışmada, Kuran'da en sık geçen kavramlar, içlerinde geçtikleri çeşitli ayetlerin ışığında incelenerek, bunların genel olarak ve özel durumlarda hangi anlamlarda ve ne gibi hikmetler doğrultusunda kullanıldıkları açıklanmaya çalışıldı. Elbette ki herşeyin en doğrusunu Allah bilir
    HADİSİ ŞERİF
    “Mü’min olmadan cennete giremezsiniz.
    Birbirinizi sevmedikçe mü’min olamazsınız;
    Ey Allâh’ın kulları, kardeş olunuz!..”

  6. #6
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı Pontevedra tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kuranın indiği döneme dikkat edersek tüm dünyada küçük yaşta kızlarla evleniliyordu.bunu pedofili olarak algılamak günümüz bakış açısıyla değerlendirmek son derece uç örnek olur.4-5 yaş çocuklarına bile ilgi duyan pedofili hastaları ile12-13 yaş kızlarla evlenip onlara birazda korumacılık gözüyle bakan ilkel ortaçağ düşüncesini bir tutmasak daha bilimsel bir bakış açısı elde ederiz.
    Hiçbir yorum katmadan sadece dediğininden çıkan anlamı yazıyorum.

    O dönemde bunlar normal ama bugün normal değil. O halde bu din bugünün ihtiyaçlarını karşılamıyor. Yani değişmesi lazım.

  7. #7
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı ForumX tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hiçbir yorum katmadan sadece dediğininden çıkan anlamı yazıyorum.

    O dönemde bunlar normal ama bugün normal değil. O halde bu din bugünün ihtiyaçlarını karşılamıyor. Yani değişmesi lazım.

    aynen o yüzden din diye bişi de yok zaten

  8. #8
    Tavnazar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-05-2008
    Mesajlar
    200
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı DÜZEN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ama adı üstünde,bu ayetleri yollayan Allah.Yani onun geleceği bilmesi,bu olaya Peygamber eliyle bir son vermesi gerekirdi.Eğer gerçekten Allah bu ayetleri yolamış olsaydı.Kaldıki evlendikleri adamlar 50-60 yaşında ki koca koca dedeler.
    bu tür ayetler tam senin için üstad.
    ya o ince ayarı görürsün ya da inanmazsın.
    arabistanda kızların ergenlik çağı ortadadır. kuran'ı anlamaya çalışmak için okursan çok daha değişik oluyor ama farklı açıdan okursan daha ilk ayetten kapat koy tozlu raflara. ben derim ki kuran'ı okumadan önce biraz düşünelim hayatı anlamı.

  9. #9
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı gürgen tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kuran'ı okurken günlük hayatımızda alışık olduğumuz, kullandığımız birçok kavramın ayetlerde de sık sık yer aldığını, bunların üzerinde önemle durulduğunu görürüz. Bu kavramların Kuran'ın anlaşılmasında ve hayata geçirilmesinde kilit rolleri vardır. Akıl, sabır, sadakat, inkar, nimet, hikmet, vs. bu kavramlardan bazılarıdır.

    Ancak bu kavramların çoğu günlük hayatımızda gerçek anlamlarından daha farklı anlamlarda kullanılırlar. Bu nedenle, özellikle Kuran'ı yeni okumaya başlayan bir kişi, bu kavramları gündelik yaşamda kullanılan anlamlarıyla algılamaya kalkarsa Kuran'ı gerektiği gibi kavrayamaz.

    Bir örnek olarak "akıl" kelimesini ele alalım. Akıl halk arasında, zeka, kurnazlık, uyanıklık, iş bitiricilik veya bunlara benzer özellikleri ifade etmek için kullanılır. Halbuki Kuran'da bahsedilen aklın bu kavramlarla hiçbir benzerliği yoktur. Kuran'a göre, akıl yalnızca müminlere mahsus olan bir meziyettir ve kişinin imanı ve takvası oranında artar veya azalır. Akıl, müminin, Allah'ın en çok razı olduğu, en doğru tutum ve davranışları sergilemesini, Allah'ın sınırlarını korumada, Kuran'ın emir ve yasaklarına uymada tam bir titizlik göstermesini, Allah'ı gereği gibi takdir edebilmesini, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmesini, en güzel ahlakı edinmesini, her konuda en doğru kararı vermesini, en isabetli tercihi yapmasını, ahireti için en faydalı ve en güzel bir biçimde hareket edebilmesini sağlayan bir yol göstericidir.

    Dini inkar eden bir kişide ise, ne kadar zeki olursa olsun, akıl yoktur. İnkarcı bir insan en fazla zeka ile hareket edebilir. İmanı olmadığı için aklın ya da akletmenin nasıl bir şey olduğunu bilemez. Yalnızca aklın, zekayla eş anlamlı bir kelime olduğunu zanneder. Kimisi de kelimeye biraz fark katarak aklın zekayla birlikte, olgunluk ve ağırbaşlılık gibi vasıflar da içerdiğini düşünür. Gerçekte ise, inkarcıların en zeki, en olgun, en tecrübeli, en ağırbaşlı, en oturaklı olanında bile akıl mevcut değildir.

    Kuran'da geçen aklı yukarıda bahsettiğimiz yanlış biçimiyle algılayan bir kişi ise ayetlerden, kastedilenden çok farklı, çok yanlış anlamlar çıkarabilir. Kafasında Kuran'da belirtilenden bambaşka bir model oluşabilir. Kimi zaman bu yanlış anlayışın boyutları kişiyi tamamen sapkın bir inanç ve düşünceye sürükleyecek derecede ciddi de olabilir. Aynı durum diğer kavramlar için de geçerlidir.

    İşte, Kuran'ın hakkıyla ve en doğru bir biçimde anlaşılması, kalbe yerleşmesi ve uygulanabilmesi için Kuran'da geçen bu temel kavramların ne anlamda ve ne maksatla kullanıldıklarını, ne tür hikmetler içerdiklerini doğru olarak bilmek şarttır.

    Bu çalışmada, Kuran'da en sık geçen kavramlar, içlerinde geçtikleri çeşitli ayetlerin ışığında incelenerek, bunların genel olarak ve özel durumlarda hangi anlamlarda ve ne gibi hikmetler doğrultusunda kullanıldıkları açıklanmaya çalışıldı. Elbette ki herşeyin en doğrusunu Allah bilir
    Ben de sana derim ki tüm inananlar akılsızdır.Ve bu nedenle anlayasınız diye apaçık indirildiği iddia edilen kutsal kitabınızı anlayacak akıldan yoksun olduğunuzdan Said-i Nursiler,Cüppeli Ahmet hocalar yani efendileriniz vardır.Siz,Tanrıya kulluk ettiğinizi sanmaktayken aslında kullara KULLUK ETMEKTESİNİZ.
    Hadi biz inanmayanlarda kalplerimiz mühürlü olduğundan Kuranı anlayacak aklımız yok.Peki alıntıladığım tefsiri yapan Elmalılı Hamdi de mi akılsızdı?Bunu samimiyetle söyleyebilirmisiniz?Yoksa Kuran,Muhammed ve diğerlerinin egemenliği için yazılmış bir kitap olmasın?
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  10. #10
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

    siez9 demişki:

    yani buluğ çağına ermemiş kadınların boşanmasından da bahsetmekte

    Arkadaşım;

    bunda yanlış anlaşılma var orda buluğa ermemiş olandan bahsetmez.. yaşı geldiği halde adetini görmeyenler olduğu gibi evvelinde de görenler oluyor ve hatta hiç görmeyenlerde vardır

    O yüzden bu ayette işaretlediğin kısım buluğ çağına grmeyenleri değil, girdiği halde adet görmeyenlerden bahsetmektedir.Dollayısı ile Kur'anda bu ayetin gayesi bu gibi istisnayi kişilerin durumuna açıklık getirmektir.
    bu ise ruhsattır İslamda buluğa erince evlendirin diye bir emir yoktur. evlilikteki gaye huzur bulmaktır (rum 10) dolayısı ile bu ayet ruhsatı emir koşmaz ki zaten fizyolojik yapıda bölgeye göre değişir Afrikada türkiyedekinden evvel erken yaşta olgunlaşıp evlenen kişilerde vardır

    Zaten alıntıladığın Elmalılı tefsirinde de öyle demişsin

    siez9 demişki

    binaenaleyh yaş itibariyle büluğa ermiş oldukları halde âdet görmeyenleri kapsamaktadır....
    "

    سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kuran Ve Bİyolojİ
    2005 Konuları bölümünde bacanak tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 04.05.06, 23:17

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •