• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7

    Şimdi Ne Yapılmalı? Ali Sirmen

    Genelkurmay Askeri Savcılığı, Taraf gazetesince AKP’yi ve Gülen’i bitirme planı olarak sunulan ve Genelkurmay Başkanlığı’nca hazırlandığı iddia edilen, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlatılmadığını, eldeki belgenin doğruluğu, imzanın Albay Dursun Çiçek’e ait olup olmadığı ispatlanamadığı görüşüne vardığı için takipsizlik ve görevsizlik kararı vererek, dosyayı İstanbul Başsavcılığı’na göndermiş bulunmaktadır.

    Böylelikle belgenin doğruluğu kanıtlanmadığı için bu işin burada bittiği söylenebilir mi?

    Tabii ki, hayır!

    Nitekim Genelkurmay Askeri Savcılığı da, bu noktayı vurguluyor ve İstanbul Başsavcılığı’ndan bazı taleplerde bulunuyor.

    Bunların ne olduklarına geçmeden önce, belgenin ülkede büyük bir çalkantı yarattığını belirtmek gerek.

    Eğer bu belge doğru idiyse, durum çok vahimdi; iktidar partisi ve onu destekleyen güçlü cemaate karşı Silahlı Kuvvetler ülkeyi kaosa sürükleyecek bir komploya teşebbüs etmişler demekti ki, bu da çok ama çok vahim bir durumdu.

    Ama eğer bu belgenin doğruluğu kanıtlanamıyorsa, ortada yine birincisi kadar vahim bir durum var ve birileri TSK’yi hedef haline getirmek istiyor demektir.

    ***

    Bu durumda, belgeyi ortaya atan Taraf gazetesi, belgesinin doğruluğunu ispatlamak durumundadır.

    Eğer ispatlayamaz ise, Taraf gazetesi; Türkiye’yi kaosa itmek, TSK’yi yıpratmak, Fethullah Gülen ve CIA’nın hesabına ülke çıkarlarını ayaklar altına almak, iftiracılık gibi suçlamalar karşısında savunmasız kalacaktır.

    Öyle ya! Gerçekliği kanıtlanmayan bir belgeyle böyle saldırılara girişmenin başka bir açıklaması olabilir mi?

    Taraf gazetesinin bu konuda daha önceki tutumu da bilindiğine göre…

    Tabii İstanbul Başsavcılığı bu konuda üzerine düşeni yapmaz ise görevini savsaklamış olacaktır, ama yalnız bununla yetinmesi de yetmeyecektir.

    Aynı zamanda İstanbul Başsavcılığı; bu sözde belgenin kimler aracılığıyla, nasıl Taraf gazetesine ulaştırıldığını da araştırmak ve soruşturmanın gizliliğini ihlal eden yargının tarafsızlığına gölge düşüren bu durumun sorumlularını da bulmak zorundadır.

    Bu sızdırmanın özellikle, polisten mi, yoksa yargıdan mı olduğunu ortaya çıkarmak zorunludur.

    Yoksa, insanların can verdikleri, sakat kaldıkları; hapishanelerde, parmaklıklı tutuklu koğuşlarında can çekiştikleri bu soruşturmanın güvenilirliği, dolayısıyla yargının adaletine güven ve rejimin namusu ağır şaibe altında olacaktır.

    ***

    Bu şaibe ortadan kaldırılmadığı sürece, Türkiye’de TSK’ye, demokrasiye, yargıya ve mazlumlara karşı F tipi komplonun yürütüldüğünü söyleyen, buna seyirci kalan iktidarı zalim ilan edenler haklı olacaklardır.

    Bu arada bazı şeylerin birbirlerine karışmaması için ince bir noktanın üzerinde durmak gerek. Var olduğu iddia edilen, ama doğruluğu henüz kanıtlanmamış olan belgenin ortaya çıkardığı ileri sürülen durumda itiraz edilen, bir cemaat ve partinin gerçeğe aykırı olarak suçlanmasının önerilmesi mi, yoksa irticaya karşı önlem almaya çalışılması mı?

    Yani, irtica ile mücadele TSK’nin görevleri arasına giriyor mu, girmiyor mu?

    Bu soruya şöyle bir uzlaştırıcı yanıt verebilirsiniz:

    - Giriyor.. siyasal iktidar, TSK’ye irtica ile mücadele görevini verirse o da eder!

    Bu yanıt sorunu yine çözmüyor ve şu soruyu bir kez daha ortada bırakıyor:

    - Peki ya irtica siyasi iktidarı ele geçirmişse?…

    Olur mu öyle şey demeyin! Burası Türkiye abicim, burada olmaz olmaz…

    kaynak
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  2. #2
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    - Peki ya irtica siyasi iktidarı ele geçirmişse?�
    Önemli olan bu zaten. Yapılan da bu.

  3. #3
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Peki ya irtica siyasi iktidarı ele geçirmişse
    Türkiye'de "demokrasi" kavramı üzerinden boşu boşuna fırtına kopartılıyor. Demokrasi ancak temel kuralları belirleyen bir toplumsal mutabakat üzerinden işler. Buna anayasa da diyebiliriz. Eğer temel kurallar üzerinde uzlaşı yoksa demokrasi falan işlemez.

    Siyasal İslam demokrasi ile uzlaşmaz, uzlaşamaz. Liboşlar, yandaşlar, yeni imajlı dinciler ele geçirdikleri medyadan istedikleri kadar gürültü yapsınlar bu gerçek değişmez. Siyasal İslam çizgisi oy oranı olarak %5-10 civarı ise sistem bununla yaşayabilir. %20-25 olursa kriz yaşanır (28 Şubat); %40'ları bulup tek başına iktidar olursa iç savaş durumuna gelinir (bugünkü durum).

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •