• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Onay Eğer bir başı açığa gönül verse idim -Ahmet Hakan

    Geçen günkü yazımda “İslami kesimde türbansız kızlarla evlenme modası baş gösterdi... Bu durumda türbanlı kızlarla kim evlenecek?” tarzında hayli elektrikli bir sorunun aktarıcısı olmuştum...

    Bu konuda Radikal’in Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan’dan “Aşk her derde devadır” diye özetlenebilecek romantik bir yanıt geldi...
    İsmet Berkan diyor ki:
    “Aşk gibi, evlilik gibi konular öyle genellenemeyecek, hele hele siyasetin ve bir siyasetmiş gibi uygulanmak istenen inancın alanına hapsedilemeyecek konulardır. Âşık olmuş, birbirleriyle bir hayatı paylaşmaya karar vermiş bireyler var ortada.
    İsmet Berkan bu yorumu yaptıktan sonra da bana şöyle bir soru tevcih ediyor:
    “Zaman zaman eski İslamcılık günlerini ve o günlerdeki ruh halini çok eğlenceli bir dille aktaran Ahmet Hakan, o eski keskin günlerinde başı örtülü olmayan bir kıza âşık olsaydı ne yapardı acaba?”
    Çok güzel bir soru...
    Dilerim vereceğim yanıt, İsmet Berkan’ın çocuksu romantizmini ve aşırı iyimserliğini bir parça etkiler de acı gerçeklere yaklaşmasına yardımcı olur.
    * * *
    Hakikaten de o “eski keskin günlerim”de başı örtülü olmayan bir kıza âşık olsaydım ne yapardım acaba?
    O “eski keskin günler”...
    Yani düğün davetiyelerinde “Hayat iman ve cihattan ibarettir” cümlesinin yazıldığı... Düğünlerde kadınların erkekleri, erkeklerin kadınları görmelerinin mümkün olmadığı... Başı örtülü bir kızla evlenmenin Allah’ın emri addedildiği... Ailelerin “mücahitler” ve “mücahideler” yetiştirmek için kurulduğu... Tesettürün norm olarak benimsendiği... Tesettürsüze “ayrı dünyanın insanı” muamelesinin çekildiği... Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği... Abdullah Gül’ün tek derdinin türban olduğu... Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın başı örtülü genç kızlarla mücahit genç erkekleri evlendirmek için aracılık yaptığı...
    O “eski keskin günler”de...
    Eğer ben, kazara “tesettürsüz bir kız”a âşık olsa idim...
    Şu olurdu:
    Yanardım, biterdim, kül olurdum...
    * * *
    En başta riyakârlık yapmak zorunda kalırdım...
    Aşkımı kalbime gömmezdim ama “Beni bu kızla görmesinler” derdine düşer, sevgilimle uzak semtlerde buluşmaya gayret ederdim.
    Korkardım yadırganmaktan...
    Ailemin olası itirazlarından ürkerdim... Mücahit abilerin “Bu bizim Ahmet de iyice uçtu birader” tarzı bakışlarından çekinirdim... Dava arkadaşlarımın laf sokmalarına öfkelenirdim... Cemaat içi kariyerimin bitmekte olduğunu fark ederdim...
    “Zavallı başı açık kız”la durumu mütalaa ederdim...
    Önce ciddi bir tebliğ yapar, “Ahzap Suresi”nden söz ederdim...
    Baktım olmuyor...
    Bu sefer “Benim için başını örtersin değil mi?” falan diye miyavlardım...
    En sonunda “Senin bu halinle bizim mahallede kabul edilmen çok zor” der miydim, bilmiyorum...
    Sonuç olarak...
    İsmet Berkan’ın sandığı gibi, ”Aşk devreye girdiğinde herkese susmak düşer” şeklindeki o şahane ilke, bizim mukaddes gettomuzda işlemezdi.
    * * *
    Yani demem o ki...
    Bunlar öyle “Aşktır gelen, kokusundan bildim” tarzı laflarla geçiştirilecek işler değildir...
    Derindir, çetrefildir, şaşırtıcıdır...
    Hatta o kadar derindir ki...
    Mesela...
    Eğer İsmet Berkan bekâr bir erkek olsa idi...
    Ve bugünkü sosyal ortamı içinde tutup türbanlı bir kıza âşık olsa idi...
    Şimdi sazını almış “Bir laik türbanlıya gönül verse/gör başına neler gelir” türküsünü çığırıyor olurdu...
    Şu kadarını söyleyeyim:
    Benim eski keskin günlerimde “Bir mücahidin türbansız bir kıza gönül vermesi”nin doğuracağı sorunlar, bugünün Türkiyesi’nde “laik bir gencin türbanlıya gönül vermesi”nin doğuracağı sorunlardan bin kat fazla idi...
    * * *
    Tamam... Tamam...
    Ahmet Mücahit Arınç’ların, Ömer Topbaş’ların, aşklarını kalplerine gömmek zorunda kalmamalarından sevinçler devşirelim...
    “Ne güzel yahu?” diyelim...
    Mahalleler arası geçişkenliği alkışlarla karşılayalım...
    Onların bireyselleşmelerine şapka çıkaralım...
    Ama önemli ayrıntıları da unutmayalım:
    Mesela...
    Bu bireyselleşen çocukların politikacı babalarının, daha düne kadar fedakârlık yapmaya teşvik ettikleri türbanlı kızların kimlerle evleneceği meselesine de şöyle kıyısından, köşesinden dalalım...
    Oğuz Atay’ın dediği gibi: “Ekmek suyla undan ibarettir/Maruzatım bundan ibarettir.”




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  2. #2
    sabiteler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2009
    Mesajlar
    1,084
    Karizma Gücü
    4
    Aşık olmak için ruh sahibi olmak lazım.
    Aşık olunca "bunları yapamazsın bizim gettoda" diyemez insan. Tabi adam hayatında aşk gibi ulvi değerlere hiç yer veremediği için, aşkın gücünden bi haber atıp tutuyor.
    "Ağlayın su yükselsin, belki kurtulur gemi..."

  3. #3
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    bu günler de iyice taktı bu konuya Ahmet Hakan bakalım ne olacak..........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  4. #4
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Kültürel farklılık.

    Aydın bir insan kendini günah objesi olarak gören, erkeklerin saçını görüp tahrik olduğuna inanan ve 2.sınıf olduğuna inanan bir kadınla nasıl beraber olur?
    Başörtülü demiyoruz, fanatik bir şekilde türbancı olan birinden bahsediyoruz.
    En ufak bir tartışmada ayrı dünyaların insan olduğunuz ortaya çıkar.

    Arkadaş olursunuz, bir arkadaşınızın eşi veya sevgilisiyse görüşürsünüz, hatta çok da sevebilirsiniz de...

    Fakat aşık olmak? Sanmam. En azından benim için imkansıza yakın.
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  5. #5
    nur76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-12-2007
    Mesajlar
    2,182
    Karizma Gücü
    5
    imkansız diye birşey yoktur..ve aşk zaten kördür ...
    :hz paylaştıkça çoğalan tek şey sevgidir :hz





    sessiz fırtınaların yıkımı beklenenden çok olur..

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Pkk AteŞkes Karari Verdİ.haberİ Ahmet Hakan Duyurdu!
    2005 Konuları bölümünde Icewind tarafından açılmış
    Yanıt: 11
    Son Mesaj: 19.08.05, 22:25
  2. Ahmet Hakan kimlik bunalımında
    2005 Konuları bölümünde murathan tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 16.08.05, 13:44
  3. Ahmet HAKAN:Telegol’ü şikáyetimdir!
    2005 Konuları bölümünde köfte-piyaz tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 23.02.05, 20:41

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •