• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Duyuru DTP’li Ayna: Türkiye’de de katliam var

    DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesinde Türkmenlere yönelik yapılan katliamı kınadıklarını belirterek, “Ancak, Çin’de yapılanların bin beteri Türkiye Kürdistanı’nda yaşandı” iddiasında bulundu. DTP’nin Diyarbakır İl Kongresi’nde konuşan Ayna şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Kurtuluş Savaşı Kürtlerle birlikte verilirken 24 Nisan 1920’de Kürt halkına bir söz verildi. Mustafa Kemal Atatürk, en yakın çalışma arkadaşlarına dedi ki, ‘Kürtleri tanıyoruz. Biz tüm halkların kendi kaderini tayin hakkını tanıdığımızı dünyaya duyurduk. Bu yüzden Kürtlerin de kendi kaderini tayin hakkı tanırız ancak bütünlük içinde.
    ‘Özerklik, muhtariyet tanıyarak bu mümkündür.’ Atatürk, TC, kuruluşunda bir söz vermiştir. Eğer gerçekten Atatürk, TC’nin kurucusu, ulu önder olarak görülüyorsa verdiği sözü bugünkü yönetenler tutmak zorundadır. Kürt halkı diyor ki, PKK ve Öcalan benim güvencemdir. Kürtler diyor ki, eğer ne kadar yanlışını söyleseniz de, her ne kadar bu teröristtir diye tanımlasanız da, eğer bugün Kürtçe TRT Şeş’i açmak zorunda kaldıysanız, bugün en azından Kürtler vardır diyorsanız, varlığını kabul etmek zorunda kaldıysanız, bu mücadele sayesindedir. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Bugün Türkiye’de bir silahlı mücadele varsa, Kürtler eline silah almışlarsa, bunun nedeni 1980 askeri darbesidir. 15 Temmuz’a kadar bir çatışmasızlık süreci var. Buna cevap verilmesi gerekiyor.”

    http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/H...m%20var&ver=64

    bunları konusturanlara yazıklar olsun !!! Turkıye kürdistanıda ne oluyormuş iyice şaşırdı bunlar
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Bu rezilleri SEZER kaale bile almaz, Çankayaya çıkarmazdı.
    O zamanlarda böylesi hoyratça sesleri pek çıkmazdı.
    Ama şimdi AKP'li Gül Cumhurbaşkanı oldu ve bu terörist destekçilerini ÇANKAYAYA çıkararak bunlara yüz verdi, DESTEK!! verdi.

    Hali ile şimdi bölücü söylemlerine devam ediyorlar.

    Ergenekon ile artizlik yapan AKP'liler ve dinci basın niyeyse bu bölücüler ötünce sesleri çıkmıyor.

    Bizim dinci yobazlar ile bölücüler el ele yine anlaşılan.

  3. #3
    fetullahh adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-03-2008
    Mesajlar
    826
    Karizma Gücü
    5

    Keşke olsa ama maalesef yok.Gizli tanık adlı pkk itirafçılarının muhbirliği ile açılan kör kuyulardan bile hayvan kemikleri çıktı, senin gibi aşağılık teröristler kullanıyor bu tür ifadeleri.

    Bu imzaya erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. (SansüreSansür Yay! Hareketi)

    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ

  4. #4
    matbuat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2008
    Mesajlar
    1,004
    Karizma Gücü
    5
    II. İnönü savaşı sırasında isyan eden Kürt aşiretleri bugün olduğu gibi cüretkar önerilerde bulunuyorlardı. Daha TBMM Ankara’da toplanırken yeni kurulacak Meclisi, ancak hükümetin “Kürdistan”ı özerk yönetim sayması ile destekleyeceklerini bildiren Dersim ve Koçgiri aşiretleri, Yunan Ordusu Bursa’ya doğru ilerlerken Sivas’a doğru yürüyerek Ankara Hükümeti’ne tehditler yağdırıyorlardı. Özerkliğin tanınması, cezaevlerindeki Kürtlerin salınması, Kürt çoğunluğu olan illerden Türk memurların çekilmesi vs. Ne kadar tanıdık değil mi? Sadece biraz özgürlük biraz uzlaşı ve demokrasi aslında…

    Ama Atatürk öyle yapmamış Yunan saldırısı karşısında gücünü azaltmak pahasına Kürtlerin üzerine yürüme kararı almıştır. Alın size siyasi irade! 45 binlik Kürt milisleriyle çarpışmalar 3 ay sürer ve isyancılar teslim alınır!

    Tabi tartışmaysa tartışma… İsyancılar milli mücadeleye karşı cansiperane çarpışırken Meclis’te destekçileri yok mudur? Kısa süreliğine de olsa evet!

    Kürt vekiller isyanın bu kadar sert biçimde bastırılmasına karşı çıkmış, isyanı bastıran Merkez Ordusu komutanı Nurettin Paşa’nın görevden alınmasını savunmuşlardır. Atatürk’ün duruşu ise onlara karşı yine sağlamdır ve Paşa’yı da kullandığı yöntemleri de sonuna kadar savunmuştur.

    İsyancılar ve Meclis’teki destekçileri aynı anda ezilir

    Ancak bundan sonra Meclis’te bunları tartışacak vekillere yer olmayacaktır. Atatürk, bu isyanları bastırmak için, “temsilcilerini Meclis’e sokalım ve dinleyelim belki isyancıları sustururuz” diye düşünmemiş isyan edenleri de onları savunanları da tek tek yargılatmıştır. Meclisteki savunucuları zaten kısa süre içinde ihanetin içinde yer almıştır. Birinci Meclis’te yer alan ve “Kürdoğlu Kürt” olduğunu iddia eden Bitlis Vekili Yusuf Ziya Bey, ikinci dönem Mecliste olmak yerine Şeyh Sait isyanını başlatan Azadi cemiyetini kuranlar arasında olacaktır. Başlangıçta Atatürk’ün yanında gibi görünen, destek verir gibi yapan tüm Kürtler de süreç içinde ihanetin içinde olmuşlardır. Heyet-i Temsiliye üyeliğinden Kürt Azadi Cemiyeti üyeliğine “terfi” eden Mutki Aşireti reisi Hacı Musa Bey de başka bir örnektir. Atatürk bu ihanetleri yaşaya yaşaya tavizsiz politikalarında ne kadar haklı olduğunu görmüştür.

    Şeyh Sait isyanının ardından Takrir-i Sükun Kanunu’na karşı çıkan Dersim milletvekili Feridun Fikri Bey “Hükümetin gayrikanuni olarak tevkife hakkı yoktur” demektedir. Yani bir nevi “operasyonları değil çözümü konuşalım”cı ya da “barışçıl ve demokratik çözüm”cü bir Kürt vekildir kendisi. Atatürk’ün Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt ise Feridun Fikri’ye sormaktadır “Koca bir vatan irtica ateşi içinde yanarken asilerin karşısına anarşizmin hürriyetiyle mi çıkacağız?” diye. Atatürk ise anarşizmin hürriyeti yerine yeni cumhuriyetin varlığını korumayı tercih etmiş “devrimi başlatan tamamlayacaktır” diyerek Takrir-i Sükun Yasası ve İstiklal Mahkemeleri ile birlikte tüm isyancıların, gizli ya da açık tüm destekçilerinin sesini kesmiştir.

    Feridun Fikri ise tüm Kürtçüler gibi yine ihanet edenler içinde yer alarak 1926 yılında İzmir Suikastı davasında yargılanmıştır.

    Mustafa Kemal Çözümü: Tavizsiz politika ve sağlam duruş

    Tavizsiz politika ve sağlam duruş Atatürk dönemi Kürt politikasının en önemli özelliğidir. Küçük ya da büyük ne kadar ayaklanma varsa bastırılmış, az ya da çok ne kadar isyancı varsa cezalandırılmıştır. Destekçileri de süreç içinde hep Atatürk’e ihanet ve karşıdevrim çizgisinde olmuşlardır.

    Mustafa Kemal çözümünde gerici ve bölücü partilere de yer yoktur. Örneğin DTP ya da AKP’nin kapatılıp kapatılmaması tartışma konusu bile yapılamaz. Kaldı ki yapılmamıştır. Şeyh Sait İsyanı’nın ardından Bakanlar Kurulu kararı ile isyancıların kümelenme yeri haline gelen Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası anında kapatılmıştır. Hatta buna ilk karar veren Bakanlar Kurulu değil kendi bölgesi içindeki şubeleri kapatan Şark İstiklal Mahkemeleridir. Alın size olağanüstü hal!

    Atatürk bu partiyi ve kurucularını Nutuk’ta da ağır biçimde eleştirmiştir:

    “Tarih gizli amaçlarla düzenlenmiş genel ve gerici Doğu ayaklanmasının nedenlerini araştırdığı zaman onun önemli ve belirli nedenleri arasında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının dinsel konularda verdiği sözleri ve Doğu’ya gönderdiği sorumlu yazmanın kurduğu ve yaptığı kışkırtmaları bulacaktır” diyerek bir partinin verebileceği zararı ve ortadan kaldırılmasındaki gerekliliği ortaya koymuştur.

    Mustafa Kemal’in Ordusu Amerikan istihbaratına teslim edilmezdi

    Kürt isyanları bastırılırken bunun tek bir güvencesi olmuştur o da Türk Ordusu ve Ordu’nun devrime bağlı komutanlarıdır. Ağrı Ayaklanmalarında da, Dersim İsyanı gibi büyük çapta bir ayaklanmada da Ordu isyancıların başını ezmekte hiç zorlanmamıştır. Bunun için de ne Amerikan istihbaratına ihtiyaç duyulmuştur ne de BBG evi gibi bir teçhizata. Ordu’nun ve Devletin sınırlı imkânlarıyla ayaklanmalar bastırılmış, isyancılar da cezalandırılmıştır.

    Mustafa Kemal bir ayaklanma çıktığında “koalisyon güçleri neden sınır güvenliğini sağlamıyor ya da istihbarat paylaşımı neden artırılmıyor” diyerek ABD’li temsilcilerden medet ummak yerine hesabını kendi kurduğu Umumi Müfettişlerden sormuştur. Bu Müfettişliklerin başında da her zaman en çok güvendiği üst düzey bürokratlar ve komutanlar bulunmuştur.

    Herhangi bir Kürt ayaklanmasının çıktığı bir bölgede olağanüstü bir durum var demektir. Böyle bir ortamda “demokrasiye aykırı hareket etmeyelim, AB’nin gözü üstümüzde, bu işi masada çözelim, barışçıl yöntemleri kullanalım” gibi “ahmakça” bir bakışı açısı Atatürk de hiç olmamıştır. Dersim İsyanı öncesi örneğin Tunceli Kanunu’nu çıkarmak yerine “ben gidip isyancılarla görüşeyim, dertleri neymiş, belki ikna ederiz diye düşünmemiş”, zaten isyancıların arkasında da kimlerin olduğunun muhasebesini çoktan yapmış olduğu için meseleye sert çözümler uygulayarak eğilmiştir. İngilizlerin kışkırtıcılığına karşı onun tek bir silahı vardır: Devleti güçlü kılmak ve gerektiğinde silahı kuşanmak. Tunceli Kanunu da bir olağanüstü hal yasasıdır ve böyle hallerde demokrasi değil güvenliktir söz konusu olan.

    Mustafa Kemal çözümünde o ilkel koşullarda hava bombardımanı ile isyancılar etkisiz hale getirilirken, isyancıların fikri mücadele yöntemleri ve propaganda araçları da ortadan kaldırılır. Kürtçülük propagandası yapan yayınlar yasaklanır ve ciddi bir Türkleştirme projesi başlatılarak ayaklanma bölgeleri devlete ve Türkçeye tabi kılınmaya çalışılır. Atatürk örneğin, “bunların zaten kendi gazeteleri var onun yerine ben Kürtçe bir gazete yayınlatayım ve bu gazete aracılığı ile devlete karşı ayaklanmanın yanlışlığını anlatarak onları devlete yaklaştırayım” demek yerine Kürtçeyi hayatlarından çıkarmaya çalışmıştır.

    Bilmektedir ki dil varsa millet de vardır ve İngilizlerin Kürtçe ve Kürtçülük propagandasının önünü kesmek Türkçeyi yerleştirmekten geçmektedir. Atatürk, Şark Islahat Planı ve İskân Kanunu aracılığı ile ayaklanan Kürtlerin yakınlarını Batı’ya yerleştirmiş ve bu insanların hayatına da Türkçeyi ve Türk kimliğini sokarak ulus yapısını korumaya çalışmıştır.

    Görüldüğü gibi Atatürk siyasi irade palavralarına boyun eğmemiştir ama aldığı tüm kararlar, çıkardığı tüm yasalar çok ciddi bir siyasi “irade” ve kararlılığın sonucudur. O nedenle Mustafa Kemal çözümünde ne DTP gibi partilere yer vardır ne de Kürtlere boyun eğme, Kürtçülüğe taviz verme siyasetine. İsyan varsa, bu şiddetle bastırılmış, isyancılar idam edilmiş, yakınları da Türkiye’nin dört bir yanına dağıtılmıştır. DTP’lilerin propagandasını yaptığı gibi Atatürk değil Kürtlere özerklik vermek, isyanların ardından onları en küçük memurlukların bile dışında tutmuştur. Ortak vatan, kardeş halklar değil tek bir vatan ve tek bir milletten söz etmektedir Atatürk:

    “Bugünkü Türk milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkeslik fikri ve hatta lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve milletdaşlarımız vardır. Fakat mazinin istibdad devirleri mahsulü olan bu yanlış tevsimler, birkaç düşman aleti, mürteci beyinsizden maada hiçbir millet ferdi üzerinde teellümden başka bir tesir hasıl edememiştir”

    Bugün için de “mürteci beyinsizler”le mücadele yönteminin kararlı bir duruş olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Öyle birilerinin iddia ettiği gibi de “Mehmetçiği şehit eden ABD” falan değil, hükümetin omurgasızlığı ve seyirci kalışıdır. Eğer bu kez de bu ayaklanma bastırılmaz, sivil toplum örgütleriyle toplantılar yapılarak isyancılar ikna edilmeye çalışılır ve savunma stratejisi terk edilmezse bu karakol baskını son olmayacaktır. Türk Ordusu çapulcu birliğine ve Amerikan askerlerine boyun eğecek bir ordu olmamalıdır.

    Bir yanda Menemen Olayı’nda “bir tek” Kubilay’ın başı için “gerekirse Menemen’i haritadan silin” diyebilen bir komutanın Türkiyesi vardır, diğer yanda da 30 binden fazla şehidin karşısında boynu eğik istihbarat bekleyen bir acziyetin Türkiyesi…

    Siyasi irade ve içi boş özgürlükler değil, Kürtçülerin başını ezecek sağlam bir irade istiyoruz.

    Yani Mustafa Kemal çözümü ve kararlı duruş…

  5. #5
    cikshack adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2006
    Mesajlar
    1,999
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Cumhuriyet savcılarının, bu kadının tutuklanması ve yargılanması için soruşturma açmaları gerekmezmi.Devamlı suç teşkil eden konuşmaları var.Neden bu kadına dokunulamıyor.Yoksa Türkiye üzerinde oynanan oyunun parçasımı bu kadın.Bu ne aymazlıktır,bu ne vurdumduymazlıktır. Bu kadının üzerine neden gidilmiyor ben çözemedim.Haftalarca uydurma bir kağıt parçası Türkiyeyi meşgul etti.İmza kime ait,orijinali nerede,kim tezgahladı safsatası aldı başını gitti.Amaç belli idi.Türk silahlı kuvvetlerini yıpratmak.Peşinden gece yarısı geçirilen askerin sivil mahkemede yargılanması.Bunlar oyunun birer parçası.
    Daha evvel yayınlanan,Türkiye topraklarının doğu ve güneydoğu kısmının kürdistan olarak kararlaştırılmış olan, bölünen Türkiye içinmi kimse sesini çıkaramıyor.Bu kadarmı sahipsiz kaldı Türkiye.Yazıklar olsun tepki vermeyenlere.........

  6. #6
    serapturan=) adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-07-2009
    Mesajlar
    77
    Karizma Gücü
    0
    neden konuşturuyorlar ki !!! Artık söylenecek söz yok yaa.... tepemize çıkartmaya devam etsin bakalım akp ne olacak sonumuz....
    ßélki Sandığın Kadar Ukala,
    ßélkidé Tahmin Êdémiyécéğin Kadar
    Mütévaziyim
    Kimséyi Örnék Almam
    Kimséyé Örnék Olmam
    Eléştiri Dinlérim
    Nasihat Dinlémém!!

    Bekle beni..Sana geleceğim..
    Hayatımın yarısı sana..Yarısı bana..Kendimi ikiye böleceğim..(:

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-07-2009
    Mesajlar
    19
    Karizma Gücü
    0
    akpye kapatma davasi acilip 3-4 ayda sonuclandirildi. bunlar yillardir ortalikta konusuyorlar ama takan bile yok. iste hukuk devletimiz...

  8. #8
    matbuat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2008
    Mesajlar
    1,004
    Karizma Gücü
    5
    AB uyum yasasının gereklerinden bir tanesi de bu herhalde.

  9. #9
    VAZGEÇME SAVAŞ LÜTFEN AŞİNA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-05-2007
    Mesajlar
    3,330
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    İnsanların bunlara ana avrat sövesi geliyor,pis pkk yanlısı Türkiye kürdistanı diye birşey yok ,asla ve aslada olmayacak,ancak bütün Türkleri yok edersiniz belki o zaman olur baştakiler buna izin versede Türk milleti sizin gibi pisliklere böyle bir fırsatı vermeyecek emin olun .bir kürdistan kurmak istiyorsanuz defolun gibin ırak'a hayvan herifler.
    Katliman yapılıyormuş ,sen katliam görmemişsin,ekmek elden su gölden asalaklar gibi yaşıyorsunuz sırtımızda kambur olmuşsunuz.
    Yüz verdik astarını istiyorsunuz.Senin gibilerin ilk önce dilini kesmek lazımki ,birdaha böyle dingilce konuşma,sonra sağ ve sol ellerinin işaret parmaklarını ve orta parmaklarını kesmek lazımki askerimize birdaha kurşun sıkamayasınız.
    KURT KARIN DOYURMAK İÇİN KÖPEKLİĞE RAZI OLMAZ ....

  10. #10
    sonaga adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-11-2008
    Mesajlar
    110
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı hobaa tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu rezilleri SEZER kaale bile almaz, Çankayaya çıkarmazdı.
    O zamanlarda böylesi hoyratça sesleri pek çıkmazdı.
    Ama şimdi AKP'li Gül Cumhurbaşkanı oldu ve bu terörist destekçilerini ÇANKAYAYA çıkararak bunlara yüz verdi, DESTEK!! verdi.

    Hali ile şimdi bölücü söylemlerine devam ediyorlar.

    Ergenekon ile artizlik yapan AKP'liler ve dinci basın niyeyse bu bölücüler ötünce sesleri çıkmıyor.

    Bizim dinci yobazlar ile bölücüler el ele yine anlaşılan.
    dogru sezer cıkarmaya zahmet ettirmden hepsini serbest bırakıyodu

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. AP üyesi Mölzer:’’Türkiye’de insan hakları ihlalleri sürüyor’’
    2005 Konuları bölümünde Pire tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 07.11.05, 23:44
  2. İstanbul’a Gökdelen, Türkiye’ye Bela, Dubai’ye Para…
    2005 Konuları bölümünde 1qazxsw2 tarafından açılmış
    Yanıt: 23
    Son Mesaj: 01.11.05, 18:31
  3. Onkelinx:’’Türkiye, Müslüman ülkeler ile köprü görevi üstlenebilir’’
    2005 Konuları bölümünde Pire tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 31.10.05, 09:06
  4. Libya’da idam edilen 2 Türk’ün cenazesi Türkiye’ye getirildi. !!!
    2005 Konuları bölümünde malibar tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 19.07.05, 03:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •