• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
47 sonuçtan 1 --- 10 arasý gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayýt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Ýlginç hadisler.

    Bu bölümde kimsenin bilmediði ilginç hadisleri okuyucularýn ,merak edenlerin görüþlerine sunacaðým.Yorumsuz olarak.


    KADIN GÜZEL KOKULAR SÜREREK SOKAÐA ÇIKAMAZ
    2786- Ebû Musa (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Her göz yabancý bir kadýna bakarak göz zinasý iþlemiþtir. Bir kadýn da güzel kokular sürünerek erkeklerin yanýndan geçerse o da aynen bakan erkekler gibi zina etmiþ gibidir.” (Dârimî, Ýstizan: 27)
    ž Bu konuda Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

    ERKEKLERE BENZEMEYE ÇALIÞAN KADINLARIN DURUMU
    2784- Ýbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.), kadýnlarýn erkeklere benzemeye çalýþanlarla erkeklerden kadýnlara benzemeye çalýþanlara lanet etti.” (Buhârî, Libas: 27; Dârimî, Libas: 17)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    2785- Ýbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.), erkeklerden kadýn kýlýklý olmaya çalýþanlarla kadýnlardan erkekleþmeye çalýþanlara lanet etmiþtir.” (Buhârî, Libas: 27; Dârimî, Libas: 17)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Âiþe’den de hadis rivâyet edilmiþtir.


    RESÝM VE KÖPEK OLAN EVE MELEKLER GÝRMEZ
    2804- Ebû Talha (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v.)’den iþittim þöyle diyordu: “Köpek, resim ve heykel bulunan eve melek girmez.” (Buhârî, Bed-il Halk: 27; Müslim, Libas: 17)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir



    resim ve köpek bulunan eve melek girmez



    2806- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Cebrail bana geldi ve dedi ki: Dün gece sana gelmiþ idim. Bulunduðun eve girmeme bu güne kadar bir engel yoktu fakat evin kapýsýnýn örtüsünde insan resimleri olan bir perde vardý evin içerisinde de resim ve nakýþlar bulunan bir duvar örtüsü vardý ve evde de bir köpek bulunuyordu. Þimdi emret kapý örtüsündeki resmin baþý koparýlsýn o zaman o þekil bir aðaç þekline benzer. Duvar örtüsü için emret kesilsin o parçalarda yere atýlýp çiðnenen minder yapýlsýn. Köpek için de emret o evden atýlýp çýkarýlsýn. Rasûlullah (s.a.v.) bunlarýn hepsini yaptý. Köpek, Hasan ve Hüseyin’in oynadýklarý bir köpek yavrusuydu, emretti ve köpekte çýkarýldý.” (Nesâî, Ziyne: 17)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    Bu konuda Âiþe ve Ebû Talha’dan da hadis rivâyet edilmiþtir.

    KAFA VE KALPLER ÞÝÝRLE MÝ DOLMALI?YOKSA MÝDELER ÝRÝNLEMÝ?
    2851- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Sizden birinizin midesini; içini kemiren bir irinle dolmasý; kafa ve kalbinin þiirle dolmasýndan daha hayýrlýdýr.” (Buhârî, Edeb: 27; Müslim, Þiir: 17)
    ž Bu konuda Sa’d, Ýbn Ömer ve Ebû’d Derdâ’dan da hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    2852- Sa’d b. ebî Vakkâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Sizden birinizin içinin irinle dolmasý kafa ve kalbinin þiirle dolmasýndan daha hayýrlýdýr.” (Müslim, Þiir: 27; Ýbn Mâce, Edeb: 17)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

    SIRTLAN ETÝ YENÝRMÝ?
    1791- Ýbn ebî Ammâr (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Câbir’e, sýrtlan; av hayvaný mýdýr? diye sordum. Evet dedi. Onun etinden yiyebilir miyim? Dedim. Evet dedi. Rasûlullah (s.a.v.) mi böyle buyurdu dedim. Evet dedi. (Ebû Dâvûd, Et’ýme: 31; Nesâî, Sayd: 27; Ýbn Mâce: Sayd: 15)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bazý ilim adamlarý bu hadise göre sýrtlan eti yemekte bir sakýnca görmezler. Ahmed ve Ýshâk bunlardandýr. Peygamber (s.a.v.)’den sýrtlan etinin mekruh olduðuna dair bir hadis rivâyet edilmiþse de senedi saðlam deðildir.
    Bazý ilim adamlarý sýrtlan etinin yenmesini hoþ görmezler.
    Ýbn’ül Mübarek bunlardandýr.
    Yahya b. Kattan diyor ki: Cerir b. Hâzim bu hadisi Abdullah b. Ubeyd b. Umeyr’den, Ýbn ebî Ammâr’dan, Câbir’den ve Ömer’den, Ömer’in sözü olarak rivâyet ediyor. Ýbn Cüreyc’in hadisi daha sahihtir. Ýbn ebî Ammâr: Abdurrahman b. Abdullah b. Ebû Ammâr olup Mekkelidir.
    1792- Huzeyme b. Cez’ (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: “Rasûlullah (s.a.v.)’e sýrtlan eti yemenin hükmünü sorduðumda: “Sýrtlan eti yiyen var mý?” buyurdular. Sonra kurt eti yemenin hükmünü sordum: “Hayýrlý kimseler kurt eti yer mi?” buyurdular. (Ýbn Mâce: Sayd: 14)
    ž Tirmizî: Bu hadisin senedi saðlam deðildir. Bu hadisi sadece Ýsmail b. Müslim’in, Abdulkerim’den ve Ebû Ümeyye’den rivâyeti olarak bilmekteyiz. Bazý hadisçiler Ýsmail ve Abdulkerim hakkýnda söz etmiþlerdir. Ebû Ümeyye = Abdulkerim b. Kays b. Ebî’l Muhârik’týr. Abdulkerim b. Mâlik el Cüzerî ise güvenilir bir kimsedir.


    AT ETÝ YENÝRMÝ?
    1793- Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: “Rasûlullah (s.a.v.) bize at etlerinden yedirdi ve bizi eþek eti yemekten yasakladý.” (Ýbn Mâce, Zebaih: 12; Nesâî, Sayd: 29)
    ž Tirmizî: Bu konuda Esma binti ebû Bekir’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Pek çok kiþi bu hadisi Amr b. Dinar vasýtasýyla Câbir’den rivâyet etmiþlerdir. Bu hadisi, Hammâd b. Zeyd, Amr b. Dinâr’dan, Muhammed b. Ali’den ve Câbir’den rivâyet etmiþtir. Ýbn Uyeyne’nin rivâyeti daha sahihtir. Muhammed’den iþittim þöyle demiþti: Sûfyân b. Uyeyne Hammad b. Zeyd’den hafýza yönünden daha saðlamdýr.

    SOL EL ÝLE YEMEK ÝÇMEK YASAKLANMIÞTIR.
    1799- Abdullah b. Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Sol elinizle yiyip içmeyin çünkü þeytan sol eliyle yer ve içer.” (Ebû Dâvûd, Etýme: 19; Ýbn Mâce: Etýme: 8)
    ž Tirmizî: Bu konuda Câbir, Ömer b. Ebî Seleme, Seleme b. el Ekvâ’, enes b. Mâlik ve Hafsa’dan da hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Mâlik ve Ýbn Uyeyne bu hadisi Zührî’den, Ebû Bekir b. Ubeydullah’tan ve Ýbn Ömer’den rivâyet ettiler. Ma’mer ve Ukayl ise; Zührî, Sâlim, Ýbn Ömer’den rivâyet etmiþlerdir. Mâlik ve Ýbn Uyeyne’nin rivâyeti daha sahihtir.
    1800- Sâlim (r.a.)’in babasýndan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Biriniz yiyeceðinde sað eliyle yesin içeceðinde de sað eliyle içsin. Çünkü þeytan sol eliyle yer içer.” (Ebû Dâvûd, Etýme: 19; Ýbn Mâce: Etýme: 8)


    yere düþen lokma ve yiyecek parçalarý ne yapýlmalý?
    1802- Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Biriniz bir þey yerken bir parçasý yere düþerse, onu alýp üzerindeki bulaþaný giderip yesin þeytana býrakmasýn.” (Ýbn Mâce: Etýme: 13)
    ž Tirmizî: Bu konuda Enes’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    1803- Enes (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Rasûlullah (s.a.v.) yemeðini yedikten sonra yemek yediði üç parmaðýný yalardý ve þöyle buyururdu. Birinizin yiyeceðinden bir parçasý yere düþerse düþen parçadan toz toprak ne varsa onu giderip o parçayý yesin o parçayý þeytana býrakmasýn. Rasûlullah (s.a.v.), yemek kaplarýný tertemiz etmemizi bize emreder ve þöyle buyururdu: “Yemeðinizin hangi parçasýnda bereketin olduðunu bilemezsiniz.” (Ýbn Mâce, Etýme: 13)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir.
    1804- Ebû’l Yemân el Mualla b. Râþid (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Sinan b. Seleme’nin çocuk doðuran cariyesi ninem Ümmü Âsým’dan rivâyet ederek þöyle dedi: Nübeyþetül Hayr bize geldi biz bir tabakta yemek yiyorduk, bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.)’in þöyle buyurduðunu bize aktardý: “Her kim bir kapta yemek yer ve o kabý da tertemiz hale getirirse o tabak kendisi için istiðfar eder yani o kimsenin günahlarýnýn baðýþlanmasýný ister.” (Ebû Dâvûd, Etýme: 17)
    ž Tirmizî: Bu hadis garib olup bu hadisi sadece Mualla b. Râþid’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Yezîd b. Harun ve hadis imamlarýndan pek çok kimse bu hadisi Mualla b. Râþid’den rivâyet etmiþlerdir.
    SOÐAN VE SARMISAK YÝYENLER MESCÝT’LERDEN UZAK DURMALI
    1806- Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdular: “Her kim þundan ilk önce sarýmsak dedi sonra sarýmsak soðan ve pýrasa dedi, mescidlerimize yaklaþmasýn.” (Ebû Dâvûd, Etýme: 40)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    Tirmizî: Bu konuda Ömer, Ebû Eyyûb, Ebû Hüreyre, Ebû Saîd, Câbir b. Semure, Kurre b. Ýyas el Müzenî ve Ýbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    1807- Câbir b. Semure (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Rasûlullah (s.a.v.), Medîne’ye hicret ettiðinde Ebû Eyyûb’un evine misafir oldu. Yemek yediði vakit artanýný Ebû Eyyûb’e gönderdi. Rasûlullah (s.a.v.), bir gün yemeði hiç yemeden ona geri göndermiþti. Ebû Eyyûb Rasûlullah (s.a.v.)’e gelip durumu öðrenmek isteyince; O yemekte sarýmsak vardý! buyurdular. Ebû Eyyûb: Sarýmsak haram mýdýr? Ey Allah’ýn Rasûlü! Dedi. Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Hayýr fakat ben kötü kokusundan dolayý hoþlanmam.” (Ebû Dâvûd, Etýme: 40)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    piþmiþ soðan ve sarýmsaðýn yenebileceði
    1808- Ali (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: “Çevrenizdeki insanlarý rahatsýz ettiði için sarýmsak yemek yasaklandý. Ancak piþmiþ olursa bu rahatsýzlýðý yapmayacaðý için yenebilir.” (Ebû Dâvûd, Etýme: 27)
    1809- Ali (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: “Sarýmsak yemek uygun deðildir, piþmiþ olursa yenebilir.” (Müslim, Eþribe: 31; Ýbn Mâce: Etýme: 59)
    ž Tirmizî: Bu hadisin senedi bu þekliyle saðlam deðildir. Bu þekilde Ali’nin kendi sözü olarak rivâyet edilmiþtir. Þerik b. Hanbel vasýtasýyla mürsel olarak ta rivâyet edilmiþtir. Muhammed diyor ki: Cerrâh b. Melîh; doðru dürüst birisidir. Cerrâh b. Zahhak ise orta yollu birisidir.
    1810- Ubeydullah b. ebî Yezîd (r.a.)’in babasýndan rivâyete göre, Ümmü Eyyûb ona þöyle anlattý: “Rasûlullah (s.a.v.), Medîne’ye hicret edip geldiðinde onlara misafir olmuþtu. Rasûlullah (s.a.v.), için içersinde bu (soðan, sarýmsak) sebzelerinin bulunduðu aðýr bir yemek yaptýlar. Rasûlullah (s.a.v.), o yemekten hoþlanmadý ve ashabýna: Siz o yemekten yeyin. Ben sizden biri gibi deðilim ben yanýmdaki melek arkadaþýmý o koku ile rahatsýz edip incitmekten korkarým.” (Müslim, Eþribe: 31; Ýbn Mâce: Etýme: 59)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Ümmü Eyyûb, Ebû Eyyûb el Ensarî’nin hanýmýdýr.
    1811- Ebû’l Âliye (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: “Sarýmsak helal olan rýzýklardandýr.” (Müslim, Eþribe: 31; Ýbn Mâce: Etýme: 59)
    ž Tirmizî: Ebû Halde’nin adý Hâlid b. Dinar’dýr. Hadisçiler yanýnda güvenilen bir kiþidir. Enes b. Mâlik’e ulaþmýþ ve ondan hadis iþitmiþtir. Ebû’l Âliye’nin adý: Rüfey’dir. Riyâhî’de denilir. Abdurrahmam b. Mehdî diyor ki: Ebû Halde seçkin Müslümanlardandýr.
    ÇEKÝRGE YENÝRMÝ?
    1821- Abdullah b. ebî Evfâ (r.a.)’den rivâyete göre, kendisine çekirge yenilip yenilmeyeceði sorulduðunda þöyle demiþtir: “Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte altý savaþa katýldým çekirge yiyorduk.” (Ebû Dâvûd, Etýme: 34; Müslim, Sayd: 8)
    ž Tirmizî: Bu hadisi Sûfyân b. Uyeyne, Ebû Yâfûr’dan ayný þekilde rivâyet ederek “altý savaþa” demiþtir. Sûfyân es Sevrî ve baþkalarý ise ayný hadisi Ebû Ya’fûr’dan rivâyet ederek “yedi savaþ” demiþlerdir.
    1822- Ýbn ebî Evfâ’dan rivâyete göre, þöyle demiþtir: “Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber yedi savaþ yaptýk çekirge yiyorduk.” (Ebû Dâvûd, Etýme: 34; Müslim, Sayd: 8)
    ž Tirmizî: Þu’be bu hadisi Ebû Ya’fûr’dan ve Ýbn ebî Evfâ’dan rivâyet ederek þöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.v.) ile pek çok savaþa katýldýk çekirge yiyorduk.”
    Ayný þekilde Muhammed b. Beþþâr, Muhammed b. Cafer’den ve Þu’be’den bu hadisi bize böylece aktarmýþlardýr.
    Tirmizî: Bu konuda Ýbn Ömer ve Câbir’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Ya’fûr’un ismi: “Vakîd” tir. Ayný zamanda “Vakdan” da denilmektedir. Baþka bir Ebû Ya’fûr daha vardýr ki onun da ismi Abdurrahman b. Ubeyd b. Bestas’týr.
    DEVE ÝDRARI ÝLAÇ OLARAK ÝÇÝLEBÝLÝRMÝ?
    1845- Enes (r.a.)’den rivâyet edilmiþtir; “Ureyne Kabilesinden bazý kimseler Medîne’ye geldiler ve Medîne’nin havasý onlara aðýr geldi. Peygamber (s.a.v.) onlarý zekat develerinin bulunduðu Medîne dýþýndaki bir yere gönderdi ve tedavi için develerin sütlerinden ve idrarlarýndan içmelerini emretti.” (Müslim, Kasame: 2; Nesâî, Tahrimüddem: 7)
    ž Tirmizî: Bu hadis bu þekliyle hasen sahih garibtir. Bu hadis baþka þekillerde de Enes’den rivâyet edilmiþtir. Ebû Kýlâbe, bu hadisi Enes’den, Saîd b. ebî Ârube de Katâde yoluyla Enes’den rivâyet etmiþtir.
    HEYKELTRAÞLARIN VE RESSAMLARIN DURUMU NEDÝR?
    1751- Ýbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Her kim bir resim yaparsa Allah o kimseye yaptýðý o resme ruh üfleyinceye kadar yani o resmi canlý hale getirinceye kadar azâb edecektir. Gerçekten o resme ruh verebilecek güçte geðildir. Her kim de kendisinden uzaklaþýp çekinen bir toplumun konuþmasýna kulak verirse kýyamet günü kulaðýna kurþun dökülecektir.” (Nesâî, Ziyne: 114)
    ž Tirmizî: Bu konuda Abdullah b. Mes’ûd, Ebû Hüreyre, Ebû Cuhayfe, Âiþe ve Ýbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Ýbn Abbâs hadisi hasen sahihtir.
    aðaran saç ve sakal ne ile boyanmalýdýr?
    1752- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Beyazlaþan saç ve sakalýnýzý kýna ile boyamak suretiyle rengini deðiþtirin, deðiþtirmeyip bembeyaz býrakmak suretiyle Yahudilere benzemeyin.” (Nesâî, Ziyne: 65; Ebû Dâvûd, Teaccül: 18)
    ž Tirmizî: Bu konuda Zübeyr b. Avvam, Ýbn Abbâs, Câbir, Ebû Zerr, Enes, Ebû Rimse, Cehdeme, Ebû-t Tufeyl, Câbir b. Semure, Ebû Cuhayfe ve Ýbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir. Ebû Hüreyre’den deðiþik yollarla da bu hadis rivâyet edilmiþtir.
    1753- Ebû Zerr (r.a.)’den rivâyet edilmiþtir. Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: Aðarmýþ saçlarýnýzýn rengini deðiþtireceðiz en iyi boya kýna ve Ketm (rastýk) týr. (Nesâî, Ziyne: 65; Ebû Dâvûd: Teraccül: 18)
    ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    Ebû’l Esved ed Deylemî’nin ismi Zâlim b. Amr b. Sûfyân’dýr
    gözlere sürme çekmenin faydasý var mýdýr?
    1757- Ýbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Ýsmid denilen sürme taþý ile sürmeleniniz çünkü o gözleri cilalandýrýr, kirpikleri besler.”
    Ýbn Abbâs Peygamber (s.a.v.)’in bir sürme kutusu bulunduðunu her gece üç defa sað gözüne üç defa sol gözüne sürme çektiðini söyledi. (Nesâî, Ziyne: 28)
    ž Tirmizî: Bu konuda Câbir ve Ýbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Ýbn Abbâs hadisi hasen garibtir. Bu sözleriyle sadece Abbâs b. Mansur’un rivâyetiyle bilmekteyiz.
    Ali b. Hucr ve Muhammed b. Yahya dediler ki: Yezîd b. Harun, Abbâd b. Mansur’dan bu hadisin bir benzerini bize aktarmýþtýr. Baþka bir yönden de Rasûlullah (s.a.v.)’in þöyle buyurduðu rivâyet edildi: “Ýsmid=sürme taþý kullanýn çünkü o gözleri cilalandýrýr, kirpikleri besler.”

     CENAZE NAMAZINDA FATÝHA SÛRESÝ OKUNUR MU?
    1026- Ýbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre: “Peygamber (s.a.v.), cenaze namazýnda Fatiha sûresini okudu.” (Buhârî, Cenaiz: 65; Nesâî, Cenaiz: 77)
     Tirmîzî: Bu konuda Ümmü Þerik’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmîzî: Ýbn Abbâs, hadisinin senedi pek saðlam deðildir.
    Ýbrahim b. Osman’a Ebû Þeybe el Vasîtî denir rivâyeti pek kabul görmeyen kimselerdendir. Ýbn Abbâs’tan sahih olan rivâyet onun þöyle dediðidir: “Cenaze namazýnda Fatiha sûresi okumak sünnettendir.”
    1027- Talha b. Avf (r.a.)’den rivâyete göre; Ýbn Abbâs ceneze namazýný kýlarken Fatiha sûresini okudu kendisine sordum: “Fatiha okumak sünnettendir veya sünnetin tamamýndandýr” dedi. (Buhârî, Cenaiz: 65; Nesâî, Cenaiz: 77)
     Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabýndan ve sonraki dönem ilim adamlarýndan bazýlarý uygulamalarýný bu hadisle yaparak ilk tekbirden sonra Fatiha sûresini okumayý tercih ederler. Þâfii, Ahmed ve Ýshâk bunlardandýr.
    Bazý ilim adamlarý da þöyle derler: Cenaze namazýnda Fatiha süresini okumak yoktur. Fakat Allah’a övgü Peygamber (s.a.v.)’e salevat ve ölen kimseye duadan ibarettir. Küfeliler, Sevrî ve baþkalarý bunlardandýr.
    Talha b. Abdullah b. Avf, Abdurrahman b. Avf’ýn kardeþinin oðludur, kendisinden Zührî hadis rivâyet etmiþtir.

    CENNETE GÝRECEK OLANLARA VERÝLECEK HURÝLERÝN ÖZELLÝKLERÝ
    2533- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Cennetliklere verilecek kadýnlar olan hurilerin baldýrlarýnýn beyazlýðý yetmiþ kat elbisenin altýndan görülür hatta ilikleri bile çünkü Allah; “Onlar yakut ve mercan gibidirler” (Rahman sûresi 58. ayet) buyurmaktadýr. Yakut öyle bir taþtýr ki þeffaflýðýndan dolayý arkasýndan bir ip uzatsan aynen o ipi görürsün.” (Tirmizî rivâyet etmiþtir.)
     Hennâd; Ubeyde b. Humeyd’den Atâ b. Sâib’den, Amr b. Meymun’dan ve Abdullah b. Mes’ûd’tan bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiþtir.
    2534- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den bu hadisin mana olarak bir benzeri merfu olmaksýzýn aktarýlmýþtýr. Bu rivâyet Ubeyde b. Humeyd’in rivâyetinden daha sahihtir.
    Ayný þekilde Cerir ve pek çok kiþi bu hadisi Atâ b. Sâib’den merfu olmaksýzýn aktarmýþlardýr.
    Kuteybe, Cerir vasýtasýyla Atâ b. Sâib’den, Ebû’l Ahvas’ýn rivâyetine benzer þekilde Atâ’nýn arkadaþlarýndan merfu olmaksýzýn rivâyet etmiþlerdir. Ve bu rivâyet daha sahihtir.
    2535- Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Kýyamet günü Cennete girecek olan ilk gurup insanlarýn yüzleri dolunay gecesindeki ayýn parlaklýðý gibi olacak ikinci gurup ise gökteki en parlak yýldýz gibi olacaktýr. Onlardan her bir erkeðin iki karýsý bulunacak her kadýnýn üzerinde elbisesi bulunacak bu elbiselerin arkasýndan bile o kadýnlarýn ilikleri görülecektir.” (Müsned: 10702)
     Tirmizî: Bu hadis hasendir.

     CENNET’TE CÝNSEL ÝLÝÞKÝ VAR MIDIR?
    2536- Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Cennete giren bir Müslüman’a þu kadar ve bu kadar cinsel iliþki yapabilme gücü verilecektir.” Bunun üzerine: “Ey Allah’ýn Rasûlü! O kimsenin buna gücü yetecek mi?” denildi. Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “O kimseye yüz erkek kuvveti verilecektir.” (Tirmizî rivâyet etmiþtir.)
     Bu konuda Zeyd b. Erkâm’dan da hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Bu hadis sahih garibtir.
    Bu hadisi Katâde’nin, Enes’den rivâyeti olduðunu sadece Imrân el Kattan’ýn rivâyetiyle bilmekteyiz.



    Devam edecek..

  2. #2
    Misafir
    Kayýt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    BÖLÜM 2







     CENNETTE ÇARÞI VE PAZAR VAR MI?
    2549- Saîd b. Müseyyeb (r.a.)’den rivâyete göre, kendisi Ebû Hüreyre ile karþýlaþtý ve “Allah’tan ikimizi Cennet çarþýsýnda bir araya getirmesini isterim” dedi. Saîd: “Cennet’te çarþý Pazar var mýdýr?” diye sordu. Ebû Hüreyre “evet” dedi ve þöyle devam etti. Rasûlullah (s.a.v.)’in bana bildirdiðine göre; “Cennetlikler Cennete girdiklerinde amellerine göre oraya yerleþeceklerdir. Sonra dünya günlerinden Cuma günü ka¬dar bir süre izin verilecek ve insanlar Rablerini ziyaret edecek¬lerdir. Allah’ýn arþý onlara görünecek Allah onlara Cennet bahçelerinden bir bahçede görünecek o mü’minler için nurdan minberler, altýndan minberler, gümüþten minberler kuru¬lacak ve o kimselerin derece bakýmýndan en aþaðý durumda olanlarý -ki onlarýn aþaðýlýklarý yoktur- misk ve kâfur tepelerinde oturacaklar ve kendilerinden daha yükseklerde oturan kimseler olduðunu sanmayacaklar.”
    Ebû Hüreyre dedi ki: “Ey Allah’ýn Rasûlü! o gün Allah’ý göremeyecek miyiz? Rasûlullah (s.a.v.): “Evet” buyurdu. “Siz Güneþin ve dolunay ge¬cesi ayýn görünmesinde þüphe eder veya görebilmek için itiþip kakýþýr mýsýnýz?” Biz de: “Hayýr!” diye cevap verdik. Öyleyse Ayný þekilde kolaylýkla Rabbinizi göreceksiniz ve Allah’ýn o Cennet’te kendisiyle karþý¬lýklý görüþmediði kimse kalmayacaktýr. Hatta konuþtuðu kimselerden birine: “Ey falan oðlu falan! Falan günde yaptýðýný hatýrlýyor musun?” diyecek, Ve dünyadaki vefasýzlýklarýndan bir kýs¬mýný hatýrlatacaktýr. O kimse de: “Ey Rabbim! Beni baðýþla¬madýn mý?” Allah’ta: “Evet!” diyecek ve “Benim baðýþlamamýn geniþliði sayesinde þu makama ulaþmýþ du¬rumdasýn” buyuracak.
    Onlar bu durum da iken üstlerinden bir bulut kendilerini kaplayacak ve üzerlerine bir koku yaðdýracaktýr ki, o zamana kadar onun kokusuna benzer bir koku koklamamýþlardýr. Yüce olan Allah þöyle devam edecek: “Kalkýn sizin için hazýrladýðým büyük ikramlardan arzu ettiðiniz her þeyi alýn!”
    Sonra meleklerin etrafýný çevrelediði, gözlerin görmediði, kulaklarýn duymadýðý ve hiçbir kimsenin kalbinden geçirip hayal edemediði þeylerin bulunduðu bir çarþýya geleceðiz ki orada arzu edilen her þey bulunacaktýr. Orada satmak ve satýn almak diye bir þey yoktur. Cenetlikler o çarþýda birbirleriyle karþýlaþacaklardýr. Rasûlullah (s.a.v.) sözünü þöyle sürdürdü: “Yüksek dereceler sahibi olan bir kiþi kendisin¬den aþaðý derecede bir kiþiyle karþýlaþtýðýnda onun üzerindeki elbiseden gözleri kamaþacaktýr konuþmalarý bitmeden kendi sýrtýndaki elbisenin ondan daha iyi olduðunu hayal edecektir. Çünkü Cennet’te hiç kimseye üzülme yoktur. Sonra herkes konaklarýna daðýlacak ve hanýmlarýmýz bizleri merhaba hoþ geldiniz diye karþýlayacak; bizden ayrýldýðýnýz andaki güzelliðinizden daha güzel bir durumda bize döndünüz diyeceklerdir. Bizde hanýmlarýmýza þöyle diyeceðiz: “Bugün sonsuz güç ve kuvvet sahibi Rabbimizin toplantýsýnda bulunduk bu þekilde dönmemiz gerekirdi ve öylece sizlerin yanýna dönüp geldik.” (Buhârî, Ezan: 17; Müslim, Ýman: 27)
     Tirmizî: Bu hadis garib olup ancak bu þekilde bilmekteyiz.
    Süveyd b. Amr, Evzâî’den bu hadisin bir parçasýný rivâyet etmiþtir.
    2550- Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Cennet’te bir çarþý vardýr ki orada satýn almak va satmak diye bir þey yoktur orada kadýn ve erkek resim ve þekilleri vardýr kiþi hangi þekle girmek isterse orada o þekle bürünecektir.” (Müsned: 1272)
     Tirmizî: Bu hadis garibtir.

     CENNET’TE SÜT, BAL VE ÞARAP IRMAKLARI VAR MIDIR?
    2571- Hakîm b. Muaviye (r.a.)’in babasýndan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Cennet’te su denizi, bal denizi, süt denizi ve þarap denizi vardýr. Sonradan bunlardan nehirler fýþkýracaktýr.” (Dârimî, Rýkak: 113)
     Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Hakîm b. Muaviye, Behz b. Hakîm’in babasýdýr. Cüreyrî ise Ebû Mes’ûd diye künyelenir ismi ise Saîd b. Ýyas’týr.


    2574- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Kýyamet günü Cehennem’den bir gurup yaratýk çýkacaktýr ki onun gören iki gözü iþiten iki kulaðý ve konuþan bir dili olacaktýr ve þöyle diyecektir: Ben üç kiþiye vekil tayin edildim, her inatçý zorbaya, Allah ile birlikte baþkalarýna ilahlýk yakýþtýranlara, resim ve heykel yapanlara.” (Müsned: 8076)
     Bu konuda Ebû Saîd (r.a.)’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir.
    Bazýlarý A’meþ’den, Atýyye’den, Ebû Saîd’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiþlerdir. Eþ’as b. Sevvar, Atýyye’den ve Ebû Saîd el Hudrî’den bir benzerini rivâyet etmiþtir.




     CEHENNEMLÝKLERÝN ÇOÐUNLUÐU KADINLAR MIDIR?
    2602- Ýbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Cennete baktým Cennetin çoðunluðunun fakirler olduðunu gördüm Cehenneme baktým çoðunluðunun kadýnlar olduðunu gördüm.” (Müslim, Zikir ve Dua: 17)
    2603- Imrân b. Husayn (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Cehenneme baktým içerisindekilerin çoðunluðunu kadýnlar olarak gördüm. Cennete baktým Cennetin çoðunluðunu fakirler olarak gördüm.” (Müsned: 19008)
     Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    Avf burada olduðu Ebû Reca’dan, Imrân b. Husayn’dan diyor. Eyyûb ise Ebû Reca’dan ve Ýbn Abbâs’tan demektedir. Her iki senede de diyecek yoktur. Ebû Reca’nýn her ikisinden de (yani Ýbn Abbâs ve Imrân b. Husayn) dan da hadis iþittiði muhtemeldir. Avf’tan baþkasý bu hadisi Ebû Reca vasýtasýyla Imrân b. Husayn’dan rivâyet etmiþtir.




     ALLAH AKSIRANDAN HOÞLANIR ESNEMEYÝ SEVMEZ
    2746- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Aksýrmak Allah’tan esnemek ise þeytandandýr. Biriniz esnediði zaman elini aðzýna koysun. Esnediði an hah hah derken þeytan onun içinden güler. Allah aksýrmaktan hoþlanýr esnemekten hoþlanmaz. Kiþi esnerken hah hah derse þeytan onun içinden ona güler.” (Buhârî, Bedilhalk: 27; Müslim, Zühd: 17)
     Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    2747- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Allah aksýrmaktan hoþlanýr esnemekten hoþlanmaz. Biriniz aksýrdýðý zaman elhamdülillah desin. Bu takdirde onu iþitenlerin her birine yerhamukallah demek gerekir. Esnemeye gelince sizden birinizin esnemesi geldiði zaman gücü yettiði kadar onu savmaya çalýþsýn ve hah hah demesin, çünkü bu hah hah diye çýkarýlan ses þeytandandýr. Þeytan bu yüzden güler.” (Buhârî, Bedilhalk: 27; Müslim, Zühd: 17)





     SIRTÜSTÜ YATIP BACAKLARI BÝRBÝRÝ ÜZERÝNE ATMAK
    2765- Abbâd b. Temîm (r.a.)’ýn amcasýndan rivâyete göre: Bizzat kendisi; “Rasûlullah (s.a.v.)’i mescidde sýrt üstü yatmýþ bir ayaðýný diðeri üzerine atmýþ vaziyette gördü.” (Buhârî, Salat: 27; Müslim, Libas: 17)
     Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    Abbâd b. Temim’in amcasý Abdullah b. Zeyd b. Âsým el Mazinî’dir.

     bozuk görüntü meydana gelecekse sýrtüstü yatýp ayaklarý ayak üzerine atmamak gerekir
    2766- Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Biriniz sýrtüstü yattýðýnda eðer iç giyimi düzgün deðilse ayaðýný ayaðýnýn üzerine atmasýn.” (Ebû Dâvûd, Edeb: 27)
     Bu hadisi Süleyman et Teymî’den pek çok kiþi rivâyet etmiþtir.
    Buradaki râvîlerden Hýdaþ’ýn kim olduðunu bilmiyoruz. Süleyman et Teymî bu kimseden baþka hadiste rivâyet etmiþtir.



     DÝNEN ÖRTÜLMESÝ GEREKEN YERLERÝ ÖRTMEK GEREKÝR
    2769- Behz b. Hakîm (r.a.), dedesinden rivâyette þöyle demiþtir: “Ey Allah’ýn Rasûlü! dedim, örtülmesi gereken yerlerimizi kime karþý örtelim dedim, þöyle buyurdular: “Hanýmýndan ve cariyenden baþka herkese karþý örtülmesi gereken yerlerini ört.” Erkek erkekle beraber olursa nereler örtülmeli diye sorunca: “Gücün yettiðince avret yerlerini kimseye göstermemeye çalýþ!” Sonra ben kiþi tek baþýna olunca ne yapmasý gerekir dedim; “Kendisinden haya edilip utanýlmaya en layýk olan zat Allah’týr” buyurdular. (Ýbn Mâce, Nikah: 27)
     Tirmizî: Bu hadis hasendir.
    Behz’in dedesinin adý Muaviye b. Hayde el Kuþeyrî olup Cerîri Behz’in babasý Muaviye b. Hakîm’den hadis rivâyet etmiþtir.



    BÝNÝTTE ÝDARE EDECEK YERE BÝNMEK SAHÝBÝNE AÝTTÝR
    2773- Ebû Büreyde (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: “Peygamber (s.a.v.) ile birlikte yürümekte iken eþeðiyle beraber bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e yaklaþarak þöyle dedi: “Ey Allah’ýn Rasûlü! bin dedi ve kendisi eþeðin sýrtýndan geriye doðru çekildi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: Hayvanýn ön tarafýna binmeye sen daha layýksýn ama orayý bana ayýrmýþsan o baþkadýr. Adam: Orasýný size ayýrdým deyince Rasûlullah (s.a.v.) bindi.” (Ebû Dâvûd, Cihâd: 27)
     Tirmizî: Bu hadis bu þekliyle hasen garibtir.
    Bu konuda Kays b. Sa’d b. Ubâde’den de hadis rivâyet edilmiþtir.





    HADÝS DÝYE YALAN SÖYLEYEN KÝMSELER CEHENNEMLÝKTÝR
    2659- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Kim bilerek bana ait imiþ gibi bir sözü söylerse Cehennem’deki oturacaðý yere hemen hazýrlansýn.” (Buhârî, Ýlim: 27; Ýbn Mâce, Mukaddime: 17)
    2660- Ali b. ebî Tâlib (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Bana ait imiþ gibi, bir sözde yalan söylemeyin kim benden olmayan bir þeyi bendenmiþ gibi yalan olarak söylerse Cehenneme girer.” (Buhârî, Ýlim: 27; Ýbn Mâce, Mukaddime: 17)
     Bu konuda Ebû Bekir, Ömer Osman, Zübeyr, Saîd b. Zeyd, Abdullah b. Amr, Enes, Câbir, Ýbn Abbâs, Ebû Saîd, Amr b. Abese, Ukbe b. Âmir, Muaviye, Büreyde, Ebû Musa el Gafýkî, Ebû Umâme, Abdullah b. Amr, el Mukanna’ ve Evs es Sekafî’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Ali hadisi hasen sahihtir.
    Abdurrahman b. Mehdî diyor ki: Mansur b. Mu’temir; Küfelilerin en saðlam kiþilerindendir. Vekî’ise þöyle diyor: Rýb’î b. Hýraþ Ýslam konusunda hiçbir yalan söylememiþtir.
    2661- Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Kim benden olmadýðý halde bana ait imiþ gibi yalan söylerse –zannedersem kasýtlý olarak dedi- Cehennem’deki evine hemen hazýrlansýn.” (Buhârî, Ýlim: 27; Ýbn Mâce, Mukaddime: 17)
     Tirmizî: Bu hadis bu þekliyle Zührî’nin, Enes’den rivâyeti olarak hasen sahih garibtir. Enes’den deðiþik biçimde de rivâyet edilmiþtir




     TAHARETLENÝLMESÝ YASAK OLAN ÞEYLER
    18- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyet edildiðine göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþlardýr: “Tezek ve kemikle taharetlenmeyin, çünkü o cin kardeþlerinizin azýðýdýr.” (Ebû Davut, Tahara: 20; Nesâî, Tahara: 36)
     Bu konuda, Ebû Hüreyre, Selman, Câbir ve Ýbn Ömer’den hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmîzî: Bu hadisi Ýsmail b. Ýbrahim ve diðerleri Davut b. ebî Hind’den, Þa’bi’den, Alkame'den ve Abdullah b. Mes’ûd’tan þöylece aktarmýþlardýr: ”Abdullah Ýbn Mes’ûd, cin gecesi Rasûlullah (s.a.v.) ile beraberdi…” Bu uzunca hadis hakkýnda Þa’bi diyor ki: Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Tezek ve kemikle temizlenmeyin çünkü onlar cin kardeþlerinizin azýðýdýr.” Bu konudaki Ýsmail’in rivâyeti sanki Hafs b. Gýyas’ýn rivâyetinden daha sahih görünmektedir. Ýlim ehli bu hadis’e göre amel etmektedir. Bu konuda ayrýca Câbir ve Ýbn Ömer’den de rivâyet vardýr.





    KUR’ÂN-I UNUTTUM DEME “UNUTTURULDUM” DE!
    2942- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Onlar birisinin veya sizden birinizin falan ve filan ayeti unuttum demesi ne kötüdür. Bana unutturuldu demesi daha uygundur. O halde Kur’ân-ý devamlý hatýrda tutmak için gözden geçirip müzakere ediniz. Caným kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki Kur’ân’ýn insanlarýn kalblerinden silinip yok olmasý bir hayvanýn baðýndan boþanýp kaçmasýndan daha þiddetli ve çabuktur.” (Buhârî, Fedail-ül Kur’ân: 27; Müslim, Salat-ül Müsafirîn: 17)
     Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    BÖLÜM: 11
     KUR’ÂN YEDÝ OKUYUÞ ÞEKLÝ ÜZERE ÝNDÝRÝLMÝÞTÝR
    2943- Ömer b. Hattâb (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Hiþâm b. Hakîm b. Hizam’a uðradým Rasûlullah (s.a.v.)’in hayatta olduðu bir dönemde idi namazýnda Furkan sûresini okumakta idi okuduðunu dinledim bir de ne göreyim. Rasûlullah (s.a.v.)’in bana okutup öðretmediði deðiþik þekilde okuyordu, az kalsýn namazda üzerine atýlacaktým ama selam verinceye kadar bekledim selam verince elbisesinden tuttum ve bu okuduðun sûreyi bu þekilde sana kim öðretti dedim. Rasûlullah (s.a.v.), okutup öðretti dedi. Bende yanýlýyorsun dedim. Vallahi Rasûlullah (s.a.v.) bu sûreyi bizzat kendisi bana okuttu fakat senin okuduðun gibi deðildi. Sonra onu çekip Rasûlullah (s.a.v.)’in yanýna götürdüm ve þöyle dedim: Ey Allah’ýn Rasûlü! bu kimsenin Furkan sûresini bana öðretmediðiniz þekillerde okuduðunu iþittim. Furkan sûresini bana okutup öðreten de sizsiniz. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): Ey Ömer! Onun yakasýný býrak dedi. Hiþâm’a da: Oku bakalým dedi. Hiþâm benim duyduðum þekilde okuyuþunu orada tekrar etti. Peygamber (s.a.v.) iþte böylece indirilmiþtir buyurdu. Sonra Peygamber (s.a.v.) bana oku Ey Ömer! Dedi. Rasûlullah (s.a.v.)’in bana öðrettiði þekilde ben de okudum. Yine Rasûlullah (s.a.v.): Ýþte bu sûre böylece indi buyurdular.
    Sonra Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdular: “Kur’ân; yedi okuyuþ þekliyle indirilmiþtir. Siz bunlardan kolayýnýza geleni okuyunuz.” (Buhârî, Husumat: 27; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 17)
     Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    Mâlik b. Enes bu hadisi Zühri’den ayný senedle benzeri þekilde rivâyet etmiþ olup hadisin senedinde “Misver b. Mahreme’yi” zikretmemiþtir.
    2944- Übey b. Ka’b (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: Rasûlullah (s.a.v.), Cebrail ile buluþtu ve ona Ey Cebrail dedi; ben Ümmî olan yani okumasý yazmasý olmayan bir topluma peygamber gönderildim. Bunlar arasýnda yaþlý, kadýn, erkek, erkek çocuðu, kýz çocuðu hiç bir þey okumamýþ kimseler vardýr (onlarla nasýl anlaþacaðým Kur’ân-ý onlara nasýl anlatacaðým dedi) de Cebrail þöyle dedi: “Ey Muhammed! Kur’ân yedi okuyuþ þekliyle indirilmiþtir.” (sýkýntý etme hepsine anlatýp duyurabilirsin) (Müsned: 20259)
     Bu konuda Ömer, Huzeyfe b. Yemân, Ebû Eyyûb’un karýsý Ümmü Eyyûb, Semure, Ýbn Abbâs, Ebû Hüreyre, Ebû Cüheym b. Harîsb. Sýmme, Amr b. Âs ve Ebû Bekre’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis deðiþik bir þekilde Übey b. Ka’b’tan da rivâyet edilmiþtir.
    Bu mesaj en son " 13.07.09 " tarihinde saat 02:25 itibariyle EL-TURUK tarafýndan düzenlenmiþtir...

  3. #3
    siez9 adlý üyenin avatarý
    Kayýt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    CENNETE GÝRECEK OLANLARA VERÝLECEK HURÝLERÝN ÖZELLÝKLERÝ
    2533- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Cennetliklere verilecek kadýnlar olan hurilerin baldýrlarýnýn beyazlýðý yetmiþ kat elbisenin altýndan görülür hatta ilikleri bile çünkü Allah; “Onlar yakut ve mercan gibidirler” (Rahman sûresi 58. ayet) buyurmaktadýr. Yakut öyle bir taþtýr ki þeffaflýðýndan dolayý arkasýndan bir ip uzatsan aynen o ipi görürsün.” (Tirmizî rivâyet etmiþtir.)
    Ýslami fantazide sýnýr yok!
    ey bu topraklar için topraða düþen/Bir karýþ topraðýn Var mýydý yaþarken?

  4. #4

    Kayýt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4
    yukardaki hadisler tartýþýlýr .zira sýrtlan eti yemek .dinimizce yasaktýr .veya at eti yemek .ama bu yalan hadislere itibar edersek yandýk .veya resim olan eve melek girmez bunlareý kurana karþýlaþtýrýp ona göre amel etmemiz gerekir .zira kurana ters düþen hadisleri kabul etmeyiz .allah daha iyi bilir

  5. #5
    TORMENTED SOUL adlý üyenin avatarý
    Kayýt Tarihi
    08-02-2007
    Mesajlar
    5,967
    Karizma Gücü
    7
    ali zamanýnda hadisler niye toplanýp yakýldý zannediyorsunuz?
    herkes kendisine uygun biþey uydurmasýn diye
    ama hala öyle oldugu görülüyor
    hile yapan hadis gösteriri
    din düþmanlýgý yapan hadis gösterir
    olmadý yalan yanlýþ saptýrýlmýþ çeviri yapar
    Tecavüzcü Coþkun - Þahin K - Nuri Alço parti kursun
    güle diken, memleket insanýna..
    hatta obama reis-i cumhur olsun zenciden aþaðýsý bu milleti kesmez

    Eðer bankaya 100 pound borcunuz varsa bir sorununuz var demektir. Ancak borcunuz 1 milyon poundsa bankanýn bir sorunu var demektir

    AÞK kiþinin kiminle yatacaðýný gösteren bir pusuladan baþka birþey degildir

    biri haddimi bildirsin -postayla yapýlan baþvurular dikkate alýnmayacaktýr-


    bir sorunu çözmek istiyorsanýz kaynaðýný yok etmelisiniz...
    içimdeki çocuðu attaya götürdüm, geri gelmek istemedi orada býraktým

  6. #6
    Misafir
    Kayýt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Bölüm 3


    ERKEÐÝN HANIMI ÜZERÝNDEKÝ HAKLARI
    3267 - Hz. Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Þayet ben bir insanýn baþka bir insana secde etmesini emredecek olsaydým, kadýna, kocasýna secde etmesini emrederdim."
    Tirmizi, Rada' 10, (1159).
    3269 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât-ý Zülcelâl'e yemin ederim, bir erkek hanýmýný yataða davet ettiðinde kadýn imtina edip gelmezse, kocasý ondan râzý oluncaya kadar semada olan (melekler) ona gadab ederler.''
    3270 - Bir baþka rivâyette þöyle denmiþtir: "Erkek, kadýnýný yataðýna çaðýrýr, kadýn da gelmeye yanaþmaz, erkek öfkelenmiþ olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette yataða gelinceye kadar- kadýna lânet okurlar.''
    3271 - Bir baþka rivâyette: "Kadýn küskünlükle kocasýnýn yataðýndan ayrý olarak sabahlarsa, melekler onu lânetler" denmiþtir.
    Buhari, Nikâh 85, Bed'ü'l-Halk 6; Müslim, Nikâh 120 - 122 (1436); Ebu Dâvud, Nikâh 41, (2141).
    3272 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ey Allah'ýn Resulü. dendi, hangi kadýn daha hayýrlýdýr?''
    "Kocasý bakýnca onu sürura garkeden, emredince itaat eden nefis ve malýnda, kocasýnýn hoþuna gitmeyen þeyle ona muhalefet etmeyen kadýn!" diye cevap verdi."
    Nesâi, Nikâh 14 (6,68).
    3273 - Hz. Ömer (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Erkeðe, hanýmýný ne sebeple dövdüðü sorulmaz."





    MUSÝKÝ VE EÐLENCE
    4300 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, benim yanýmda iki cariye, Buas (savaþý ile ilgili hamâsi) türküler söylerken çýkageldi. Gidip yataðýn üzerine (yan üstü uzandý ve yüzünü de (aksi istikamete) çevirdi. Derken (babam) Hz. Ebu Bekr radýyallahu anh girdi. Derhal beni azarladý ve: "Resûlullah'ýn hane-i saadetlerinde þeytan çalgýsý ha!" dedi. Bunun üzerine Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ona yönelip.
    "Býrak onlarý (söylesinler!)" buyurdu. (Onlar sohbete dalýp, bizden) dikkatlerini çekince, ben cariyelere göz iþareti yaptým, kalkýp gittiler."
    Hz. Aiþe devamla der ki: "Bir bayram günüydü. Siyahiler, mescidde kýlýnç-kalkan oyunu oynuyorlardý. Ben mi Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan taleb etmiþtim (bilemiyorum), yoksa o (kendiliðinden) mi "Seyretmek ester misin?" buyurdular. Ben:
    "Tabii!" dedim. Kalktý, beni geri tarafýna aldý, yanaðým yanaðýnýn üstünde olduðu halde durduk.
    "Ey Erfideoðullarý göreyim sizi (oynayýn)!" diyordu. Ben usanýnca(ya kadar böyle devam ettik. Usandýðýmý farkedince):
    "Yeter mi?" buyurdular. Ben:
    "Evet!" dedim.
    "Öyleyse git!" dediler."
    Buhari, Iydeyn 2, 3, 25, Cihad 81, Menakýb 15, Menakýbu'l-Ensar 46, Nikah 82, 114; Müslim, Iydeyn 19, (892); Nesai, Iydeyn 35 - 36, (3, 195-197).
    4301 - Amir Ýbnu Sa'd radýyallahu anh anlatýyor: "Bir düðün sýrasýnda Karaza Ýbnu Ka'b ve Ebu Mes'ûd el-Ensâri'nin yanýna girdim, bir kýsým cariyeler þarký söylüyorlardý. Dayanamayýp:
    "Sizler, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn Bedir Ashabýndan olun da yanýnýzda þu iþ yapýlsýn olacak þey deðil!" dedim. Bunun üzerine onlar:
    "Otur, dilersen bizimle dinle, dilersen git, Bize düðünde eðlenme ruhsatý verildi!" dediler."
    Nesai, Nikah 80, (6, 135).
    4302 - Muhammed Ýbnu'l-Münkedir rahimehullah anlatýyor: "Bana ulaþtýðýna göre, Allah Teâla Hazretleri Kýyamet günü þöyle seslenecektir:
    "Kulaklarýný eðlence ve þeytan çalgýsýndan uzak tutanlar neredeler? Onlarý misk bahçelerine dahil edin!"
    Sonra Melaike aleyhissalatu vesselam'a seslenecek:
    "Onlara benim takdirlerimi duyurun ve haber verin ki, kendilerine artýk ne korku var, ne de üzüntü!"
    Rezin ilavesidir.



    SOL ELLE YEMEK
    3847 - Seleme Ýbnu'l-Ekva' radýyallahu anh anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn yanýnda bir adam sol eliyle yemek yemiþti.
    "Saðýnla ye!" ferman buyurdu.. Adam: "Yiyemiyorum!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam:
    "Yiyemez ol! Onu böyle demeye kibri sevketti!" buyurdular. Bundan sonra elini aðzýna kaldýramadý."
    Müslim, Eþribe 107, (2021).Kütübü sitte-Ýbni Kesir


    YILDIZLAR.

    5733 - Ýbnu Abbâs radýyallahu anhümâ anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    "Kim, Allah'ýn zikrettiðinin gayrýsý için yýldýzlar ilminden bir bab iktibas ederse sihirden bir þu'be iktibas etmiþ olur. Müneccim kâhindir; kâhinde sihirbazdýr, sihirbaz da kâfirdir."
    Rezin tahric etmiþtir.
    5737 - Katâde rahimehullah demiþtir ki: "Allah bu yýldýzlarý üç þey için yaratmýþtýr: Onlarý semânýn zineti kýldý, (semâya yükselip haber toplayan) þeytanlara atýlacak taþlar kýldý, kendileriyle istikâmet tayin edilen alâmetler kýldý. Kim yýldýzlar hakkýnda baþka yorumlar yapmaya kalkarsa hata eder ve nasibini zayi eder, kendisini ilgilendirmeyen ve bilgisi olmayan hatta bilmekte peygamler ve meleklerin bile acze düþtükleri bir hususta kendini külfete sokar."
    Kütübü sitte-Ýbni Kesir



    3- Peygamber(S)'Ýn (Büyük Cürümler Ýþleyen) Muhariblerin Gözlerini Kýzgýn Demirlerle Çýkartmasý Babý

    4-.......Bize Hammâd, Eyyûb'dan; o da Ebû Kýlâbe'den; o da Enes ibn Mâlik(R)'ten þöyle tahdîs etti. Ukl veya Ureyne kabilelerin¬den bir topluluk -râvî: Ben onun ancak Ukl'den dediðini biliyorum, demiþtir- Medine'ye geldiler. Peygamber (S) onlar için sütlü develer emretti. Onlara sadaka develerinin bulunduklarý yere çýkmalarým, on¬larýn sidiklerinden ve sütlerinden içmelerini emretti. Onlar gidip o de¬velerin sütlerinden ve sidiklerinden içtiler, nihayet hastalýklarýndan kurtulup iyileþtikleri zaman çobaný öldürdüler de develeri sürüp gö¬türdüler. Bu haber kuþluk vakti Peygamber'e ulaþýnca, hemen arka¬larýndan arayýcýlar gönderdi. Gündüz yükselmeden yakalanýp getiril¬diler. Peygamber onlarla ilgili emrini verdi. Onlarýn ellerini, ayakla¬rýný kestirdi, gözlerini çýkarttý. Sonra onlar Harre mevkiine atýldýlar. Onlar su istediler, fakat kendilerine su verilmedi.
    Ebû Kýlâbe: Ýþte bunlar hýrsýzlýk yapmýþlar, insan öldürmüþler, îmândan sonra Allah'ý inkâr etmiþler, bu büyük cürümlerle beraber Allah'a ve Rasûlü'ne de muhârib olmuþlardýr, demiþtir
    Sahih-i Buhari



    Devam edecek..

  7. #7
    NuruLikA adlý üyenin avatarý
    Kayýt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

    Her ne kadar bu konu anlamaya yönelik açýlmadýðý için yine bazý beyanlarda bulunmak gerekir ki bazý kimselerin hadislerde "aklýma yatmýyor " (!) gibi tutumlarýndan vazgeçip dinimizde "edille" yani ahkam ve delil sayýlan hadislere karþý þüphelerini izale edelim inþ.

    Cennette Çarþý-Pazar olayý:

    Þunu belirtelim ki: Bu pazar yada çarþý sûret çarþýsýdýr ve ‘sûret çarþýsý’na dair, iki ayrý kaynaktan gelen iki farklý hadis vardýr. Tirmizî’de geçen ve Hz. Ali tarafýndan rivayet edilen hadise göre: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Cennette bir çarþý vardýr. Ancak orada ne alýþ, ne de satýþ vardýr. Sadece erkek ve kadýn sûretleri vardýr. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o sûrete girer” (Tirmizî, Cennet 15).

    Müslim’de geçen ve Hz. Enes’in rivayet ettiði hadise göre ise: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Cennet ehlinin bir çarþýsý vardýr. Her cuma oraya gelirler. Derken kuzey rüzgârý eser, elbiselerini ve yüzlerini okþar. Bunun tesiriyle hüsün ve cemalleri artar. Böylece ailelerine, daha da güzelleþmiþ olarak dönerler.

    Hanýmlarý:

    Vallahi, bizden ayrýldýktan sonra sizin cemal ve güzelliðiniz artmýþ!’ derler. Erkekler de:

    Sizler de, Allah’a kasem olsun, bizden sonra çok daha güzelleþmiþsiniz!’ derler” (Müslim, Cennet 13).

    Bu hadis, bu dünyadaki birinci dereceden "derecelik" farklýlýklarý hikmeti altýnda farklý þekillerde (yani sûretlerde) yaratýlan, bu derecelilikteki hikmeti kavramakla birlikte için için kendinden daha güzelleri görüp onlarýn haline imrenen, yahut kendini güzel bulsa da yeterince güzel olmayanlar adýna üzülen insanlara, müthiþ bir duygusal açýlým, ferahlýk ve derinlik sunmaktadýr.Bunda ne bir ilginçlik, dene bir abes durum yoktur (;


    Cennetteki bal, süt gibi ýrmaklara gelince:

    Genelde ýrmaklar berektin semboludur ve dünyadaki insanalrýn meskenlerini deniz ýrmak yada nehir gibi yerlere yakýn seçmesi bundandýr.Ki zaten Kuran'da takva sahibi olanlarýn Allah'tan bir nimet olarak "cennetlerde ve pýnar baþlarýnda" ( bakabilirsiniz Hicr Suresi, 45) olduklarý bildirilmiþtir.
    Cennette bu nimetler dünyadakinden daha güzel olup buradakinden de farklýdýr cennete uygun bir tarzdadýr

    Ayrýca sütün çabuk bozulan bir içecek olmasý, buna bedel cennette ýrmaklar ve denizler halinde bulunup bozulmamasý; Allahýn kudretininde ayrý bir delilidir El-Turuk Arkadaþým

    Bunda da abes bir durum yoktur



    KUR’ÂN-I UNUTTUM DEME “UNUTTURULDUM” DE!

    Biz kendi ufak bir a'zamýsýn dahi maliki deðilsek hafýzamýzýn nasýl olalým ki ? Hangimiz kalbimizin atýþ hýzýný, veyahut reflekslerimizi normal þartlarda kontrol edebiliyoruz ki



    KAFA VE KALPLER ÞÝÝRLE MÝ DOLMALI?YOKSA MÝDELER ÝRÝNLEMÝ?

    Buna gelince Abdullah ibni Revahýn da þair olduðunu ve Ashabdan olduðunuda bilmen lazým. Demek ki her þiirin deðilmiþÞiirle ilgili hadislerin bir bölümünde, konunun ele alýnýþ nedeni Kur'ân'dakiyle ayrýdýr. Bu hadislerde Ýslâm'a saldýran þairlerle þiirleri yerilmiþ, kötülenmiþ; Müslüman þairlerin bunlara karþýlýk vermeleri teþvik edilmiþtir. Misal, kendisini hicveden þiirler okuyan birisini görünce
    "Birinizin içinin irinle dolmasý, þiirle dolmasýndan daha iyidir" buyurmuþtur. Buna karþýlýk Ka'b bin Mâlik'i, "Onlarý hicvet, çünkü, nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, senin þiirin onlar için oktan daha etkili ve yaralayýcý olacaktýr"; Hassan bin Sabit'i de, "Onlarla atýþ, Cebrail seninledir" diyerek teþvik etmiþtir. Hz. Peygamber, bu çerçevede þiiri bir savaþ aracý olarak deðerlendirir: "Mümin kýlýçla olduðu kadar dille de savaþýr".

    Hz. Ali'den rivayet edilen þiirler bir divan oluþturacak toplama ulaþýr.Ve hafýzasýnda yüzbinlerce beyt bulunduðu söylenen Hz. Ayþe þiiri bir eðitim aracý olarak görmesi ve "Çocuklarýnýza þiir öðretiniz; dilleri tatlýlaþýr" tavsiyesinde bulunmasýda bu olaya delildir

    Neyse bu konular hakkýnda gerek sanalda, gerekse reelde tartýþtýk



    سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
    Maahazâ Cenab-ý Hak da dünyayý (Allah'ta alýkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarýnla beraber rahat edesin. Öyle ise kayýtlý ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ýn dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diðer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediði bir þeye kalbini baðlamaz. Bu menzilden ayrýldýðýn gibi, bu þehirden de çýkacaksýn. Ve keza bu fani dünyadan da çýkacaksýn. Öyle ise aziz olarak çýkmaya çalýþ, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksýn. Çünkü feda etmediðin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malý olduðundan yine Ona döner.

  8. #8
    Misafir
    Kayýt Tarihi
    17-09-2007
    Mesajlar
    415
    Karizma Gücü
    0
    BÝNÝTTE ÝDARE EDECEK YERE BÝNMEK SAHÝBÝNE AÝTTÝR
    2773- Ebû Büreyde (r.a.)’den rivâyete göre, þöyle demiþtir: “Peygamber (s.a.v.) ile birlikte yürümekte iken eþeðiyle beraber bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e yaklaþarak þöyle dedi: “Ey Allah’ýn Rasûlü! bin dedi ve kendisi eþeðin sýrtýndan geriye doðru çekildi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: Hayvanýn ön tarafýna binmeye sen daha layýksýn ama orayý bana ayýrmýþsan o baþkadýr. Adam: Orasýný size ayýrdým deyince Rasûlullah (s.a.v.) bindi.” (Ebû Dâvûd, Cihâd: 27)
     Tirmizî: Bu hadis bu þekliyle hasen garibtir.
    Bu konuda Kays b. Sa’d b. Ubâde’den de hadis rivâyet edilmiþtir.

    Anlamadýðým þu, bir eþþeðe iki kiþi binebilirmi?Eþþeði sahibi neden eþþekten inmemiþte peygamberin illa arkasýna oturmuþ

  9. #9
    ..No Brain, No Pain.. ..NemesiS.. adlý üyenin avatarý
    Kayýt Tarihi
    14-07-2007
    Mesajlar
    11,282
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25
    ilginç sünnetler var birde

    bkz

    Bir hadisi þerifte "Ahir zamanda unutulan sünnetimi ortaya çýkarana (uygulayana) yüz þehit sevabý verilecektir." (Kütüb-i Sitte) "Bu müjde hepimize yeter" diyen Milli Gazete unutulan sünnetleri anýmsattý:


    -Müsafeha etmek (iki müminin karþýlaþtýklarý zaman toka yaparak salavat okumalarý)

    - Sakalýn dudaktan itibaren bir tutam olmasý

    - Kýymetsiz yerlere girerken sol ayakla girilip, sað ayakla çýkýlmasý (tuvalet)

    - Mübah olan yerlere sað ayakla girilip sað ayakla çýkýlmasý

    - Namazlarý baþý açýk kýlmamak

    - Abdestte ayaklarý üç defa yýkamak

    - Pantolonu katlayýp koymak

    - Pantolonu oturarak giymek

    -Yolculukta arkadaþlarýndan birini reis seçmek

    - Ölen kimsenin kýlmadýðý namazlar için iskatýn yapýlmasý için vasiyet etmesi

    - Ýstiþare etmek

    - Sakal ve býyýk býrakmak

    - Çevreyi temizlemek

    - Çýplak ayakla namaz kýlmamak

    - Abdest aldýktan sonra kýbleye dönüp su içmek

    - Suyu üç yudumda ve oturarak içmek

    - Kabe’ye dönerek baþýnda besmele sonunda hamd ederek baþý kapalý olarak içmek

    - Býyýklarý kaþlar kadar uzatmak

    - Kabristandan geçerken selam vermek ve on bir Ýhlas okumak

    - Ölüye definden sonra telkin vermek

    - Ýslam nikahý kýymak

    - Týrnak kesmeye þahadet parmaðýndan baþlamak

    - Týrnaðýný Cuma günü kesmek

    - Yatarken sað tarafýna yatmak

    - Abdestli yatmak

    - Yemeðe tuz ile baþlamak

    - Sofrada sirke bulundurmak

    - Ayakkabýyý giymeden önce ters çevirmek

    - Uþur vermek (Farz)

    - Ezanýn yüksekte okunmasý

    - Sabah ve ikindi namazýndan sonra istiðfar okumak

    - Yemeðe konan sineði kovalamayýp üzerine bastýrmak (bir kanadýnda zehir diðer kanadýnda panzehir)

    - Her gün ölümü düþünmek

    - Gözlere sürme çekmek yatarken

    - Salavat okumak (Ömründe bir defa okumak farz, Ýsmi duyunca vacip, her seferinde ismi duyulunca müstehap)

    - Her gün tövbe etmek

    - Kabirleri ziyaret etmek

    - Güneþ doðduktan sonra bir miktar uyumak

    - Yolda baþý öne eðik yürümek

    - Biri seslendiðinde seslenene doðru bütün vücudu ile dönmek

    - Abdest aldýðýnda ve mescide girdiðinde namaz kýlmak

    - Misvak kullanmak

    - Cuma günü gusül abdesti almak

    - Güzel koku sürünmek

    - Oturarak küçük abdest bozmak (Ayakta bozmak tahrimen mekruhtur)

    - Abdest bozarken kýbleye dönmemek. Yemek yerken düþen lokmayý alýp yemek

    - Yemekten sonra baþ parmaðýný yalamak

    - Yemekte sað ayaðý dikip sol ayak üzerinde oturmak (Askerde avcý oturuþu)

    - Yemekte güzel þeylerden bahsetmek (Yemekte konuþulmaz lafýnýn aslý yoktur)

    - Buðday ekmeðine arpa unu karýþtýrmak

    - Günde iki öðün yemek

    - Cevizi peynirle yemek (Þifadýr). Üzümle ekmek yemek

    - Baþka bir þehre gittiðinde ilk önce soðan yemek

    - Ölüm halinde su içirmek

    - Cenaze namazý için tesbih çekmeyi terk etmemek

    - Cenaze namazýndan sonra ayakta dua yapmamak

    - Kabir üzerine su dökmek. Kabri balýk sýrtý yapmak

    - Cenaze evine yemek göndermek

    - Kabristana selam vermek (Essalamü aleyküm ya ehlel kubur)

    - Aksýranýn Elhamdülillah deyince duyanýn Yerhamükellah demesi

    - Namazda kýyamda iken rükuya eðilirken sol ayaðý sað ayaðýn yanýna getirmek

    - Namazda sol ayak üzerine oturmak sað ayaðý dikmek

    - Gömleðin düðmelerini aþaðýdan yukarý doðru iliklemek, Çözerken yukarýdan aþaðý doðru çözmek

    - Camide namaz bittikten sonra çýkarken el sýkýþýp 3 kez sallayarak tokalaþmak (Ýmam-ý Gazali -Hüccetül Ýslam -Sabah Namazýnýn Kýlýnýþ Babý)

    - Namazda Rükuya giderken erkeðin sýrtýnýn dümdüz olmasý, kadýnýnki düze yakýn ama tam düz olmamasý (Ýmam-ý Gazali -Hüccetül Ýslam -Namazýn Sünnetleri)

    - Camiye girerken birileri varsa selam vermek yoksa Esselamu Aleyna ve Ala iba dilla hissalihiyn demek.

    - Ezan okunurken durmak. Gidebiliyorsa camiye koþmak.

    - Duþ aldýktan sonra çýkarken ayaklarýný yýkamak.

    - Ýmanýný sýk sýk tazelemek. Bunun nasýl olduðunu sahabe-i kiram Efendimiz (S.a.v)'e sorduklarýnda "La Ýlahe Ýllallah diyerek" buyurmuþlardýr. (Ýmam Gazali -Mukafeþetük Kulb)

    - Allah Resulü Efendimiz her gece yatmadan evvel iki elini açarak birleþtirir, ihlas, felak va nas surelerini okuyarak ellerinin içine üfler sonra baþýndan ve yüzünden baþlayarak üç defa elinin eriþtiði kadarýyla bütün vücudunu sývazlar ondan sonra yatardý. Hz Aiþe Validemiz Efendimizin bunu her gece üç defa yaptýðýný rivayet etmektedir.


    düzen sen barristorla yolculuða çýk onu reis seç. barisstor sende sakal býyýk býrak. býyýklar kaþlara kadar uzasýn. bende ufaktan pantolon katlamaya baþlayayým.. el turuk mýntýka temizliðide sana düþtü nurilika sanada vereyim bir iþ istermisin
    BÝR KURDUN KURT SAYILABÝLMESÝ ÝÇÝN
    ARDINDAN EN AZ ON KÖPEÐÝN HAVLAMASI GEREKÝR..





    s.k.s.o

  10. #10
    TORMENTED SOUL adlý üyenin avatarý
    Kayýt Tarihi
    08-02-2007
    Mesajlar
    5,967
    Karizma Gücü
    7
    ilginç sünnetler
    bilmemekten kaynaklý buda sanýrým..
    misal:
    Ezanýn yüksekte okunmasý
    o dönem hoparlör yoktu
    500 watt anfi vardý da onlar mý hoparlör baglamadýlar sanki
    bunun aslý o bölge halkýnýn ezaný duyabilecegi ses düzeyidir yüksekte okumaya gerek yok millet duysa yeter
    veya misvak kullanmak
    sünnet olan agýz ve diþ temizligidir
    misvak da olur colgate diþ fýrçasý ipana 7 kombinasyonu da olur fark yapmaz
    olmadýk hadisler var
    yanlýþ anlaþýlan gerici düþüncenin stili sünnetler var
    50 çeþit meal var hepsi ayrý
    islamý aþagýlamak hoþunuza gidiyor anlýyorum kendinizi üstün görebiliyorsunuz aþagýlayýnca
    en saglam hadis yazarý bile 300.000 hadis toplamýþ 4.500 hadisi kitabýna almýþ daha 400.000 bin seviyesine çýkýp 7.500 hadisi kitaba aktaran var
    hem dini aþagýlamak isteyen hemde dini yüceltmek isteyen hadislerle bi yere varamaz, söylenip söylenmedigini bilemez..
    Tecavüzcü Coþkun - Þahin K - Nuri Alço parti kursun
    güle diken, memleket insanýna..
    hatta obama reis-i cumhur olsun zenciden aþaðýsý bu milleti kesmez

    Eðer bankaya 100 pound borcunuz varsa bir sorununuz var demektir. Ancak borcunuz 1 milyon poundsa bankanýn bir sorunu var demektir

    AÞK kiþinin kiminle yatacaðýný gösteren bir pusuladan baþka birþey degildir

    biri haddimi bildirsin -postayla yapýlan baþvurular dikkate alýnmayacaktýr-


    bir sorunu çözmek istiyorsanýz kaynaðýný yok etmelisiniz...
    içimdeki çocuðu attaya götürdüm, geri gelmek istemedi orada býraktým

 

 

Bölüm Açýklamasý

  • Yeni konu açmak için giriþ yapmalýsýnýz.
  • Konuya cevap yazmak için giriþ yapmalýsýnz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriþ yapmalýsýnýz.
  • Mesajlarýnýzý düzenlemek için giriþ yapmalýsýnýz.
  •