• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
34 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-08-2008
    Mesajlar
    1,945
    Karizma Gücü
    0

    Ruhi su’nun mezarına saldırı

    SANATÇI Ruhi Su’nun mezarının başındaki yeşil cam, kimliği belirsiz saldırganlarca tahrip edildi. 30 katmandan oluştuğu için kırılmayan camdaki izlerin bir mermiye ait olabileceği bildirildi.
    Ruhi Su’nun Zincirlikuyu Mezarlığı’nda bulunan kabrine yapılan saldırı önceki gün fark edildi. Ruhi Su ve eşi Sıdıka Su’nun mezarı başında bulunan yeşil camın önünde ve arkasındaki izler dikkat çekti. Cam yakından incelendiğinde bu izlerin sivri uçlu çekice benzer bir aletle veya tabancayla sıkılmış bir mermiye ait olabileceği kanısına varıldı. Cismin camda değdiği noktada yuvarlak içeri doğru giren bir derinlik oluşturduğu görüldü. Camın 35-40 santim kalınlığında olmasının kırılmasını önlediği bildirildi.

    KAZA OLMADIĞI BELLİ
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü yetkilileri, Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki olayla ilgili olarak, “Olayı biz de yeni öğrendik. Mezarlıkta kazayla mezar taşlarının kırılmasına rastlıyorduk. Ancak camdaki izlerden bu olayın kaza olmadığı belli oluyor. İzler yerden alınan bir taş ve benzeri bir cisme ait değil. Saldırı olabileceği aklımıza geliyor ama bunu gösterecek bir delilimiz de yok. Güvenlik görevlilerimizle de görüşüp bu olayı görüşüp değerlendireceğiz” dedi. Ruhi Su ailesinin şikâyetçi olması durumunda polisin konuyu araştırabileceği belirtildi.
    1912’de Van’da doğan Ruhi Su, 1936’da Ankara Müzik Öğretmen Okulu’ndan mezun oldu. Aynı yıl Riyaseti Cumhur Filarmoni Orkestrası’nda (Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası) kemancı olarak çalışmaya başladı. 1942’de konservatuvardan mezun oldu, Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde çalışmaya başladı. Türkiye Komünist Partisi’ne yönelik operasyon sırasında tutuklandı, operadaki görevine son verildi. 5 yıl cezaevinde yattı. 20 ay Konya’nın Çumra ilçesinde polis gözetiminde kaldı. Uzun bir aradan sonra 1960’ta İstanbul’da tekrar seyirci karşısına çıktı. Sanat yaşamı boyunca 16 adet 45’lik plak, 12 uzunçalar plak doldurdu. Kendi şiirlerinin yanı sıra Nâzım Hikmet’in çeşitli şiirlerini besteledi. Şiir, yazı ve konuşmalarını 1975’te basılan ‘Ezgili Yürek’ adlı kitabında topladı. 20 Eylül 1985’te İstanbul’da yaşamını yitirdi.


    http://www.birgun.net/actuel_index.p...onth=07&day=12

    Gözü dönmüş köpekler mezarlara dahi saldırmaya başladı.

  2. #2
    Uye elbistanli46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2008
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    5
    Mekani cennet olsun. bunu yapani da kiniyorum.
    [COLOR="Purple"][FONT="Arial Narrow"][I]Muhammed miraç'a vardığı gece,
    Kapıda gördüğü Aslandır Ali..Sen Alisin güzel şah...[/I][/FONT][/COLOR]



    [B][COLOR="Red"]Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ[/COLOR][/B]

  3. #3
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,394
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    İnsan olmayanlar tabiki insanlık nedir bilmezler...

    Bu olayı yapan eline ne geçecekse?!... Hasta ruhlu olduğu kesin...
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  4. #4
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Benim rahmet okuduğum bi mesaj vardı, yönetici onu silmeyeydin keşke...
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  5. #5
    picassoserdar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-02-2009
    Mesajlar
    858
    Karizma Gücü
    0
    keşke böyle bir olay olmasaydı.yapan ayyaşın serserinin biridir belki..mezar taşına kinlenen aklı başında değildir zaten..ama bardağın dolu tarafını görmek lazım.olay sayesinde kendisi hatırlanmış oldu.bu olay olmasaydı you tube a girip ruhi su dinlemiyecektim mesela..dinliyorum..
    http://www.youtube.com/watch?v=RYzZPsK78Gg




    '' Önce isimleri unutmağa başlarsınız; sonra yüzleri unutursunuz; sonra fermuarınızı çekmeyi unutursunuz; giderek fermuarınızı açmayı da unutursunuz !! ''

  6. #6
    matbuat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2008
    Mesajlar
    1,004
    Karizma Gücü
    5
    Mehmet Ruhi Su, 1912 yılında Van'da doğdu ve ailesini kısa süre sonra kaybetti. Memur olarak çalışan babasının tayini ve ataması vesilesiyle Van'a yerleşti ve çocukluğunun büyük bir bölümünü burada geçirdi. Çocukluğunun geri kalan ve gençlik yıllarını yanlarına verildiği yoksul bir aile ve daha sonra da öksüzler yurdunda geçirdi. Bir ara İstanbul'da askeri okullarda okudu, ancak müzik sevgisi onu yeni arayışlara itti. Adana Öğretmen Okulu'nda okurken, Ankara'ya Müzik Öğretmen Okulu'na (Musiki Muallim Mektebi) girmeyi başardı.1942`de Ankara Devlet Konservatuarını`nın Şan bölümünü bitirdi. Aynı yıllarda sırasıyla Ankara Cebeci İkinci Ortaokulu`nda sonra Hasanoğlan Köy Enstitüsü`nde müzik öğretmenliği yaptı.Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’na seçildi, konservetuarın opera bölümünde de okudu ve daha sonra da Devlet Operası'nda çalıştı. Devlet Operası sanatçısı olarak, Bastien Bastienne, Satılmış Nişanlı, Madame Butterfly, Fidelio, Tosca , Yarasa, Aşk iksiri, Rigoletto, Figaro'nun Düğünü, Maskeli Balo ve Konsolos gibi operalarda rol aldı. Türk Opera Sanatı'nın temelinde Ruhi Su'nun da katkısı büyüktür.
    Ankara Radyosu`nda onbeş günde bir yayınlanan türkü programları düzenledi; Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi`nde büyük bir koro oluşturdu.Aldığı klasik batı müziği eğitimi , ömrü boyunca kendini adadığı türkülerin yorum ve icrasına yaklaşımının kurumsal temelini oluşturdu.
    Ruhi Su, sosyalist dünya görüşü nedeniyle 1952-1957 yılları arasında 1951 TKP tevkifatı dolayısı ile hapis yattı. 1960'ta İstanbul'da Taksim Belediye Gazinosu'nda sahneye çıkan Ruhi Su, bir yandan da halk türkülerini kaydedip, arşivleme görevini üstlendi. Bu arada radyoda da 'Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor' anonsuyla sunulan bir radyo programı yaptı. Bu programlardan birinde söylediği "Serdari Halimiz Böyle N'olacak? Kısa çöp uzundan hakkın alacak" türküsü nedeniyle radyodaki işine son verildi.
    Söylediği türkülerdeki siyasi vurgular yüzünden aleyhinde kampanyalar başlatılan ve işini kaybeden sanatçı, türküleri derleyip, yeniden yorumlama işine kendi başına devam etti. 1975'te Sümeyra Çakır'la birlikte Dostlar Korosu’nu kurdu. 1978'den sonra ürettiği kasetlerle halk müziğinin, yaygınlaşmasına büyük katkıda bulundu. Aydınlara türkü dinlemeyi öğreten kişi olarak da bilinir.


    1979 yılı Temmuz ayında Frankfurt'da yapılan Almanya 1. Gençlik Festivali'nde
    Ruhi Su, 12 Eylül yönetiminin engellemeleri yüzünden yurtdışında tedavi şansı bulamadı ve 20 Eylül 1985'te öldü. Mezarı İstanbul Zincirlikuyu'dadır. Ruhi Su'nun cenaze törenine binlerce kişi katıldı ve cenaze 12 Eylül döneminin ilk büyük kitle gösterisi haline dönüştü. Naaşı Şişli Camii'nden itibaren kitlenin omuzlarına alınarak, türküler ve sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçildi. Kitlenin önü i.e.t.t. garajı önünde o dönemin Terörle Mücadele Şube Müdür ve Asayişten Sorumlu Emn.Md.Yrdcısı Mehmet Ağar yönetimindeki polis tarafından kesildi. Kitle, uyarıları dinlemeyip zayıf polis barikatını aşarak yürüyüşüne devam etti. Kalabalık, Mecidiyeköy'den katılımlarla birlikte on binlere ulaştı. Cenaze yürüyüşü sırasında ve mezarlıkta gözaltına alınan 163 kişi İstanbul siyasi şubede ve 1 nci Ordu Cankurtaran Trafik İnzibat Bölüğüne ait eski bir binada 15 gün süreyle gözaltında tutuldu. Sıkıyönetim Komutanlığı'nın kararıyle serbest bırakıldılar.
    Kendisi Alevi Deyişlerini okumuş, Pir Sultan'ın, Hatayi'nin ve diğer ozanların deyişlerini yorumlamıştır. Nazım Hikmet'in şiirlerini ilk besteleyenlerdendir. 1957'de hapisteyken söylediği Mahsusmahal adlı türküsüyle ünlendi.
    Ruhi Su'nun sesini korumadaki hassasiyeti hakkında pek çok anlatı vardır. Bunlara göre Ruhi Su, sesine zarar vermemek için kuruyemiş ve çamaşır suyundan uzak dururmuş. Sorulduğunda, sesini korumadaki bu hassasiyetinin sanata ve dinleyenlere saygısından kaynaklandığını ifade edermiş.
    Ruhi Su, ölümüne kadar 16 tane 45'lik plak, 11 uzunçalar çıkardı. Ölümünden sonra kurulan Ruhi Su Kültür ve Sanat Vakfı aracılığıyla eşi Sıdıka Su (ölüm 18 Ekim 2006) ve oğlu Ilgın Su özel arşivlerdeki ses kayıtlarından yararlanarak plak, kaset ve CD üretimini sürdürdüler. Vakfın merkezi Beyoğlu, İstanbul'dadır.
    Sanatçı hakkında Ajans21 tarafından, Ezgili Yurek: Ruhi Su 1995 (24 dk) adında bir belgesel hazırlanmıştır. Bu belgesel Ruhi SU hakkında hazırlanan ilk belgeseldir. Bunun dışında Avusturya Belgeseli ve Ruhi Su Belgeseli (Hilmi Etikan) adlarında iki belgesel film de Ruhi Su Kültür ve Sanat Vakfı aracılığıyla gösterilmektedir.
    bu adamın mezarına yapılan doğru bir şey değil yalnız dikkatimi çeken bir konu şu..konuyu açan üye özellikle mi yasadışı ve merkezi yönetime karşı olan oluşumları ve bu oluşumları savunanları,benimseyenleri ortaya koyuyor?

    dhkpc üyesinden şimdi de TKP konusuna mı geçtik?

    bakın TKP bizzat Atatürk tarafından kara listeye alınmıştır.Mustafa Suphinin başına gelenleri araştırın.Kayıkçılar Kahyası Yahya Kahya niye Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı İsmail Hakkı tarafından öldürülmüş ( Günaydın Gazetesi, 4 Aralık 1977 ) onu araştırın.

    15 Ağustos 1922'de hükümetin yasaklaması üzerine Ankara'da gizli olarak gerçekleştirilen 2. Kongre'de Genel Sekreterliğe Salih Hacıoğlu getirildi. Kongreden yaklaşık üç hafta sonra 12 Eylül 1922'de, Ankara Hükümeti o güne kadar yasal çalışma yürüten TKP'yi kapattı.
    Yasal çalışma olanağı ortadan kaldırılan TKP'nin üçüncü kongresi 31 Aralık 1924-1 Ocak 1925'de İstanbul Akaretler'de yasadışı olarak toplandı ve Şefik Hüsnü genel sekreterliğe getirildi.

    Bu arada 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun Atatürk tarafından değil Celal Bayar tarafından oluşturulmuştur.Bakın Bayar ne diyor?

    Yine bu aylarda yeraltı faaliyeti yapan bir gizli Komünist Partisi de ele geçirildi ve 188 üyesi adliyeye sevk edildi. Bütün bunlar gösteriyor ki; demokrasinin getirdiği hürriyet havası içinde aşırı akımlar ortalığa yayılmışlardı. Toplumu aşırı cereyanların zararlarından korumak lazımdı. Bunun için sağ ve sol akımlara karşı Ceza Kanunu'ndaki cezaları ağırlaştırmak, Atatürk heykellerine ve Atatürk'e karşı harekete geçeceklere karşı da Atatürk'ü Koruma Kanunu çıkartmak gerekiyordu... Atatürk'ün kurduğu ana muhalefet partisi ise bu kanun karşısında yer aldı. Demokrat Parti içinden bazı milletvekilleri de, şahsi düşüncelerine bağlı kalarak bu kanunun çıkmasını engelliyordu... Kanun müzakeresi aylarca sürdü. Bir gecede 17 Atatürk heykeline birden saldıranlar, o gün bugün ortada yoktur." (Yeni Asır, 10 Kasım 2003)

  7. #7
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Matbuat ne demek istediğini anlayamadım. Gerçekten anlayamadım

    Ruhi Su'yun sosyalist olduğunu yeni mi keşfettin? Yoksa adını mı ilk defa duydun.
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  8. #8
    matbuat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2008
    Mesajlar
    1,004
    Karizma Gücü
    5
    Ruhi Su kimdir biliyorum.Benim merak ettiğim yasadışı oluşumları tasvip eden,benimseyen insanlara karşı sevdanız nereden geldiğidir.Sanat derseniz bu ülkenin sanat dalında tek temsilcisi Ruhi Su değildir.Adı geçen şahıs ölümüne kadar adli tahkikatlara maruz kalmıştır.

  9. #9
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Mezar'a, oluye saygisi kalmadi insanlarin...Bu raddeye geldi artik...
    Olen, olduguyle de kalamiyor...
    Komunistse, mezarinda da rahat birakilmiyor...
    Bu nasil bir devinim?

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  10. #10
    matbuat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2008
    Mesajlar
    1,004
    Karizma Gücü
    5
    siyasi görüşü ne olursa olsun umurumda değil.benim demek istediğim şu;

    adı geçen ölene kadar adli tahkikata maruz kalmış.doğal olarak zıt siyasi görüşte olanlar tarafından da hiç sevilmemiş.mezara saldırıyı tasvip etmiyorum.ama gelin bir de şöyle bakın..bu adamların mezarlarına niye saldırılmıyor?

    Ahmet Sezgin
    Muzaffer Sarısözen


    sanatı siyasete bulaştırmak başka bir şey,tamamen bağımsız bir sanatla uğraşmak başka bir şey.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ben Ruhi Bey Nasılım [4-8 Nisan]
    2006 Konuları bölümünde omergorur tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 04.04.06, 00:32
  2. PKK’dan saldırı tehdidi
    2005 Konuları bölümünde silverdream tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 14.07.05, 14:49
  3. 6 PKK’lının mezarına DEHAP’tan açılış töreni.
    2005 Konuları bölümünde Azil tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 03.04.05, 22:52

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •