Tekbirli şarap baskını için yaptığı haberle adres gösteren Vakit Gazetesi pişkinlik yapıp, kendisini yeni bir Sivas katliamına zemin hazırlamakla suçlayan Cumhuriyet Gazetesi'ni provokasyonla suçladı. İşte gazetenin bugünkü haberi...
İstanbul Alperen Ocakları üyeleri'nin Topkapı Sarayı'nda bir şarap firmasının sponsorluğunda düzenlenen İdil Biret konserini protesto etmesini manşetine çeken yerli Pravda Cumhuriyet gazetesi, inanılmaz bir provokasyona imza attı.CUMHURİYET'TEN AYNI TEZGÂH "Aynı tezgah" başlığıyla verdiği haberinde Cumhuriyet, Vakit Gazetesi'ni açıkça hedef göstererek, "Vakit gazetesi'nin kışkırttığı 50 kişilik İstanbul Alperen Ocakları üyesi olan bir grup konserin verileceği Topkapı Sarayı önünde gösteri yaptı. Öfkeli kalabalık tekbirler getirerek konserin afişlerini yaktı" iddiasında bulundu.Bununla yetinmeyen Cumhuriyet, kirli yüzünü "İkinci bir Sİvas yaşanabilirdi" başlığı altında sergiledi. İdil Biret'in eşinin iddialarını manşetten duyuran Cumhuriyet, "İkinci bir Sivas yaşanabilirdi" şeklindeki sözleri ön plana çıkartarak büyük bir provokasyona imza attı: "TAMAMEN PROVOKASYON KOKAN O HABER "Edinilen bilgiye göre, Topkapı Sarayı'nda bir şarap firmasının sporsorluğunu yaptığı ünlü piyanist İdil Biret'in caz konserine, Vakit gazetesinin kışkırttığı İstanbul Alperen Ocakları tepki gösterdi. "Doğu Türkistan'da yaşanan ve Uygur Türklerinin katledildiği olaylara rağmen Kutsal Emanetler'in bulunduğu Topkapı Sarayı'nda içkili konser düzenlenmesine" tepki gösteren eylemciler, Topkapı Sarayı'nın önünde toplandı. İçeri girmeye çalışan eylemcileri polis engelledi.Topkapı Sarayı önünde büyük bir Türk bayrağı üzerinde akşam namazı kılan eylemciler, daha sonra Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri için dua etti. Grup adına basın açıklaması yapan Mustafa Kayatuzu, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde onlarca Uygur Türk'ünün hayatını kaybettiği bir dönemde şaraplı, içkili konseri kınadıklarını vurguladı. Kutsal Emanetler'in yer aldığı Topkapı Sarayı'nda bu konsere izin veren yetkilileri de kınadıklarını söyleyen Kayatuzu, olayı "hayasızlık ve terbiyesizlik" olarak niteledi.Grup daha sonra Sultanahmet Meydanı'ndan geçerek Gülhane'ye doğru slogan atarak yürümeye başladı. Gülhane girişine doğru koşmaya başlayan gruba polis müdahale etti. Eylemcilerle polisler arasında bir süre arbede yaşandı."
VAKİT BU KEZ BALTAYI TAŞA VURDU!
Uğur Dündar ve eşine ait kişisel verileri ele geçirerek yayınlayan Vakit Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Ahmet Karahasanoğlu’na 6 yıla kadar hapis istemli dava açıldı. Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 06.11.2009 tarihinde ilk duruşması yapılacak olan 2009/654 Esas sayılı dava Uğur ve Yasemin Dündar’ın şikâyetleri üzerine Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı tarafından açıldı.
Ergenekon Davasının ikinci iddianamesinde; soruşturma konusu ile hiçbir ilişiği bulunmayan, gerçeğe aykırı, ahlaksız iftira ve hakaretlere yer verilmek suretiyle; kişisel haklarına, onur, şeref ve saygınlığına saldırılması üzerine Uğur Dündar’ın soruşturma savcılarına dönük eleştirilerinin ardından Vakit Gazetesi iddianamede yer verilen ahlaksız iftiraları kanıtlamaya koyulmuş ve Emniyet Müdürlüğü’nden kendilerine servis yapılan Uğur Dündar ve eşine ait yurtdışına giriş çıkış kayıtlarını yayınlamıştı.
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, BÜNYESİNDE VAKİT’E SERVİS YAPANLARI ARIYOR.
Vakit Gazetesinde yayınlanan haberin ardından Uğur Dündar’ın şikâyeti üzerine İçişleri Bakanlığı bünyesinde de bir soruşturma başlatmış ve geçtiğimiz ay İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Müdürlüğü müfettişleri Uğur Dündar’ın da bilgisine başvurmuştu. Emniyet müdürlüğü bünyesinde, 16 ayrı birimden 56 kez Uğur Dündar ve eşinin bilgilerine erişildiğini tespit eden İçişleri Bakanlığı Müfettişlerinin sürdürdüğü soruşturmanın da önümüzdeki günlerde sonuçlanması bekleniyor.
Uğur Dündar, 2. Ergenekon İddianamesinde yer verilen ahlaksız iftiraları sert bir dille eleştirirken “Benim eşim evlendikten sonra hiçbir zaman tek başına yurt dışına çıkmadığı gibi hayatında Brezilya'ya gitmedi. Evliliğimiz döneminde Brezilya'ya gittiğini biri çıksın ispat etsin. Ben şu dakikada görevimi bırakacağım. Bu namus meselesi” ifadelerini kullanmış bunun üzerine Emniyet Müdürlüğü’nden Vakit Gazetesine yapılan servis ile Uğur Dündar’ın ve eşinin yurtdışına giriş çıkış bilgileri geçmişten bugüne tüm detayları ile yayınlanmıştı.
AHLAKSIZ İMA İÇİN AHLAKSIZ ÇARPITMA…
Uğur Dündar’ın sert tepkisini bütünlüğünden kopartan Vakit Gazetesi, evlendikten sonra yurtdışı seyahatlerine ya annesi ya Dündar’ın kız kardeşlerinden biri veya çocuklarının bakıcıları ile birlikte gidip gelen Dündar’ın eşinin, tek başına yurtdışına çıkığını kanıtladıklarını ileri sürerek; gayri ahlaki imalarda bulunmuştu.
Uğur Dündar’ın Avukatı Vural Ergül tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikâyette; “2. Ergenekon İddianamesinde saldırıya uğrayan Dündar’ın, aile yaşamına dönük soruşturma konusu ile hiçbir ilişiği bulunmayan, gerçeğe aykırı, ahlaksız iftira ve hakaretlere yer verilmesinin kamuoyunca da çok geniş kesimlerde ağır eleştirilere konu olmasından sonra Dündar’ın soruşturma savcılarını Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’na şikâyet ettiği belirtilerek, bu gelişmenin ardından Vakit Gazetesinin, adeta Ergenekon soruşturma savcılarının avukatlığına soyunduğu belirtildi. Av. Vural Ergül şikâyet dilekçesinde; Uğur Dündar’ın eşinin tek başına yurtdışı seyahate gidip gelmesinin gayri ahlaki bir imaya konu edilmesinin, esasen Dündar ailesine ait kişisel verileri hukuka aykırı olarak elde etme ve yayınlama suçunun amacını ve kastını açıkça ortaya koyduğunu” belirterek, sanığın “büyük olasılıkla, ceza yaptırımından kaçınmak için gerçeklerin yerine yalanlara sığınacağını ve Dündar ailesine ait kişisel verilerin ya kendilerine posta yolu ile isimsiz bir ihbar mektubu eşliğinde ya da ihbar@vakit.com.tr elektronik posta adreslerine, IP’sinin tespit edilemeyeceğinden şüphe dahi etmeye gerek olmayan yahut ancak bir internet kafeye ait olduğu tespit olunabilecek bir elektronik posta adresinden gönderildiğini iddia edeceklerini” ifade etmişti.
Vakit Gazetesinde 14.05.2009 tarihli, “Kendini asma, cevap ver” başlıklı ve 15.05.2009 tarihli “Herkes bu haberi konuşuyor” başlıklı haberlerde Uğur Dündar’ın eşinin yurt dışı seyahatlerini tartışmaya açılarak ahlak dışı bir takım imalara konu edilmek istenilmiş ve Dündar ailesinin yurtdışına giriş çıkış tarihleri, pasaport numaraları, giriş çıkış yapılan sınır kapıları da tüm ayrıntıları ile birlikte verilmişti.
TÜRK CEZA KANUNU NE DİYOR?
TÜRK CEZA KANUNU
İKİNCİ KİTAP: ÖZEL HÜKÜMLER
İKİNCİ KISIM: KİŞİLERE KARŞI SUÇLAR
DOKUZUNCU BÖLÜMZEL HAYATA VE HAYATIN GİZLİ ALANINA KARŞI SUÇLAR (KİŞİSEL) VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME VEYA ELE GEÇİRME
Madde 136 - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
NİTELİKLİ HÂLLER
Madde 137 - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların; a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
http://www.milliyet.com.tr/Yasam/Son...ni%20piskinlik
+
vakit denen gazetenin yazarları TAYYİPİN UÇAĞINDA.
Yani bu kin ve nefret saçan, insanları hedef gösteren gazetenin gücünü kimden aldığı ve neden hala bu kadar iftira, yalan, tetikçilik yaptığı halde kapanmadığını daha iyi anlarsınız.!!!!
Birileri artık şunlara dur desin.!!


LinkBack URL
About LinkBacks
ZEL HAYATA VE HAYATIN GİZLİ ALANINA KARŞI SUÇLAR (KİŞİSEL) VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME VEYA ELE GEÇİRME
Alıntı Yaparak Cevapla


