İdil Biret'in protesto edilmesine adeta tepki yağdı...

Prof. Dr. İlber Ortaylı (Topkapı Sarayı Müdürü): Konserde Allaha şükür içeride hiçbir şey hissetmedik. Dışarıda da polis önlemiş olayı; hakikaten çok başarılıydı. Yaşananlar iyi değil tabii. Maalesef bir konser dinleyemiyoruz büyük bir mesele bu; bir konser hadise oluyor bu memlekette. Vakit gazetesi içki içiliyor diye yazdı. Konserlerde de hiçbir şey içilmez, yenmez; ölçülü olmalı. Umarım bir daha böyle bir şey olmaz.
Filiz Ali (Milliyet gazetesi yazarı): İlk tepkim dehşet duygusuydu. Yani Türkiye buralara mı geldi diye bir duygu. Sanata, sanatçıya saygı olmaması bir yana, bu kadar korkunç bir cehalet; inanılır gibi değil. Bizim padişahlarımız da şarap içerdi. Demek ki bunlar, sanatla, estetikle, müzikle, şiirle ilişkileri olmadığı gibi tarihlerini de bilmiyorlar besbelli. Bir gazetenin tahrikiyle neredeyse sarayın basılması akıl alır bir şey değil.

Cem Mansur (Orkestra şefi): Dünyanın bütün saraylarında konserler yapılıyor, isteyene içki servisi oluyor. Burada Kutsal Emanetler’e bilmem kaç yüz metre mesafede içki içilmesi değil mesele bence; bir kışkırtma. Birileri insanların içkisine karışıyor öbürü başörtülüler okumasın diyor. Burada esas sorun bence cehalet. Sığ bir kutuplaşmanın belirtileri bunlar.

Basın örgütlerinin Vakit tepkisi
TGC Başkanı Orhan Erinç: Son dönemde kendi düşüncelerini, ideolojilerini yaşama geçirme konusundaki girişimleri basından izliyoruz. Bu olayda da kızgınlıklarını, düşündüklerini yaşama geçirmek için şiddete başvuranları görüyoruz.
ÇGD Başkanı Ahmet Abakay: İdil Biret konserine yönelik yürütülen provokasyon, gazetecilik açısından yüz karartıcı. Bu tür provokatif yazılar, gazeteciliğin bağımsızlık anlayışıyla bağdaşmaz. Bu halkı kışkırtıcı yayın yapmaktır.

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/Ha...im%20ne%20dedi

+

Tüm Türkiye bu rezalete tepkisini göstermesi güzel.
Bu rezil şehir eşkiyalarını sadece dinci vakit ve Kurtlar Vadisi özentisi sivilceli gençlik savunuyor.