• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Kuranda ticaret ve faiz kavramı

    SORU : Faizsin bir ekonomik düzen kurulabilir mi?

    EVET KURULABİLİR. Bu krizden çıkışın tek yolu da budur. Peki nasıl bir sistem olacak? Bu konuda Kuran-ı Kerim’de bu konu ile ilgili kurallar açıkça konularak yasaklanmış ve yerine borç verme kuralı konmuştur.

    BAKARA
    274 – Mallarını gece ve gündüz, gizli ve âşikâr olarak hayra harcayanlar var ya, işte onların Rab’leri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur ve onlar asla üzülmeyeceklerdir.
    275 – Faiz yiyenler tıpkı şeytanın çarptığı kimsenin kalkışı gibi kalkarlar. Bu, onların “Alış veriş de faiz gibidir.” demelerindendir. Halbuki Allah alış verişi mübah, faizi ise haram kılmıştır. Her kime Rabbinden bir talimat gelir, o da faizden vazgeçerse, daha önce yaptığı muamele kendisi için geçerlidir, hakkındaki hüküm de Allah’a aittir. Her kim tekrar faizciliğe başlarsa, işte onlar cehennemliktir, hem de orada ebedî kalacaklardır. {KM, Çıkış 22,24; Levililer 25,36-37; Tesniye 23,20**
    276 – Allah faizin bereketini eksiltir, zekât ve sadakaları ise nemalandırır. Hem Allah kâfirlikte ileri giden, günahta ısrarlı hiçbir kimseyi sevmez.
    277 – İman eden, makbul ve güzel işler yapanların, namazı hakkıyla ifa eden, zekât verenlerin...İşte onların, Rab’leri nezdinde mükâfatları vardır. Onlar için hiçbir endişe yoktur ve onlar asla üzülmeyeceklerdir. [5,100; 8,37; 30,39]
    278 – Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer mümin iseniz geri kalan faizi terkedin!
    279 – Eğer böyle yapmazsanız Allah ve Resulü tarafından size savaş açıldığını biliniz! Eğer faizcilikten tövbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Böylece ne haksızlık eder, ne de haksızlığa uğrarsınız.
    280 – Eğer borçlu sıkıntıda ise, kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin! Şayet bilirseniz, alacağınızı bağışlamanız sizin için daha da hayırlıdır.
    281 – Öyle bir günde rezil olmaklıktan sakının ki, O gün Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız, Sonra her kişiye kazandığının karşılığı tamamen ödenecek Ve kendilerine asla haksızlık edilmeyecektir.
    282 – Ey iman edenler! Belirli bir vâdeye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman onu kaydedin! Aranızda doğrulukla tanınmış bir kâtip onu yazsın! Kâtip, Allah’ın kendisine öğrettiği gibi (adalete uygun olarak) yazmaktan kaçınmasın da yazsın! Üzerinde hak olan borçlu kişi akdi yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan sakınsın da borcundan hiçbir şey noksan bırakmasın! Eğer üzerinde hak olan borçlu, akılca noksan veya küçük veya yazdırmaktan âciz bir kimse ise, onun velisi adalet ölçüleri içinde yazdırsın! İçinizden iki erkek şahit de tutun! İki erkek bulunmazsa o zaman doğruluklarından emin olduğunuz bir erkek ile iki kadının şahitliğini alın! (Bir erkek yerine iki kadının şahit olmasına sebep) birinin unutması halinde ikincisinin hatırlatmasına imkân vermek içindir. Şahitler çağırıldıklarında, şahitlikten kaçınmasınlar! Siz yazanlar da, borç az olsun, çok olsun, vâdesiyle birlikte yazmaktan üşenmeyin! Böyle yapmak, Allah katında daha âdil, şahitliği ifa etmek için daha sağlam ve şüpheyi gidermek için daha uygun bir yoldur. Ancak aranızda hemen alıp vereceğiniz peşin bir ticaret olursa, onu yazmamakta size bir günah yoktur. Alış veriş yaptığınız zaman da şahit tutun! Ne kâtip, ne de şahit asla mağdur edilmesin. Bunu yapar, zarar verirseniz, doğru yoldan ayrılmış, Allah’a itaatin dışına çıkmış olursunuz. Allah’a itaatsizlikten sakının! Allah size en uygun tutumu öğretiyor. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilir. [8,29; 57,28] {KM, Tesniye 19,15.Matta 18,16; Yuhanna 8,17**
    283 – Eğer yolculuk halinde iseniz ve kâtip bulamazsanız, o takdirde borç karşılığıda rehin alırsınız. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse Rabbi olan Allah’tan korksun da Üzerindeki emaneti ödesin! Bir de şahitliği, görüp bildiğinizi gizlemeyin! Bildiğini gizleyenin kalbi günahkâr olur. Allah her ne yaparsanız bilir. [5,106; 4,135]
    284 – Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Ey insanlar! Siz içinizdeki şeyleri açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi onlardan dolayı hesaba çeker. Sonra dilediğini affeder, dilediğini azaba uğratır. Doğrusu Allah her şeye kadirdir.
    285 – Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti, müminler de! Onlardan her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etti. “O’nun resullerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz.” dediler ve eklediler: “İşittik ve itaat ettik ya Rabbenâ, affını dileriz, dönüşümüz Sanadır.”
    286 – Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. Ya Rabbenâ! Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ya Rabbenâ! Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize! [6,152; 7,42; 23,62]


    Kuranı Kerimde bahsedilen borç alıp verme nasıl olacak açıklayayım. Devlet tarafından bir fon oluşturulacak. Bu fon her ay (enflasyon veya deflasyon)+(büyüme) oranında her ay bir değer oluşturulmak suretiyle oluşturulacaktır.

    Merkez Bankası bankalar aracılığı ile oluşturmuş olduğu fonu borç alıp verme fonunu gerçek ve tüzel kişilere satacaktır. Bu işi yapan devlet hazinesi de olabilir. Laikliğin gereği olarak şimdiki borçlanma sistemine de devam etmesi elzemdir. Çünkü insanlara dinimizin bir gereği olarak seçme hakkı verilmelidir.
    Şimdiki sistemde olduğu gibi mümin kişilere emri vaki yapılıp faizli sistem dayatılmamalıdır. Bu sistem; dinimizin istediği gibi tercih hakkı insanların saklı kalacak şekilde olmalıdır.

    Devlet 1 fon 10 TL olacak şekilde başlayacak ve her ay bu fon devletin İstatistik Kurumunun açıkladığı enflasyon veya deflasyon ile birlikte büyüme oranını değerleri esas alınarak hesaplanacaktır.
    (önceki ayın fon değeri) * (enflasyon veya deflasyon+büyüme)=Yeni Ayın Fon Değeri oluşturulacaktır.





    Sistem yukarıda vermiş olduğumuz örnek tabloda olduğu gibi işleyecektir. Yukarıda vermiş olduğumuz tablo tasarruf yapan bir şahıs içindir. Bu şahıs tasarrufları yeterince büyüdüğü zaman bir ev ya da her hangi bir eşya vs. almak istediğinde elinde bulunan fon kadar bir fonu da kredi olarak kullanma hakkına sahip olacaktır. Bu hak bu sistemi kullanan kişilere verilecek başka kişilere teşvik amacıyla bile olsa verilmeyecektir. Verilirse haksız kazanç ve hırsızlık yapılmış olur.

    Örneğin diyelim ki bir şahıs 10 yılda 3000 bin fon biriktirmiş olsun bu şahıs bir ev alacağı zaman 3000 fon daha kredi kullanarak bu evini alsın diyelim. İşte almış olduğu krediyi aynı şekilde 10 yılda her ay alması gereken fon kadar alarak ödeyecektir. Yani yukarıda örneğini vermiş olduğumuz tablodaki gibi sondan başlayarak borcu sıfırlanana kadar ödeyecektir. Sistemin faydaları maddeler halinde aşağıda açıklanmıştır.

    1. Bu sistem sayesinde olası krizlerde kredibilitesi olan insanlar para çekerek fiyatı düşmüş olan mallardan alım yaparak piyasayı canlandırabilirler. Vatandaş bu şekilde yapmadığı takdirde parasının değerinin düşeceğini bildiğinden buna kendisini mecbur hissedecektir. Bu nedenle mutlaka birikmiş olan parasını değerlendirmek için bir yatırım yapmak zorunda kalacaktır. Bu durum ülkeyi deflasyondan ve küçülmeden koruyacak aynı zamanda aşırı enflasyondan da koruyacaktır.
    Eğer insanlar bu gibi küçülme anlarında bu sistemden çıkmak isterlerse kredi kullanma haklarını kaybetmiş olacaklardır. Bu da paralarının değerinin aynı kalmasını sağlayacak fakat kredi kullanmalarını önleyeceği için bu tercihte zorlanacaklardır. Daha çok eğilimleri paranın daha fazla değerinin düşmeden ucuzlamış olan mallardan kredi kullanarak alım yapmalarını sağlayacaktır.

    2. Eğer vatandaşlar bu fonu kullanmazlar ise devlet bu fonu kullanarak büyümeyi sağlayacak şekilde yatırımlar yapabilir. Bu sistem sayesinde her şey az talep dengesine göre üretilerek ekonomi doğru bir şekilde otomatik olarak enflasyon ve deflasyon korkusu olmadan ekonomi yönetilmiş olur.

    3. Bu sistemde tasarruf sahibi insanların paraları (enflasyon veya deflasyon)+büyümeden fazla çoğalmayacağı için haksız kazanç elde edilmiş olunmayacak ve dinimizce haram kılınmış olan faiz yenilmemiş olunacaktır. Borçluya borcu tam verilmiş olacak, alacaklı da alacağını tam almış olacaktır. Yani kazan Nasrettin Hocanın dediği gibi doğurmuş olmayacaktır. Aynı zamanda alacaklıya hakkı peygamberim iz’inde dediği gibi hak geçmeden ödenmiş, borcun aslı verilmiş olacaktır.

    4. Rezerv ülke para birimleri ve ihracatı destekleyen ülkelerin yanlış para politikalarından korunmak içinde ülkemiz hangi ülkeden ithalat yapıyor ise o ülkenin para biriminin değerinin yükselmesi için Merkez Bankasınca para stoku yapılmalı ve bu stok ithalatımız kadar olmalıdır. Örneğin 140 milyar TL ithalatımızın 10 ml çin’den yapılıyor ise 10 milyar Türk lirası değerinde çin parası depo etmelidir. Aynı şekilde hangi ülkelerden ne oranda ithalat yapıyorsak o oranda para rezervi oluşturmalıyız.

    5. Ayrıca ithalatını yapmış olduğumuz ürünlerin vergilendirirken, gümrük vergisi sektördeki ithalata bakılarak yüksek oranda ithalat yapılıyor ise yüksek olmalıdır. Bu alınan vergiler sektörler bazında bir havuzda biriktirilerek yurt içinde bu işin üretimini yapacak küçük ve orta ölçekli firmalara teşvik olarak verilmelidir. Teşvikler verilirken ürünlerin ülke içerisinde üretildiğine dikkat edilmelidir. Eğer dikkat edilmez ise bu teşvik sistemi işlemez kendi kendimizi kandırmış oluruz ve montaj ekonomisinden asla dışarı çıkamayız.

    6. Ülkelerden borçlanırken ihracat yaptığımız ülkelerden borçlanmalıyız ki rahat bir şekilde borçlarımızı ödeyebilelim. Bu borçlanma oranı da ihracat oranına göre olmalı en çok ihracat yapılan ülkeden en çok olacak şekilde yapılmalıdır.

  2. #2
    Searcher1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    1,465
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    İslam'da Faiz

    Herkesin bildiği gibi, faiz İslam dininde kesin bir dille yasaklanmıştır. Kuran'ın evrensel olduğu iddiasını gözönüne alırsak, bu yasak günümüzde ne kadar akla ve ekonomik gerçeklere uygundur? Bana göre, hiç mantıklı, akla uygun bir yasak değildir, özellikle günümüz ekonomisini ve piyasa şartlarını düşünürsek. Günümüzde faiz sistemi olmadan ekonomi olmaz, gelişme olmaz. Faiz neden alınır? Borç olarak verilen paradan. Diyelim, bir arkadaşımızdan 100.000 TL borç aldık. O parayla yatırım yapıp, 1 yılda 100.000 TL kar ettik. Şimdi borç aldığımız arkadaşın bu elde edilen karda hiç mi hakkı yoktur?

    Bir de şöyle düşünelim: 2 dairemiz ve 1 dükkanımız var. dairenin birisinde kendimiz oturuyoruz. 1 daire ve 1 dükkanı kiraya veriyoruz ve bunların karşılığında belirli bir kira alıyoruz. Bu mantığa göre, kiranında haram olması lazım. Oysa, Kuran'da kira haram değildir. Sonuçta para ve konut aynı şeyin farklı formlarıdır, tıpkı enerji ve madde gibi. Yani para ve konut birbirine dönüşebilir.

  3. #3
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Yukarıda anlatığında risk yoktur. Parayı verirsin faizini alırsın ya parayı alan zarar ederse o zaman ona yazık değilmi. Birde bu işi abartıp leş yiyiciler var onları ne yapmalı olayları çift taraflı düşünmeli her iki taraftada olabilecegimizi düşünmeliyiz. Birgün bizimde paraya ihtiyacımız olabilir.

    O yüzden yukarıda açıkladığım gibi hak geçirmemek lazım Kira geliri ticarettir o zaten helal kılınmıştır.

    Ama faizde ticaret gibidir dersen yanılırsın bu hem kurana aykırı hende hakla bağdaşmaz. Adamın zor zamanında parayı ve daha sonrada neyi var neyi yok al. Bu adaletli degil parayı alanın birde sen olduğunu düşün yani biraz etik ol

  4. #4
    Searcher1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    1,465
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Kira geliri ticaret oluyor da para geliri neden ticaret olmasın? İkisi de birer ekonomik değer sonuçta. Ayrıca evini kiraya verdiğin adam işini kaybedip, kirayı ödeyemez durumuna gelirse ne olacak? Kim evinde kira vermeden oturan birini barındırır?
    Benim bahsettiğim olay daha çok bankacılık sistemi ile ilgili. Ben paramı bankaya yatıracağım, banka benim paramı kullanıp para kazanacak, bana da zırnık koklatmayacak ha? Var mı bunda adalet? O zaman ne diye bankaya para yatırayım?

  5. #5
    MiR_GaLiYeV adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-04-2009
    Mesajlar
    943
    Karizma Gücü
    0
    sömürü düzeni bankalar dolayısıylada faiz yoluyla yaşıyor.
    faizsiz bir düzen suanda belki mümkün değil belki bizler bu düzene ayak uydurmak zorunda kalıyoruz ama yanlıs yapıyoruz.
    kendi adıma düşüncelerim bunlar.
    bye bye blackbird

  6. #6
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Dogru bir mantık kiracı kıranı vermiyorsa evden çıkarırsın evden çıkardın diye evin yarısını alıp götürmeyecek, Bankaya parayı ne diye boşuna yatıracaksı yatırma bankaya beş yıl sen para yatır paraya ihtiyacın oldugu zaman ne kadar para yatırdınsa o kadarda bankadan para çek degerlendir. Aynı şekilde herkes böyle yaparsa imece üsülü iş yapmak gibi bir şey çıkar ortaya nası böyle daha iyi değilmi. Hem bak şimdiki kirizde bundan çıktı. Birde derlerki kuranda mücize yok asıl mücize bu.

  7. #7
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Amerika'da faizler sıfırlanırken, Türkiye'de de sürpriz şekilde yüksek oranda indirildi. Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, kısa vadeli faiz oranlarını tahminlerin üzerinde düşürdü. Gecelik borçlanma faizi yüzde 16,25'ten yüzde 15'e indirildi. Borç verme faizi ise yüzde 18,75'ten 17,50'ye çekildi. Oysa bankacılar ve ekonomistler sadece yarım puanlık indirim bekliyordu.

    Merkez Bankası böylelikle üst üste iki ay sürpriz yapmış oldu. Önümüzdeki aylarda da bu sürprizlerin devamı gelebilir. FED'in (ABD Merkez Bankası) faizleri sıfırlama kararının TCMB'nın kararında birebir etkisi olduğu tabii ki söylenemez, ama bunu destekleyici bir karar gibi görünüyor. Mali piyasalar 50-75 baz puanlık bir faiz indirimi beklerken, 125 baz puanlık bir indirim sürpriz olarak karşılandı. Piyasalar TCMB'nin agresif nitelikteki bu davranışının olumlu sonuçlar doğuracağına inanıp iyimser bir duruşla karşılayabilirler.

    Tekrar kapitalizmin kalbi ABD'deki faiz indirimine dönelim.

    ABD'de FED'in faizleri resmen sıfırlamış olması Türkiye'de bilinen malum değerlendirmeyi yeniden başlattı. Star gazetesinden Oğuz Karamuk, konu ile ilgili değerlendirmesine şöyle başlamış: Bankaları, hatta vatandaşın oturduğu evleri kamulaştıran ABD son kararla faizi de sıfırladı. Piyasa ekonomisi de, faiz de kalmadı. NECMETTİN ERBAKAN'IN ADİL DÜZEN'LE VAAD ETTİKLERİNİ ABD YAPIYOR...

    Çağdaş kapitalizm veya ABD kapitalizmi daha önce böyle bir şey görmemiş ve yaşamamıştı. Bu bir ilk. Ne diyelim, her şeyin bir ilki vardır. Gerçi Japonya'nın 1990 yılında girdiği krizin ardından faizi sıfıra düşürdüğü söylenebilir. Ancak Japonya'da Merkez Bankası hiçbir zaman faizi sıfıra düşürmedi. En düşük oran yüzde 0.15 oldu. Bu durumda FED'in kararı kapitalizm dünyasında bir ilk. Bu ilk, değişik yorumlara sebebiyet veriyor.

    ***

    Faizsiz sisteme doğru gidildiğine işaret eden Oğuz Karamuk, değerlendirmesine şöyle devam ediyor: FED'in son kararı ve bu noktaya gelinceye kadar atılan bir dizi adım bize yıllar önce Necmettin Erbakan'ın bahsettiği "ADİL DÜZEN EKONOMİSİ"nin temel unsurlarını hatırlatır hale geldi. Örneğin ADİL DÜZEN EKONOMİSİNDE de şimdi ABD ekonomisinde olduğu gibi FAİZSİZ BİR SİSTEMDEN bahsediliyordu. Diğer taraftan Erbakan'ın açıklamalarıyla dile getirilen MİLLİ GÖRÜŞ'ÜN EKONOMİ ANLAYIŞI piyasa kapitalizmine karşı bir modellemeyi savunuyordu. Gelinen noktada ABD'nin de bir farkı yok. ABD'de sadece son altı ay içinde bilinen tüm büyük bankalara devlet ortak oldu. Şimdi sanayi şirketlerine ortak olması tartışılıyor. Sonuç olarak sistem ne deve ne kuş! Herkes kendince biraz kapitalizm, biraz sosyalizm, biraz da Adil Düzen bulabilir.

    Oğuz Karamuk'un sonuç cümlesi dikkat çekici. Ekonomistler ABD'nin kapitalizmden sosyalizme doğru kaymakta olduğunu söylüyorlardı ama aynı zamanda "Adil Ekonomik Düzen'e doğru da kaymakta olduğu değerlendirmesi, bizim dışımızda ilk defa yapılıyor.

    Kapitalizmden sosyalizme

    Sosyalizmden Adil Ekonomik Düzene

    Dolayısıyla 'faizsiz sisteme'' doğru adım adım gidiliyor.

    ***

    Sonunda olacağı buydu.

    Zaten Adil Ekonomik Düzen de, sonuç itibariyle kapitalizm ve sosyalizmin olumlu yönlerini bünyesinde barındıran bir sistemdir.

    Kapitalizm, faiz ve ticaretin serbest olduğu sistem...

    Sosyalizm, faiz ve ticaretin yasak olduğu sistem...

    Adil Ekonomik Düzen ise faizin olmadığı, ticaretin ise serbest olduğu sistemdir. Yaşanmakta olan son küresel kriz sebebiyle sistem dibe vurunca, yeniden ayağa kalkmak için hakka dönmek zorunda kalıyor, doğruya yöneliyor, faizsiz sisteme doğru gidiyor.
    kaynak;
    http://www.milligazete.com.tr/makale...gru-108563.htm

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Searcher1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Herkesin bildiği gibi, faiz İslam dininde kesin bir dille yasaklanmıştır. Kuran'ın evrensel olduğu iddiasını gözönüne alırsak, bu yasak günümüzde ne kadar akla ve ekonomik gerçeklere uygundur? Bana göre, hiç mantıklı, akla uygun bir yasak değildir, özellikle günümüz ekonomisini ve piyasa şartlarını düşünürsek. Günümüzde faiz sistemi olmadan ekonomi olmaz, gelişme olmaz. Faiz neden alınır? Borç olarak verilen paradan. Diyelim, bir arkadaşımızdan 100.000 TL borç aldık. O parayla yatırım yapıp, 1 yılda 100.000 TL kar ettik. Şimdi borç aldığımız arkadaşın bu elde edilen karda hiç mi hakkı yoktur?

    Bir de şöyle düşünelim: 2 dairemiz ve 1 dükkanımız var. dairenin birisinde kendimiz oturuyoruz. 1 daire ve 1 dükkanı kiraya veriyoruz ve bunların karşılığında belirli bir kira alıyoruz. Bu mantığa göre, kiranında haram olması lazım. Oysa, Kuran'da kira haram değildir. Sonuçta para ve konut aynı şeyin farklı formlarıdır, tıpkı enerji ve madde gibi. Yani para ve konut birbirine dönüşebilir.
    Yada şöyle diyelim,

    Sen bir ticari emtiayı satarken maliyet+kar kor öyle satarsın.İşte bankalarda parayı ticari mal gibi satıyorlar ve verdikleri her kredinin adını satış olarak ifade ederler.

    Ramazancığım,İstanbul'da yaşıyorsan bir hafta sonu Oto Center'e git.Orada sakallı ve cüppeli galericiler vardır.Onlar aslında galerici değil tefecidir ve İslam uygun kredi şu şekilde verilir(Allah şu şekilde kandırılır);

    Diyelim ki 10 000 Tl paraya ihtiyacın var ama faizden de çekiniyorsun.Gidersin bu amcalara,onların elinde bir iki adet araba vardır.Dersin ki bu arabayı bana 12 000 liraya sat ama vadeli olsun ve aylık 1000 Tl ödeyeyim.

    Adam senin aslında 10 000 liaraya ihityacın olduğunu anlamıştır artık.Olur der adam,12 000 liralık senetler hazırlanır,imzalar ve arabayı alır gidersin.Yarım saat arabayla kendi malın olarak dolaşır ve tekrar galeriye gelirsin ve bu arabayı satıyorum kaça alırsın peşin para?O da derki peşin 10 000 liraya alırım bunu.Kabul edersin,10 000 peşini alır gidersin ama adamada 12 ayda toplam 12 000 ödersin.Çaktın mı köfteyi?Bu tüm İslam ülkelerinde uygulanan ayet delme uygulamasıdır ve Allah bunları görmez.

  9. #9
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Merak etme senide onlarıda görüyor. Ben eminim.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı RAMAZAN TOPTAŞ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Merak etme senide onlarıda görüyor. Ben eminim.
    Bende dinlerin para tuzağı olduğuna ve tüm dinlerin uydurulduğuna eminim Ramazan kardeş.Sana anlattığım sistem işin sadece bir boyutudur.İslamda komisyon almakta haramdır.Yani malın fiyatı artmasın diye çiftçi malını getirip pazarda kendi satsın der İslam.Kulağa hoş geliyor değil mi?Yani yaş meyve ve sebze komisyonculuğu(Kabzımallık) haramdır aslında.

    Hadi gel tüm Gıda Hal'lerini kapatalım(mı?).Haydi gel bu yasağı uygulayalım.Sonrada çiftçinin mahsülü dalında çürüsün,sende Domatesin kilosunu 10 TL'den yediğin zaman dua et;

    Hamdolsun verdiğin nimetlere,sağlık ve afiyete...

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •