“Ulusu kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenlerden ve eğitimden yoksun bir ulus daha ulus adını almak yeteneğini kazanamamıştır. (S ve D)”
“Öğretmenler, yeni kuşağı, cumhuriyetin esirgemez öğretmen ve eğitmenleri sizler yetiştireceksiniz. Yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır. (S ve D)”
Mustafa Kemal Atatürk
Büyük Atatürk, kuruluş aşamasında devrimleri gerçekleştiriken, bu devrimlerin halk kitleleri tarafından benimsenmesi ve yaygınlaştırılarak yaşanması için eğitimin ve öğretmenlerin önemini daima ön planda tutmuş ve eğitime büyük önem vermiştir.
11.Kasım.1938 tarihinde devrimler durağan döneme geçmişse de, Rahmetli Hasan Ali Yücel’in 11.10.1938 - 7.8.1946 tarihleri arasındaki Milli Eğitim Bakanlığı ve Rahmetli İsmail Hakkı Tonguç’un İlköğretim Genel Müdürlüğü döneminde Eğitim ve öğretim altın çağını yaşamıştır.
Hasan Ali Yücel’in Milli eğitim Bakanlığından istifa etmesi ve yerine Reşat Şemsettin Sirer’in Milli Eğitim Bakanlığına getirlmesi (10.9.1947-10.6.1948) eğitimde geri gidişin başlangıcı olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Bilimi Öğretim Programlarında (Müfredat programlarına) yapılan değişiklikle Milli Eğitim tarihine, aydınlanmanın köşe taşı olarak geçen Köy Enstitüleri, gerçek amaçlarından uzaklaştırılarak eğitime ilk darbe vurulmuştur.
14.Mayıs.1950 tarihinde Demokrat Partinin iktidara gelmesiyle eğitimde ki bu geri gidişe hız verilmiş, günümüze gelindiğinde, Atatürk ilke ve devrimlerine inanan Cumhuriyet öğretmenleri yerine eğitim tamamen, imam hatip çıkışlı imamlara teslim edilmiş bulunmaktadır.
Bunları neden yazıyorum?
Adresime gelen bir iletiyle Prof. unvanlı bir zatın söylediklerinin şaşkınlığını ve üzüntüsünü yaşadığım için bu iletiyi okurlarımla paylaşmak için yazıyorum.
İleti aynen şöyle;
“Eğitim camiası bununla çalkalanıyor.Sadece eğitimciler bilmesin, herkes öğrensin
Geçtiğimiz hafta (Mart 2009 sonu) Ankara Gazi Üniversitesi' nde 1.Ulusal Sınıf Öğretmenliği Kongresi yapıldı. Türkiye'nin değişik illerinden çok sayıda sınıf öğretmeni toplantıya ilgi göstererek Ankara'ya gitti. Kongrede birçok tebliğ sunuldu.
Toplantı'nın ikinci günü 'Sınıf Öğretmeninin Özellikleri' başlıklı oturum yapılırken kürsüye BUCA EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANI Prof.Dr. Enver Tahir Rıza geliyor. İlköğretimin beş yılında tek ögretmenin 1.sınıftan 5. sınıfa kadar değişmeden görevini sürdürmesi etrafında tartışmalar yapılıyor. Prof. Dr. Enver Tahir Rıza sözlerine başlarken ''beş yılda tek öğretmenin aynı öğrencilerle birlikte olması, olumlu değil'' diyor.
Sonra, ''bir de'' diyerek devam ediyor:
''-Cinsiyet sorunu var.''
(...???...!!!...???...)
Herkes Enver Hoca'nın sözlerinin devamını nasıl getireceğini merak ediyor. Hoca ''biliyorsunuz, ülkemizde karma eğitim modeli uygulanıyor'' vurgusunu yaptıktan sonra, salonu dolduran yüzlerce kadın öğretmenin gözlerinin içine bakarak aynen şu cümleyi sarfediyor:
''-Hanım öğetmenler erkeklere iyi örnek olamazlar! ''
Meslekte 35 yılını geride bırakmış olan hanım öğretmen Yücel Demirhan ''Artık bu kadarına dayanamam'' diyerek yerinden kalkıp salonun çıkış kapısına doğru yöneliyor. Arka sıralarda oturan kongrenin organizasyonunu yapan hocalara dönerek ''bu toplantıyı protesto ediyorum'' diyor, arkasından ekliyor: ''-Ben ona örnek olamazsam, o da bana örnek olamaz! ''
Demirhan'ın ardından toplantıya katılan istanbul Doğuş Lisesi öğretmenleri, Bahçeşehir öğretmenleri ve Alev Okulları öğretmenleri salonu terk ediyor.
Cumhuriyet'in ilanından 83 yıl sonra BAĞDAT ÜNİVERSİTESİ ÇIKIŞLI BİR AKADEMİSYEN eğitimci, kadın öğretmenler ile erkek öğrenciler arasına derin bir kama sokmak cesaretini gösteriyor. Üstelik bunu kadın öğretmenleri aşağılayarak yapabiliyor.
Bu skandal, kapalı kapılar ardında sessizlikle geçiştiriliyor”
İşte böyle, sevgili okurlar,
Büyük önder Mustafa kemal Atatürk aydınlanması ile yurttaşlar kulluktan birey olma hakkını kazanmışken, kadın erkek eşitliği sağlanmışken, uygarlığın ancak bu doğrultuda verilecek eğitimle yakalanması olası iken, laik Türkiye Cumhuriyetinde hala çağdışı bu düşüncelerin, genç beyinleri şekillendirecek sınıf öğretmenlerine empoze edilmesi ancak “Rezaletin Daniskası” tümcesi ile açıklanabilir.
Hergün “Atatürk ilke ve devrimlerinin en büyük teminatı biziz” takkıyesinde bulunan yetkililerin kulakları çınlasın….
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
