Susuş ...










Kendi haline bırakıldığında
toprak kokusu sinmiş bedenler doğuruyordu
en çok da o vakit
öksüz çığlıkları sarıyordu geceyi
titrek kanatları ayrılığa çırpıyor
ayrılık şiirleri türetiyordu durmaksızın

Ben rüzgarı kestim
susuyoruz şimdi ...




Doğumlar ve ölümler gördüm
yüzümde
dikiş tutmaz kan kanalları gibi
iz bıraktılar hayatımda


Ölümü kaile almıyorum artık
yari adlandıramadığım
zamanı uyutamadığım gibi


Önce sözlerini unutacağım sözlerinle
gözlerimi kapatacağım gözlerinle
sonra basacağım tetiğe
alacaksın canımı kendi ellerinle ...





Yoksunluğunda kayboldu gün
ve... hep geceye açıyorum gözlerimi gölgende yüzün kayıp...







A.İlayda Beydemir