• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    sabiteler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2009
    Mesajlar
    1,084
    Karizma Gücü
    4

    TÜSİAD’ın Öcalan'ın avukatlarına cevabı E.Özkök

    EĞER bu ülkenin vatandaşıysak,Eğer kendimizi, ülkemizin geleceği konusunda gerçekten söz sahibi hissediyorsak,

    Eğer ülkemizin son üç neslinin çektiği acıları, kötü bir miras olarak çocuklarımıza, torunlarımıza bırakmak istemiyorsak,

    Eğer son 25 yıldır yaptığımız fedakárlıkların, çektiğimiz acıların, hiç olmazsa şu fani dünyada bir karşılığını görmek istiyorsak,

    Kendi kendimize şu soruyu sorup cevabını vermeliyiz.

    Türkiye, "Kürt sorununu" kesin olarak çözmek için tarihi bir fırsatı yakalamış durumda mıdır?

    TÜSİAD: AVUKATLARI BİZE HİÇ BAŞVURMADI

    Eğer çok iyimserseniz ve "Evet yakaladı" diyorsanız,

    Eğer, daha az iyimser, hatta karamsarlık sınırındaysanız ve sadece "İnşallah" diyebiliyorsanız,

    Bu güzel yaz gününde, kafamızı biraz yormaya devam edelim.

    Ben bugün samimi görüşlerimi aktarmaya devam ediyorum.

    Geçen cumartesi günü Abdullah Öcalan’ın avukatlarının yaptığı temaslardan söz etmiştim.

    Avukatlar, "Bizim için TÜSİAD’la görüşmek çok önemli" demişlerdi.

    Ama temas kurmakta zorluk çektiklerini söylemişlerdi.

    Dün TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ’la konuştum.

    Önce şunu söyledi:

    "Avukatlar ne şimdi ne daha önce bizimle görüşmek için bir başvuruda bulunmadı."

    Bu ne anlama geliyor?

    Başvurdukları takdirde TÜSİAD, Öcalan’ın avukatları ile görüşür mü?

    Arzuhan Doğan Yalçındağ şu cevabı veriyor:

    "TÜSİAD bu konudaki görüşünü Bodrum’da yapılan Yüksek İstişare Kurulu toplantısında açıklamıştı. Biz özellikle Cumhurbaşkanı’nın açıklayacağını deklare ettiği çözümü umut verici bir açılım olarak görüyoruz."

    Bu sözlerin anlamı çok açık.

    TÜSİAD çözüme tam destek veriyor.

    Ama çözümün şartını da söylüyor:

    "Silahların tamamen bırakılması."

    TÜSİAD’IN BU SÜRECE NE KATKISI OLABİLİR

    Peki TÜSİAD’ın çözüm sürecine katkısı ne olabilir.

    Yalçındağ o konudaki görüşünü de şöyle açıklıyor:

    "Bizim katkımız, Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM Başkanı ve Meclis’te grubu bulunan partilerle görüşmek olabilir."

    Açıkça söylemiyor ama ben bu sözleri şöyle yorumluyorum.

    Onlar avukatlar yerine, daha meşru zeminlerde görüşmeyi tercih ediyor.

    O zaman da akla şu soru geliyor.

    TÜSİAD bugüne kadar AKP, CHP ve MHP’ye gitti.

    Demokratik Toplum Partisi’nin de Meclis’te grubu var.

    Acaba onlarla görüşebilirler mi?

    SİLAHLARI BIRAKMAZSA ÇÖZÜM KONUŞULUR MU

    DTP’yle görüşme talebi TÜSİAD’tan geldi. Görüşme gelecek hafta salı günü DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Meclis’teki odasında yapılacak.

    TÜSİAD yukarda sorduğum soruya cevap vermiş oldu.

    Yani avukatlar yerine DTP ile kurumsal bir görüşme yapacaklar.

    Bence bu da çok önemli bir adım.

    Geçen cumartesi günü yazdığım yazıya aldığım tepkilerin çok büyük bölümü olumluydu.

    Ancak herkesin beklediği en önemli mesaj şu:

    Çözümün başlaması için PKK mutlaka silahı bırakmalı.

    Böylece İmralı’dan beklenen şaşırtıcı ve ezber bozucu mesajın ne olduğu da ortaya çıkıyor.

    Yani silahların bırakılması konusunda ciddi bir taahhüt gelmediği takdirde, çözüm sürecine halkın desteğini almak kolay olmayacak.

    Öcalan böyle bir mesaj verir mi?

    Öcalan’ın avukatları ile konuşan Mehmet Ali Birand’a göre "silahları bırakma mesajı" vermeyecek.

    Bu mesajı vermeyecekse, vereceği öteki mesajların bir anlamı olabilir mi?

    Silahların gölgesinde kesin çözüm konuşulabilir mi?

    Oysa, bu sorunun çözümü için, bugüne kadar hiç olmadığı kadar büyük bir fırsatın yakalandığına samimi olarak inanıyorum.

    Sorunu çözmek isteyenlerin sadece iki şeye ihtiyacı var.

    Cesaret ve gerçekçilik.

    Ama bu sadece Devlet ve Türkler için geçerli değil.

    Kürtlerin de cesur ve gerçekçi olması gerekir.

    KABUL EDİLMESİ GEREKEN 2 GERÇEK

    Şu gerçekçi tespitten başlayalım.

    Kızsak da içimize sindiremesek de, Kürt sorununun çözümünde PKK dikkate alınması gereken bir aktör haline geldi.

    Ama PKK’nın da en az Türkler kadar gerçekçi olması gerekir.

    Silahlı mücadele son limitine geldi.

    Dağdaki militan bile, silahla bir yere gidilemeyeceğini biliyor.

    Dolayısıyla, silah artık lehe değil, aleyhe çalışan bir araç.

    Yani, silahı bırakmak artık PKK’nın da lehinedir.

    Eğer herkes kendi payına düşen gerçekleri kabul ederse, çözüm mümkündür.


    Kaynak

    Bu doğan ailesi ne yapmak istiyor acaba? Yanı bu girişimlerden çıkarları nedir?
    Bir yanda E.Özkök kendini parçalıyor diğer yandan kızı Tüsiad girişim halinde...

    Çok enteresan gerçekten..
    Acaba katil terörist başı ile ne tür bir anlaşma yaptılar ki Türkiye'yi Apo ile resmi görüşme ortamına sokmak istiyorlar!

    Ulan zaten pkk bitmek üzere... Dağıldılar her türlü. İçerideki uzantılarıda temizleniyor. Tam bu bitirme aşamasında neyin anlaşmasını yapacak bu ülke? Kimle neyi konuşacak bu saatten sonra....
    "Ağlayın su yükselsin, belki kurtulur gemi..."

  2. #2
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Cidden bu kadar saf mısın sabiteler?
    Yıllara yayılmış olsa hadi neyse de, bu kadar dar bir takvimde üst üste olanların ne anlama geldiğini anlayamıyor musun gerçekten?

    ABD Irak'tan çekiliyor. Yeni dönemde İsrail'in güvenliği ve ABD'nin Ortadoğu çıkarları açısından en önemli dayanak noktalarından biri olan Kürt coğrafyası için ihale Türkiye'ye kaldı.

    Hatırlayalım:

    Önce Abdullah Gül "tarihi fırsat" diye bir laf attı ortaya.

    Bu laf dinci medyasından, Doğan medyasına kadar her yerde şişirildi babam şişirildi. Kürt sorununda "devlet kurumları" arasında tam mutabakat var lafları sürekli pompalandı. (TSK onayı var havası yaratıldığını çocuk bile anlar)

    Arıza çıkarıp işi bok etmesin diye CHP'ye muhtemelen "bir yerlerden" haber gitti. Baykal güneydoğuyu şöyle bir turladı. Talabani-Baykal görüşmesi diye abuk subuk bir şey ayarlandı.

    Çok yakınlarda, bir rapora dayanarak ve yalan yanlış şekilde Iraklı Kürtler Türkiye ile birleşmeye sıcak bakabilir diye laflar üfürüldü.

    Son olarak Öcalan konusu gündeme çekildi. Yanına arkadaş falan yollanması meselesinde son aşamaya gelindi.

    Besbelli ki TÜSİAD'ın bu işe bir şekilde dahil olması bu resmin sadece küçük bir parçası.


    Sen kendi kafanda mazlum edebiyatıyla yaşıyor olabilirsin. Kaka adamlar, Ertuğrul Özkökler, Aydın Doğanlar "müslümanlara" düşman, bize zulüm yapıyorlar ühühühühü, yine bir dümenler çeviriyorlar şeklinde tahayyüllerin olabilir.
    Dinci reflekslerin AKP'nin bu işin tam göbeğinde olduğunu kabul etmek istemeyebilir. Ama gerçek bu. Bu ihale AKP'ye verilmiştir. Diğerlerininki en fazla yardımcı roldür.

  3. #3
    sabiteler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2009
    Mesajlar
    1,084
    Karizma Gücü
    4
    Yani aslında, asıl olarak sen büyük bir resim çiziyormuşsun gibi gösterip sadece AKP'yi gösteriyorsun. Hem ne zamandır AKP, CHP ve Doğan holding aynı fikirdeler ?

    Bir gün önce dışişleri bakanı kesinlikle böyle bir durum olamaz mealinde açıklama yaptı.

    Nereden çıktığı dahi bilinmeyen bir Musul-Kerkük Türkiye'nin olabilir lafı ortalarda...
    Sanki bu yerlerin tapusu aponun cebinde...
    Irak'taki kürt liderlerle yapılan diyalogların pkk ile çok direkt paralel bir ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Bizatihi o görüşmeler neticesinde pkknin bu aşamadaki dağılma süreci başlatılabildi.

    Yani hep sap ve saman karıştırıyoruz oysa sap kendisini bu derece belli ederken.
    Burada gayet açık bir ifade var.
    Doğan medyası bu girişimi hükümete dayatmaya çalışmaktadır. Ve buna bu aşamada Tüsiadi da katarak yapmak istemektedir ki, bu düşüncesinde ne kadar ileri gidebileceğini göstermiyor mu?

    Resmen hükümete iş dünyası aracılığı ile baskı yapılıyor.
    Sen AKP'nin her şeyine karşı olduğun için her olumsuz durumun arkasında AKP aramaktan vazgeçsen biraz daha görüneni görmeye çalışsan... Eminim kendi durumunun vehametinin farkına varırsında, beni suçlamadan önce kendini sorgularsın.
    "Ağlayın su yükselsin, belki kurtulur gemi..."

  4. #4
    cikshack adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2006
    Mesajlar
    1,999
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    BOP eşbaşkanının görevi bu.Başka ne bekleniyor.
    Boşunamı aylar evvel Diyarbakırda ''kürt meselesi var''diye üfürdü.
    Senaryo yazıldığı gibi oynanıyor.Aktörlerde belli...........

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. TÜSİAD ve TAYYİP BEY
    2005 Konuları bölümünde Cockroach tarafından açılmış
    Yanıt: 23
    Son Mesaj: 28.12.05, 19:28
  2. TÜSİAD anayasal suç işliyor
    2005 Konuları bölümünde £rt@n tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 25.12.05, 13:02
  3. Org. Özkök: 2006’da emekliyim
    2005 Konuları bölümünde Prince Of Pain tarafından açılmış
    Yanıt: 11
    Son Mesaj: 26.11.05, 15:55
  4. TÜSİAD 28 Şubat GÜNLERİNİMİ ÖZLEDİ?
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 23.10.05, 19:51
  5. Türkiye, Öcalan'ın avukatlarına tazminat ödeyecek
    2005 Konuları bölümünde Xtreme-Power tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 13.05.05, 13:32

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •