• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
58 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ahmetaysever adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-12-2008
    Mesajlar
    353
    Karizma Gücü
    4

    Din ve Tanrı Çelişkisi. Bir uyarı...

    Dinlere inanan insanların Tanrılarıyla bile çelişki yaşamaları beni bu konuyu açmaya iten en önemli sebeptir.

    Tanrıya inanan bir insan dinlere bi tabi inanmayabilir hatta Tanrıya gerçekten inanan insanın dinlere inanması; belki de kendisine yapacağı en büyük saygısızlıktır. Tabi bu saygısızlık Tanrıya da yapılmış sayılabilir ama koca tanrının bir insanın saygısızlığı ile uğraşması elbette mantıklı değildir. İnsan kendisine olan saygısından sebep dinlerde anlatılan bir tanrı formatına iman etmesi doğru değildir.

    Dinlere inanan insanların tamamı "sorgu-sual" sistematiğine de inanırlar. Yani bir insanın yaptığı tüm eylem ve niyetlerden sorguya çekileceği teistlerin sistematiğidir. Bu sistematiğe inanan insanlar nedense kendilerinin de sorguya çekileceklerini göz ardı ederler. Deistler (bir yaratıcıya inananlar) olarak sual sistematiğine inanmayız ancak bu sistematiğe inanan arkadaşların bir çelişkisini belirtmek gerekir.

    Bu dünya'da yediğinden, içtiğinden, içtiği içkiden sorgulanacak olan insan; inandığı Tanrının formatından sorguya çekilmeyecek midir? Madem ki bir sorgu sistematiği var; her şey sorulacak demektir. Sorguya çeken Tanrı; o dinlerde anlatılan "Cehennem İnsanların Çoğunluğu için Yaratılmıştır"(ayettir) ayetine inanmayı da sorgulamayacak mıdır? Kendisine alalen "zalim" sıfatı verilmesinin hesabını sormayacak mıdır? Sürerli bir şekilde tasvir edilen "ne azaplar onları bekler" yani "ne azap eden bir tanrı onları bekler" diyip duran bir Kitaba inanmış olmayı sorgulamayacak mıdır? Tanrıya atfedilen kitabın içerisinde "Peygamber olduğunu iddia eden birine hangi kadınların haram, helal olduğu" anlatılırken; bu kitaba Tanrı adına inanmak sorgu sebebi değil midir? Kaldı ki, Peygamberin bile kitaplaştırmadığı yazılar bütününü Kutsal saymak doğru mudur? Bizim sorduğumuz bu sorulara "kafirler! açın gözünüzü!" demekten öteye; bu soruları neden dinlemedikleri sorgulanmayacak mıdır mesela? Hani deistlerle ateistlerle konuşmayın derler ya hocalar... O da sorgulanmaz mı bir gün eğer sorgu varsa? Sana akıl verdim neden kaçtın diye...

    Şuan bir tabi müslümanlar kadar, hristiyanlar da haklı olabilir değil mi? Hristiyanlar kendi kitaplarını kutsal sayıyorlar; Müslümanlar da kendi kitaplarını. Olur ya; öte tarafta hristiyanlık doğru çıktı. Müslümanlar elbette; ama Tanrım bizim doğduğumuz topraklarda Hristiyan olmak imkansızdı diyerek af dileyecekler değil mi? Aynı sistematikte; Tanrı Dinlere inanmayı da sorgulayabilir... Bana böyle iğrençlikleri nasıl yakıştırdınız? İsa kim? Musa kim? Muhammed kim? Ben bu insanları falan size uyarıcı olarak göndermedim!!! Kendi aklınız yeterince uyarıcı değil miydi? Yarattığım akla ihanet etmeye utanmıyor musunuz!!! Diyemez mi? Hristiyana neden müslüman olmadın da diyebilir. Müslümana neden hristiyan olmadın da diyebilir. Neden dinlere inandın da bi tabi diyebilir...

    Tek pencereden bakarak; dinlere inananlar kendi Tanrılarıyla çelişmiyorlar mı? Hem iyi, hem "cehennemi çoğu insan için yarattım" diyen Tanrıya inanmak? Yani çoğunu yakmak için yaratan "iyi" bir tanrı ? İçkiyi verip içirtmeyen; vakti verip gece gündüz ibadet bekleyen ? Dünyayı mükemmel yaratıp; bunlardan sakın tatmayın? Hiç dokunmayın bunlara diyen bir tanrı? iyi ? Her şeyi sorgu edecek ama dinlere inanmayı kesinlikle sorgu etmeyecek öyle mi? Hiç mi ihtimal yok yani?

    Bu bence Tanrıyı kendi tarafına çekmeye çalışmaktan başka hiçbir şey değil. Yahudiler onun soyundan geldiğini, Hristiyanlar İsa'nın kendilerini kurtaracağını, Müslümanlar Muhammed'in şefaat edeceğini... Tanrıyı düşünen yok!!! Cennetten nasıl yer kaparız refleksleri ile Tanrının sınavından geçeceğine inananlar, emin misiniz? Kendileri dışında geri kalanların hepsinin yanacağını söyleyen dinlere inanan "iyi" insanlar. Cevap verir misiniz? Onların dediğine inanmazsan seni; hak düşmanlığıyla , ıslah edilesi olduğunu söyleyen "iyi" insanlar... Hristiyanlar Müslümanlara terorist diyorlar... Bizimkiler de onlara kafir, gavur. Dinlerin hiçbiri ötekinin kurtulacağını söylemiyor! Hatta diğerleriyle konuşmayın diyorlar... Kim iyi? Tanrı mı? Dinler mi?
    Tanrı Öldü! Kiliseler, Camiler de Mezar Yeri...
    Her Gün Mezarı Başında Dua Alıyor

  2. #2
    Kouga_Gennosuke adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-08-2007
    Mesajlar
    1,854
    Karizma Gücü
    5
    Son paragraf herşeyi açıklıyor tşkler ahmet..
    Ben yer altı efsanesiyim yavru kuş adım gamlı baykuş
    Gagamla tokuş yaptırırım alayına alaskada buz gibi duş
    Şimdi kur düş seni düşmüşten beter eder kaf kef aklı berduş
    Bakışlar betuş bu dala konma budala kuş da nereye uçuşursan uçuş

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4
    öncelikle dinle allah .c.c arasında çelişki olmaz çelişkiyi koyan insanın kendisidir .örnek hz isa .a.s kendisinin allahın .c.c oğlu olduğunu iddia etmemiş ama sonraki insanlar bunu iddia etmiş bunda ne allahın .c.c nede hz isanın ...a.s bir işareti yoktur.ama insanlar kendi nefislerine uymayan işleri menfaatleri dini kuralda olsa bozmak için elinden geleni yapmıştır .bugün yahudiler sırf menfaatlerine ters düşüyor diye peygamberlerini öldürmüşlerdir .dinimizde sorgu sual meselesi tabiki olacaktır .eğer böğle bir şeyi allah .c.c yapmasaydı herekes keyfine göre yaşasaydı ozaman iyilerle kötüler arasında ne fark kalırdı.nasıl olsa sorgu sual yok diye acaba kim iyi olurdu .fakir olan eşkiya olur zengin olanda daha zalim olurdu.bu dünyanında sonu olurdu.zira sorgu sual olduğu tüm dinlerde olduğu halde bunca katliamlar yapıldı.peki siz kendi nefislerinize zor geliyor diye aklınızca allah bizi yarattı ama bize yiyin için gezin size sorgu sual yok öldükten sonrada sana rahatlık var .peki bizi üstün yapan sadece insan olmamızmı peki hayvanlarda haksızlık olmazmı.zira onlarda yiyip içiyor ama bizlerin emri altında yaşıyor yeri geldi kesip yiyiyoruz .ve kötü iyiden ayrılmasa kim iyilik yaparki ozaman yaratıcıya iyiler şikayet etmezmi allahım .c.c biz iyilik yapıyoruz ama kötülerle aynı kefedeyiz sorgu sual yok .bu allhın .c.c adaletine sığarmı .anlıyacağın sen nefsine köle olmuşsun aynı senin gibi birisi tanıyordum .hayatı boyunca ibadet etmemiş ve ömrünün sonlarına geldiğini hissettiğinden dolayı cenneti ve cehennemi inkar etmek zorunda kalıyordu .zira cennet ve cehennem bu dünya derdi .oda allahı .c.c inanıyor ama amel olmayınca sorgu suali düşününce ve töveb edip başlamak yerine inkarı şeçmek daha kolay geliyor.sizin gibilerin nişanesi bu galiba tövbe etmek yerine inkar etmek klay geldiğinden sonunuzu dahada kötüleştiriyorsunuz .hamd allahaki .c.c islamı gönderdi ve alemlerin efendisi olarak hz muhammedi ..sa.a. ve onun ehlibeytini diğer varlıklara kurtuluş meşalesi olarak gönderdi

  4. #4
    Ra_
    Ra_ çevrimdışı
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,335
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    ahmetaysever kardeş,

    bence sen kendinle çelişki içerisindesin...
    oraya sıraladığın ve çelişki diye nitelendirdiklerin sadece bilgi noksanlığınla ilgili şeylerdir... sosyal ve din felsefesi üzerinde yeterli bilgiye sahip olduğunda bunların çelişki olmadığını anlarsın...

    sana bu konuda hak vereceğim tek şey şu; dinler orjinal halini ve tebliğ amacını zamanla yitirdiler ve farklı yorumlara, içtihatlara gidildi.. buda dolaylı olarak insanlarda çelişki gibi algılanmaya başlandı.
    Her gidiş zamansızdır, bir yosmanın gülüşü kadar
    vurdumduymaz...
    dönüp bakmak istersin ardına, geride bıraktığın piç
    sevdalara...
    üşürsün bencilce..
    .....

  5. #5
    ahmetaysever adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-12-2008
    Mesajlar
    353
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı hamza76 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    dinimizde sorgu sual meselesi tabiki olacaktır .eğer böğle bir şeyi allah .c.c yapmasaydı herekes keyfine göre yaşasaydı ozaman iyilerle kötüler arasında ne fark kalırdı.nasıl olsa sorgu sual yok diye acaba kim iyi olurdu . fakir olan eşkiya olur zengin olanda daha zalim olurdu.bu dünyanında sonu olurdu.
    Kendiniz söylüyorsunuz ya sevgili hamza... Zengin olan daha zalim değil mi şimdi? Apartman komşunuzu örnek vermeyip genel resme bir bakasanız bunu görürsünüz... Dünya gelirinin % 98'i yalnızca % 1 zengin kesimin elinde. Daha zalim olması için ne yapması gerekiyor bilmiyorum. Sizin söyleminizden de anlaşılıyor ki Dinler yanlış. Din olmasa zengin daha zalim olurdu diyorsunuz. Zengin zalim olduğuna göre; din yoktur...
    zira sorgu sual olduğu tüm dinlerde olduğu halde bunca katliamlar yapıldı.peki siz kendi nefislerinize zor geliyor diye aklınızca allah bizi yarattı ama bize yiyin için gezin size sorgu sual yok öldükten sonrada sana rahatlık var.
    Bakın yazımı daha dikkatli okuyun lütfen. Sorgu sual varsa; size dinlere inanmanın da hesabı sorulacak olabilir! Hristiyan nasıl ki Müslümanlığa inanmıyor ve esas doğrunun kendi kitabı olduğunu düşünüyor; birinden biri kesin yanlış değil mi? Ya Hristiyan yanılıyor ya müslüman. İkisinin de yanılma ihtimali yok mu? Tabii ki var, biri mutluka yanıldığına göre... Şimdi aynı Tanrı "bu vahşiliklere benim adıma nasıl inanırsın" diye sorgulayamaz mı? Ahmet aysever sana yazıp durdu, anlatmaya çalıştı neden dinlemedin diyemez mi? Veya başka kaynakları neden araştırmadın; Turan DURSUN, Dawkins'i neden okumadın diyemez mi? Madem bir sorgu sual var, sorgu sual sistematiğine göre şuan inandığından da sorgulanabilirsin yani... Bu yüzden inanmayanlara "kalpleri mühürlü" demekten vazgeçmeniz gerekiyor ki bunu diyen kitaptan da vazgeçmek birincil şart oluyor...
    peki bizi üstün yapan sadece insan olmamızmı peki hayvanlarda haksızlık olmazmı.zira onlarda yiyip içiyor ama bizlerin emri altında yaşıyor yeri geldi kesip yiyiyoruz .ve kötü iyiden ayrılmasa kim iyilik yaparki ozaman yaratıcıya iyiler şikayet etmezmi allahım .c.c biz iyilik yapıyoruz ama kötülerle aynı kefedeyiz sorgu sual yok .bu allhın .c.c adaletine sığarmı .
    Dünyada adaleti olmayanın ahirette adaleti olacağını nereden biliyorsun? Çok adil bir Tanrın olduğuna mı inanıyorsun? Peki... Şu soruma kesin cevap istiyorum atlamayınız lütfen net cevap bekliyorum;
    Seni yaratıken sana sordu mu? Sana sormadan yapılan bir işin neresi adil söyler misin? Üstelik 5 vakit yere yatıp kalkmamı istiyor, aç kalmamı falan; bana sordu mu? Zorla yaratmış demek ki!!! Zorbalık ne zamandan beri adil varlıklara mal ediliyor? Adil olsa dünyanın hali böyle mi olur, adaleti ahirette sağlayacakmış; kime sormuş? Ben bu dünyada istiyorum desem; yine zorbalık, OLMAZ AHİRETTE!!! Bu şimdi adalet mi? Sizin adalet anlayışınızda ciddi problem var bence...
    Dostum seni anlıyoruum; içinden geçenlerle gerçekler arasındaki farkı anlamak istemiyorsun. Ne dinlerin Tanrısı ne de dünya adil değil. Zaten Tanrının işi adalet sağlamak da değil. Koca tanrı o; seninle uğraşacak hali tabii ki yok; ya kendi adaletini sağlarsın ya da böyle hayallerle hakkını yedire yedire ömrünü tamamlarsın...
    anlıyacağın sen nefsine köle olmuşsun aynı senin gibi birisi tanıyordum .hayatı boyunca ibadet etmemiş ve ömrünün sonlarına geldiğini hissettiğinden dolayı cenneti ve cehennemi inkar etmek zorunda kalıyordu .zira cennet ve cehennem bu dünya derdi .oda allahı .c.c inanıyor ama amel olmayınca sorgu suali düşününce ve töveb edip başlamak yerine inkarı şeçmek daha kolay geliyor.sizin gibilerin nişanesi bu galiba tövbe etmek yerine inkar etmek klay geldiğinden sonunuzu dahada kötüleştiriyorsunuz
    Hamza kardeşim hala konu başlığının derinliğinden uzaksın... Sorgu sual edecek Tanrı seni de sorgulayabilir! Bak hristiyan senin imansız olduğunu düşünüyor! Hristiyana göre senin yatacak yerin yok! Ben de diyorum ki birileri mutlaka yanılıyor; madem sonuçlar ahirette belli olacak, dikkat et!!! İkiniz de yanılıyor olabilirsiniz!!! Tanrın sana bu çelişkilere nasıl inandın! Bu kitapların kutsal olduğunu kim söyledi? Benim uyarcım falan yok! SİZE AKLI NİYE VERDİM??? derse ne cevap vereceksin???
    hamd allahaki .c.c islamı gönderdi ve alemlerin efendisi olarak hz muhammedi ..sa.a. ve onun ehlibeytini diğer varlıklara kurtuluş meşalesi olarak gönderdi
    Yarın sorgu sual gününde "Tanrım beni affet; keşke şu kitabı getireni ve ehli beytini kahretseydin de bizi kandırmasalardı" deme... Kitabı iyi oku; peygambere helal kılınan kadınların senle ne alakası var düşün; ondan sonra bir daha karar ver. Bugün hamd ettiğine yarın ahirtte lanet edebilirsin... İyi düşün...
    Alıntı Ra_ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ahmetaysever kardeş,
    bence sen kendinle çelişki içerisindesin...
    oraya sıraladığın ve çelişki diye nitelendirdiklerin sadece bilgi noksanlığınla ilgili şeylerdir... sosyal ve din felsefesi üzerinde yeterli bilgiye sahip olduğunda bunların çelişki olmadığını anlarsın...
    Peygambere hangi kadınların helal kılındığının yazdığı bir kitap evrensel midir? Çelişki yok mudur? Azhap ve sonra inen Tahkim suresi; peygamberin eşlerine nasihat edip durmaktadır, bundan bize nedir? Bunlara inanmak çelişki değil midir? Bizimle paylaşırsanız seviniriz...
    Tanrı Öldü! Kiliseler, Camiler de Mezar Yeri...
    Her Gün Mezarı Başında Dua Alıyor

  6. #6
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Tanrıya inanan bir insan dinlere bi tabi inanmayabilir hatta Tanrıya gerçekten inanan insanın dinlere inanması; belki de kendisine yapacağı en büyük saygısızlıktır. Tabi bu saygısızlık Tanrıya da yapılmış sayılabilir ama koca tanrının bir insanın saygısızlığı ile uğraşması elbette mantıklı değildir. İnsan kendisine olan saygısından sebep dinlerde anlatılan bir tanrı formatına iman etmesi doğru değildir.
    SADECE BU PARAGRAFTA BİR TANRI OLSA BİLE SEYİRCİ OLAN BİR TANRI VAR. DEMEKTİR. Bu tanrı bizleri niçin yarattı beli degil nerde olduğu belli degil daha birçok soru. yeterli değil. bu aöıklama ile olanları anlamak mümkün degil. Bu mantıkla düşünürsek biz niye tartışıyoruaz anlamak bile mümkün değil.

    Dinlere inanan insanların tamamı "sorgu-sual" sistematiğine de inanırlar. Yani bir insanın yaptığı tüm eylem ve niyetlerden sorguya çekileceği teistlerin sistematiğidir.
    Bu cümle inananlardan bahsediyor ve sonra deislerinde sorgu-suali kabullendikleri gibi bir mana çıkıyor. O zaman onlarda öldükten sonra dirilmeye sorgu sual sonrası mükafat ve cezaya razımı oluyorlar yoksa öbür dünyada hitlerle komşu olmayı kabulmü ediyorlar.

    Bu sistematiğe inanan insanlar nedense kendilerinin de sorguya çekileceklerini göz ardı ederler
    Dinlere inananlarmı yoksa deisler vaya ateislermi açık yazılmamış.

    Deistler (bir yaratıcıya inananlar) olarak sual sistematiğine inanmayız ancak bu sistematiğe inanan arkadaşların bir çelişkisini belirtmek gerekir.

    Yukarda sorgu-sualle inanırlar demişsin burda inanmazlar demişsin inanırlarmı inanmazlarmı?

    Bu dünya'da yediğinden, içtiğinden, içtiği içkiden sorgulanacak olan insan; inandığı Tanrının formatından sorguya çekilmeyecek midir? Madem ki bir sorgu sistematiği var; her şey sorulacak demektir. Sorguya çeken Tanrı; o dinlerde anlatılan "Cehennem İnsanların Çoğunluğu için Yaratılmıştır"(ayettir) ayetine inanmayı da sorgulamayacak mıdır? Kendisine alalen "zalim" sıfatı verilmesinin hesabını sormayacak mıdır?

    Tabiki bunların hepsini sorgulayacak ve bunların hepsini sorgulayacagınıda Kuranda belirtmiş ve Ben sizleri böyle yarattım demiştir. Şunuda söylemiştir. Geçmiş ve gelecegide bilirim demiştir. geçmiş ve geleceği bilen bir varlık elbetteki senin nasıl düşünecegini ve nerde bulunacagını ve benimde nasıl ve nerde durduğumu kudretini kullanarak biliyordu. Ancak seçme şansını bize verdi hangi tarafta duracagımıza biz karar verecegiz.

    Ayetlerde ALLAH ben herşeyi bilirim de diyor. buna inanmayanlarıda sorguya çekecek.

    SECDE
    12 – Bir görseydin o suçluları: Rab’lerinin huzurunda, mahcupluktan başları önlerine eğilmiş şöyle derken:“Gördük, işittik ya Rabbenâ! Ne olur bizi dünyaya bir gönder!Öyle güzel, makbul işler yaparız ki!Çünkü gerçeği kesin olarak biliyoruz artık!” [19,38; 67,10; 6,27-29]
    13 – Eğer dileseydik bütün insanlara hidâyet verir, doğru yola koyardık. Lâkin “Cehennemi cinlerden ve insanlardan bir kısmıyla dolduracağım” hükmü kesinleşmiştir. [10,99]

    NAHL

    60 – Âhirete inanmayanların böylesine kötü sıfatları vardır.En yüce sıfatlar ise Allah’ındır.Aziz O’dur, hakim O! (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
    61 – Eğer Allah zulümleri yüzünden insanları cezalandıracak olsaydı dünyada tek canlı bile bırakmazdı.Fakat onları takdir ettiği bir vâdeye kadar bekletir. Vâdeleri gelince ne bir an öne alabilir, ne bir an geriye bırakabilirler.
    62 – Hem utanmadan, kendilerinin beğenmedikleri şeyleri Allah’a yakıştırıyor,O’nun dinini, peygamberini hafife alıyorlar, hem de en güzel âkıbetin kendilerini beklediği yalanını uyduruyorlar.Beklesinler bakalım!Onlara olsa olsa ateş vardır!Hem de oraya gireceklerin başında olacaklardır. [41,50; 18,35-36; 11,9-10; 19-77]

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    AHMET DOSTUM ellerine ve emegine saglik,bir din bu kadar mi net ve guzel bir sekilde anlatilir.Serbest konuda yayinladigim hikayenin buraya daha cok yakisacagini dusunerek tekrar yayinlamak istiyorum.Musadenle tabi..

    Çeşme başında köylüler bir yandan su doldururken, bir yandan da sohbet ederler:

    -- İyi ki de köyümüzde bu çeşme varmış. Olmasa ne yapardık? Kim yapmış bu çeşmeyi acaba?

    -- Çok eski tarihlerde Reşat bey adında biri varmış, o yapmış. Bizim akrabalar böyle anlatır.

    -- Yok sen, yanlış biliyorsun, Leyla hanım diye biri varmış, o yaptırmış. Bizim akrabalar böyle anlatır.

    -- İkiniz de yanlış biliyorsunuz, bu çeşmeyi bundan 500 yıl önce, Şinasi bey adında birisi yapmış. Bizim akrabalar böyle anlatır.

    Bu tartışmalar, sürerken çeşmenin başına Recep adında bir köylü gelmiş.

    -- Hoop, hoop bir dakka, napıyorsunuz yaa? Çekilin bakayım ordan, bu çeşmenin müdürü benim, benim kurallarıma göre su alabilirsiniz ancak.

    -- Nassı yani?

    -- Ne demek "Nasıı yani?" saygılı konuş çeşme müdürüyle. Bu çeşmeyi yapan, benim büyük büyük babamdır ve bana bıraktığı bir mektup var, size okuyayım:

    "Eyyy Recep, yaptığım çeşme sana emanet. Çeşmeden su alanları uyar. Bu su benim onlara sağladığım bir nimettir. Suyumdan içsinler, faydalansınlar ve her gün en az 5 kere bana teşekkür etme amacıyla amuda kalkarak; "Bu çeşmenin sahibi yücelerin yücesi El-Hasanidir, Recep ise onun vekilidir." diyerek nankör olmadıklarını belli etsinler."

    -- Sen bu mektubu nerden buldun? Niye şimdiye kadar bize söylemedin?

    -- Dedemden kalan eski bir sandık vardı, sandık kırılınca kapağının arasından çıktı.

    -- Mektubu senin yazmadığını nerden bilelim?

    -- Mektubun içinde "bu mektubu Recep yazmadı" yazıyor.

    -- Pekiyi mektubu yazanın senin büyük büyük baban olduğunu nerden biliyorsun?

    -- Mektubun içinde, "bu mektubu El-Hasani yazdı" yazıyor.

    -- Pekiyi bu çeşmeyi yapanın o olduğunu nerden bileceğiz?

    -- Mektubun içinde bu çeşmeyi yapanın o olduğu yazıyor.

    -- Başka ne yazıyor mektupta?

    -- Bu mektup hangi torunumun eline geçmişse, çeşmenin müdürü odur yazıyor.

    -- Başka?

    -- Dur size sayayım:

    ** Çeşmenin müdürü, çeşmeye su almaya gelen kızların hepsini başlık parası vermeden düdükleyebilir.

    ** Bu çeşmenin sahibinin El-Hasani olduğuna inananlar akıllıdır, inamayanlar ise aşağılık, pisliktir. Fesatlıklarından dolayı inanmazlar.

    ** İnamayanlar nankördür, nankör oldukları için dünyaya her türlü kötülük yayabilirler. Bu yüzden onları yakaladığınız yerde öldürün. İnamayanların malları da size helaldir. İstediğiniz gibi yağmalayabilirsiniz. Ancak öldürmede çok da ileri gitmeyin, merhametli olun. Çünkü merhametsiz olup, hepsini öldürürseniz, onları köle gibi çalıştırma ve tecavüz etme fırsatını kaçırmış olursunuz.

    -- Tecavüzcüler: Nee? "İnanmayanlara tecavüz etmek serbest hee?" ben inanıyorum.

    -- Hırsızlar: Nee? Hırsızlık serbest hee? Ben de inanıyorum.

    -- Evet serbest ama birbirinize karşı adaletli olun, merhametli olun, birbirinizin malını çalmayın, birbirinizin malına tecavüz etmeyin ki, sizi idare etmemde bana bir zorluk olmasın. İnanmayanlara istediğinizi yapabilirsiniz. Yalnız, çaldıklarınızın beşte biri büyük büyük babama ve bana aittir ona göre. Mektupda öyle yazıyor.

    -- Diğerleri: Yahu git kardeşim işine, delimisin nesin? Bir de hırsızı arsızı üstümüze kışkırtıyorsun.

    -- Deli mi? Bana kalan mektupda; benim deli olmadığım yazıyor. Eğer bana inanırsanız, hem aklınızı ispat etmiş olursunuz, hem nankör olmadığınızı belli edersiniz, hem de mallarınızı canlarınızı, karılarınızı ve kızlarınızı kurtarmış olursunuz.

    -- Sana neden inanalım? Elindeki mektupdan başka hiç bir delilin yok.

    -- Aaa ne demek hiçbir delilin yok. Olmaz olur mu hiç? Koskoca çeşmeyi görmüyormusunuz? Yalan mı yani o çeşmenin var olduğu? Oluk yapılmış, yalak açılmış, tee dağların ötesinden kanal açılmış. Bütün bunlar kendi kendine mi oldu? Tesadüf mü bunların hepsi? O çeşmeyi öylece gördüğünüz halde hala nasıl da inanmazsınız? Benim dedem yapmadıysa kim yaptı öyleyse?

    -- Refika hanım yapmış, bizim akrabalar öyle anlatır.

    -- Yok yaa! Nerde Refika hanımın mektubu? Nerde şahit? Nerde ispat?

    -- Senin de ispatın yok ama.

    -- Benim mektubum var.

    -- Yalan atıyorsun, o mektubu sen yazdın.

    -- Yok yaa! yalan atıyormuşum. Bak mektubun içinde benim yalan atmadığım yazıyor.

    -- Onu da sen yazmışındır.

    -- Bana bak, tepemi attırma, bu kadar insan salak mı da bana inanıyor? Bak, Ali, Veli, hasan, Hüseyin, hepsi inandı.

    -- Onlar zaten hırsız, çeşme sayesinde hırsızlıklarını legalleştirmek istiyorlar.

    -- Nee benim inananlarıma hırsız mı dedin? Ey bana inananlar, şu saygısızı benim için kim öldürecek? Şüphesiz ki kim öldürürse, inanmayanların kızlarını en çok o düdükleyecek, inanmayanların mallarından en çok o çalacak. Mektupda öyle yazıyor.

    -- Hırsız: ben öldüreceğim.

    -- Sapık: Hayır ben öldüreceğim.

    -- İlk önce hırsız öldürmek istedi, haydi hırsız bitir şunun işini.

    -- Hırsız: tamam hallettim.

    -- Var mı başka inanmayan?

    -- Ben inanıyorum.

    -- Ben de.

    -- Ben de.

    -- Ben de.

    -- Ben de.

    -- Şu falanca inanmıyor.

    -- Onu da gebertin.

    -- Başka inamayan var mı?

    -- Yok, yok yok, aman aman.

    -- Heh şöyle yola gelin. Çocuklarınıza da böyle anlatacaksınız. "Bu çeşmeyi, E-
    hasani bey yaptırmıştır ve Recep de onun vekilidir" diyeceksiniz. Ben ölünce arkamdan başka vekil bırakacağım. Ganimetlerin beşte biri onun olacak. Şimdi bu köyde inanmayan kalmadı. Ganimet tükendi. Büyük büyük babamın mektubunda, çevre köylerin çeşmelerini de onun yaptığı yazıyor. O Çeşmelerin de müdürü benim. Şimdi işi gücü bırakın, hep beraber yandaki köylere gideceğiz. Ordaki çeşmeleri dedemin yaptığını ilan edeceğiz. İtiraz ederlerse; (umarım ederler), ganimetimiz sağlam olur. Ganimetlerden hepinizin payı vardır. Bu köydeki kazancınızdan size hayır gelmez, diğer köylerin ganimetleriyle şimdi kazandığınızın 10 katını kazanırsınız. Haydiii, hucüüüüm.

    -- Hoop, birader, sen niye katılmıyorsun savaşa?

    -- Benim çoluk çocuğum var.

    -- Nee? Demek sen inanmakta hala şüphelisin hee? Mektupda, "haklı davamız uğruna savaşa katılmayanları gebertin" yazıyor. Bitirin şunun işini.

    -- Var mı başka gelmeyen?

    -- Yok

    -- Yok

    -- Yok

    Aradan yüzyıllar geçer.

    -- Bu çeşmeyi El-Hasani bey yapmadıysa kim yaptı? Ne yani şimdi siz bu çeşme kendi kendine mi oldu sanıyorsunuz? Tesadüfen mi oluştu bu çeşme?

    -- Sen nerden biliyorsun El-Hasani bey'in yaptığını?

    -- Bu kadar insan salak mı ki inanıyor?

    -- O insanlar görmüş mü çeşmeyi El-Hasani beyin yaptığını?

    -- Görmemişler ama El-Hasani beyin, torunu Recep'e bıraktığı bir mektup var, orda öyle yazıyor.

    -- Ya mektubu Recep kendi yazdıysa?

    -- Yok kendi yazmamış, mektupda öyle yazıyor.

    -- Pekiyi ya mektubu sonradan birisi değiştirmişse?

    -- Yok, değiştirmemiş, "mektupda bu mektubu kimse değiştirmemiştir, değiştiremez" yazıyor.

    -- Pekiyi sen şimdi ne istiyorsun?

    -- Çeşmeyi El-Hasani beyin yaptığına inamanı istiyorum.

    -- İnamazsam?

    -- Bana cizye verirsin. Veya seni gebertirim, mektupda öyle yazıyor.

    -- İnanırsam?

    -- O zaman sen de bizdensin. Yalnız, inandığını ispat etmen için, her gün beş kez amuda kalkarak; "Bu çeşmeyi El-hasani bey yapmıştır ve Recep de onun vekilidir" diyeceksin.

    -- Başka?

    -- Çocuklarına da böyle anlatacaksın.

    Aradan daha yüzyıllar geçer. Alenen hırsızlık dönemi kapanır.

    -- Bu çeşmeyi Recep'in dedesi El-Hasani yapmıştır.

    -- Eeee?

    -- E'si M'si yok. Sen de buna inanacaksın.

    -- İnamazsam?

    -- İnamazsan inanma, bizde zorlama yok. Ama çocuğuna okulda zorla Hasani bey'in mektubunu okuturum. Onu Hasani bey'in geleneklerine göre yetiştiririm, günde beş kere kulelere çıkıp "en büyük hasani bey, başka büyük yok" diye bangır bangır bağırırım ve bütün bunların parasını da senin vergilerinden alırım.

    -- mmm soygun hee?

    -- Yok canım soygun olur mu? Sen de inanırsın olur biter.

    -- İnanırsam?

    -- Aklını ispatlarsın, saygıdeğer olursun.

    -- İnandım.

    -- Aferin. Şimdi beni iyi dinle. Benim bir TV kanalım var, orada Hasani beyin maceraları anlatılıyor. Sürekli o TV'yi izle, Hasani beyi öğrendikçe daha da şükredeceksin. Ordadaki reklamları iyi izle, alışverişlerini ona göre yap. Arasıra VCD satışlarımız var, sakın kaçırma. Benim ayrıca Hasani beyin köyüne tur düzenleyen bir de seyahat firmam var. Hasani bey, mektubunda "benim köyümü ziyaret eden en namuslu insandır" demiş. Seni oraya en uygun fiatla götürürüm. Ayrıca Hasani bey'in köyünün örf ve adetlerine göre giyinmen gerekiyor, yoksa namussuz olursun. Benim bir de konfeksiyon mağazam var, orayı da sık sık ziyaret et. Ayrıca Hasani bey'in mektubunu anlatan kitapların satıldığı bir de kitap evim var. O kitapları da okuman lazım. Bir de Hasani medyam var, sakına başka gazete okumayasın. Hasani bey'e destek olasın. Hasani bey, iyilik yapanları çok sever. Benim "Keriz Dozeri" adında bir hayır derneğim var, bağışlarını oraya yap ki; Hasani beyin ruhuna gitsin. Bir de benimle bağlantını hiç koparma, başka işyerleri de açabilirim. Hee bir de kızım mızın var mı senin? Şööyle taze 12'lik filan? Varsa arasıra bana Kursa gönder, ona Hasani beyin bazı sırlarını uygulamalı olarak öğreteyim.

    ***

    Yukarda anlattıklarım sadece bir örnekti.
    Ama şimdi size gerçek olan bir şeyi anlatayım. Tekerleği kim icad etti? Kimi öyle der, kimi böyle der. Gerçeğini bilen var mı? Gerçeğini ben size söyleyeyim. Bizim ailede bir gelenek vardır. Bir tane taştan bir kutu vardır babadan oğula geçer. Baba kutuyu oğula teslim ederken, "bu kutuyu açan cehennemlik haindir" diyerek teslim eder. O yüzden nesilden nesile kimse açmamış. Geçenlerde ben o kutuyu kırdım. Bir de baktım ki, içinde eski mısır dilinde birşeyler yazan, papirus bir kağıt var. Kağıdı uzmanlara tercüme ettirdim. İçinde aynen şöyle yazıyor: "Benim adım Teakrisus. Tekerleği ben icad ettim. Telif hakkımı ise, bu mektubu okuyan torunuma miras bırakıyorum". Şimdi artık, tekerleği kimin icad ettiğini ve telif haklarının kime ait olduğunu öğrenmiş oldunuz. Bu günden itibaren bana telif hakkı ödemeden, kimse tekerlekli vasıta kullanmasın, otobüslere, tranlere, hatta tekerleği olduğu için uçaklara bile binmesin. At arabaları, bebek arabaları, bisikletler, el arabası vs. bunları da kullanmayın. Kullanan ahlaksızdır, zaten mektupda da öyle yazıyor. Ne yani, tekerlek kendi kendine mi icad oldu? At'ın mı aklına geldi yükü arabaya yüklemek? Tekerleğin var olduğunu inkar mı ediyorsunuz? Tekerleği bana mektubu ulaştıran büyük büyük büyük dedem Teakrisus icad etmediyse kim etti? Var mı kanıtı olan? Var mı elinde mektubu olan?
    Benimkinden sonra ortaya çıkan mektuplar geçersizdir ona göre. Benim mektupda öyle yazıyor.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı ahmetaysever tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kendiniz söylüyorsunuz ya sevgili hamza... Zengin olan daha zalim değil mi şimdi? Apartman komşunuzu örnek vermeyip genel resme bir bakasanız bunu görürsünüz... Dünya gelirinin % 98'i yalnızca % 1 zengin kesimin elinde. Daha zalim olması için ne yapması gerekiyor bilmiyorum. Sizin söyleminizden de anlaşılıyor ki Dinler yanlış. Din olmasa zengin daha zalim olurdu diyorsunuz. Zengin zalim olduğuna göre; din yoktur...

    Bakın yazımı daha dikkatli okuyun lütfen. Sorgu sual varsa; size dinlere inanmanın da hesabı sorulacak olabilir! Hristiyan nasıl ki Müslümanlığa inanmıyor ve esas doğrunun kendi kitabı olduğunu düşünüyor; birinden biri kesin yanlış değil mi? Ya Hristiyan yanılıyor ya müslüman. İkisinin de yanılma ihtimali yok mu? Tabii ki var, biri mutluka yanıldığına göre... Şimdi aynı Tanrı "bu vahşiliklere benim adıma nasıl inanırsın" diye sorgulayamaz mı? Ahmet aysever sana yazıp durdu, anlatmaya çalıştı neden dinlemedin diyemez mi? Veya başka kaynakları neden araştırmadın; Turan DURSUN, Dawkins'i neden okumadın diyemez mi? Madem bir sorgu sual var, sorgu sual sistematiğine göre şuan inandığından da sorgulanabilirsin yani... Bu yüzden inanmayanlara "kalpleri mühürlü" demekten vazgeçmeniz gerekiyor ki bunu diyen kitaptan da vazgeçmek birincil şart oluyor...

    Dünyada adaleti olmayanın ahirette adaleti olacağını nereden biliyorsun? Çok adil bir Tanrın olduğuna mı inanıyorsun? Peki... Şu soruma kesin cevap istiyorum atlamayınız lütfen net cevap bekliyorum;
    Seni yaratıken sana sordu mu? Sana sormadan yapılan bir işin neresi adil söyler misin? Üstelik 5 vakit yere yatıp kalkmamı istiyor, aç kalmamı falan; bana sordu mu? Zorla yaratmış demek ki!!! Zorbalık ne zamandan beri adil varlıklara mal ediliyor? Adil olsa dünyanın hali böyle mi olur, adaleti ahirette sağlayacakmış; kime sormuş? Ben bu dünyada istiyorum desem; yine zorbalık, OLMAZ AHİRETTE!!! Bu şimdi adalet mi? Sizin adalet anlayışınızda ciddi problem var bence...
    Dostum seni anlıyoruum; içinden geçenlerle gerçekler arasındaki farkı anlamak istemiyorsun. Ne dinlerin Tanrısı ne de dünya adil değil. Zaten Tanrının işi adalet sağlamak da değil. Koca tanrı o; seninle uğraşacak hali tabii ki yok; ya kendi adaletini sağlarsın ya da böyle hayallerle hakkını yedire yedire ömrünü tamamlarsın...

    Hamza kardeşim hala konu başlığının derinliğinden uzaksın... Sorgu sual edecek Tanrı seni de sorgulayabilir! Bak hristiyan senin imansız olduğunu düşünüyor! Hristiyana göre senin yatacak yerin yok! Ben de diyorum ki birileri mutlaka yanılıyor; madem sonuçlar ahirette belli olacak, dikkat et!!! İkiniz de yanılıyor olabilirsiniz!!! Tanrın sana bu çelişkilere nasıl inandın! Bu kitapların kutsal olduğunu kim söyledi? Benim uyarcım falan yok! SİZE AKLI NİYE VERDİM??? derse ne cevap vereceksin???

    Yarın sorgu sual gününde "Tanrım beni affet; keşke şu kitabı getireni ve ehli beytini kahretseydin de bizi kandırmasalardı" deme... Kitabı iyi oku; peygambere helal kılınan kadınların senle ne alakası var düşün; ondan sonra bir daha karar ver. Bugün hamd ettiğine yarın ahirtte lanet edebilirsin... İyi düşün...

    Peygambere hangi kadınların helal kılındığının yazdığı bir kitap evrensel midir? Çelişki yok mudur? Azhap ve sonra inen Tahkim suresi; peygamberin eşlerine nasihat edip durmaktadır, bundan bize nedir? Bunlara inanmak çelişki değil midir? Bizimle paylaşırsanız seviniriz...
    evet arkadaşım kendi dediğinle ÇELİŞKİ İÇNDESİN ŞUANKİ DİNİMİZDE İSLAM ZEKATI ZENGİNLERE FARZ KILMIŞ VE HUMUSTA AYNI ŞEKİLDE BUNLAR OLDUĞU HALDE DÜNYADA ZENGİNLER ÇOKTUR .VE FAKİR AZ PEKİ BUNUN SUÇU İSLAMMI YOKSA İNSANLARMI SEN ZENGİN OLARAK MALININ 40 TA BİRİSİ FAKİRLERE DAĞITSAYDIN .GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA FAKİR KALMAZDI .ŞUANKİ DURUM İSE ZENGİNLERİN GÜNAHINDANDIR .PEKİ SEN BİR BULAŞIK MAKİNESİ YAPSAN VE DESNKİ SEN BULAŞIK YIKIYCAKSIN .BULAŞIK MAKİNESİNİN BUNA İTİRAZI OLURMUKİ .İNSAN OĞLUDA İTİRAZ ETSİN .SENKİ ÇOCUĞUNU YARATMADIĞIN HALDE ONA EVDE OTUR DERS ÇALIŞ VE KÖTÜ ARKADAŞ EDİNME SPOR YAP DEDİĞİN ZAMAN SANA BU HAKKI KİM VERİYOR .VE SEN BELKİ ONUN İYİLİĞİNİ İSTİYORSUNDA AMA KARŞI TARAF BUNU BİLMESE VE KARŞI GELSE SEN O ÇOCUĞU NE YAPARSIN .EVET HERKES ANNE VEYA BABA OLUYOR ÇOCUĞUN BİRAZ ŞIMARDIMI VEYA LAF DİNLEMEDİMİ VEYA KÖTÜ HUY EDİNDNMİ ONU YA BİRAZ AZARLIYOR VEYA YERİ GELDİ BİR TOKAT VURUYORSUNDUR GENELİ BÖĞLEDİR .PEKİ BİZKİ O ÇOCUKLARI YARATMADIĞIMIZ HALDE BÖĞLE SAHİPLENİYORKEN YERİ GELDİ KIZIYORKEN BİZİ YARADAN NEDEN EMİR VERMESİN ŞUNU YAPARSANIZ MÜKAFAT VERİRİM AMA AKSİNİ YAPARSANIZDA DOĞAL OLARAK CEZASINA KATLANIRSINIZ.EĞER HERKES GERÇEK İSLAMI UYGULASAYDI DÜNYA ADALETLE DOLARDI.GENE SÖYLÜYORUM HER DİN GELDİĞİNDE OZAMANKİ ŞARTLARA GÖRE HÜKÜM VE MASLAHATI VARDI.VE EĞER HZ MUHAMMED S.A.A EVLİLİKLERİNDE BİR KÖTÜLÜK OLSAYDI BUNU SEN SÖYLEMEZDİN OZAMANKİ HİRİSTİYANLAR VEYA MÜŞRİKLER KARŞI GELİRDİ .AMA BUNU KAVRAYAMACAK KADAR BEYİN KAPASİTESİ OLMASI GEREK .ZİRA ŞUANKİ ZENGİNLERİN ÇOKLUĞUNU İSLAMA BENİMSETMEN SENİN GERÇEĞİ GÖREMEYECEK KADAR GÖZLERİNİN VE BEYNİNİN KAPALI OLDUĞUNU GÖSTERİR. VE SEN HZ MUHAMMEDES.A.A VE ONUN EHLİBEYTİNE FEDA OLASIN.

  9. #9
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,812
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    ne masallar anlatiyorsun yine jehova

  10. #10
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Ne yani bütün mektupları inkar edince çeşme seninmi olacak?

    Birde cevaplanmamış soru ortada kalacak öylemi. (çeşmeyi kim yaptı)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •