yine buradayım işte
seni bulmak umuduyla sürüklenirim
bu füsunkâr yere
bir ölü toprağına sürer gibi
medet ummada ellerim, her seferinde !
köpükten kanatlarını çarptıkça deniz…
canlanır anılar; cehennem gözlerini batırır yüreğime
salıp içime ateşlerini
hiç dinmeyecek huzursuzluğuma
bırakıp bereketini, çekip gider öyle…
gördüğün en güzel rüya iken
eskiyi öldü bilirken
bulduğunda / aradığın olmadığını bilmek!
hayat gibi şaşırtıyor insanı, her dem
bir deli dalga misâli
ne yapsam
vuramam kendimi sâkin bir koya…!
her ayak sesininin, sen olma ihtimâli
içi puslu sözlerinden bildiğim !
iğreti bir yerleşmede
gidip gelir adımlarım durmadan içimde…
hem varım / hem yokum
dirlik tanımayan, zıt gölgeleri kovalamaktan
yorgun / yoksun; içim düşer uçurumlara
ısıtmaya çalıştıkça hâtıralarla
içerim aşkın zehirli ağusunu yeniden
bıkkın bekleyişlerde başlayan
suskunluğum patlar
taşar acının hüznü, boşalır zembereğinden
gidip de dönülemeyen yol gibi, her cephe
onarılmaz korkular düşer yüreğime
ışıklı bir soluk ararken /ben işte hep böyle
yeniden düşüp soluksuzluğa
kalkar, giderim gözlerinin arkasından
hayâl ile bu hasbihâl nereye kadar meçhûle !
nerdesin ey sevgili ? Söyle
Hâdiye Kaptan


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
