• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Rjose1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-11-2008
    Mesajlar
    2,684
    Karizma Gücü
    4

    Hoş geldin ‘IMF güdümlü yaşam! - Güngör Uras

    Hoş geldin “IMF” güdümlü yaşam!” Sayın R.T.Erdoğan “diretti, diretti”... Ama sonunda “pes” etti. Sayın R.T.Erdoğan’ı korkuttular. “IMF güdümüne girmeden bu krizden çıkamayız... IMF’den para gelsin de bir an önce rahatlayalım” dediler.
    Maliye Bakanlığı koltuğuna oturan Sayın M.Şimşek, Washington’a gitti-geldi... Anlaşıldığı kadarı ile Sayın R.T.Erdoğan’ı “ikna eylemeyi bir güzel başardı”...
    Şimdilik para almadan IMF direktiflerini uygulamaya başladık. Yakında “imza töreni” de tamamlanır. Döneriz eski “IMF’li yaşama”...
    Bir noktayı açıklığa kavuşturmakta yarar vardır. “IMF ile yaşam” başka, “IMF güdümlü yaşam” başkadır.
    - IMF ile yaşamda, ülke ekonomideki kendi hedeflerini özgürce belirler. Bu hedeflere ulaşmak için uygulayacağı politikaları ortaya koyar. Teknik anlatımıyla kendi stratejisini ve bu strateji çerçevesinde uygulanacak kendi programını önceden hazırlar. Sonra bu programa ve politikalara, IMF’nin desteğini sağlar.
    Ama bunları beceremez ise, işte o zaman da “Ben beceremiyorum, gel sen bizi kurtar IMF efendi” diyerek IMF’ye teslim olur.
    - IMF güdümlü yaşamda, ülkeyi IMF’nin iktisatçıları yönetir. Hükümetin ne yapacağını, nereden para bulacağını, nereye harcayacağını onlar belirler.

    Mecburiyet yok
    Bu ikisi arasında çoooook büyük fark vardır.
    - Biz bu memleketin evladıyız. İşler kötü gider ise faturayı biz ödeyeceğiz. Neyin bizim insanımızı üzeceğini, neyin mutlu edeceğini biz biliriz. Bizim için ekonomi politikalarının hedefi “insan”dır. İştir. Aştır. Biz yanlış yaparsak faturayı biz öderiz. Bizim gidecek başka ülkemiz yok.
    - IMF’nin uzmanları değişik ülkelerden Washington’a gelen, profesyonel iktisatçılardır. Onlar bir ülkeyi “rakamlarla değerlendirir”. Onlar için (ve de IMF için) önemli olan ülkenin ithalat, borçlanma kanalının tıkanmamasıdır. Ülkenin ithalat ve kredi borçlarını zamanında ve tam olarak ödeyebilmesidir. Onlar için “insan” değil “rakam” önemlidir. Onlar hata yapar ise, bir program daha hazırlarlar. Onlar hiçbir fatura ödemezler.
    Biz ne istiyoruz? Üretim artsın, ihracat artsın, halkın işi ve artsın istiyoruz. Ülke büyüsün istiyoruz. Halkın ekmeği ile oynamayalım, fakire, hastaya iyi bakalım diyoruz.

    Üretimsiz yaşama merhaba
    Ama “ucu görünen” ve yavaş yavaş uygulamaya konulan “IMF direktifleri” bizi bambaşka bir yaşama götürecek gibi...
    Anlaşıldığı kadarı ile, kriz öncesi “sürdürülemez noktaya gelen “Yüksek faiz ucuz kur” politikası dışında değişen bir şey yok. Şimdi de sürdürülebildiği kadar “Ucuz faiz ama gene de ucuz kur” politikası uygulanacak. Dolar 1,50’nin altına indi. Demek ki ithalatçı gülmeye, ihracatçı ağlamaya devam edecek.
    - IMF güvencesindeki ucuz döviz politikası kapsamında bankalar, özel sektör dış kredi kullanmaya başlayacak. IMF’den de para gelince, döviz kıtlığı çekilmeyecek. Döviz girişi bütçe açığının kapatılmasına destek verecek.
    - Hükümetin halka götürebildiği hizmetler zaten azalmıştı. Bundan sonra daha da azalacak.
    - Deli Dumrul misali, “köprüden geçenden de, geçmeyenden de bir akçe tahsil edilecek”. Nefes almaya bile vergi konulacak. Halkın satın alma gücü iyice kısılacak.
    - Cari açık (döviz açığı) gene ekonominin en önemli sorunu haline gelecek.
    Dikkat buyurunuz... Bu tabloda “Üretim” denilen şey yok. Büyüme yok, daralma var... Tabii olmaz. Olamaz. Çünkü, “IMF güdümlü yaşam”ın hedefi “üretim” değildir. İthalat-borç alma ve borç ödemedir.
    Maliye Bakanlığı koltuğuna oturan Sayın M. Şimşek’in yapabileceği bu idi. Bekleneni yaptı.

  2. #2
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Forum da hükümetin IMF gibi bir kaynaktan para bulamadıkça ekonomiyi birkaç yıl daha ayakta tutamayacağını ve borç almaya mahkum olduğunu yazmıştım.

    İşin kötüsü ortalıkta darbe yapacak kimse de yok.


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

  3. #3
    sabiteler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2009
    Mesajlar
    1,084
    Karizma Gücü
    4
    Bunlar -gazeteciler- dönek adamlar. Misallendireyim: Ahmet hakan bizzat kendisi yazıyor "ben döneğim" diye.. Ertuğrul özkök bir programda beklemediğim bir dürüstlük ile "daima güçlüden yana" olduğunu anlattı.

    Bunların -gazetecilerin- ağa babaları böyle olunca hepsini aynı kefeye koymak yanıltmaz insanı.

    Kaç ay geçti bilemiyorum ama; Neredeyse her gün "İMF ile anlaşmamız lazım, anlaşamazsak bu krizde mahfoluruz" diye feryat eden bu adamların ta kendileri idi.

    Bende darbe istiyorum, bu vesile ile ancak bu şekilde bu "dönek" medyadan kurtulabiliriz.
    "Ağlayın su yükselsin, belki kurtulur gemi..."

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Sigara 'güdümlü füze' gibi
    2006 Konuları bölümünde Takezo Kensei tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 25.02.06, 13:58

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •