Vurgun yemiş sözler
aksanlı dillerde tekerrür ederken,
riyalı gölgeler kırmızı patiklere düşerdi


Renksiz uçurtmaların emniyetsiz ipleri
tutunamazken yele,
Yaşam umudu alabora olurdu cam küvezlerde


Gecenin çelimsiz sessizliklerine
beşik hikayeleri anlatırken felçli dudaklar,
Göz ferini yitirir,yanak gül kurusuna çalardı


Herhangileşen zaman kavramı alaşağı olur,
Yükseklik korkusu vücut bulurdu
afaroz edilmiş kimliklerde


El ayak çekilmiş girilmeyen sokakların
namuslu sofralarında,
yalnızlık zuhur ederdi


Rıhtımdaki öksüz dalgaların
kan revan çırpınışları
Çok bilinmeyenli denklemlerin saklıydı gizeminde...






Alıntı