• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    LAZROCK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-02-2009
    Mesajlar
    527
    Karizma Gücü
    4

    AP'de Deniz Feneri ve ‘Yeşil Fonlar’ sorusu !

    Bir AP üyesi, AB ve Türk Hükümeti arasında adli konularda yapılanları sordu

    Avrupa Parlamentosu Üyesi Emine Bozkurt, Avrupa Konseyi’ne, Deniz Feneri e.V. dahil İslami yatırım kurumlarıyla ilgili adli kovuşturmalarda, AB üye devletleri ve Türk Hükümeti’nin “daha iyi işbirliği yapması” yönündeki resmi tavsiyeye uyulup uyulmadığını sordu.

    Avrupa Parlamentosu Üyelerinden Emine Bozkurt, Avrupa Konseyi’nin yanıtlaması istemiyle Parlamento başkanlığına verdiği yazılı soru önergesinin konusunu“ ‘Yeşil Fonlar’ (Türkiye’de yerleşik İslami yatırım fonları, holding şirketleri, ortaklıklar ve küçük ölçekli işletmeler)” diye belirledi.

    Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye hakkındaki son İlerleme Raporu üzerine alınan bir karara, Avrupa Parlamentosu’nda iki en büyük grubun talebi üzerine bir paragraf eklendiği, burada Türk Hükümeti ve yargı yetkililerinden, çoğunluğu Türk soyundan gelen, dolandırıcılık kurbanı olmuş AB vatandaşı ya da yerleşikleriyle ilgili ceza davalarında AB’ye üye devletler ve bunların yetkilileriyle “daha iyi işbirliği” yapmalarının istendiği belirtildi.

    Soru önergesinde “Yeşil Fonlar” ve “Almanya’da yerleşik bir yardım kuruluşu Deniz Feneri e.V.” davası örnek gösterildi.

    “Avrupa Konseyi, Türkiye’yle ilgili 2008 yılı ilerleme raporuyla ilgili kararda yer alan bu paragrafı dikkate aldı mı?” sorusunun yöneltildiği önergede şöyle denildi:

    “-Avrupa Konseyi, Konsey ve Türk yetkilileri arasında, ‘Yeşil Fonlar’ denilen kuruluşlar hakkında yapılan temasları, özellikle faillerin karşı karşıya kaldıkları adli kovuşturmalar, kurbanlar için tazmin olanakları, Avrupa’da hala etkin olan hileli şirketlerin kapatılması ve benzer dolandırıcılıkların gelecekte de olmasını engellemek üzere atılacak adımlar itibarıyla tanımlayabilir mi?

    -Milyarlarca avroyla ölçülen bu tür bir dolandırıcılığın büyüklüğü ve bu hileli holding şirketlerinin en az 15 AB ülkesinde çalıştığı yönündeki haberler dikkate alındığında, Konsey ya da AB Üye Devletleri’nden biri (Merkezi Lahey'de bulunan Avrupa soruşturma bürosu) Eurojust’tan bu dolandırıcılığın araştırılmasını istedi mi? Komisyon ne tür yasal soruşturmalar başlatılmış olduğunu açıklayabilir mi?

    -Konsey, bu tür dolandırıcılıkların üstesinden gelmek ve kurbanlarına etkin yasal destek sağlamak için taslak çalışma yapmayı istemekte midir? Eğer öyleyse Komisyon’un teklifi nasıl ve ne zaman olacaktır?”

    Avrupa Birliği’nin yasama organı Avrupa Parlamentosu’nda, üyeler soru önergelerini AB Komisyonu yanı sıra bir başka üst yürütme organı olan Konsey’in yanıtlaması için de sunabiliyorlar.

    http://w9.gazetevatan.com/APde_Deniz...50616/1/Manset



    Yurt icinde bu deniz feneri ve yesil sermay'leri sorgulayanlarin basina gelmedik kalmiyor..!

    Hukumet istedigi gibi de gundem degistiriyor..

    Avrupa Birligi parlemontosunde bir Turk asilli vekil'in soru onergesi deniz feneri ve yesil sermayeler skandallarinda yeni bir perde acabilir mi ki ?

  2. #2
    Rjose1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-11-2008
    Mesajlar
    2,684
    Karizma Gücü
    4

    Deniz feneri Dolandırıcıları, Yimpaş ve adına Yeşil Sermaye dedikleri Dolandırıcı ve Sahtekar Holdinglerin devamı değilmi?
    Türk Millet Bu Davayıda Hap Yapıp Yutarsa artık Türk İnsanı Rezil bir toplum haline gelmiş demektir

  3. #3
    sensoryal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2008
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    5
    savaş anında esirler ve sivillere yönelik yapılması gerekenlerin belirlendiği cenevre sözleşmesi'ne 1977 yılında eklenen iki ek protokolden birincisi özetle şöyledir; "uluslararası silahlı çatışmalar: sivil halk asla hedef olamaz, halkı aç bırakmak bir savaş taktiği değildir, hayatın devamı için gerekli nesneler ve varlıklar yok edilemez."
    işte savaş durumlarında hayatın devamını sağlayacak bu yardımı uluslararası otorite tarafından belirlenmiş dernekler temin eder. koordinasyonu da ifrc ve icrc organize eder. her ülkede sadece bir tane olabilen kızılay ya da kızılhaç derneklerinin amblemleri ise savaş alanında cenevre sözleşmesi'nın sağladığı korumanın görünür bir işaretidir. bu sebeple başka derneklerin girmesine izin verilmez. zaten türk kızılayı genel başkanının deniz feneri derneği ile ilgili açıklaması da buna dayanmaktadır.
    ayrıca, hali hazırda israil, mısır-filistin sınırı da dahil filistin'in tüm sınır kapılarını kapatmıştır, tika, sağlık bakanlığı gibi kurumlar ya da bu ülkenin tek kızılay örgütü olan türk kızılayı dahi zar zor girmektedir. "denz fenerinin ofisine gelin görün her şey süper" demeden önce uluslararası hukuka danışmak iyidir yani bazen.
    bir de çok komik bir şey var. deniz feneri neferi kim varsa sözlükte "gazze'ye ilk biz girdik" diyor. "peki orada zaten halihazırda türk dernekleri var, onları niye saymıyorsunuz?" dediğinizde, "gazze'ye hiçbir dernek giremez, mısır kızılayı'na ya da sınırdan kaçak veriliyor malzemeler" diye ilk sözlerini yalanlıyorlar. mısır ile filistin arasında yer alan "refah" kapısının israil'in yönetiminde olduğunu hatırlatalım son kez.
    KEMAL'İN ASKERLERİ AFFETMEZ...

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Merak etmeyin elbet kalkacak o doknulmazlıklar.
    İşte o zaman hesabını soracağız fitil fitil.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. FDA’dan ‘toz insüline’ yeşil ışık
    2006 Konuları bölümünde Ali tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 29.01.06, 15:52
  2. Baykal’dan Kaya’ya ‘ihale’ sorusu
    2005 Konuları bölümünde ~ Can tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 19.04.05, 17:20

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •