Ellerini önlüğüne siliyordu
Koca bir pisliği hayatından çitilemek ister gibi

Yüreğine ar geliyordu
/Bu dünya/ bedenine dar


Peştamal altı tecavüzlerden
Yapışan parmak izlerinden
Geldiği geçmişten
Gideceği sürgüne
Göz süzüyordu


Allah feryadıyla ateistliğinin en ince yerinden
/Turan Dursun’a lanet okuyordu/ kimsesizken
Kadıyı çağırıyordu düşlerine
Usanmıştı hayatı noksansızların dilinden


Kaderin kavisine isteyerek varmadığı gibi
Okunun içinde fırlayıp gidecek bir yay da olamıyordu
Sıkışmıştı işte
Tutulmuştu belinden


Isınmak için şömineye odun atmalı
Attığı odunun alevine kendisini katmalıydı


Dalavere çevirmez erkek
Hile karıştırmadan adar varlığını gecenize
Diye
Kendisini hayvanlardan koruyamayan elleriyle
Yazmalıydı düşe


Katran renginde geceliğini iliştirdi
Bilmem neresine
Deste deste ayrılıklar,
Tane tane gözyaşları dökülmüştü oysaki dünden önce üzerine
İki kurna yetmezdi temizlenmeye
İki turna yetemezdi kendisini başka dünyalara göç ettirmeye


Dün zorla açılan vücudu bugün istençli kapandı
Bir daha açılmamacasına
İçinde o anda henüz doğmamış çocukları
O süreçte doğmamış aşkları vardı
Hepsi artık zamansız fiiller gibi kaldı


Alıntı