Bir gece akıyor damarlarımdan,
gökyüzü kanıma karışıyor,
kıyamet damlıyor gözlerimden,
israfil suyuma bulaşıyor



duruldu ses!
karabasanlar arka sokakta secdede,
tanrının kaşları çatık...




yokoldu nefes..
yokuşundan düştü rengin
tırnakları kesilmiş bir sevabın sivrilttiği küfür aralığı üşüştü kemiğine
etine saplanananı seçmeden..




bana yorgunluğunu ödünç ver
seni özlemedim çünkü,
sallanırken denge
susmadım hiçbir yöne





sessizliğini özledim sesine öğretilmiş çığlık boyu sessizliğini,
sesimdeki cıvıl çocukları özledim,
buğday sarısına çalan çığlıklarını.
ümüğünden sıkılmış ses teli travmalarını.


bütün teammüllere teammüden yanaşıp bütün yaramazlıklardan aklanmak.


hakkını helâl et,içimde büyümeyen her şey..
tıfıl nasihatlerin terlettiği bıyıkların tükürüldüğü deyimlerin çaresizliğinde sokak kaldırımıyım..
en kötü ihtimalle günahsız bir ayıp


Alıntı