Olayı “amigo gazetecilikten” çıkartmalı, demiri tavında dövmeli... Demir tavına gelmiş gibi göründüğü için “Sabancı’yı öldüren katili kim susturdu?” diye sorabilmeli ve cevap beklemeliyiz.

Bir oyun dönüyor.

Şifresini çözmeliyiz.

Vergi veren vatandaşlarız. Vergi verenlerin her tür soruyu sorma ve her tür bilgiyi edinme hakkı olmalıdır.

Nuri Ergin var.

Çok adam vurmuş.

Vurdurmuş.

Hapiste yatıyor.

Avukatı aracılığıyla dün basına; “Mustafa Duyar’ı Afyon Cezaevi’nde ben talimat vererek öldürttüm” açıklaması yaptı. Mustafa Duyar, Özdemir Sabancı’yı, çaycı kız Fehriye’nin yardımıyla öldürmüştü. Yakalanmış, Afyon Cezaevi’ne konulmuş, iddialar doğru ise, konuşacaktı.

Cinayeti kim planladı?

Kimleri kullandılar?

Hepsini açıklayacaktı.

Esasen Özdemir Sabancı’yı değil de “Güneydoğu’daki terör sorununu silahla değil başka türlü çözmek gerektiği” raporunu yazdırıp savunan Sakıp Sabancı’yı öldürecekti. Gökdelenin 25’inci katında Sakıp Sabancı zannederek yan odadaki Özdemir Sabancı’yı vahşice kurşunladılar.

Kurşunlayanlar belli!

Peki kurşunlatanlar kim?

İşte bu birinci kez yakalanıp koyulduğu Kırklareli Cezaevi’nden kaçarak daha doğrusu kaçırılarak arka çıkılan, korunan, kollanan fakat ikinci kez yakalanıp Afyon Cezaevi’ne konulan Mustafa Duyar, konuşacaktı.

Bir bir sayıp dökecekti.

Onu hapiste öldürdüler.

Ağırlıklı olarak belgelere dayalı gazetecilik yapma yolunu seçmiş gazetecilerden Can Dündar ile Alper Görmüş, şimdi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesi Ali Suat Ertosun’un, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü yaptığı sırada, Özdemir Sabancı’yı öldüren Mustafa Duyar adlı katili, konuşmasın, gerçekleri anlatmasın, karanlığı aydınlatmasın diye Hapishane’de “Nuri Ergin Çetesi” ne öldürttüğünü iddia eden yazılar yazdılar.

Bakan izin vermiş!

Can Dündar, gidecekmiş.

Parmaklıklar ardında röportaj!

Katil bir bir anlatacakmış.

Fakat o sırada Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü olan Ali Suat Ertosun, Can Dündar’a konuşma fırsatını vermemiş, bu arada katil katledilerek susturulmuş. Katili susturan Nuri Ergin Kardeşleri de “temizlesinler” diye Alaattin Çakıcı’nın adamlarının naklini sağlamış!

Doğru mu bunlar?

Doğruysa; korkunç!

Katil öldürüldü, tamam.

Can Dündar ile Alper Görmüş ve Ali Suat Ertosun, o dönemin Adalet Bakanı ve Sabancı’nın katilinin hapishanede canını alan mahkûm Sami Tokur ile ona öldür talimatını veren Nuri Ergin yaşıyor.

Can Dündar’ın da NTV’si var.

“Neden?” programı yapıyor.

Ali Suat Ertosun’u, dönemin Adalet Bakanı’nı çağırsın ve Edirne F-Tipi hapishanedeki Nuri Ergin ile canlı bağlantı yapsın; sorsun soruları, alsın cevapları. Biz de gerçeği öğrenelim.

Ali Suat Ertosun konuşmalı.

İddialar doğru mu?

Cevap vermeli.

*****



DURMAYALIM HEP SORALIM!


Bugün 45 gün doldu.

45 gün önce derin devletin “süzme-sızdırma ve vurma-kollama” gazeteciliğini harekete geçirip “orduda darbeciler ve andıççılar var, işte belgesi” diye yayın yaptırdılar. Halk inansın diye bir generalin yüzünü fotoşoplayıp, “evet, orduda darbeciler var, ben şahidim” diyen yüzsüz general demeci de yayınladılar. Kimdi bu yüzsüz general?


45 gün geçti.

Belgenin gerçeği bulunmadı.

Sahtesini yazan da ruh yapıldı.

Sahteyi yazan da bulunmadı.

Orduya çamur atılmış oldu.

Tutuklu avukat Serdar Öztürk, “Belgeyi ve mermileri çekmeceme koyanların parmak izlerini saptasın diye mermi kutularını savcıya verdim, o savcıyı görevinden uzaklaştırdılar, devlet isteseydi çekmeceme o sahte belgeyi koyanları 24 saatte bulurdu” açıklaması yaptı.

Kim yazdı sahte kâğıdı?

Amaçları nedir?

Unutmayalım!

Unutturmayalım!


Durmadan soralım.

Demokrasi şeffaflıktır.

Demokrasiyi savunalım.

Önemlidir.

http://haber.gazetevatan.com/haber.v...ryid=4&wid=108